
1995'deki ilk döneminin ardından başkanlıkta ikinci dönemini yaşayan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eyüp Avcular, Isparta'nın ekonomik ve sosyal durumu ile Türkiye'nin sanayi ve ticaret açısından durumunu gazetemize değerlendirdi.
Türkiye'deki gelişmelerle ilgili olarak Başkan Avcular "Enflasyon düşmüş, ihracat artmıştır. Dolayısıyla iyi bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Ancak yukarıdaki iyiliğin aşağıya yansıması yok. Bunun tabana yansımasını da görmemiz lazım. Bunu görmeyi hep birlikte istiyoruz, çünkü başka Türkiye yok" dedi. 1995 yılında yapılan seçimle iş başına gelen, başkanlıkta ikinci dönemini yaşayan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eyüp Avcular, Isparta'nın ekonomik ve sosyal durumu ile Türkiye'nin sanayi ve ticaret açısından durumunu gazetemize değerlendirdi. Türkiye'de bugünkü konumunu da değerlendiren Başkan Avcular "enflasyon düşmüş, ihracatımız artmıştır. Dolayısıyla iyi bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Ancak yukarıdaki iyiliğin aşağıya yansıması yok. Bu iyiliğin tabana yansımasını görmemiz lazım. Bunu görmeyi hep birlikte istiyoruz, çünkü başka Türkiye yok" dedi. İhracata dayalı, son teknolojiye sahip, çevreci sanayi tesislerine sahip olunması gerektiğini bildiren Başkan Eyüp Avcular; Isparta'da da disiplinli, verimli, yüksek kaliteyle ihracata yönelik çalışan bir sisteme doğru gitmek zorunda olduklarına dikkat çekti, Makine mühendisi olan Başkan Eyüp Avcular, Isparta'nın birçok değerini birer birer yitirdiğine dikkat çekerek "Geçmişte Isparta'nın lokomotifi olduğu değerler birer birer elimizden gitmiştir. Şu an ne yapalım ki bunları tekrar kazanalım diye düşünüyoruz" diye konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Eyüp Avcular, şunları söyledi:
ODA'NIN FAALİYETLERİ
"Geçmişte odamız banka sistemi ve el makbuzu ile çalışır durumdaydı. Şu anda ise, üyelerimiz hangi konu ile ilgiliyse o masaya gider ve işlemi bilgisayarda yapılır. Üyelerimizin isteklerine cevap vermek için çalışmalarımız sürüyor. Daha önceki yıllarda Isparta'daki KOBİ'lerimiz KOSGEB'le tanışamamıştı. Bu dönemde KOSGEB'le tanışmanın ötesinde akraba olduk. Sinerji merkezimiz önümüzdeki günlerde kurulma aşamasına geldi. TEK-MER'in 10 projesinin okeylenmesi lazım. Şu ana kadar 6 projesi onaylandı. TEK-MER'den sonra üniversitemiz, odamız ve sanayicilerimizle üniversite bünyesinde 'Teknoloji Bölgesi' kurulacak. Sinerji merkezi ve TEK-MER Teknoloji Bölgesinin altyapısını oluşturuyor.
VERİMLİLİK ÖNEMLİ
Milli Prodüktivite Merkezi adından anlaşılacağı üzere verimlilik. Hepimiz günlük yaşamlarımızda çeşitli uğraşılar ile günümüzü geçiriyoruz. Önemli olan bir günümüzün diğer günümüzden farklı olması, verimli geçmesidir. Firmalarımız, işletmelerimiz, ticarethanemiz kendi verimliliklerinin ne olduğunu, nerede aksadığının etüdünü yapamıyor. Devlet verimlilik merkezi, verimliliği ölçme merkezi kurduysa bundan faydalanmak lazım. Türkiye'de bazı iller bu çalışmayı yapmışlar. Biz de 2002-2003 yıllarındaki müracaatlarımızla 2004 yılında bu işi programa aldık. Şu an Isparta'daki işletmelerimizin de verimlilik ölçümleri yapılıyor. Bu çalışma sırasında verimliliği artırmak için neler yapılacağı, verimliliğin içinde bizim oda olarak talep ettiğimiz atölye ve dükkanları kurumsallaşmaya götürmektir. Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyduk. Geçmişte Isparta halıcılıkta tanınan bir şehirdi. Gün geldi halıcılık yok olmaya yüz tuttu. Neden? Bu anda işin ticari ve üretim boyutuna bakmak lazım. Üretim boyutunda teknolojiye ayak uyduramazsanız yok olmaya yüz tutarsınız. Isparta'nın yarısı geçmişte halı dükkanları ile doluydu. Kasanının anahtarı kimdeyse patron oydu. O günlerde kurumsallaşmaya gidilerek, birlik beraberlik içinde olunsaydı, yeni teknolojiler alınıp dünya kapıları zorlansaydı bugün halıcılık bu duruma gelmezdi. Dolayısıyla o kurumsallaşmayı sağlayamadık. Günümüze geldiğimizde aynı durum elma için söylenebilir. Başta Eğirdir ve Gelendost bölgesi elmacılıktan ekmek yiyor. İnsanlar elmalarını satıyor ve % 30-40'ı geri dönmüyor. Malını satıyor, para geri dönmüyor. Bu nedenle biz Isparta'da 1996 yılında ticaret borsasını kurduk. Bu da bir nevi kurumsallaşmaydı, ancak başarılı olamadı. Milli Prodüktivite Merkezi'nin yapmış olduğu iş, Isparta'nın verimliliğini artırmaktır. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde neler yapılabilir, verimliliği nasıl artırırız, ne yaparsak bu kurumsallaşmayı daha iyi sağlar ve geleceğe dönük çalışırız.
DEĞERLERİMİZİ KAPTIRDIK
Isparta'nın Senirkent Kasabasında 40-50 yıl önce dokumacılık hat safhadaydı. Şimdi eser yok, tekstili Denizli'ye kaptırmışız. Ayakkabıcılığı yine Konya'ya, metal işlerini yine aynı şekilde kaptırmışız. Ağaç konusuna geldiğimiz zaman kalıp tahtasından keresteye kadar, geçmişte ağaç işlemesinin merkezi de Isparta'ydı. Değerlerimizi birer birer farklı illeri kaptırmışız. Geçmişte Isparta'nın lokomotifi olduğu değerler birer birer gitmiştir. Şu an ne yapalım ki bunları tekrar kazanalım diye düşünüyoruz. Bu bölge 2020-2030'da ne yapacak, hatta 2050'de ne yapacak. Bunun için değişik kurumlara gittik. Bu düşünce aşamasında TÜBİTAK bizim önümüzü açtı. TÜBİTAK yalnız Isparta'yı değil; Isparta, Burdur, Antalya üçgenini düşünün. Sonra buna Afyon ve Uşak'ı da ekleyin, bir Batı Akdeniz Kalkınma Planı yapın. Bunun için ilk hafta Eğirdir'de Batı Akdeniz işbirliği toplantısı yaptık. 1996-1997 yıllarında Batı Akdeniz'i Geliştirme Vakfı'nı kurduk. Isparta, Burdur, Antalya merkez odalar ve borsaları ve kazalarındaki odalarla işbirliği yaptık. Amacımız 2030 yıllarında nerede olacağımızı düşünürken, elimizdeki değerlerin ne olduğunu ortaya çıkarmak. Maalesef Türkiye'nin ne ticari ne de sanayi anlamda hala envanteri yapılmamıştır. Elimizdeki değerlerle hangi alana yönelimin çalışmasını yapmaya karar verdik. TOBB'dan maddi destek aldık. Akdeniz Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi'nden bir heyet oluşturduk. Bir inceleme yapıldı. Türkiye'de ilk defa bölgesel bir stratejik kalkınma planı hazırlandı. İller bazında bu çalışma yapılmış, ancak üç ilin bir araya geldiği bir plan söz konusu değildi. Türkiye'nin bu tür projelere ihtiyacı var. Elinde ne olduğunu bilsin ki geleceği görebilsin.
ORGANİZE SANAYİNİN DÜNÜ BUGÜNÜ
1995 seçimlerinden sonra yönetimimizi oluşturduğumuzda, mahkeme kararı ile durdurulmuş bir organize sanayiimiz vardı. Elektriği yoktu, suyu yoktu. Bugün baktığımızda organize sanayiimizin 3/1 oranında yoğunluğu var. Bunun yanı sıra 15 yıl öncesinden başlamış, deri organize sanayii masalımız vardı. Biz bu sanayiinin kurulmasından yanaydık, istemeyenlerde vardı. Bizim amacımız 700 yıllık bir mazisi olan iş kolunun Isparta'da yok olmamasıydı. Çünkü dericilik okuldan çıkarak yapılacak bir iş değildi. Her şeyden önce bunun çıraklık, kalfalık ve uzmanlık döneminin okulda eğitimini alanların desteği ile yürütülmesi gerekiyor. Bugünkü tabakhanemiz ilkel koşullarda çalışıyor. Ya burası kapanacak ya da yeni bir organize sanayi ile bu meslek daha modern ortamlarda yapılacak. Bu görüşten hareket ederek bazı engelleri aşmaya çalıştık. 2004 yılında organize sanayiimiz işlerlik kazanacak, ancak hükümetin son çıkardığı 1500 dolar altındaki teşvik kapsamı bizi engelledi.
REFORMLARA İHTİYAÇ VAR
Türkiye'de hangi konuya el atsanız bir reform ihtiyacı olduğunu görürsünüz. Örneğin seçim sistemi ve siyasi partiler için bir imza kampanyası yaptık. Türkiye'de ilk defa 76.000 imza ile TOBB Başkanımızın önüne oturduk. Sağolsun başkanımız olaya sahip çıktı. İsteklerimizden bir tanesi, halk kendi adayını kendisi seçsin, imparatorluk olmasın. Artık siyaset meslek olmaktan çıksın, dolayısıyla seçimle gelinen bir yerde iki dönemden sonra başkanlık yapılmasın. Önce kedimizde reform yapmalıyız, çağa uymalıyız düşüncesindeyiz. Isparta halıcılık döneminde bir para potansiyeline sahipmiş, bu potansiyeli halka açık değişik fabrikalara yatırmış. Daha sonra buralar birilerinin tekeline geçmiş ve yatırılan paralar geri dönmemiş. Sonuçta vatandaş elindeki parayı Antalya'da eve arsaya yatırmıştır. Bugün Isparta'da 40 bin öğrenci var, buradan mezun insanlardan nasıl faydalanabiliriz?
AB'YE ÜYELİĞİ DEĞERLENDİRDİ
Türkiye Avrupa Birliği'ne hazır mı diye düşünmeden önce, Romanya, Bulgaristan hazır mıydı diye düşünmemiz gerekiyor. Dünya globalleşmeye, AB bütünleşmeye gidiyor. Bütünleşirken de diyor ki; şu kanunları çıkar, şu reformları yap ve bana gel. Eğer biz kalkınacaksak, yolsuzlukları bitireceksek, bu kanunları çıkararak kendimi düzeltelim. Onlar bizi ister alsın ister almasın. Türkiye'de bugün enflasyon düşmüş, ihracatımız artmıştır. Dolayısıyla iyi bir yerde olduğumuzu görüyoruz. Ancak yukarıdaki iyiliğin aşağıya yansıması yok. Bu iyiliğin tabana yansımasını görmemiz lazım. Bunu görmeyi hep birlikte istiyoruz, başka Türkiye yok.
BAŞKAN'DAN MESAJ
İhracata dayalı, son teknolojiye sahip, çevreci sanayi tesislerine sahip olmamız lazım. Bizim Isparta'mızın üreticisi, sanayicisi olaya böyle bakmalı. Disiplinli, verimli, yüksek kaliteyle ihracata yönelik çalışan bir sisteme doğru gitmek zorundayız. Amerika'yı yeniden keşfetmenin bir anlamı yok. Çağa ayak uydurmamız gerekiyor."
EYÜP AVCULAR KİMDİR?
1952 doğumlu. Makine mühendisi. Oda başkanlığından önce 1991 yılına kadar resmi taahhüt işleri ile uğraştı. Bundan sonra inşaat sektöründe çalışma başlattı. Evli 2 çocuk babası.