goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

4 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
“TÜFE, Yıl Sonunda %10’un Altında Çıkar”

Kamuda önemli yapısal değişiklikler yapıldığı zaman statükodan memnun olanların direnişleriyle karşılaştıklarını belirten Şener, “Kamuda reformun gerekliliğinden bahsetmeyen hiç kimse yok. Fakat somut olarak bunu gerçekleştirmeye kalktığınızda da herkes tartışmaya başlıyor. Yani, yanlışa devam edelim, doğruları istemiyoruz der gibi bir hava çıkıyor. Bu, köklü reformların hepsinin başına gelen bir hadisedir.” dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, TÜFE yıl sonu hedefinin %12 olduğunu ancak, yılın bu ayına kadarki verilerle hedefin altında bir rakam tutturulacağını belirtti. Şener, “Bu düzeyde enflasyonu Türkiye 30 yıldır görmedi. Ekonomide istikrar sağlandı” diye konuştu.

“Ekonomiyle ilgili iyi şeyler oluyor” diyen Şener, “Bütçe disiplinine uyuyoruz. Makro hedeflerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Yatırım ortamını iyileştirmek için yoğun çalışmalar var. Bunların ekonomiye yansıması olumlu oluyor” dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ülkemizde demiryollarının daha aktif hale getirilmesinini Sivas’a önemli yararlar sağlayacağını belirterek, “Genel demiryolları politikasıyla demiryolları aktif hale geldiğinde, bundan en büyük faydayı sağlayacak illerin başında Sivas gelecektir. Hükümetimiz de demiryollarının rehabilite edilmesi, bu alanda bazı ilave yatırımlar yapılması kanaatindedir.” dedi. Abdüllatif Şener, bu sezonda Sivasspor’un I. lige çıkmasını istediklerini belirterek, gerekçelerini şöyle anlattı: “Bu durum, iki açıdan çok önemli bir hadise. Birincisi, Türkiye genelinde sporla ortaya çıkaracağı görüntüsü. İkincisi, Sivaslıların motivasyonu ve moral takviyesi açısından önemlidir. Şampiyonluğa ulaşınca önemli katkılar sağlayacak, ekonomik ve sosyal sonuçları var.” Ekonomide istikrar sağlandığını ve iyiye gittiğini dile getiren Şener, “Enflasyon 30 yılı aşkın bir süredir ilk defa tek rakamlı hale inmiştir. Yıl sonu hedefi %12’dir. Ama TÜFE enflasyonunun yıl sonu itibariyle %10’un altında çıkma ihtimali vardır. Bunu ilk kez size açıklıyorum. Çünkü hep %12 hedef enflasyonundan bahsediyoruz. Ama TÜFE olarak %10’un altında gerçekleşme beklenebilir.” dedi. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener şunları söyledi:

KAMU YATIRIMI DÜŞÜK SEVİYEDE

Sivas ilimiz 28.500m2 yüzölçümüne sahip ve 1.200 civarında köyü var. Bunun dışında Anadolu’nun ortasında Türkiye’nin ikinci büyük yüzölçümüne sahip ili. Yerleşim yeri itibariyle de Türkiye’nin en fazla köyüne sahip bir il. Arazi yapısı zor, dağlık, yüksek bir rakıma sahip ve Anadolu’nun ortasında olmak üzere böylece küreselleşen dünyada uluslararası pazarlar açısından sahile uzak konumdadır. Bu nedenle önemli sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunların başında Sivas’tan başka kentlere göç gelmektedir. İstanbul’da İstanbullu doğumlular hariç en fazla Sivas doğumlular var. Onun dışında Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Kayseri, Antalya’da çok fazla Sivaslı var. Göç temel sorun olarak karşımıza çıkıyor. Sivas çok geniş bir yüzölçümüne sahip olduğu için kamu yatırımları il bazında saptanmakla birlikte kilometre kare başına düşen yatırım miktarı hesaplandığında yatırımların çok düşük olduğu görülür. Özellikle kırsal alana yönelik yatırım miktarı hiçbir zaman ihtiyacı karşılayacak düzeyde gerçekleşmemiştir. Bu da sorunlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor.

