goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

7 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Uluborlu Atılım İçinde

Uluborlu'nun bu günlerde yeni bir atılım içinde olduğunu açıklayan Kaymakam Şaban Acar "Biz Uluborlu'nun daha da iyiye gitmesini istiyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız" dedi. Uluborlu Kaymakam Şaban Acar "Eski kasaba diye bilinen tarihi kenti canlandırma ve yeniden hayata kavuşturma gayreti ve atılımındayız. Bu bölgeyi kalesi, köprüleri, çeşmeleri, hamamları ve medreseleri ile yeniden hayata döndürme projesi hazırladık. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini yaşatacak bir şekilde dört devirde Uluborlu olarak Türk tarih ve kültür turizminin hizmetine sunmak istiyoruz" diye konuştu. Uluborlu'nun bu günlerde yeni bir atılım içinde olduğunu açıklayan Kaymakam Şaban Acar "Biz Uluborlu'nun daha da iyiye gitmesini istiyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız" dedi.

Kaymakam Acar "Eski kasaba diye bilinen tarihi kenti canlandırma ve yeniden hayata kavuşturma gayreti ve atılımındayız. Bu bölgeyi kalesi, köprüleri, çeşmeleri, hamamları ve medreseleri ile yeniden hayata döndürme projesi hazırladık. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini yaşatacak bir şekilde dört devirde Uluborlu olarak Türk tarih ve kültür turizminin hizmetine sunmak istiyoruz" diye konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'ne ilçesinin konumu ve kaymakamlık olarak çalışmalarını anlatan Şaban Acar, tarihe tanıklık eden Uluborlu'yu anlatırken şunları söyledi:

TARİHE TANIKLIK EDEN İLÇE

"Kentler var tarihe tanıklık eden, onların kuruluşu bilinmez. Anadolu'daki kentlerin bazılarında bu böyledir. Romalılardan biraz daha ulaşılabilse buralara yerleşen ilk insanlardan bahsedilir. İnsan hayatının Anadolu'da başladığı zamanlara kadar gidilir, adeta hayat burada başladı denilir. İşte Uluborlu Anadolu tarihine tanıklık eden şehirlerden biridir. Tarihi milattan önce 3-4 bine dayanır. Apolonia ile antik çağı yaşar, 1071 yılında Malazgirt'te olan Alparslan'ın çocukları 1074'te Uluborlu'dadır. Daha o zaman Türk yurdu olur Uluborlu ve ebediyete kadar öyle de kalacaktır. O artık Anadolu Türkleri'nin serüvenine tanıklık eder, Selçuklu, Beylikler ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti. Beylikler döneminde Hatipoğulları'nın başkentidir. Osmanlı sarayına sadrazamlar, şeyhülislamlar yetiştirir. Gün gelir vatan, bayrak, ırz, namus tehlikeye düşer, Uluborlu yine en öndedir. Muvazzaflar hariç 200'den fazla yedeksubayla I. Dünya Savaşı'ndadır. Kurtuluş savaşında şehit verdiği yedeksubay evladının sayısı 120'den fazladır. 242 istiklal madalyası ile Türkiye'nin en fazla istiklal madalyasına sahip ilçesidir."

KİRAZI İLE DE ÜNLÜ

Uluborlu Kaymakamı Şaban Acar; kirazın Uluborlu için önemine de dikkat çekerek bu konuda şunları söyledi: "Kentler var ülkemizde kömürü, demiri, elması, armudu, kayısısı, fındığı ile ünlü. Ürettiği ürünler kervanında da geri kalmaz Uluborlu. Kirazı ile dünyaya nam salar. Dünya saray sofralarının baş tacı meyvesidir. Uluborlu'nun altın kirazı ve ondan geri kalmayan elması. Bunlara ilaveten vadiye hayat veren barajı, içimine doyum olmayan ve sağlığa sağlık katan havası ile Isparta'nın kutup yıldızıdır Uluborlu." Uluborlu Kaymakamı Şaban Acar, ilçesinin konumuyla ilgili olarak daha sonra şunları söyledi: "Uluborlu bu günlerde yeni bir atılım içinde, eski kasaba diye bilinen tarihi kenti canlandırma ve yeniden hayata kavuşturma gayreti ve atılımı bu. Bu bölgeyi kalesi, köprüleri, çeşmeleri, hamamları ve medreseleri ile yeniden hayata döndürme projesini ortaya koyuyor. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini yaşatacak bir şekilde dört devirde Uluborlu olarak Türk tarih ve kültür turizminin hizmetine sunmak istiyor.

NÜFUS 11.800'Ü AŞTI

İlçe merkezimizde 11 bin 800 nüfusumuz var. Buradaki insanlarımız iş istihdamı olmadığı için eğitimlerini alıp, tahsillerini yaparak gitmişlerdir. Uluborlu, her dönem kan kaybetmiştir. Sürekli Antalya'ya, İstanbul'a ve Nazilli'ye göç vermiştir. 1900'lerde 30 bin olan nüfusumuz bugün 14 binlerdedir. Coğrafi yapı olarak Akdeniz ve Anadolu'nun geçiş noktası, dolayısıyla karasal bir iklime sahibiz. Sert bir kışımız var, yazımızda kurak ve sıcak geçiyor. Havası çok temiz, insanlarımız yaşlıdırlar, ama çok genç görünürler.

HALK, KİRAZA DUACI

Barajın yapımından sonra da ciddi boyutlarda kiraz üretimi başlamıştır. Üretilen kirazın tamamına yakını ihraç ediliyor. Bu da ilçemiz için çok ciddi bir gelir kaynağı oluyor. Bu sene kirazın fiyatı 4 milyon ile 5 milyon arısında değişti. böylece ilçede ekonomik olarak ciddi anlamda bir getirisi oldu. Türkiye'nin kişi başına düşen milli gelirinin en önde gelen ilçelerden bir tanesi, hatta bir çok ili de geri bırakır durumdadır. Nüfusun azlığı gelirin yüksekliği ciddi bir gelir, ama bu da tabi ki belli bir süre için geçerli. Bu süre de 20 Haziran'da başlıyor, 15 Temmuz'da bitiyor. Öyle olunca da dışarıdaki vatandaşlarımız yazın geliyorlar ve ilçemizde tam bir şenlik havası oluyor.

ÖĞRETMEN SIKINTISI VAR

Eğitimde öğretmen sıkıntımız var. Sekiz yıllık eğitim veren iki ilköğretim okulumuz var. Köylerimizdeki öğrencilerimizin tamamı ilçemize geliyor. Dolayısıyla köylerimizde okul yok. Bir tane ilköğretim okulumuz var ve 200'e yakın öğrencimiz kalıyor. Çok programlı lisemiz var. Normal lise, süper lise ve giyim bölümü olarak üç bölüm mevcut. Burası yatılı ve 150 öğrenci kapasitesi var. Endüstri meslek lisesi yatılı, imam hatip lisemiz var, o da yatılı. Son dönemde açılan Süleyman Demirel Üniversitesi'ne bağlı Selahattin Karasoy Meslek Yüksek Okulumuz var. Burada 700'e yakın öğrencimiz var. Bir tane kütüphanemiz var ve orada bir konferans salonu yaptırdık. Sinema ve tiyatro salonu gibi de kullanabileceğiz. Yani eğitim konusunda sadece bazı branşlarda öğretmen açığımız var.

SAĞLIK ALANINDA ŞANSLI

Sağlık anlamında da Uluborlu şanslı. Devlet hastanemiz ve aynı zamanda sağlık ocağımız var. Sağlık ocağımızda anne çocuk sağlığı merkezimizle sağlık ocağı beraber çalışıyor. İki doktorumuz ve yeterli sayıda personelimiz var. Devlet hastanemizde de aynı şekilde 3 doktorumuz, bir geçici personelimiz var ve pratisyen hekim de sıkıntımız yok. İki tane ambulansımız var, 112 acil hizmetleri veriyor. Ayrıca bir de diyaliz ünitemiz açıldı. Bu merkez vatandaşların, özel idarenin ve hastane döner sermayenin katkılarıyla yapıldı. Hastanemiz özel hastane ile kıyaslanabilir düzeydedir.

ULUBORLU'DA ULAŞIM

Uluborlu; İzmir-Konya yolu üzerinde, tüm karayolları ile bağlantılıdır. Isparta'ya 65 kilometre, Burdur'a 64 kilometre uzaklıktadır. Afyon'a Yalvaç ve Konya'ya da Eğirdir bağlantılı ulaşıma devamlı açıktır. Tüm yollar asfalttır.

GEÇİM KAYNAKLARI

Halkın geçim kaynağı olarak memuriyet başta geliyor, ama asıl geçim kaynağı kirazcılık. Sonrasında ise elmacılık geliyor. Burada herkesin elma ve kiraz bahçesi vardır. Bu nedenle fakir diyebileceğimiz insan sayısı sınırlıdır. Uluborlu'da olup da geçim sıkıntısı çeken insan yoktur. Burada insanın aç kalması için özel bir gayret sarf etmesi lazım.

YASAYI DEĞERLENDİRDİ

Burada yapılacak olan çeşmenin Ankara'da karar altına alınması gibi bir saçmalık olamaz. Burada yapılacak olan bir sağlık ocağının kararını Sağlık Bakanlığı vermemeli. Ek binanın kararını Ankara'dakiler vermemeli. Herkesin kabul ettiği bir şeyi biz bakanlıktan geçiremiyoruz. İşin yürütülmesi için yetkinin mutlaka yerele devredilmesi lazım. Ancak devrederken de bazı kriterlerin de beraberinde gelmesi lazım. Bizde şu an iki başlı bir yönetim var, il ve ilçelerde. Vali ve belediye başkanı tabii bir de askeri sayarsak üç eder. Birisi seçilmiştir, birisi atanmıştır. Valiyi aradan çıkaramazsınız, çünkü devleti temsil ediyor. Belediye başkanını halk seçiyor. Çok hızlı gidiyor gibi geldi bana, hızlanmış işler de raydan çıkabiliyor.

HAYALİNDEKİ PROJELER

Uluborlu'da gerçekleştirmek istediğim bir hayalim var. Uluborlu, dediğim gibi 3-4 dönemi yaşamış bir kent. Yani tabir yerinde ise tarihe tanıklık etmiş bir yer. Dolayısıyla bu niteliğini taşıyan o zamandan kalan tarihi eserleri var. Bir kısmı yıkılmış, bir kısmı hala hayatta. Benim de hayalim Uluborlu'da Selçuklu Kalesi ile birlikte beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yaşatacak eski kasaba dediğimiz mevkii bu dört dönemi yaşatacak bir kent haline getirmek istiyorum. Bu projemizi bakanlığa sunacağız. Orada medreseler hamamlar, çeşmeler, camiler yaşayacak. Burada bir minya tarihi gibi bir tarih oluşturalım istiyoruz. Kültür turizmini burada yaygın hale getirmek istiyoruz. İnsanlarımız beylikler dönemini, bir Osmanlı'yı, bir Selçukluları yaşasın istiyorum. Umarım zaman içinde tamamlanır. Bir diğer projem de, Avrupa'daki süper ve hipermarketlerin oluşturdukları bir standartlar dizisi var. Yaş sebze ve meyveyi standartlara bağlıyorlar. İlaç ne zaman yapıldı, nasıl yapıldı, kim yaptı diye onu kayıt altına alıyorsunuz. İşçinin sosyal güvenliğinden, toprağın yapısına kadar bunları belli bir standarda bağlamışlar. O standartlara uyarsanız 2005'ten itibaren sizden yaş sebze ve meyve alacaklar. Bu proje bizim için çok önemli, çünkü biz kirazımızı büyük ölçüde ihraç ediyoruz. Eğer o standartları yakalayamazsak gelecek yıl Avrupa'daki marketler zinciri "Biz sizden mal almıyoruz" diyecekler. Dolayısıyla ilk bizim de ihraç etmemiz lazım, onun için çalışıyoruz. Köylerimize ve ilçe merkezlerimize ilaç hazırlama yerleri yapıyoruz. İlaç hazırlama yerlerinin akabinde, çiftçide kendi bahçesinde yapabileceği tesisi hazırladıktan sonra bir problem kalmayacağına inanıyorum. Bununla ilgili 6-7 tane toplantı yaptık. Yüksek okulumuzda kadastro, bilgisayar ve elektrik-elektronik bölümleri var. Ayrıca bilgisayar teknolojisi ve programcılığı var, ancak ziraat bölümümüz yok. Bu sene birkaç bölüm daha açılacak.

ASAYİŞTE PROBLEM YOK

Asayişte bir problemimiz yok, ilçede belli bir kültürel seviye var. Bu işler ekonomiye ve kültürel yaşama da bağlı, onun için bu yönden bir problemimiz yok. Jandarmada beş yıl içinde gözaltına alınan kişi sayısı üç. Burada kimse kimsenin tavuğuna kış demiyor.

HEDEF DAHA İYİYE GİTMEK

Dışarıdaki Uluborlular beldelerini çok severler. Aşırı bir milliyetçilik gibi bir hava vardır. Biz tabi ki Uluborlu'nun daha iyiye gitmesini istiyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız." Uluborlu, "Altın kiraz"a duacı... Uluborlu ilçesi, sulu tarım ziraat yanında kiraz üretimi bakımından önemlidir. 30-35 yıl önce üretimine başlanan Uluborlu Kirazı tamamen ihraç edilmektedir. İlçede 17 tür kiraz yetişmektedir. Uluborlu kirazının başlıca özellikleri; dayanıklılığı, kalitesi ve kendine has lezzetidir. İngiltere, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkelere ihracat yapılmaktadır. Uluborlu çevrede üretilen kirazlarından ihracatı için alım merkezi haline gelmiştir. İlçede kiraz bahçelerinde modern ve zirai tekniklere uygun olarak üretim yapıldığından üretim rekoltesi yüksek olmakta ve pazarlama sorunu doğmamaktadır. Sulu tarım dışında hayvancılık ve el sanatları halkın geçim kaynakları içerisinde önemli yer tutar.

ULUBORLU'NUN TARİHİ

Tarih öncesi devirlerden beri çeşitli milletlerin medeniyet kurduğu Uluborlu, üzerinde kurulan medeniyetlerin izlerini hala taşımakta olan eski bir yerleşim merkezidir. 1800'lü yıllarda çeşitli Avrupa bilginlerin yapmış oldukları araştırmalar sonucu; Uluborlu'nun 4000 sene önce Hititler tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır. Hititlerin sosyal yapısı itibarıyla buraya bir ad verilmemiştir. Fakat Uluborlu'nun korunmaya elverişli bir bölge olması büyük bir yerleşim yeri olmasını sağlamıştır. Bu döneme ait çeşitli kalıntılar hala mevcuttur. Hititlerin MÖ 1200 yılında yıkılmasından sonra hiçbir milletin egemenliği altına girmeyen Uluborlu, M.Ö. 800'lü yıllarda Frig Devletinin egemenliğine girmiştir. Daha sonra sırasıyla Lidyalılar, Persler, Pisidyalılar, Galatlar, Romalılar tarafından idare edilmiş olup bu döneme ait pek çok medeniyet kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesinden sonra Bizanslıların eline geçmiştir. Şehit, Seleukoslar döneminde Apollonia adıyla anılmıştır. Bu döneme kadar Apollonia, Ayvalar memleketi anlamına gelen Mordiaum, Zosimos isimli papazın ismine izafeten Sozopolis adını almıştır. Uluborlu, Türklerin fethi öncesinde Apollonia, Sozopolis, Mardion, Mardiyon, Margion, Mardiaion adlarıyla anılmıştır. 1070'li yıllarda Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından yapılan savaşta Bizans İmparatoru Ioannes Kommenos'den alınarak Türk egemenliğine girmiştir. Türk egemenliğinden sonra Uluborlu, Borgulu, Burgulu, Bur'ulu, Uluğborlu isimlerini almıştır. Kesin olarak Anadolu'nun Türklerin eline geçmesini sağlayan Miryakefalon Savaşı Uluborlu'ya çok yakın yerde, Kumdanlı Boğazında yapılmıştır. Bu savaşta askeri ve lojistik destek Uluborlu üzerinden sağlanmıştır. Savaşın kazanılmasından sonra önemli Türkmen Beyleri Uluborlu'ya yerleşmişlerdir. Şu anda ve yakın tarihte Uluborlu ve çevresinde çeşitli ırk ve dinlere rastlanmamaktadır. Kırşehir dolaylarında başlayan Babai isyanından kaçan Ahi'lerin bir kısmı Uluborlu'ya gelip yerleşmişlerdir. Bunlara ait türbeler ve Arpacık adıyla anılan bir çeşme günümüze kadar gelmiştir. Yunus Emre'nin hocası olan Taptuk Emre ve Ahi Evran, Babai isyanlarında öldürülmüş, ayrıca Moğol baskıları sonucunda Ahiler güvenlikleri için Anadolu'nun batısına doğru gelmişlerdir. Bu göçler sırasında büyük şair Yunus Emre'nin de bölgeye gelmiş olması tahmin edilmektedir. Halkın dilinde dolaşan menkıbelerin dışında Yunus Emre'nin Uluborlu'da yaşadığı ve mezarının bölgede olduğu hakkında bilimsel deliller vardır.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis