goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

5 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Bir eğitim gönüllüsü: Mehmet Mursaloğlu

Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in torunu ve Şemsettin Mursaloğlu Lisesi Müdürü Mehmet Mursaloğlu ile, eğitim alanındaki mücadelesini ve bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmaları konuştuk.

Devletten Hatay’a gerekli önemi vermesini beklediklerini söyleyen Mehmet Mursaloğlu, Hatay’ın tamamiyle bir hoşgörü şehri olduğuna dikkat çekti. Gazetemize açıklamalarda bulunan Mehmet Mursaloğlu, “Bütün amacım benden sonra bu ülkenin gençlerine bir şeyler bırakabilmektir” dedi.

Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in torunu ve Şemsettin Mursaloğlu Lisesi Müdürü Mehmet Mursaloğlu ile, eğitim alanındaki mücadelesini ve bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmaları konuştuk. Devletten Hatay’a gerekli önemi vermesini beklediklerini söyleyen Mehmet Mursaloğlu, Hatay’ın tamamiyle bir hoşgörü şehri olduğuna dikkat çekti. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Mehmet Mursaloğlu, “Bütün amacım benden sonra bu ülkenin gençlerine bir şeyler bırakabilmektir” diyerek şunları söyledi:

“TÜRKMEN KÖKENLİYİZ”

“Biz aslen Türkmen’iz. Konar göçer aşiretiyiz ve Oğuzların Baytu boyundan gelmekteyiz. Rahmetli dedelerim Derviş Paşa komutasında buradaki Arap istilasını durdurabilmek için buraya tümgeneral olarak atanmıştır. Onun oğlu olan Mustafa Şevki Paşa bizim boy beyimizidir. Onun oğlu da Tayfur Sökmen’dir, yani Hatay Devleti Cumhurbaşkanıdır. Tayfur Bey’in asıl soyadı Mursaloğlu’dur. Ancak 1933 yılında Atamızın soyadı kanunundan dolayı Mardin bölgesinde yaşayan Artukoğlu Sökmen Bey’in soyadı dedeme verilmiştir. Bu soyadını sadece dedem kullanmıştır. Oğulları dahi soyadını kullanmamıştır. Mesela Meclis Başkanvekilliği yapan oğlu Murat Sökmenoğlu dahi iki soyadını birleştirerek kullanmıştır. Çünkü Sökmen soyadını Atatürk bizzat dedemin şahsına hediye etmiştir.

8 KİTABI YAYINLANDI

Hatay ile ilgili şu ana kadar 8 kitabım yayımlandı. Bu yaşıma kadar bir çok devlet görevinde bulundum. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konferanslara gittim. Hemen hemen Avrupa’da birçok ülkede ve Amerika’da çeşitli eğitim gördüm. Eğitim hizmetlerimi 21 yıldır veriyorum. Bu vesile ile Hatay davası ve Atatürk ile ilgili yapmış olduğum çeşitli hizmetlerden ötürü 2000 yılında Başbakanlık Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, Atatürk Kültür Dil Tarih Yüksek Kurulu tarafından Hatay’ın Haberleşme Kurulu Başkanlığı üyeliğine getirildim ve bana hem başkanlık hem de üyelik verildi. Ayrıca Türkiye’nin her yanında konferans hakkı verildi. Erzurum, İskenderun, Kıbrıs ve Ankara ve Hatay’ın bir çok yerinde konferans verdik.

YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

Bütün amacım benden sonra bu ülkenin gençlerine bir şeyler bırakabilmektir. İskenderun’un 130-140 yıl önce çizilmiş resimlerini buldum. Bu yaklaşık 10 yılımı aldı ve bunu yayımladım. Hatay Devletine ait olan 1938-1939 yılları arasında Hatay isimli İskenderun’dan çıkan gazetelerin yurt dışına kaçırılmak üzereyken haberini aldık. Bunları şahsım olarak satın aldım ve yayımladık. 39. Tugay Komutanlığındaki Hatay Devleti Müzesini kurduk. Hatay Valiliği’ndeki Hatay Devleti kuruluş çalışmalarında Valimiz Yener Rakıcıoğlu’nun vermiş olduğu görevde çalıştım. Hatay Vilayeti müzesinin kurucularından biriyim. Şimdi okulumuza ayrı şekilde bir Hatay Devleti Müzesi yaptık. Şu anda Hatay Devleti Cumhurbaşkanı Mursaloğlu Tayfur Sökmen’in yani rahmetli dedemizin hayatını kronolojik olarak hazırladım. İskenderun Belediyesi ve İskenderun Kaymakamlığı için kitaplar hazırladım.

HATAY’I DEĞERLENDİRDİ

Hatay, Ortadoğu ile Asya’yı birbirine bağlayan tek kapıdır. İkinci kapı ise biliyorsunuz Gülek Boğazı’dır. Burası İpek Yolu güzergahındadır ve bir çok imparatorluk tarafından kullanılmıştır. Yavuz Sultan Selim’in, Romalıların, Büyük İskender’in ve bir çok Osmanlı komutanlarının izler bıraktığı bir yerdir. Hatay ekonomik olarak kendi kendine yetebilen 10 ilden birisidir. Tabi ki önemli olan soru, gereken yatırımlar yapılıyor mu? Yapılanlar yapıldı, devam edenler de var. Ancak bunlar yeterli değil daha çok yatırımlar yapılmalı. En azından Amik Ovası’nda modern tarıma geçilmesi lazım, sulama kanalları yapılması lazım. Şu anda İskenderun darboğaza girdi. Belediyelerin ve Belen’in ayrılması ile dar bir sahada kaldı, artık gelişmesi mümkün değil; çünkü arazisi kalmadı. Bizim devletimizden beklediğimiz 31. il olan Hatay’a gerekli önemin verilmesidir. 6. Cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk’ün “Türkiye büyük olacaksa açık denizlere açılmalı” diye çok önemli bir lafı vardı. Türkiye’nin geleceğinde açık denizlerin önemi çok büyüktür. Açık denizlere açılmamız için tek limanımız olan İskenderun ise bugün perişan durumdadır. Şu anda İskenderun Limanı’nın perişan halini gördünüz. Limanın acilen genişletilmesi lazım. Hatay bölgesi tarımda en elverişli arazilere sahiptir. Hatay’ın çok büyük bir gücü var, ama biz bunu kullanamıyoruz. Oysa Orta Asya ile Ortadoğu’nun arasındaki ticaret merkezi olmalıdır. 1950 yılında 5 milyon liranın üzerinde ciro yapan, Türkiye genelindeki 7 bin işyerinden % 8’i İskenderun’dadır. İskenderun’dan narenciye olsun, ziraat ürünleri olsun Türkiye’nin bir çok yerine malzeme gönderiliyordu. Mesela Türkiye’nin ilk filtre fabrikası İskenderun’da kurulmuştur, ama şu anda hak ettiği yerde değil. Burası emanet bir bölge. Atamız, Kurtuluş Savaşı’nda acil gerekli olan yerleri Misak-ı Milli’nin içinde göstermeyi kabul etmiştir, ancak Hatay davasında acele etmemiştir. Ama demiştir ki, “Namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum, Hatay’ı ecnebilerin eline bırakmayacağım. Hatay meselesi benim şahsi davamdır.” Bunu bir çok defa millet meclisinde gündeme getirmiştir. “Kırk yıllık Türk yurdu ecnebi elinde kalamaz” demiştir.

KOZMOPOLİT YAPI

Burası hep mozaik yapı olarak düşünülür. Hıristiyan, Ermeni, Yahudi vatandaşlarımız var. Alevi vatandaşlarımız, Sünni vatandaşlarımız var. Hani yetmiş millet deriz ya, 69 milleti buradadır. Bu kadar milletin buraya toplanma nedeni Ortadoğu’nun yaş sebze, meyve ve hububat ihtiyacının %80’inin buradan karşılanmasındandır. Burası Roma dönemi de dahil olmak üzere çok büyük bir ticaret merkezi olmuştur. Hatta M.Ö. 30’lu yıllarda dönemin en büyük 3 şehrinden birisidir. O zaman sadece Antakya’nın 500 bin nüfusu var. Dünyada ilk olimpiyatlar burada yapılmıştır. Dünyada ilk Hıristiyan adı Hatay’da kullanılmıştır. Dünyada ilk sokak aydınlatması Hatay’da yapılmıştır. Orantes Nehri dediğimiz Asi Nehri’nin kenarındadır. Yani burası çok önemli bir ticaret ve kültür merkezidir. Burada bir çok ayrı millet bir araya gelmiştir. Biz artık burada mozaik değil harç olmuşuz. Herkes kendi dilini, dinini, mezhebini rahatlıkla yaşayabiliyor. Hatay tamamiyle bir hoşgörü şehridir. Kıtalar, bölgeler, ülkeler arası bir hoşgörü şeklidir burası. İnsanlarımız son derece birbirine saygılı ve hoşgörülüdür. Peygamber Efendimizin söylediği bir hadis vardır: “Dil, din, ırk, renk, cins ve mezhep ayrımı yapan benim ümmetim değildir.” Hepimizin birlikte yapacağı tek bir şey var, Atatürk’ün bize emanet ettiği bu toprak parçasını en iyi şekilde, sanayisiyle, ticaretiyle, kültürüyle daha üst düzeye çıkartmanın mücadelesini vermemiz lazım. Sizlere teşekkür ediyorum, çalışmalarınızın sürmesini diliyorum. İnşallah gazeteniz bir an evvel yayımlanır da biz de çocuklarımız için yaptığımız albüme yerleştiririz.”

MEHMET MURSALOĞLU KİMDİR?

24 Kasım 1960 Antakya doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Antakya’da tamamladı. Liseden sonra İngiltere’de 2 yıl yabancı dil eğitimi aldı. Çukurova Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra Antakya Özel Ata Lisesi’nde 5 yıl öğretmenlik yaptı. Asıl mesleği çiftçilik, ama eğitime gönül verdiği için çiftçiliği ikinci plana aldı. İskenderun Özel İkem Lisesi’nde, Anadolu Kız Meslek Lisesi’nde görev yaptı.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis