
Kaymakam Mustafa Altınpınar, "Turizmde ciddi potansiyeli olan bir bölgedeyiz. Dağcılığın, su sporlarının ve izciliğin kısacası her türlü doğa sporlarının yapılabileceği bir bölge. Bu potansiyelin küçük bir bölümünü kullanabiliyoruz" dedi.
Halkımızla sürekli iç içeyiz, köy ziyaretlerinde de sık sık konuşuyoruz. Sütçüler'de görev yapmaktan oldukça mutluyum. Onlar gibi güzel insanlara hizmet götürmekten mutluyum. Elimden geldiği kadar hizmet etmeye çalışıyorum. Sütçüler'in en zengin olduğu alanın turizm olduğunu bildiren Kaymakam Mustafa Altınpınar, "Turizm anlamında ciddi potansiyeli olan bir bölge. Burası dağcılığın, su sporlarının, izciliğin kısacası her türlü doğa sporlarının yapılabileceği bir bölge. Ancak bu potansiyelin küçük bir bölümünü kullanabiliyoruz. En büyük problemimiz pansiyon ve konaklama yeridir" dedi. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'ne ilçesinin konumu ve kaymakamlık olarak çalışmalarını anlatan Sütçüler Kaymakamı Mustafa Altınpınar, şunları söyledi:
HIZLI GÖÇ VAR
"Sütçüler'in köyler ve mezralar dahil olmak üzere 119 tane yerleşim birimi var. İlçenin toplam nüfusu 18 bin 500. İlçe merkezinde ise 3 bin 700 kişi yaşıyor. 27 köy, üç kasabamız var. Coğrafi koşullardan kaynaklı olarak ilçede hızlı bir göç yaşanıyor. Bu da ilçedeki nüfusu hızla eritiyor. İlçenin köylerini ve kasabalarını dolaştığınız zaman çok fazla yaşlı insan görürsünüz. Gençlerin hepsi ekmek parası nedeniyle İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'ya gitmiş durumda. Bütün bu göçlerin nedeni ilçenin zirai anlamda, ekonomik anlamda zor koşullara sahip olmasından kaynaklanıyor.
TARIMA ELVERİŞSİZ
Sütçüler'in arazi yapısı kırık ve engebeli olduğu için çok dar bir alanda ziraat yapılıyor. Sulama tekniklerinin iyi bilinmemesi, tanınmaması nedeniyle bu güne kadar sulamadan kaynaklı hızlı bir erozyon ortaya çıkmıştır. Verimli toprak yok olmuş diyebiliriz. Damlama sulama sistemini şu an yaygınlaştırmaya çalıştırıyoruz.
PROJELER
Eğirdir'in Eyüpler Köyünde Türkiye'nin en büyük damlama sulama projesi gerçekleştirildi, hala da geliştiriliyor. Bu bizim için bir örnek oldu. Biz de bir köyümüzde bunun küçük bir örneğini sergileyeceğiz. Köyümüz Akdeniz iklimine yakın bir özellik gösteriyor. Örnek köyümüz olan Çandır Köyü de aynı durumda. Burasını seracılık anlamında bir üst haline getirmeye çalışıyoruz. İki ay önce 21 adet devlet-vatandaş işbirliği ile gerçekleştirilen sera teslim ettik. Bunun dışında bodur meyvecilik anlamında çalışmamız var. Birinci yıl ürünleri diktikten sonra ikinci yıl ürün alma şansımız var. Dolayısıyla vatandaşın sabırsızlığı da önlenmiş oluyor. Bu durum ülke ekonomisi açısında da önemli. Bu bölge bodur meyvecilik anlamında gelecekte üs konumuna gelecek. İklimsel ve topraksal anlamda bölgemiz uygun. Böylece kırık arazi yapısından da faydalanabileceğiz. Çünkü kırık ve eğimli arazi yapısı klasik anlamda sulama yaptığınız zaman kısa sürede verimini kaybediyor.
TURİZM ZENGİNLİĞİ
İlçemizin en zengin olduğu alan turizm. Burası çok eski yerleşim birimlerini barındırıyor. Özellikle Roma dönemine ait bir çok ören yerini burada bulabilirsiniz. Tarihi Kral Yolu buradan geçiyor. Yazılı Kanyonumuz var. 2 bin 5 yüz yıl önce Lidyalılar'ın ticaret yolu olarak kullandıkları güzergahını üzerinde. Adada antik kentimizde kazı çalışmalarımız sürüyor. Turizm anlamında ciddi potansiyeli olan bir bölge. Burası dağcılığın, su sporlarının, izciliğin kısacası her türlü doğa sporlarının yapılabileceği bir bölge. Ancak bu potansiyelin küçük bir bölümünü kullanabiliyoruz. Kendi yaptığımız gayrıresmi araştırmalara göre 18 bin civarında yabancı turist ilçemizi ziyaret etti ve edecek. En büyük problemimiz pansiyon ve konaklama yeri. Bunu çözdüğümüz takdirde bu sayıyı üçe dörde katlayacağımızdan şüphem yok. Buraya her gelen buranın hayatlarındaki en güzel yer olduğunu söylüyor.
EĞİTİM VE SAĞLIK
Fiziki anlamda eğitimde hiçbir eksikliğimiz yok. İki ilköğretim okulumuz var. Bu iki okul ilçe ihtiyaçlarına yanıt verebiliyor. Ancak personel açısından aynı şeyi söylemek mümkün değil. Özellikle köy okullarımızda vekil öğretmenlerimiz ile eğitim öğretim sürdürülüyor. Ancak bunlar 657'ye tabi öğretmenlerimiz kadar verimli olmuyor. Sağlıkta sözleşmeli personel ataması belki başka ilçelerde güzel neticeler doğurmuştur, ancak burada personel açığını gidermede ve iş anlamında verimi yükseltmekte de çok faydalı olduğunu gözlemlemedim. Hala personel açığımız devam ediyor.
SOSYAL ETKİNLİKLER
İlçemizde dut ve pekmez festivali yapılıyor. Festivale Sütçülerli olup, dışarıda yaşayanlar geldi. Milletvekilleri ve sayın Valimizin katılımıyla güzel bir festival gerçekleştirdik. Bunun dışında okullarımızın kendi çaplarında piyesleri oluyor. Yeni bir halı sahamız faaliyete geçti. Açılışını iki ay önce yaptık. Coğrafi koşullar nedeni ile burada yapılacak yatırımın maliyeti üçe dörde katlanıyor. İlköğretim okullarımızın pilav günleri yapılıyor en az bir festival kadar kalabalık geçiyor ve ilgi görüyor.
GEÇİM KAYNAKLARI
Halkımız geçimini tarım, hayvancılık ve orman envalinden karşılıyor. Son dönemlerde Isparta Valiliği önderliğinde yazılı kanyon bölgelerimiz için master planı hazırlanıyor. Bu plana uygun olarak yapılacak turizm yatırımları bu bölgeyi turizm açısından hareketli hale getirecek. Turizm de bir geçim kaynağı haline gelecek. Önümüzdeki hafta içinde örnek köy projemiz var. Isparta'da her ilçede bir köy bu proje kapsamında ele alınıyor. İçme suyu problemi varsa o çözülüyor. Meydan düzenlemesi yapılıyor, okul, sağlık ocağı ve köy kahvesinin onarımı yapılıyor. Biz de Çandır köyümüzü seçtik. Çobanisa Köyümüzde organik bağcılık projemiz var. 12 köyümüzde meydan düzenlemesi projemiz var. Besicilik ile ilgili henüz olgunlaşmamış projemiz var.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Mahalli İdareler Yasası ile birlikte Köy Hizmetleri gibi bir takım bölge müdürlükleri kapatılıyor. Bunların araç gereç ve personeli İl Özel İdareleri'ne aktarılıyor. Tabii bu büyük bir kazanç. Bir işi bir çok kurum yaptığı zaman bir çok başlılık ortaya çıkıyor. Bunun dışında İl Özel İdareleri de aynı işlere bakabiliyordu. Bu bölünmüşlüğü kısmen olsun ortadan kaldırmak, personel ve araçtan tasarruf edebilmek amacıyla olumlu bir etkisi olabileceğine inanıyorum. Türkiye gibi ülkelerin bir takım hassasiyetleri var. Mahalli İdareler Yasa Tasarısı, Fransa sistemi örnek alınarak hazırlanmıştır. Akademik personelin daha çok ön planda olması uygulamayı bilen insanların olmayışının bir takım olumsuz etkileri olabilir. İlçemiz, geçmişte hayvancılığın ve hayvandan kaynaklanan ürünlerin yaygın olmasından kaynaklı bu adı almıştır. Süt potansiyeli şu an çok komik rakamlarla ifade ediliyor. Bu da kültür ırkının ön planda olmamasından kaynaklanıyor.
TARİHİ ESERLERİN KORUNMASI YETERSİZ
Medeniyet insanlığın ortak malıdır. Hangi döneme hangi uygarlığa ait olursa olsun, şu an bizim topraklarımızda bulunan eserleri kullanmak bize aittir. Coğrafi koşullar ve personel sıkıntısı nedeniyle tarihi eserleri koruma üst düzeylerde değil. Bugün ören yerlerimizi gezdiğimiz zaman her taraf köstebek yuvası gibidir, tarihi eser kaçakçılarının marifetidir. Geçtiğimiz günlerde üç kişi yakalandı. Aşağı yukarı elli parçaya yakın tarihi eser ele geçirildi. Elimizden geldiği kadar korumaya çalışıyoruz ancak toplumumuzun bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu işin bir piyasası var, bu piyasaya uygun olarak tarihi eser bulanların müze tarafından tatmin edilmesi gerekiyor. Coğrafi koşulları zor olmasına karşın bütün köy yollarımız asfalt, içme suyumuz var, ancak içme suyunun sulama suyu olarak da kullanılması su sıkıntısı yaratıyor.
KAYMAKAMDAN MESAJ
Halkımızla sürekli iç içeyiz, köy ziyaretlerinde de sık sık konuşuyoruz. Sütçüler'de görev yapmaktan oldukça mutluyum. Onlar gibi güzel insanlara hizmet götürmekten mutluyum. Elimden geldiği kadar hizmet etmeye çalışıyorum."
MUSTAFA ALTINPINAR KİMDİR?
Sivas doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Çanakkale'nin Çan ve Mardin'in Ömerli ilçelerinde vekil kaymakamlık yaptı. Asaleten görev yaptığı ilk yer, Sütçüler oldu.