TARİHİ DOKU VE GÜNÜMÜZDEKİ SORUNLAR

Sivas’ın tarihi dokusu çok zengin. Sivas, tarihte bir önemli kent olmuş. Geçmişte ulusal güvenlik en önemli faktör olduğundan İç Anadolu’da güvenlik bölgesi olarak Sivas önem kazanmış. Selçukluların ikinci başkenti konumunda bulunmuş. Kurtuluş Savaşı öncesinde Sivas Kongresi burada gerçekleştirilmiş. Ama bu geleneksel Devletçi politikalar terk edilmeye yüz tuttuktan sonra kamu yatırımları, kamu işletmeleri mantığından devlet vazgeçtiğinden beri Sivas zor bir dönem yaşıyor. Bu zor dönemi atlatabilmesi yeni yatırımlara bağlı. Bir de Türkiye’yi dünyaya açmaya bağlı. Bu açıdan biz özel sektörleri Sivas’a yönelik teşvik ediyoruz. İstanbul’dan, yurtdışından çok sayıda iş adamlarımızı Sivas’a yönlendiriyoruz. 41 fabrikanın temelini attık. Sivas’ın Teşvik Yasası kapsamına alınması faydalı olmuştur. Şu anda yapılan fabrikalar var, ama Sivas’taki işsizliği çözecek oranda bir gelişim ortada yok.

DIŞ PAZARLARA AÇILMAK LAZIM

Sivas’ın ulusal ihracat avantajını yakalayabilmesi için dış pazarlara açılması lazım. Bu açılım da Sivas’ın demiryollarında kavşak noktası oluşturması önemli. Hem kuzey-güney demiryolu hattının kavşak noktası Sivas’tır, hem doğu-batı hattının. Ancak demiryollarının içinde bulunduğu durum malum. Genel demiryolları politikasıyla demiryolları aktif hale geldiğinde, bundan en büyük faydayı sağlayacak illerin başında Sivas gelecektir. Hükümetimiz de demiryollarının rehabilite edilmesi, bu alanda bazı ilave yatırımlar yapılması kanaatindedir.

DEMİRYOLLARINA İŞLERLİK KAZANDIRMAK İSTİYORUZ

Yıllardır bırakılmış, ihmal edilmiş bir sektördür demiryolu. Özellikle Avrupa’dan, batıdan gelen demiryolu hattının Tiflis’e kadar uzanacak kadar olması, oradan Türki Cumhuriyetlerine geçiş imkanı bulunması ve bu yolun Sivas’tan geçmesi önemli. Ancak yolda biraz gereksiz güzergâhlar var. Projemizde Ankara’yı Yozgat üzerinden Sivas’a bağlayacak güzergâh sözkonusu. Ancak bu çalışma kısa vadede tamamlanacak bir iş değil. Belki 3-5 yılın işidir, ama Sivas açısından büyük avantaj sağlayacak bir projedir. Sivas’ın maden ve mermer kaynakları bol. Bunların nakliye masrafları fazla. Demiryollarına işlerlik kazandırmak, bu ürünlere rekabet imkanı sağlayacaktır.

SİVAS SPOR’UN SİVAS’A KATKISI

Yine Sivas’ın bir diğer Türkiye görüntüsü önemli. Bu sezonda Sivasspor’un I. lige çıkmasını bekliyoruz. Bu durum, iki açıdan çok önemli bir hadise. Birincisi, Türkiye genelinde sporla ortaya çıkaracağı görüntüsü. İkincisi, Sivaslıların motivasyonu açısından moral takviyesi açısından önemlidir. Sivasspor grubunda lider, iyi oynayan bir takım. Hiç mağlubiyeti yoktur. Şampiyonluğa ulaşınca önemli katkılar sağlayacak, ekonomik ve sosyal sonuçları var.

TÜRKİYE’DE EKONOMİ

Ekonominin genelinde son iki yıldır olumlu gelişmeler var. Daha önce istikrarsız bir ortam vardı. Ekonomi yönetimine karşı güven duyulmuyordu. Güvenin olmadığı yerde ekonomik işler iyi gitmez. Şimdi piyasada güven var. Ekonomik istikrar var. Makro hedefler konusunda da hükümet ne ilan ettiyse o gerçekleşiyor. Enflasyon 30 yılı aşkın bir süredir ilk defa tek rakamlı hale inmiştir. Yıl sonu hedefi %12’dir. Ama TÜFE enflasyonunun yıl sonu itibariyle %10’un altında çıkma ihtimali vardır. Bunu ilk kez size açıklıyorum. Çünkü hep %12 hedef enflasyonundan bahsediyoruz. Ama TÜFE olarak %10’un altında gerçekleşme beklenebilir. Çünkü yılın ilk 9 ayındaki enflasyon oranı 4.9 olmuştur. Önümüzdeki 3 ayı da eklediğimiz takdirde %12’yi bulması mümkün değil. Hatta bu oran %10’un çok altında çıkabilir. Bu düzeyde bir enflasyon Türkiye’nin 30 yıldır görmediği bir enflasyondur. Enflasyon bütün ekonomik kararları etkiliyor. Ekonomik dengeleri bozuyor. Enflasyonsuz bir ekonomik ortamın sağlanması Türkiye açısından en önemli hadiselerden biridir. İkincisi uluslararası kıyaslamalarda büyüme oranları önemlidir. Bir ekonominin gücü toplam milli geliriyle ölçülür. Milli gelirin ne kadar arttığını da büyüme oranları gösterir. 2002’de %7.9, 2003’te %5.9 büyüme gerçekleşti. 2004 yılının yarısı için büyüme oranı da %13.5 oldu. Bu oran, dünyadaki en yüksek büyüme oranıdır. Bu gidişle 3. çeyrekte de büyümenin %7’nin altına düşmeyeceğini tahmin ediyorum. Yıl sonunda büyüme oranının %10 civarında olacağını düşünüyorum. Bu çok yüksek bir büyüme oranıdır. Özellikle yılın ikinci çeyreğinden itibaren büyüme oranı işsizliği olumlu etkilemeye başlamış ve işsizlik oranı azalmaya başlamıştır. Önümüzdeki süreçte bu tempo devam edecektir. Tüm bunlara baktığımızda bütçe disiplinine uyuyoruz. Makro hedeflerimizi gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Yatırım ortamını iyileştirmek için yoğun çalışmalar var. Hepsini bir araya getirdiğimizde ekonomiyle ilgili iyi şeyler söyleyebiliriz ve önümüzde Avrupa Birliği süreci var.

BANKACILIK YASASI

Bankalarla ilgili yasa tasarısı önemli bir hadise. Bankacılık Yasası ya da yeni adıyla Kredi Kuruluşları Yasasıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. BDDK’nın oluşturduğu takvime göre bu ayın sonunda raporlar bana sunulacak. Ondan sonra Meclis’e gönderilecek. Kısacası Türkiye’de Kredi Kuruluşları Yasası’na ihtiyaç var. Bu yasanın Meclis’te yoğun bir şekilde tartışıldıktan sonra yasalaşması bekleniyor. Çünkü şu ana kadar bu sektörle ilgili kanunlar tartışılmadan, kamuya açılmadan birtakım ekonomik zorlamaların baskısıyla hazırlanmıştır. Şimdi herhangi bir zorlamanın bulunmadığı bir süreçte, son 6 aydır yoğun olarak tartıştığımız Avrupa Birliği normlarına, uluslararası kriterlerine uygun dört başı mamur bir yasamız olsun istiyoruz. Sektörün hukuki altyapısı tamamlansın istiyoruz. Bu açıdan faydalı bir çalışma olacağını düşünüyoruz.

KAMUDA REFORM ŞART

Kamuda reformun gerekliliğinden bahsetmeyen hiç kimse yok. Fakat somut olarak bunu gerçekleştirmeye kalktığınızda da herkes tartışmaya başlıyor. Yani, yanlışa devam edelim, doğruları istemiyoruz der gibi bir hava çıkıyor. Bu, köklü reformların hepsinin başına gelen bir hadisedir. Çünkü önemli yapısal değişiklikler yaptığınız zaman statükodan memnun olanlar vardır ve onların direnişleri vardır. Bu direnişler tepkilere yol açabilir. Kamu Yönetimi reformu da böyle bir metindir. Mutlaka yapılması gereken bir düzenlemeyi içeriyor. Ama statükoya alışmış olanlar, bozuk da gitse, yanlış da gitse devam etsin diyorlar. Fakat bu reformlar tamamlanmalıdır. Çünkü kamuda aynı şeyin pek çok birimlerde yapılması, tekrarların bulunması, işlemlerin sürüncemede kalması, ekonomik performansı büyük ölçüde etkiliyor. Vatandaşların kamu hizmetlerine ulaşımını geciktiriyor. Kamu hizmeti sunumundaki maliyetleri artırıyor. Böyle bir yapının sürdürülebilirliği yoktur. Bunun ekonomik rasyonaliteye, çağdaş normlara uygun hale getirilmesi lazımdır. Ön çalışmalar yapılmıştır. Bütün olarak kamuyla ilgili reform çalışmalarının hepsinin tamamlanması Türkiye’nin ihtiyacıdır diye düşünüyorum.

DENK BÜTÇE

1997 bütçesini ben hazırlamıştım. Ancak, bütçe yönetimini biz tamamlayamadık. Bütçenin yarısındayken hükümet değişti. Bütçe uygulamasının son 6 ayı daha sonraki hükümet tarafından yürütüldü ve denk bütçe ortaya çıkmadı. Ama 1997 yılını inceleyecek olursanız şu söylenebilir rahatlıkla; kamu kesimi borçlanma geleneğinin 90’lı yıllar boyunca düşük olduğu dönemi oluşturmuştur. Ve tüm ekonomik verilerde, 90’lı yılların en iyi döneminin 1997 olduğunu görürsünüz. Denk bütçe istikrara önem vermeyi ifade eder, istikrar olgusunu ifade eder. Buna yönelik uygulayacağınız bütçe politikası da olumlu sonuçların ortaya çıkmasına yol açar. İktisadi açıdan şunu bilmek lazım: Her zaman denk bütçe arzulanmaz. İçinde bulunduğunuz konjonktüre göre bazen denk bütçe faydalıdır, bazen bütçe fazlası faydalıdır, bazen de bütçe açığı faydalıdır. Önemli olan içinde bulunduğunuz konjonktürde nasıl bir bütçe, ekonomik dengeler açısından faydalıdır? Buna karar vermek lazımdır. 1997 koşullarında denk bütçeye ihtiyaç olduğu kanaatindeydik. Bana kalırsa içinde bulunduğumuz koşullarda da Türkiye’nin denk bütçeye ihtiyacı var. Yani piyasadan topladığı kadar para harcayan bir devlet olmalıdır. Bunun gerçekleşmesi lazım. Ama verilerin ve koşulların daha iyileşmesi gerekiyor.

HALKA MESAJ

Türkiye’nin yarınlarının bugünlerinden iyi olmasını diliyorum. Çabalarımız da bunun içindir. Herkese esenlikler diliyorum.

GAZETE ÖNEMLİ BİR İŞLEV GÖRÜYOR

Bizim Mahalli İdareler Gazetesi güzel bir hizmet. Faydalı olduğunu düşünüyorum. Gazetenizin yerel konuları merkeze açma konusunda önemli bir işlevi gördüğüne inanıyorum. Elbette taşranın merkezden, merkezin taşradan haberdar olması lazım. Bilgi akışında kanalların açılmasına yardımcı oluyorsunuz. Genelde kanallar merkezden taşraya doğrudur. Siz bu kanalı taşradan merkez yönüne doğru çeviriyorsunuz.

ABDÜLLATİF ŞENER KİMDİR?

1954 yılında Yıldızeli'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1977 yılında bitirdi.

Bazı kamu kuruluşlarında memur ve denetim uzmanı olarak çalıştıktan sonra, Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde akademik çalışmalara başladı. Aynı üniversitede Maliye Anabilim Dalı'nda doktorasını tamamladı, bulunduğu fakültede Dekan Yardımcısı olarak görev yaptı. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne geçti, bu üniversitede iken doçent oldu.

1991 seçimlerinde Sivas milletvekili oldu. 1996-1997 yıllarında 54.Hükümette Maliye Bakanlığı yaptı. XIX, XX ve XXI. Dönem Sivas milletvekilidir. Evli ve dört çocuk babasıdır.

 

 

 

© Copyright-2005

Sonhavadis