
Ömer Kulaksız, işsizliğin çözümü için özel teşebbüsa çağrıda bulunarak, “İşadamlarının Sivas’a yatırım yapmaları gerekiyor. Özellikle hemşehrilerimizin yurtiçinde ya da yurtdışında yaşayan hemşehrilerimizin Sivas’a yatırım yapmalarını bekliyoruz. Biz siyasiler olarak onlar için gerekli olan altyapıyı hazırladık. “ dedi.
Ömer Kulaksız, Cumhuriyetin ilk yıllarında Sivas’ta gübre fabrikası ve Yemsaş gibi işletmelerin kurulduğunu belirterek, “Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’a gereken önem verilmiş, ancak daha sonraki dönemlerde Sivas, devlet yatırımları anlamında çok cılız kalmış; devlet Sivas’a elini uzatmamış, Sivas uzun yıllar boyunca unutulmuştur.” dedi. AKP Sivas Milletvekili Ömer Kulaksız, istihdam sıkıntısıyla göçün de arttığını bildirerek, “Bunun çözümü özel teşebbüsün yatırım yapmasıyla mümkün. İşadamlarının Sivas’a yatırım yapmaları gerekiyor. Özellikle hemşehrilerimizin yurtiçinde ya da yurtdışında yaşayan hemşehrilerimizin Sivas’a yatırım yapmalarını bekliyoruz. Biz siyasiler olarak onlar için gerekli olan altyapıyı hazırladık. “ dedi. Bizim Mahalli İdareler Gazetesine konuşan Ömer Kulaksız şunları söyledi:
TARİHİ VE TURİSTİK DEĞERLER
Sivas çok köklü bir geçmişe dayanan ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kenttir Sivas. Sivas’taki tarihi eserlerin kökü Selçuklular dönemine dayanmaktadır. Selçuklularla birlikte Sivas’a külliyeler, medreseler, camiler, imaretler, kervansaraylar, toplu tarihi eserler yapılmış, Osmanlılar döneminden az sayıda eser kalmıştır. Tarihi ve kültürel yapısı Sivas’ı turizm açısından geliştirip kalkındırabilir. Örneğin Divriği Ulucami’si, dünyada eşi benzeri olmayan ve mevcut mimarisiyle hiçbir yapıyla başka hiçbir mimari özelliklerle karşılaştırılmayacak bir yapıya sahiptir. Lakin böyle bir tarihi eserimiz yıllarca bakımsız bırakılarak çürümeye terkedilmiş bir durumda. Bizim hükümetimiz döneminde bu caminin onarımı için yaklaşık 2 trilyon kadar ödenek aktarıldı. Buranın tekrar restore edilmesi ve kültürel zenginliklerimize dahil olması amacıyla henüz restore çalışmalarına başlanılmadı. Çünkü oradaki yapının mimari özelliklerinin tespit edilip ona göre tekrar onarımın yapılması gerekiyor. Ulu Cami’nin mimarisinde tekdüze bir yapı yok, farklı şekillerin bir uyumu var. Bu yönüyle ben bu camiyi Sivas’ın kopyası olarak görüyorum. Farklılıkların bir araya gelerek büyük şaheserlerin ortaya çıkarılabildiğini görüyoruz. Bizim hükümetimiz döneminde inşallah Ulu Cami kültürel zenginliklerimizin içinde yeralacak.
SİVAS’A YATIRIM İÇİN CAZİP HALE GETİRMEK İSTİYORUZ
Sivas Türkiye’nin en fazla göç veren illerinden bir tanesidir. Belki de birinci sırada yer almaktadır. Kendimi bildim bileli Sivas’ın nüfusu 700.000 civarındadır. Hiçbir zaman bu sayıda bir artış olmadı. İstanbul’a çok yoğun bir göç var. Yaklaşık birbuçuk milyon Sivaslı’nın İstanbul’da ikamet ettiği biliniyor. Ayrıca Bursa, İzmir, Antalya, Mersin ve yurdun diğer muhtelif yerlerinde birçok Sivaslı hemşehrimizin olduğunu görüyoruz. Bu noktada dışarıda Sivaslı hemşehrilerimizi görünce mutlu oluyoruz, ama aslında Sivas açısından bu bir zaafiyet. İnsanımıza sahip çıkamamışız, onların başka yerlere göç etmesine neden olmuşuz. Bunun en büyük nedeni burada hem sanayiye hem de tarıma dayalı işsizliğin yaşanıyor olmasıdır. Türkiye’nin coğrafi anlamda ikinci büyük şehri olan Sivas, çok geniş topraklara sahip olmasına rağmen; bu toprakların verimsiz olması, yine miras yoluyla bu toprakların paylaşılması ve küçülmesiyle insanlara yetersiz hale gelmiş, dolayısıyla insanlar da göç etmek zorunda kalmışlardır. Sivas, Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan yatırımlarla yetinmek zorunda kalmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında büyük yatırımlar yapılmıştır. Çimento fabrikası, Yemsaş gibi fabrikalar bu büyük yatırımlardandır. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’a gereken önem verilmiş, ancak daha sonraki dönemlerde Sivas, devlet yatırımları anlamında çok cılız kalmış; devlet Sivas’a elini uzatmamış, Sivas uzun yıllar boyunca unutulmuş, 80’li yılların başında bir demir-çelik fabrikası kurulmaya çalışılmış; fabrika yapılmış, ama daha sonra yanlış özelleştirme politikaları sonucunda fabrika, işletemeyecek kişilerin eline geçmiş. Şu anda da fabrika çözümsüz bir şekilde devam ediyor. Bu şartlar altında en az 1.5-2 yıl kadar çalışması mümkün görünmüyor. Aslında Sivas, Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet yatırımlarından çok faydalanmış, ama bir noktada lehe çevrilmesi gereken bir durumken, Sivas’ın aleyhine gelişmiş. Özel teşebbüs ruhunun önü kesilmiş; herkes devletten iş bekler durumda olmuş, devlet kapısını aşındırma yolunu denemiş. Böyle olunca Sivas’ta özel teşebbüs gelişmemiş. Sivas’ta özel teşebbüsün gelişmesi yönündede atılan adımlar var. Hükümetimiz döneminde Sivas, teşvik kanunu kapsamına alınan 36 ilden biri oldu; bu kapsamda da hem yabancı; (yabancı derken Türk vatandaşı olmayan), Sivaslı olmayan, başka şehirlerden olan vatandaşlarımızın ve Sivaslıların yatırım yapmaları yönünde bir istekleri oldu. Yaklaşık üç ay kadar önce Sivas’ta bir fabrikanın temeli atıldı. İyi bir adım oldu; atılan bu temellerle istihdamın artmasını, göçün engellenmesini ümit ediyoruz. Teşvik kanunu kapsamına alınan illerin sayısı az değil ve bunlar genellikle geri kalmış iller, insanların yatırım yapmaktan kaçındığı iller. Bu illerde yatırımların mutlaka teşvik edilmesi, özendirilmesi gerekiyordu. Sivas’ta da yatırım yapmak isteyen insanların sayısı arttı. Teşvik uygulanmamış olsaydı, özel teşebbüsün Sivas’a gelip, yatırım yapması çok daha zor olacaktı. Biz İç Anadolu’nun tam göbeğinde olan bir iliz. Limanlara, ticaret merkezlerine uzaklığımız çok fazla; işgücü Sivas’ta her ne kadar az olmuş olsa da, maliyeti muhakkak ki ulaşımın zorluğu arttırıyor. Sivas’a gelen insanlar yatırım yapmaktan kaçınıyorlardı, ama şu anda teşvik kapsamında yapılan yardımlarla bu açık kapatılmış olacak. Sivas yatırım açısından cazip bir il aslında, iş bize düşüyor. Bundan sonra daha iyi olacağını umuyorum.
SAĞLIK HİZMETLERİ YETERSİZ
Sivas yeterli bir sağlık hizmetine sahip değil. Çoğu ilçemizde yeteri kadar doktor mevcut değil; çoğu beldemizde bırakın doktoru bir hemşire bile bulunmuyor, sağlık personeli açısından büyük sıkıntı yaşıyor. İlimizde bulunan Devlet hastanesi bölge hastanesi oldu. Bunun hem sağlık problemlerinin aşılması açısından hem de Sivas’ın ekonomisine katkısı var; çünkü çevre illerdeki insanların da hastalarını buraya getirmesi söz konusu; ayrıca bölge hastanesi olmasından dolayı çeşitli cihazların Sağlık Bakanlığı tarafından buraya gönderilmesi de sözkonusu oldu. Bu Sivas için çok iyi oldu. Ayrıca SSK hastanesi ile ilgili Sivaslılar sıkıntı yaşadı. SSK hastanesinin onarımı 5-6 yıldır devam ediyor ama bir türlü bitmedi. Biz geçen yıl Sivas SSK hastanesinin onarımı için, bizzat benim girişimlerimle, 1.2 trilyon lira civarında bir ödenek aktardık. Yine ben genel müdürlükteki yetkililerle görüştüğümde ödeneğin bitirilmesi durumunda ekonomik nedenlerden dolayı SSK hastanesinin inşaatının bitirilebileceğini söylediler. Bu sene için öyle bir iddiada bulundular, ama şu andaki mevcut ödeneğin bitirilmesi gerekiyor ki yeni ek ödenek çıkarılsın. Eğer mevcut ödeneği kullandırabilirlerse, ek ödenek hazır, bunun sözünü aldık biz. Eğer olmazsa 2005 yılında SSK hastanesinin de inşaatı bitmiş olacak, bu da sağlık problemlerinin giderilmesi noktasında katkı sağlayacak. Sivas’ta sağlık açısından en önemli olan unsur Üniversite Hastanesi aslında. Yalnız bundan üç-beş yıl öncesindeki üniversite hastanesi görmüş olduğu işlevi bugün kaybetmiş bir durumda. Yeterli ve gerekli hizmet üniversite hastanesi bünyesinde insanlarımıza verilemiyor. Üniversite rektörünün politik davranması; Sivas’tan uzaklaşması; ayrışması, üniversitenin siyasete hizmetten daha fazla girmesi, hastanenin işlevsiz hale gelmesine neden oldu. Bu Sivas için büyük bir kayıp. Üniversitenin uyuşması, uzmanlaşması, birlikte hareket etmesi şansı kaçırılmıştır. Cumhuriyet Üniversitesi 30-35 yıllık bir üniversite ve bugün öğrenci sayısı 22.000. Niğde’ye bakıyorsunuz 35.000 öğrencisi var, Niğde Üniversitesi’nin kuruluşunun belki de 10 yıllık bir mazisi yok. Aslında bu, sorumluluğun burada rektörlük yapmış insanlar da olduğunu gösteriyor. Biz milletvekili olduğumuz zaman Cumhuriyet Üniversitesi’nin Maliye Bakanlığı’ndan bir talebi vardı. Daha önce de bu talep vardı ancak karşılanmamıştı. Bu talep Teknik Eğitim Fakültesi’nin açılmasına dair bir talepti. Biz vekil olduktan sonra bu talebin Maliye Bakanlığı tarafından kabul görmesi için çok çalıştık. Sonunda Teknik Eğitim Fakültesi’nin açılmasına dair izni Maliye Bakanlığı’ndan çıkardık. Yaklaşık 2 yıl oldu ve hâlâ inşaat halindeyiz. Rektörlüğün kendi içindeki çatışmalarından kaynaklanan bir sıkıntı bu. Sivas bunu haketmiyor, Sivas’ta görev yapan insanların Sivas’a olan sorumluluklarının bilincinde olarak hareket etmeleri lazım. Yeni gelen rektörden beklentimiz Sivas’la üniversiteyi barıştırması, geçmişteki yanlış davranışların tekrar edilmemesi. Biz Cumhuriyet Üniversitesi’nin öğrenci sayısının 20.000’lere, 60.000’lere çıkmasını istiyoruz. Siyasiler olarak herşeyi yapmaya hazırız; yeterki bu konuda talep olsun. Doktor sıkıntısı nasıl çözülür? Cezayla insanları çalıştırmak zordur. Mecburi hizmet getirilebilir, mecburi hizmetini tamamlayamayan doktorların özel muayenehane açmalarına izin verilmeyebilir. Bu ruhsat anlamına ya da staj anlamına gelebilir. Bu konuda yapılan çalışmalar maalesef yeterli değil.
EKONOMİ İYİ DEĞİL
Sivas ekonomik anlamda Türkiye sıralamasında 30. ya da 35. sırasında yer alıyor. Sivas ekonomisi geri kalmış bir ekonomidir. Tarıma, hayvancılığa ya da sanayiye dayalı bir ekonomi yok. Sivas’ta ekonominin varlığı yok denilecek kadar az; özellikle özel teşebbüsün yatırımı yok. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında yapılmış olan devlet yatırımlarının devamı var, bunların da bir kısmı küçültüldü, bir kısmı taşındı. Sivas ekonomik anlamda küçülen, kan kaybeden bir il. Bu yüzden istihdam sıkıntısı da büyüyor, dolayısıyla göç veriyor. Bunun çözümü özel teşebbüsün yatırım yapmasıyla mümkün. İşadamlarının Sivas’a yatırım yapmaları gerekiyor. Özellikle hemşehrilerimizin yurtiçinde ya da yurtdışında yaşayan hemşehrilerimizin Sivas’a yatırım yapmalarını bekliyoruz. Biz siyasiler olarak onlar için gerekli olan altyapıyı hazırladık. Sivas şu an yatırım için uygun bir il. İşadamları için kâr yapmak önemli, biz Sivas’taki yatırımın kârlı olacağına inanıyoruz. Teşvik Kanunu kapsamında bedava arazi, elektrik tüketiminin %50’lik oranının bedava kullanılması, sigorta primlerinde indirim, vergi oranlarında indirim gibi maddeler var. Bu maddeler kârlılığı artıracak nitelikte. Bugün fabrikasının yapacak, bacasını tüttürecek işadamı 5 yıl boyunca teşvik kanunu kapsamındaki bu maddelerden faydalanabilecek. Sivas yatırıma açık bir il. Kaldı ki sadece sanayi açısından değil, turizm açısından da yatırıma açık. Sivas, dünyada eşi olmayan değerlere mesela Balıklı Kaplıca’ya sahip. Balıklı Kaplıca çok büyük bir zenginlik. Bu zenginliğin işlevsel hale getirilmesi lazım. Bu noktada Sivas valiliğine görev düşüyor tabii ki. Valimiz çok iyi niyetli ve aktif bir insan, ancak Sivas için yapılan hiçbir çalışma yeterli değil, Sivas için elinden geleni yapmak değil, çok daha fazlasını yapmak gerekiyor.
İYİ TANITIM YAPAMIYORUZ
Sivas kenti tanıtımını yapmak konusunda çok sıkıntı yaşayan bir il. Sivas’ı tanıtan belki de sadece Sivas dışında yaşayan Sivaslılar. Ancak Sivas’ın geçmişte yaşamış olduğu birkaç şanssız olay, Sivas dışındaki Sivaslıların anlatımlarıyla düzeltilebilecek bir olay değil. Bu anlamıyla Sivas’ın çok büyük bir tanıtıma ihtiyacı var. Sivas’ın hemen hemen her ilçesinde ya da beldesinde şenlikler düzenleniyor, ancak bunlar Sivas’ın içinde kalıyor. Bu şenliklerin kapsamını genişletip, tanıtımını tam yaparak geliştiremiyoruz, tanıtımını yapamıyoruz. Şenliklere, çok büyük masraflar yapılmasına rağmen tanıtımımızı yapamıyoruz.
ÖMER KULAKSIZ KİMDİR?
1968 Sivas Eseryurt köyünde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Sivas’ta tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 10 yıl avukatlık yaptı. Ak Partinin kurulma aşamasında bulundu. yaklaşık 1 yıl merkez ilçe başkanlığı görevinde bulundu. 3 Kasım 2002 seçimlerinden itibaren TBMM’de milletvekilliğini sürdürmekte. Evli 2 çocuk babası.