
Kumdanlı'da alt yapı olarak bugüne kadar yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu söyleyen DYP'li Belediye Başkanı Abdullah Biçici; "Halen bir kasabı görünümüne bürünebilmiş değiliz. Bunları söylemek acı, ama gerçekler maalesef budur. Şu an şikayetten çok çözüm üretmeye çalışıyoruz. Çözüm mercii biziz, ama kurumların gerekli desteği, en azından bilgi akışı yok" dedi.
Beldesinde siyasi bağnazlık bulunduğuna dikkat çeken DYP'li Başkan Biçici "Partilerin seçmenleri birbirlerinin kahvesine gitmez. Birlik ve beraberliğin olmadığı toplumlarda kalkınmayı sağlamak mümkün değildir" diye konuştu. Kasabada öncelikli hedeflerinden birinin birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu bildiren Başkan Abdullah Biçici; birlik ve beraberlik sağlanmadan Kumdanlı'da çok fazla bir şey başaracaklarına inanmadığına dikkat çekti. Kumdanlı'da alt yapı olarak bugüne kadar yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu söyleyen DYP'li Belediye Başkanı Abdullah Biçici; "Halen bir kasabı görünümüne bürünebilmiş değiliz. Bunları söylemek acı, ama gerçekler maalesef budur. Şu an şikayetten çok çözüm üretmeye çalışıyoruz. Çözüm mercii biziz, ama kurumların gerekli desteği, en azından bilgi akışı yok" dedi. Beldesinde siyasi bağnazlık bulunduğuna dikkat çeken DYP'li Başkan Biçici "Partilerin seçmenleri birbirlerinin kahvesine gitmez. Nedense siyasi bağnazlık var. Bu da birlik ve beraberliğin oluşmasını engelliyor. Bildiğiniz gibi birlik beraberliğin olmadığı toplumlarda kalkınmayı sağlamak mümkün değildir" diye konuştu. Kasabada öncelikli hedeflerinden birinin birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu bildiren Başkan Abdullah Biçici; birlik ve beraberlik sağlanmadan Kumdanlı'da çok fazla bir şey başaracaklarına inanmadığına dikkat çekti. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'ne beldesinin konumu ve başkan olarak hedeflerini anlatan Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Kumdanlı Beldesinin Doğru yol Partisi'nden (DYP) seçilen Belediye Başkanı Abdullah Biçici şunları söyledi:
ACİL İŞLERE HIZLI BAŞLANGIÇ
"Göreve geldiğim günden itibaren beldemizin sorunlarını tespit etmeye çalıştım. İmkanlarımız ölçüsünde yapılması gereken acil işleri yapmaya giriştik. Öncelikli sorunlarımızın başında içme suyu geliyor. Dağdan cazibeyle gelecek olan suyun borularını döşedik, ancak yine de suyumuz yetersiz. Yeni kaynakların bulunması gerekiyor. Beldemizin içinde bulunan içme suyu şebekesi zayıf ve çürük. Her gün üç beş patlak veriyor. İçme suyu şebekesi bizi uğraştırıyor. Tamiri ise ciddi bir maliyeti gerektiriyor. 42 yıllık kasaba olmamıza rağmen maalesef kanalizasyon yarı yarıya yok. Alt yapı olarak bugüne kadar yapılan çalışmalar yetersiz. Buna yolu da eklersek, yol ve güzergah çalışmaları da eksik diyebiliriz. Kısacası halen bir kasabı görünümüne bürünebilmiş değiliz. Bunları söylemek acı, ama gerçekler bu şekilde.
KADRO VE BORÇLAR
Belediyemizde 9 kadrolu personel ve bir işçimiz var. Gelen ödeneğimiz 2 bin 900 kişiye göre geliyor. Bu gelen parayla da hizmet etmek ve hizmet vermek çok kolay değil. Yalvaç'ın en eski iki beldesinden biri olmasına karşın, sürekli olarak göç veriyoruz. Şu anda İzmir'deki nüfusumuz kasaba nüfusunun iki katı. Göçün başlıca nedeni işsizlik ve tarım alanlarının çok fazla parçalanmış olmasıdır. Yetersiz tarım alanlarında insanlar doyuma ulaşamayınca ekonomik ihtiyaçlar için İzmir, İstanbul ve Antalya gibi illere göç ediyorlar. Belediyeyi 250 milyar borçla devraldık. Bunun yalnızca 200 milyarı TEDAŞ'a ait ve içme suyu pompalarından kaynaklanıyor. Bugüne kadar da içme suyu paraları toparlanıp ödenmemiştir. Personelimize de bir miktar borcumuz bulunmaktadır.
"SİYASİ BAĞNAZLIK VAR"
Bir de beldemiz sosyal yapı açısından siyasi çatışmaların fazla olduğu bir yer. Geçmişe göre iyi ancak istediğimiz düzeyde değil. Şu an belli başlı 3 partinin seçmenleri birbirlerinin kahvesine gitmez. Nedense siyasi bağnazlık var. Bu da birlik ve beraberliğin oluşmasını engelliyor. Bildiğiniz gibi birlik beraberliğin olmadığı toplumlarda kalkınmayı sağlamak mümkün değildir. Kasabada öncelikli hedeflerimizden bir tanesi de bu birlik ve beraberliği sağlamak. Seçimler bittikten sonra herkesin kendi aşında, işinde ve ortak amaç etrafında toplanmasını sağlamaktır. Geçtiğimiz günlerde Hoyranspor Kulübümüzün gecesini düzenledik. Her partinin seçmeninin çocuğu olmasına karşın, aileler DYP gecesi gibi düşünüp çocuklarını izlemeye gelmediler. Birlik beraberlik sağlanmadan Kumdanlı'da çok fazla bir şey başaracağımıza inanmıyorum.
SORUN ÇOK FAZLA
Şu anda kanalizasyon ile uğraşıyoruz, ancak elimizde yeterli araç gerecimiz yok. Traktörden bozma bir kepçemiz var, bununla ıslak zeminde kazı yapmak mümkün değil. 42 yıllık kasabamız için yapılan imar planları bir birini tutmuyor. İller Bankası'na plan için başvurduk. 2005 programına alındığını söylediler. İmar planı çizildikten sonra yeni güzergahların açılması ve alt yapı çalışmaları daha rahat yapılacak. Bizim en büyük dezavantajımız muhalefetteki bir partinin belediye başkanı olmamızdır. Yalvaç'ta düzenlenen festivale gelen Bakanımız Erkan Mumcu toplantı yaptı. Dört muhalif partinin başkanı bu toplantıya çağırılmadı. Biz beldede olan 33 tane problemi belirlemiştik, bunları bakanımıza biz de iletmek istiyorduk, ancak bu toplantıda muhalifler ayrıma tabi tutuldu. Mezarlık imar planımız çıkacak, kanalizasyon tamamlanacak. Burada bulunan orman arazisinde büyük boşluklar var. Boşlukların ağaçlandırılması gerekiyor. Elimizdeki araçlarımız oldukça eski ve hantal. Ulaşımı özelleştirerek sırtımızdaki bu kamburu atmak istiyoruz. Daha çok iş makinelerine ihtiyaç var. Belediye bir inşaat şantiyesi gibi, durmadan altyapı ile uğraşıyoruz.
ÖZKAYNAK YOK
Özkaynaklarımız yok denecek kadar az. Halkımızın en büyük isteği soğuk hava deposudur. Ancak 2 bin tonluk bir depo yapmaya kalkışsanız maliyeti 1,5-2 trilyondur. Bunun yapımını belediyemizin 20 yıllık bütçesi karşılayamaz. Kendi ürettiğimiz ürünleri kooperatifleşerek kendimiz pazarlarsak kalkınabiliriz. Kooperatif, hayvan ve ürünlerini kapsayacak şekilde olmalı. Kooperatifi kurmak için girişimde bulunduk, ancak bir grup siyasi tamam diyor, diğer çevre uzak duruyor. Siyaset bilimcimiz Ahmet Taner Kışlalı "Sermaye karşısında en güçlü şey örgütlenmedir. Örgütlenme olmadan insanlar ekonomik özgürlüklerini kazanamazlar" diyor. Burada kayısı üretiyoruz. Fiyatı 1,5 milyondan başlıyor ve 500 bin liraya kadar düşüyor. 1986 yılından bu yana beldemizde sulama yapılıyor, ancak sulama kanalları yapıldığı günden bu yana kapaklarından su kaçırıyor, ana kanal etrafından su boşalıyor. Hoyran Sulama Birliği'nin de bin bir türlü derdi var. Şu an şikayetten çok çözüm üretmeye çalışıyoruz. Çözüm mercii biziz, ama kurumların gerekli desteği, en azından bilgi akışı yok. Vatandaş alyanak kayısı dikiyor, şekerpare çıkıyor. Halkımız kayısı ve elma yetiştiriciliğinin yanı sıra büyükbaş hayvancılık yapıyor. Bunun dışında 6 ay dışarıda çalışıp, 6 ay ilçede kalanlar var. Ayrıca nohut da yetiştiriliyor.
FESTİVALSİZ BELDE
Bugüne kadar beldemizde festival yapılmamıştır. Bu da birlik ve beraberliğin olmamasından kaynaklanıyor. Ayrıca personel maaşını ödeyemeyen belediyemiz için festival ayrı bir yük olacaktır. Belediyemizde sistemli bir düzen kurulmamıştır. Ne içme suyu kayıtları, ne de tahsilatlar düzenli tutulmuştur. İmara yeni açılan bölgemizde park bahçe düzenlemeleri yapacağız. Mevcut olan parkımızı daha da güzelleştirmek için çalışmalarımız var, ancak alt yapının tamamlanmamış olması üst yapıya ilişkin çalışmalarda elimizi kolumuzu bağlıyor. Parke çalışmasına girişeceğiz, ancak kanalizasyon sorunumuz bitmiş değil.
EĞİTİM VE SAĞLIK
İlköğretim zorunlu hale geldiği için öğrencilerimiz yüzde yüz devam ediyor. Ancak ilköğretimden sonra eğitime devam eden öğrencimiz çok az. Beldemizde lisemiz var, bir kısım öğrencimiz ise Yalvaç'a gidiyor. Ancak hem ilköğretim hem de lisede öğretmen açığımız var. Vekil öğretmenler ile eğitim yürütülmeye çalışılıyor. İlköğretim okulumuzda üç öğretmen kadrolu, ikisi vekil. Buraya branş öğretmeni geliyor, hemen Yalvaç'a çekiyorlar. Eğitimde taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Eskiden beldemizdeki okuma düzeyi çok daha yüksekti. Bizim dönemimizde liseyi bitirenler % 80 civarındaydı. Şu anda bu oran % 50'lerde. Zaten Türkiye'de eğitim başlı başına bir sorun. Sağlık ocağımız var ve çocukların aşısı düzenli olarak yapılıyor. 1990 yılından sonra kasabamızda kanser vakaları arttı. Bunun tespitinin yapılması gerekiyor. Meyvecilikte kullanılan ilaçların içme sularına karışmasından kaynaklandığını düşünüyoruz.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Mahalli İdareler Yasası'nın bizim açımızdan yararları kadar ağır sorumlulukları da var. Beldede bulunan kurumlar bize devredildiği taktirde yükümüz artacak. Biz zaten kedimizi taşıyamıyoruz, çünkü ekonomik gücümüz bu yükü kaldırmaya müsait değil. Belediye kendi hizmetlerini yerine getirmede sıkıntı çekerken bir kütüphanenin, bir sağlık ocağının eksiklerini nasıl gidereceğiz. Öncelikle mali açıdan desteklenmemiz gerekiyor. İki artı iki dört eder, ancak iki artı ikiyi beş yapmak için çalışacaksınız. Belediyeyi gelir getiren bir kurum haline getireceksiniz. Gelir getiren değil de gelir götüren kurumları bize devrediyorsunuz, böylece yükümüz daha da ağırlaşıyor. Bunun dışında yasanın bize sağladığı yetkiler var, yetkilerin yararları var. Yetki ve sorumluluk karşılıklı etkileşim halindedir. Eğer sorumluluk yetkiden ağır olursa o zaman yükü taşıyamazsınız. Belediyelerde siyasi kadrolaşmalardan kaynaklı elimizde kalifiye elaman yok. Bugün Kumdanlı Belediyesi'nin fen memuru yok. Bu eleman olmadan imar düzenini nasıl sağlayacağım. Kısacası her yönü ile sorunlar yumağı halindeyiz. Ben belediyeciliğin bu kadar ölü ve atıl vaziyette olduğunu içine girince gördüm.
BAŞKANDAN MESAJ
Siyasi hiçbir artniyet taşımaksızın hizmet vermeye çalışıyoruz. Halkımız bize güvensin. Bizimle birlik beraberlik içinde yapılan girişimlere destek versinler. Kasabamızı güzelleştirip, kalkındıralım. Kendi ürünümüzü kendimiz değerlendirelim.
MİLLETVEKİLLERİNE SİTEM
Milletvekillerimiz ne bizi toplantıya çağırıp derdimizi sordu, ne de belediyemizi ziyaret ettiler. Bu açıdan milletvekillerinin çalışmalarını başarısız buluyorum."
ABDULLAH BİÇİCİ KİMDİR?
1966 yılında Kumdanlı Kasabasında doğdu. İlköğrenimini Kumdanlı'da, orta ve liseyi Yalvaç İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden 1989 yılında mezun oldu. Adana, Zonguldak ve Baybur'ta görev yaptıktan sonra Isparta'ya tayin oldu. Aksu'nun Yakaafşar Beldesi'nde ve son olarak Yalvaç'ta ilköğretim okulunda müdürlük yaptı. 1999 yılında DYP'den aday oldu ama kazanamadı. 2004 seçimlerinde yine DYP'den aday oldu ve belediye başkanı seçildi.