
Evren’in DYP’li Belediye Başkanı Musa Tök, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin kapatılması kararının doğru olmadığını bildirdi.
“Nüfus 1900 olunca devlete yük de 2000 olunca mı yük değil?” diye soran DYP’li Başkan Musa Tök “Bu düşünceyi de doğru bulmuyorum. En azından son kez adil bir nüfus sayımı yapılmalıdır. Belediyeler kapatılacaksa öyle kapatılsın. AB’ye girmeyi düşündüğümüz şu dönemde belediyeleri kaldırıp köy statüsüne getiriyorsak, AB ülkelerinin ekonomik seviyesine nasıl ulaşacağız” dedi. Evren’in DYP’li Belediye Başkanı Musa Tök, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin kapatılması kararının doğru olmadığını bildirdi. “Nüfusumuz 1900 olunca devlete yük de 2000 olunca mı yük değil?” diye soran DYP’li Başkan Musa Tök “Bu düşünceyi de doğru bulmuyorum. En azından son kez adil bir nüfus sayımı yapılmalıdır. Belediyeler kapatılacaksa öyle kapatılsın. AB’ye girmeyi düşündüğümüz şu dönemde belediyeleri kaldırıp köy statüsüne getiriyorsak, AB ülkelerinin ekonomik seviyesine nasıl ulaşacağız” dedi. Yokluklar içinde aldığı belediyeyi belli bir noktaya taşımayı başardığını belirten DYP’li Belediye Başkanı Musa Tök, “Göreve geldiğimizde ayakta durma gücümüz bile yoktu. Personelimizin maaşını ödemekte zorluk çekiyorduk. Bu şartlar altında hizmet verdik. Belediyenin kaybettiği itibarı geri kazandırdık” diye konuştu.Çorum’un Boğazkale ilçesine bağlı Evren Beldesinin Doğru Yol Partisi’nden (DYP) seçilen Belediye Başkanı Musa Tök, beldesinin sorunları ve belediye hizmetleri ile ilgili olarak BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:
TABANDAN SİYASETÇİ
“Siyasete yatkın bir insanım; bu konuda büyüklerimden de etkilendim. 1977 yılında ilk oyum Milli Selamet Partisi’ne nasip oldu, sonra o kapatıldı. Refah Partisi kuruldu; yine aynı çizgide devam ettim. Siyasette ilk aktif görevim RP’de köy temsilcisi olarak görev almam oldu. Daha sonra Sungurlu’da RP İlçe Merkezi’nde görev aldım. 1998’de Boğazkale ilçe olduğunda RP’nin ilçe teşkilatını oluşturdum. 1989’da il genel meclis üyeliğine seçildim. Siyasete prensiplerime uygun olan çizgide devam ettim. 1992 yılında Evren belde oldu. Ben o dönem il meclis üyesiydim. 1999 yılında belediye başkanlığı seçimlerine girdim ve kazandım. Şu an başkanlıkta ikinci dönemim.
NÜFUSTA SAĞLIKSIZ SAYIM
Son sayımlara göre beldemizin nüfusu 1900 civarında. Genelde dışarıda çalışanımız çok. Sayım döneminde mevsimlik çalışan işçilerimiz dışarıda olduğu için sayılamadılar. Belde dışında yaşayanlarla birlikte toplam nüfusumuz 8 bin civarındadır. Bir de şunu merak ediyorum, nüfusumuz 1900 olunca devlete yük de 2000 olunca mı yük değil? Bu düşünceyi de doğru bulmuyorum. Milletvekillerimize de söyledim, en azından son kez adil bir sayım yapılsın, belediyeler kapatılacaksa öyle kapatılsın. AB’ye girmeyi düşündüğümüz şu dönemde belediyeleri kaldırıp köy statüsüne getiriyorsak, AB ülkelerinin ekonomik seviyesine nasıl ulaşacağız.
KADRO VE BORÇLAR
Kadrolu 5 memurum, kadrosuz 7 işçim var. Memur sayısı fazla, iki memur yeterli, ancak iki işçiye ihtiyacım var. Bu nedenle 7-8 işçi almayı düşünüyorum. Ayrıca personelin kalifiye olması çok önemli. 9 memurumuz vardı, dördünü gönderdim. İller Bankası’na içme suyundan kaynaklanan borcumuz var. 1999 yılından önce yapılan borç bu, 5 aydır ödüyorum, hala bitmedi. SSK’ya, Maliyeye, Emekli Sandığı’na borçlarımız var. İller Bankası’na olan borcumuzu ödeyeceğiz diye diğerlerini ödeyemiyoruz. 200 milyar liraya yakın borcumuz var.
İMAR VE ALTYAPI
İmar planımız yapıldı ancak yeterli değil. Beldemiz dağlık bir araziye yayılmış durumda. Hizmette altyapı ve su, ulaştırma yönünden zorlular yaşıyoruz. Bir kilometre çalışma yapıyoruz ama, 10 hanenin kanalizasyonunu bağlayamıyoruz. Altyapı çalışmalarına çok önem verdik ve % 90’ı da tamam. Çalışmalarımız devam ediyor. İçme suyu sorunumuz yok. Suyumuz sadece tarımsal sulama yapıldığında kesiliyor.
ULAŞIM VE ARAÇ PARKI
Ulaşım hizmetlerini özel sektör yürütüyor, ancak halkımız belediyenin de mutlaka taşıma aracı olmasını istiyor. Ulaşımda herhangi bir sorunumuz yok. Ben de belediyenin ulaşım hizmetlerini yerine getirmesini istiyorum. Ama daha önemli sorunlarımız var. Belediyemizin araç parkında hemen hemen her şeyimiz var. Bir greyderimiz eksik. Bir sallama kepçemiz, iki kamyonumuz, bir itfaiye aracımız, iki traktör, bir çöp aracı, bir iş makinemiz, bir minibüsümüz var. Bunların hepsi faal durumda. Yalnız kullanamadığımız bir hizmet aracımız var. Ayrıca bir kamyona daha ihtiyacımız var. Yol çalışmaları esnasında kamyona büyük ihtiyaç duyuyoruz. Ambulans sorununu Boğazkale’yle karşılıklı hallediyoruz. Elimizde bir karavan var. Onu da cenaze yıkama aracına dönüştürmeyi düşünüyoruz. Araç parkımız birçok belediyeye nazaran zengin. Bu vesileyle sizlerin aracılığıyla İstanbul Bağcılar ve Pendik Belediyelerine araç parkımıza olan katkılarından dolayı teşekkür ederim. Ayrıca İstanbul’dan bir tane de cip aldık, getireceğiz.
TEMİZLİK HİZMETLERİ
Beldemizin temizliğini haftada bir yapıyoruz. Bunun ötesinde de ihtiyaç duydukça da genel temizlik yapıyoruz. Bir çöp sıkıştırma aracımız vardı, onu da kamyona çevirdik. Kamyon bizim için daha kullanışlı oldu. Beldemizin ekonomik durumu genel görüntüsüne de yansıyor. Hala arzu ettiğimiz şehir görüntüsüne ulaşamadık. Bölgemizle kıyasladığımızda ekonomik düzeyi en iyi olan beldeyiz, ancak yeterli değil. Bizim de olanaklarımız kısıtlı olduğu için çevre düzenlemesi konusunda yeterince hizmet veremiyoruz. Çorum’da katı atık geri dönüşüm fabrikası kurulması söz konusu, eğer bu fabrika kurulursa katı atıklarımız bu şekilde değerlendirmeyi düşünüyoruz. Bu da hem çevre temizliğine hem de ekonomimize katkı sağlayacak.
ÖZ KAYNAK DURUMU
Öz kaynak sağlamakta zorluk çekiyoruz. Tahminimce bu Türkiye’nin genelinde de böyledir. Vatandaşımızı su paralarını ve vergilerini ödemeye alıştırmaya çalışıyoruz. Bu da kolay olmuyor. 5 kilometre uzaktan çiftçilerimize hizmet sunmak için sulama suyu getirdik. Suyu kaynağından alarak iki tarafa dağıtıyoruz. 2 bin dönüm arazi suluyoruz. Bir de elektrik kullandığımız için ücret karşılığı veriyoruz. Bunun da belediyemize katkısı oluyor. Vatandaşımız da bundan faydalanıyor.
YAPILAN HİZMETLER
Biz göreve gelirken halkımıza herhangi bir vaadimiz olmadı. Gücümüz ne ise hizmetinize sunacağız dedik ve var gücümüzle de çalıştık. Yine aynı şeyleri söyledik vatandaşlarımıza. 1999 yılında göreve geldiğimizde meclisimizi topladık ve arkadaşlarımız ile beş yıllık bir hedef belirledik. Hedefimizi yüksek tuttuk ve yapabileceğimizi yaparız diye düşündük. Altyapı, içme suyu, tarımsal sulama, belde içindeki yollarımız yapalım diye düşündük. Ayrıca hedeflerimiz içine düğün salonu, belediye hizmet binası, bir kantar yaptırmayı ve ağaçlandırma çalışmalarını da aldık. Göreve geldiğimizde ayakta durma gücümüz bile yoktu. Personelimizin maaşını ödemekte zorluk çekiyorduk. Bu şartlar altında içme suyundan başladık. İçme suyunu evlere kadar götürdük. Belediyeyi esnafın yanında itibari kalmamış bir vaziyette devraldık. Esnafla konuştum, borçlarımızı ödeyeceğimizi söyledim ve ödedik de. Belediyenin kaybettiği itibarı geri kazandırdık. Altyapıyı da yaptık, eksiklerimiz var, ama onları da yapacağız. Personelim ve ben fedakarlık yaparak, bu borçlardan kurtulduk ve hizmet ürettik. Beldemizin ortasından Kuzu Deresi diye tabir ettiğimiz bir dere geçiyor. 10 metre genişliğinde, iki metre yüksekliğinde bir dere. Altyapıyı iki ana hat halinde götürüyoruz. İki mahalleyi tek hatta bağlıyoruz. Dereyi ıslah çalışmasından sonra, altyapımızı büyük oranda sağlamış olduk. Ayrıca projelerimiz var ve bunları yatırımcı bakanlıklara sunuyoruz. Bunlara para çıkarsa, hayata geçireceğiz. Geçtiğimiz dönem ekonomik kriz vardı, bu yüzden çalışmalarımızı istediğimiz doğrultuda yapamadık. Projelerimize para çıkıyor, ama cüzi miktarda. Belediyelere İller Bankası’ndan ayrılan pay az geliyor. Bize gönderilen payların % 9 yapılmasını istiyoruz. Payımızı yükseltsinler yeter.
EĞİTİM VE SAĞLIKTA DURUM
Eğitim durumumuz çok iyi değil. Türkiye’nin hiçbir yerinde de hiç kimsenin eğitimimiz çok iyi diyebileceğini düşünmüyorum. Ama her şey eğitimle olur. Eğitim sistemimizde kaliteyi artırmamız gerekiyor. Teorik eğitimden uygulama istenen bölümlerde uygulamalı eğitime geçilmelidir. Öğretmen açığımız yok, branş öğretmenlerinde eksiklikler yaşıyoruz. Binamız yeterli. Sağlık ocağımız var ama doktorumuz yok. İki ebemiz var, bir hemşireye ihtiyacımız var. İki doktorumuz vardı gitti, inşallah yine gelecekler. Doktorlarımızın atamaları yapılıyor. Bizim buraya da doktor vereceklerdir ümidindeyiz. Ambulansımız yok ve acil olarak ihtiyacımız var. Acil hastalarımızı hastaneye zamanında ulaştıramıyoruz.
SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPI
Burada İç Anadolu kültürünü yaşıyoruz, henüz sosyal faaliyetlere el atamadık. Belediyemizde toplu sünnet şöleni yaptık. Düğünlerimizde geleneklerimizi hala yaşatıyoruz. Ancak bu yıllarda biraz daha değişikliklere uğradı. Bağ bozumlarında vali ve kaymakamlarımız gelir ve şenlik havasında geçer. Bağbozumuna 50-60 köy katılıyordu. Bağbozumlarını ekonomimiz doğrultusunda daha da canlandırmayı düşünüyoruz.
TEMEL SORUNLAR
Ben göreve geldiğimde kendimize bazı hedefler belirledik. Bu hedeflerimiz altyapı, içme suyu, yol çalışmaları, belediye binası, büz şantiyesi, ağaçlandırma, tarımsal sulama, düğün salonu, araç parkı ve park-bahçe düzenlemesiydi. Bunlardan altyapı sorununu, içme suyu sorunu, tarımsal sulama suyunu ve araç parkını hallettik. Diğerlerini de yapacağız. Gerek ekonomik, gerekse sosyal yönden bir çok eksiklerimiz var. En büyük sorunumuz belediyenin kapanma durumudur. Biz belediyemizin kapanmamasını istiyoruz. Kapanma riski ile karşı karşıya olan belediye başkanları toplanarak Ankara’ya gittik. CHP’lilerle görüştük diye bize “Doğru solcu” dediler. Ama bizim amacımız belediyemizin kapanmaması için mücadele etmekti.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Bu yasanın belediyelere kattığı bir şeyler mutlaka var, ama bizim gibi küçük belediyelere çok fazla bir şey vermiyor. İller Bankası gelirimizin % 12’ye çıkması gerekiyor. Belediyeyi kapatmak yalnız belde halkını değil, çevre köyleri de zor duruma düşürür.
BAŞKANDAN MESAJ
Çorum milletvekillerinin iyi niyetli çalıştıklarını biliyorum. Daha önceden tanıdığım arkadaşlar, ellerinden gelen gayreti gösterdiklerine inanıyorum. Ne kadar çalışırsak çalışalım, hizmetin de başarının da sınırı olmaz. Eminim gayret ediyorlar, anacak yapılacak daha çok iş var. Bürokratlarımızı da şunu söylemek istiyorum, artık bugün git yarın gel durumu olmasın, vatandaşın işi eğer o gün görebilme imkanı varsa, o gün çözülsün. Belediyemizin kapatılması yerine bize destek versinler, hizmet üretmeye devam edelim. Bize imkan verseler, tarımsal kalkınma kooperatifimizi güçlendiririz. Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizin kredi sorunu var. Eğer bu çözülürse, inanıyorum ki beldemiz göç alacak. Emeklilerimiz beldemize geri dönmeye başladı ve devamının geleceğine de inanıyorum. Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin sorunu çözülürse çok büyük işler yapacağız. Amacımız günlük 15 ton süt. Bizim bu hedefe ulaşmamız hiç zor olmaz. Çünkü bin hayvanla bu rakamı rahat yakalarız. Bu ekonomik katkı beldemize sağlandığında Evren bambaşka bir belde olacaktır. Siyasilerimizden bir beklentim de kooperatif desteklerinin başarı sağlayacak yerlere verilmesi, siyasi taraf tutulmamasıdır. Bizim insanımız Sibirya’nın soğuğunda da Arabistan’ın sıcağında da çalışır, yeterki istihdam sağlansın. Vatanımızın geliri vatandaşımızın hizmetine sunulsun. Adil bir paylaşım olsun, o zaman bu kadar fakirlik de olmaz. Halkımız da ileriye dönük düşünmelidir. Daha iyi bir gelecek kurabilmek için yüz yıl ötesini düşünmek zorundayız. Çocuklarımızın geleceğini olumlu etkileyen her hizmete destek vermelerini istiyorum. Katkı derken yalnız maddi değil, manevi destekte de bulunsunlar. Manevi destekleri en büyük gücümüz olacaktır.”
MUSA TÖK KİMDİR?
1953 Evren doğumlu. İlkokulu Evren’de okudu. 1973 yılında askere gitti. Askerlikten sonra siyasete atıldı. 1970’de evlendi. 1999 seçimlerinde belediye başkanı oldu. 2004 seçimlerinde bir kez daha DYP’den belediye başkanı seçildi.