
Vali Mehmet Ali Türker; Abant, Yedigöller, Gölcük, Sünnet Gölü gibi meşhur göllerle birlikte toplam 14 göl ve gölete, ayrıca irili ufaklı 32 suni gölete 320 yaylaya, 3 tabiatı koruma alanına, 7 orman içi dinleme tesisine, geyik, karaca ve diğer yabani hayvanların korunarak çoğaltılması amacıyla kurulan 4 yaban hayatı koruma sahasına sahip bulunan Bolu’nun gerçek anlamda bir doğa turizmi kenti olduğunu söyledi.
Vali Türker, “Doğal güzelliklerinden başka, Bolu aynı zamanda bir tarih ve kültür şehridir. Söz konusu nitelikleri nedeniyle Bolu’nun geleceğin önemli bir turizm kenti olacağı düşüncesiyle, Valilikçe kısa dönemde yurtiçi ve yurtdışı tanıtımının yapılarak uzun dönemde ise eksik bulunan turizm alt yapısının tamamlanması gibi bir strateji benimsenmiştir” dedi. Bolu Valisi Mehmet Ali Türker; Abant, Yedigöller, Gölcük, Sünnet Gölü gibi meşhur göllerle birlikte toplam 14 göl ve gölete, ayrıca irili ufaklı 32 suni gölete 320 yaylaya, 3 tabiatı koruma alanına, 7 orman içi dinleme tesisine, geyik, karaca ve diğer yabani hayvanların korunarak çoğaltılması amacıyla kurulan 4 yaban hayatı koruma sahasına sahip bulunan Bolu’nun gerçek anlamda bir doğa turizmi kenti olduğunu söyledi. Vali Türker, “Doğal güzelliklerinden başka, Bolu aynı zamanda bir tarih ve kültür şehridir. Söz konusu nitelikleri nedeniyle Bolu’nun geleceğin önemli bir turizm kenti olacağı düşüncesiyle, Valilikçe kısa dönemde yurtiçi ve yurtdışı tanıtımının yapılarak uzun dönemde ise eksik bulunan turizm alt yapısının tamamlanması gibi bir strateji benimsenmiştir” dedi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin Bolu ve Düzce illerinde yer alan kampus alanlarındaki 8 fakülte, 5 yüksekokul, 6 meslek yüksek okulu, lisansüstü eğitim veren 3 enstitü, 3 araştırma merkezi ile yüksek öğretime katkısını sürdürdüğünü bildiren Vali Mehmet Ali Türker, üniversitenin Bolu için bir şans olduğu değerlendirmesinde bulundu.
DEPREMİN FATURASI 220.2 TRİLYON
Bolu Valisi Mehmet Ali Türker; Bolu’da depremin faturasının 220.2 trilyon lira olduğunu bildirdi. Gazetemize açıklamalarda bulunan Bolu Valisi Türker, “Barınma, iaşe, kalıcı konutlar, hasarlı konut ve işyerleri, yıkılan hasarlı okul ve hastanelerle, çeşitli kamusal yatırımlar için devletimiz toplam 220.2 trilyon TL. harcayarak depremin izlerini Bolu’da tamamiyle ortadan kaldırabilme aşamasına gelmiş bulunmaktadır” diye konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi’nin “Bol Özel sayısı” için açıklamalarda bulunan Vali Mehmet Ali türker, şunları söyledi:
BOLU’NUN GENEL DURUMU
“Ankara’ya 191 km, İstanbul’a 262 km mesafede bulunan, il genelinde toplam 270 bin 654 nüfusa sahip, topraklarının yüzde 55’i ormanlarla kaplı tarihi, doğal, kültürel, turistik değerlerin uyum içinde özdeşleştiği, ekonomisinde önemli yer tutan tarım sektöründe özellikle kanatlı hayvancılığın geliştiği, küçük ölçekli sanayi tesisleri, varlığını belirgin bir şekilde hissettirmeye başlayan sağlık sektörü ile Bolu, kendine uygun bir kalkınma güzergahı arayışına girmiştir. 48 insanımızın ölümüne, 353 insanımızın yaralanmasına yol açan 12 Kasım 1999 depreminde 8 bin 401 konut kullanılamaz duruma gelmiş, 5 bin 797 konut hafif hasar görmüştür. Kullanılamaz duruma gelen işyeri sayısı 1114, hafif hasarlı işyeri sayısı ise 1029 olmuştur. Barınma, iaşe, kalıcı konutlar, hasarlı konut ve işyerleri, yıkılan hasarlı okul ve hastanelerle, çeşitli kamusal yatırımlar için devletimiz toplam 220.2 trilyon TL. harcayarak depremin izlerini Bolu’da tamamiyle ortadan kaldırabilme aşamasına gelmiş bulunmaktadır. Hükümet binasının tamamlanması, Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü hizmet binasının yapılması, İzzet Baysal Devlet Hastanesi ana binası güçlendirme onarımının tamamlanması, inşaatına başlanamamış olan SSK İl Müdürlüğü binasının yapılması, prefabrik konutların kaldırılması ve özel sektöre ait birkaç binanın onarılması ile Bolu’da depremin maddi boyuttaki izleri tamamıyla ortadan kaldırılmış olacaktır. Bolu, 2004 yılı Nisan dönemi itibariyle toplam proje bedeli 1 katrilyon 947 trilyon TL, olan toplam 255 kamu projesi ile kalkınma çabalarını sürdürmeye çalışmaktadır. Toplam proje bedelinin 1,433 katrilyonu Bolu Dağı Tüneline aittir. Geriye kalan 254 projenin, toplam proje bedeli 514 trilyon olup, ödeneği 82 trilyondur. İl genel nüfusu 270 bin 654 kişidir, merkez ilçe nüfusu 84 bin 568’dir. Diğer ilçe merkezlerinde yaşayan kişi sayısı toplam 58.120’dir. Köylerde yaşayan nüfus toplamı ise 127 bin 969’dur. Bolu diğer kent merkezlerine göç veren bir ildir. Köylerden de il ve ilçe merkezlerine göç almaktadır.
TARIM VE SANAYİ
İlin 857 bin 700 hektarlık alanının % 55,7’si ormanlardan, % 14,7’si meralardan, % 17,7’si tarım alanlarından yüzde 11,8’i ise tarım dışı alanlardan oluşmaktadır. İlde 133 bin 928 olan işgücünün 75 bin 765’i tarım sektöründe çalışmaktadır. Bu rakam toplam işgücünün % 56,6’sına tekabül etmektedir. Tarım sektöründe çalışan işgücünün % 70’i 50 yaş, % 30’u ise 62 yaşın üzerindedir. İşletme büyüklüğü 10 dekarın altında olan işletmelerin oranı Türkiye’de % 15, Bolu’da % 20,8’dir. 100 dekardan büyük işletmelerin oranı Türkiye’de % 15 iken Bolu’da yüzde 2,5’dur. Tarımsal faaliyetlerin % 81,8’ini hayvancılık teşkil etmektedir. Hayvansal üretimin dörtte üçü kanatlı hayvancılıktan sağlanmaktadır. Bolu patatesi, Seben elması, Kıbrısçık pirinci, Göynük Bombay Fasulyesi Bolu’ nün önemli tarımsal ürünleridir. 1973 yılında kalkınmada öncelikli yöreler kapsamına alınan ilde özel sektör bu yıllarda hızlı gelişme göstermesinde etkili olmuştur. 1980 yılında ilin köy kapsamından çıkarılması sonucunda devlet yardım ve destekleri azalmış, kamu sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesi ilde sınai gelişmenin duraklamasına yol açmıştır. İlde 10 ve üzerinde kişi çalıştıran işyeri sayısı, 129 olup, bu işyerlerinde 14 bin 46 kişi ücretli işçi konumundadır. İlde entegre piliç üretimi yapan 5 işletme 2003 yılı itibariyle Türkiye beyaz et ihtiyacının % 25’ini karşılamaktadır. Toplam 148 hektarlık alanda Türkiye’nin en küçük organize sanayi bölgesi olan Bolu O.S.B’de 45 işyeri faaliyete bulunmakta ve bu işyerlerinde 2 bin 50 kişi istihdam edilmektedir. 51 parselden oluşan Gerkonsan OSB’nde 7 tesis inşaat halinde olup, 132 parselden oluşan Gerede Deri O.S.B.de üretime geçen tesis yoktur. Bolu merkez ve diğer 5 ilçede toplam 1335 küçük sanayi sitesi mevcuttur. Bunlardan 955’i faal durumdadır ve 3 bin 140 kişi çalışmaktadır,
KÜLTÜR VE YAŞAM
Yüzölçümünün %55’i ormanlarla kaplı. Abant, Yedigöller, Gölcük, Sünnet Gölü gibi meşhur göllerimizle birlikte toplam 14 göl ve gölete, ayrıca irili ufaklı 32 suni gölete 320 yaylaya, 3 tabiatı koruma alanına, 7 orman içi dinleme tesisine, geyik, karaca ve diğer yabani hayvanların korunarak çoğaltılması amacıyla kurulan 4 yaban hayatı koruma sahasına sahip bulunan Bolu, gerçek anlamda bir doğa turizmi kentidir. Karacasu, Mudurnu Babas ve Sarot, Seben Kesenözü Pavlu, Göynük Çatak Kaplıcaları da Bolu’yu bir termal beldesi olarak gündeme getirmektedir. Doğal güzelliklerinden başka, Bolu aynı zamanda bir tarih ve kültür şehridir. İl genelinde toplam 35 tarihi tescilli camii, inanç turizmi kapsamında başta Akşemseddin ve Tokadi-i Hayrettin türbeleri olmak üzere 15 tarihi türbe, 14 tarihi tescilli çeşme, 9 tarihi hamam, 4 tarihi han, 4 tarihi idari bina, 5 tarihi kale ve sur duvarı, 3 tarihi köprü, Solaklar ve Muslar Kaya Evleri ile birlikte toplam 6 yerleşim biriminde mağara ve kaya evleri, 5 tarihi kilise, kültür ve tabiat varlıkları içinde önemli eserlerdir. Bolu merkezde 30, Mudurnu’da 206 ve Göynük’te 114 olmak üzere toplam 350 tarihi tescilli konut bulunmaktadır. İl genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgeli 14 tesiste 3 bin 151 belediye belgeli 35 tesiste 1900 olmak üzere toplam 5 bin 51 yatak kapasitesi mevcuttur. Kültür ve Turizm Bakanlığından yatırım belgesi alan 11 tesis tamamlandığında 2 bin 646 ilave yatak kapasitesi daha kazanılmış olacaktır. 2003 yılında 270.000’i yerli, olmak üzere toplam 289.000 turist konaklama yapmıştır. Doluluk oranı % 35’tir. Söz konusu nitelikleri nedeniyle Bolu’nun geleceğin önemli bir turizm kenti olacağı düşüncesiyle, Valilikçe kısa dönemde yurtiçi ve yurtdışı tanıtımının yapılarak uzun dönemde ise eksik bulunan turizm alt yapısının tamamlanması gibi bir strateji benimsenmiştir. Bahsedilen stratejiye uygun olarak ulusal basına yönelik foto-safari turları düzenlenmiş, fuarlara katılınmış, ili tanıtıcı CD’ler, VHS ve Beta-cam kasetler hazırlanarak ilgili acente ve kuruluşlara gönderilmiş, Dört Mevsim Bolu Tanıtım Projesi tamamlanarak tanıtım hizmetine sunulmuştur. “Uzun Dönemde Yatırım” stratejisi çerçevesinde ise, Köroğlu Turizm Merkezi içinde bulunan Sarıalan, Kartalkaya, Köroğlu gelişim bölgeleri ile ilgili hukuki ve finansman sorunları çözülmeye çalışılmaktadır. Termalleri ve kaya evleri ile meşhur Seben ilçemizin turizm merkezi ilan edilmesi konusunda gayret sarf edilmekte, turizm amaçlı göllerimiz ve yaylarımızın gelişim planlan çerçevesinde değerlendirilmesi yönünde çalışmalar sürdürülmektedir. Turizm potansiyelimizin önemli unsurlarından olan ve yukarıda bahsedilen tarihi tescilli camilerimiz, çeşmelerimiz, hanlarımız, hamamlarımız, sivil mimari niteliği taşıyan konutlarımız vardır. Mudurnu ve Göynük ilçelerimizin yurt içi ve yurt dışı kamuoyuna tanıtılarak süratle turizm hizmetine sunulmaya çalışılmaktadır.
BOLU’DA YAPILAŞMA
12 Kasım 1999 depreminde plansız kentleşme, arazi kullanımı ve imar uygulamalarındaki yanlışlar nedeniyle büyük mal ve can kayıpları olmuş, kamu binalarının yüzde 53’ü özel binaların ise yüzde 46’sı depremden hasar görmüştür. Depremden sonra yeni imara açılan alanlarda az katlı yapılaşmaya izin verilmiş olması inşaat sektörünü olumsuz etkilemiştir. Üniversite kenti olan ve uzun dönemde demografik yönden gelişme göstermesi beklenen Bolu’da, artan konut talebine yönelik olarak arsa ve konut üretimi planlaması yapılması gerekmektedir. Merkez ilçe Sarıcalar Köyünde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait 85.557 metrekare yüzölçümlü taşınmaz mal üzerine toplu konut yapılmak üzere Toplu Konut idaresi Başkanlığına bildirilmiştir.
EĞİTİMDE DURUM
GSMH yüzdesi olarak ülkemizde eğitime ayrılan kamu harcamalarının payı % 2,5, sağlığa ayrılan kamu harcamalarının payı ise %3,5’tür. Bu oranlar %6-8 arasında değişen AB ülkelerinin altındadır. İlde okuryazar oranı % 98,1 olup, bu oran Türkiye ortalamasının üzerindedir. 2003-2004 öğretim yılı verilerine göre, okul öncesi eğitimde okullaşma oranı % 25’e ulaşmıştır. Bolu bu oranla sekizinci 5 yıllık kalkınma planı hedefi olan % 25’e yaklaşmış bulunmaktadır. Türkiye’de ilköğretimde okullaşma oranı % 98 olup, Bolu’da bu oran % 97.4’dür. İlde 110 okuldaki toplam 31 bin 454 ilköğretim öğrencisine eğitim - öğretim hizmeti verilmekte, öğretmen başına 21 derslik başına 27 öğrenci düşmektedir. Öğretmen ve derslik başına düşen öğrenci sayıları itibarıyla, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen ve derslik başına belirlediği 30 öğrenci hedefine ulaşılmıştır. Kış koşullarında taşımalı eğitim sorunlara yol açmaktadır. Taşımalı eğitim dolayısıyla kullanılmayan 460 okulda 652 derslik ve 382 lojman atıl durumdadır.
ÜNİVERSİTE ÖNEMLİ ŞANS
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu ve Düzce illerinde yer alan kampus alanlarındaki 8 fakülte, 5 yüksekokul, 6 meslek yüksek okulu, lisansüstü eğitim veren 3 enstitü, 3 araştırma merkezi ile yüksek öğretime katkısını sürdürmektedir. Üniversite kampus alanındaki Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Türkiye’deki tıp fakülteleri arasında benzeri olmayan özgün bir örnek oluşturmaktadır. Üniversitede 2004 yılı Nisan sonu itibariyle 69’u profesör, 26’sı doçent toplam 892 akademik personel ile eğitim hizmeti verilmektedir. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans olmak üzere üniversitede toplam 16 bin 570 öğrenci bulunmaktadır. Üniversitede 2003-2004 yılında öğretim üyesi başına 45 öğrenci düşmektedir. 2004 yılı kayıtlarına göre ise Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bolu kampusu ve ilçelerinde 13 bin 628 öğrenci tahsil görmektedir. Bu öğrencilerden 1620’si Kredi ve Yurtlar Kurumunda, 1320’si üniversite, 1078’i özel sektöre ait yurtlarda barınma imkanı bulabilmekte, 201 öğrenci ise prefabrik konutlarda kalmaktadır. Bu durumda toplam 13 bin 628 öğrenciden 4 bin 219 öğrenci, öğrenciye yönelik barınma imkanlarından yararlanabilmekte geriye kalan öğrencinin barınma sorunu bulunmaktadır.
SAĞLIK HİZMETLERİ
Bolu’da yataklı tedavi hizmeti veren üçü merkez ilçede, üçü Gerede, Mudurnu ve Göynük ilçelerinde olmak üzere toplam 6 hastane bulunmaktadır. İlde 32 sağlık ocağı yataksız tedavi hizmeti vermektedir. Ayrıca 2 dispanser ve bir de halk sağlığı laboratuarı bulunmaktadır. Toplam 8 yüz 54 yatak sayısına sahip olan bu hastanelerde yatak başına düşen hasta sayısı 290’dır. Yatak işgal oranı % 52.6’dır ve Türkiye ortalamasının altındadır. İlde uzman hekim başına düşen ortalama nüfus 1770, pratisyen hekim başına 1849’dur. Sağlık teknisyeni başına 1111, hemşire başına 560 ve ebe başına 1239 kişi düşmektedir. İl ve ilçelerde standart kadro 3110 iken 960 sağlık personeli bulunmaktadır. Sağlık personeli açığı % 32 dolayındadır. İklimi, rakımı ve tedavi imkanları ile Bolu, ülke genelinde tıp merkezi olmaya aday bir il durumundadır.
GELİR DAĞILIMI VE İSTİHDAM
2003 yılında DPT tarafından yapılan araştırmalara göre, 2001 yılı itibariyle kişi başına düşen GSMH 4 bin 216 dolardır. Bolu sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 1996 yılında 76 il arasında 28. sırada iken 2003 araştırmasına göre 81 il arasında 14 kademe yükselme göstermek suretiyle 14. sıraya yükselmiş ve söz konusu kriterler açısından en fazla değişme gösteren il olmuştur. Bu değişimde Bolu’ya bağlı bir ilçe iken, Düzce’nin 1999 yılında il olmasıyla sonuçlanan idari bölünmenin büyük rolü vardır.
ÇEVRE VE MEKANSAL YAPI
Ormanları yaylaları, gölleri, yaban hayatı koruma sahaları, milli parkları, orman içi dinlenme tesisleri ve termalleri ile Bolu, çevresel duyarlılığı yüksek bir doğa kentidir. İlin birinci derecede deprem kuşağı üzerinde olması, ilin toplam arazisinin % 80’inin şiddetli erozyon altında olması, il merkezindeki topoğrafik yapının çanak konumu nedeniyle özellikle kış aylarında hava kirliliği yaşanması, ilde katı atıkların düzenli depolanması, bertarafı geri kazanımı ile ilgili olarak bir atık yönetimi bulunmaması, Büyüksu Deresi çevresinde kurulu bulunan sanayi tesislerinin deşarj ettiği atık sular nedeniyle Büyüksu Deresi kirliliği, Gerede Çayı’nın sanayi atıkları nedeniyle kirlenmiş bulunması Abant, Yedigöller, Gölcük, Kökez, Sülüklü Göl, vb. reaksiyon alanlarının kirlenme tehdidi altında bulunması ilin başlıca sorunları olarak gündemde bulunmaktadır.
ULAŞIM HİZMETLERİ
İlde toplam 348 km olan devlet karayollarının 131 km’si beton asfalt, 217 km’si sathi kaplamadır. İl yolunun uzunluğu 261 km’dir. Otoyollarının toplam uzunluğu 130 km’dir. Toplam uzunluğu 500 km olan şehir içi yolların %90’ı beton kaplamadır. İldeki toplam 511 köyde yol ağının toplam uzunluğu 2004 yılı itibarıyla 3 bin 349 km’dir. Ham yol uzunluğu 3 km, tesviyesi yapılmış yol uzunluğu 115 km’dir. Toplam uzunluğu 2 bin 189 km olan stabilize yol, toplam köy yolunun %65’ini oluşturmaktadır. Asfalt köy yollarının toplam köy yolu içindeki payı %32 olup, uzunluğu ise 1042 kilometredir.
SU VE KANALİZASYON
Bolu’da 511 köyün tamamının suyu mevcut olup 6 köyün suyu yetersiz düzeydedir. 511 köye bağlı bulunan toplam 672 ünitenin 658’inin suyu yeterli. 4’ünün ise yetersizdir. Merkez ilçenin içme suyu şebekesi 2021 yılı hedeflenerek oluşturulmuştur. Şebekeye giren ve çıkan su miktarında kontrol sistemlerinin kullanılmaması, belediyelerin sağlıklı su şebeke haritalarının olmaması önemli bir eksiktir. Bakım ve onarım hizmetlerinin düzenli yapılmaması, abone bağlantılarının tekniğine uygun olamaması abone kayıt sistemlerinin sağlıklı yapılmamış olması işletmecilik sorunlarını arttırmaktadır. Merkez ilçede kanalizasyon şebekesi günümüz teknolojisine uygun ilaveler şeklinde inşa edilmiştir. Kentin doğu ve batı yakasından toplanan atık su, iki ana kolektör ile Büyüksu’ya deşarj edilmektedir. Gerede ve Yeniçağa hariç ilçelerde arıtma sistemi bulunmamaktadır İldeki 511 köyün 134’ünde kanalizasyon mevcuttur. Merkez ilçeye bağlı 129 köyün 73’ünde kanalizasyon şebekesi yapılmış bulunmaktadır. Kanalizasyon atığının yerleşim yerine en yakın akarsuya deşarj edilmesi kirlenmeye yol açmaktadır. İlçelerde kanalizasyon şebekesi olmayan yerlerde fosseptik kullanılmaktadır.
BOLU’NUN GELİŞME PLANI
Valiliğimiz, Belediye Başkanlığı ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yaptırılan ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşan çalışma grubunca hazırlanan İl Gelişme Planı tamamlanmıştır. Devlet Planlama Teşkilatınca da onaylanmış bulunan il gelişme planının basımı yapılarak ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilecektir.
Sektörler itibariyle mevcut durumu yukarıda maddeler halinde açıklanmaya çalışılan Bolu’da iki ana başlıklı bir strateji izlenecektir. Bunlardan birincisi öncelikli sorunların çözümü, diğeri hedeflerin gerçekleştirilmesidir.”
ÖNCELİKLİ SORUNLAR
• Çanak konumundaki topoğrafik yapısı nedeniyle kent merkezinde özellikle kış aylarında yoğunlaşan hava kirliliğinin önlenmesi amacıyla BOTAŞ Genel Müdürlüğünce önümüzdeki dönemde Bolu’nun doğalgaz yatırım programına alınmasının sağlanması,
• Topraklarının % 55’i ormanlarla kaplı olan Bolu’nun TÜBİTAK tarafından yapılan araştırmalara göre yine topraklarının % 80’i şiddetli - çok şiddetli erozyon tehlikesi ile karşı karşıyadır. Erozyona açık alanlarda varolan bitki örtüsünün korunması çalışmaları sürdürülürken, erozyonu önleyici tedbirlerden olarak, uygun ağaç türlerinin, ağaçlandırılabilecek alanlara dikilmesi ile, mera ve çayır olarak kullanılabilecek alanların ıslah edilmesi.
• Bolu ovası içinden geçen Büyüksu Deresine deşarj edilen sanayi atıklarının oluşturduğu çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla, fabrikalarımızın arıtma tesislerini kurmalarının sağlanması.
• Gerede Çayında, ilçedeki sanayi atıkları nedeniyle oluşan kirliliğin önlenmesi amacıyla buradaki deri sanayi tesislerinin makul bir sürede atık su arıtma tesislerini kurmalarının sağlanması.
• Hepsi düzensiz ve çoğu yerleşim yerlerine yakın olan katı atık deposu alanları, ilde önemli bir çevre sorunu olarak belirmektedir. Bolu Merkez, Karacasu, Gerede, Yeniçağa Belediyeleri ile işbirliği halinde atıkların düzenli depolanması, bertaraf ve geri kazanımı ile ilgili olarak bir katı atık yönetimi geliştirilmesi.
• İlde Abant başta olmak üzere Yedigöller, Gölcük, Kökez, Sülüklü göl vb. rekreasyon alanları kirlenme tehdidi altındadır. Söz konusu alanlarda çevre tedbirlerinin alınması gerekmektedir.
• 2004 yılı Mayıs sonu kayıtlarına göre A.İ.B. Üniversitesinde tahsil gören 13 bin 628 öğrenciden 4 bin 2l9’u kamu ve özel sektöre ait yurtlarda barınma imkanı bulabilmekte geriye kalan 9 bin 409 öğrencinin ise barınma sorunu bulunmaktadır. Üniversite öğrencilerimizin barınma sorunlarının çözümüne yönelik tedbirler alınması gerekmektedir.
• İlde 2 doları baz alan mutlak yoksulluk sınırının altında kalan hanelerin oranı % 21, fertlerin oranı % 25 dolayındadır. Yoksul hanelerin % 75’i kırsal yerleşim bölgelerinde yaşamaktadır. Öncelikle kırsal bölgelerdeki yoksulluğun önlenmesi amacıyla gelir ve istihdam arttırıcı proje ve politikalar oluşturulması gerekmektedir.
• Tarım sektöründe arazi parçalanması ve yaşlı nüfus tarım sektörünün geleceği ve gıda üretimi açısından önemli bir sorun olarak belirmektedir. Konu ile ilgili olarak merkezi hükümetle işbirliği halinde yeni proje ve politikalar üretilmesi gerekmektedir.
• Taşımalı eğitim dolayısıyla il genelinde 460 okulda 652 derslik ve 382 lojman atıl duruma düşmüştür. Söz konusu binaların korunması ve ekonomiye kazandırılması için atölye işlik vb. olarak kullanılabilmesi yönünde tedbirler alınması gerekmektedir.
• İl ekonomisinde önemli bir yere sahip olan ve hızla gelişen kanatlı hayvancılık sektörünün doğal atığı konumundaki tavuk gübresinin il genelindeki yıllık miktarı 150 bin ton civarındadır ve çevre açısından önemli bir sorun haline gelmiştir. Tavuk gübresinin toprak, su ve hava kirliliğine yol açan konumdan çıkarılarak enerjiye dönüştürülmesi ve toprağa yararlı organik gübre haline getirilmesi için projeler geliştirilmesi.
• 4325 sayılı “Olağanüstü Hal Bölgesi’nde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ve 5084 Sayılı “Yatırımları ve istihdamı Teşvik Kanunu” ile 45 km, mesafede bulunan Düzce ilinin kapsama alınmasının sosyo-ekonomik hayatı özellikle de az olan sanayi üzerindeki yarattığı olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması için gelecekte yapılacak düzenlemelerde Bolu’nun da göz önünde bulundurulması büyük önem arz etmektedir.
BOLU İÇİN HEDEFLER
Arazi varlığının sadece %11,5 gibi bir oranı 1. 2. 3. sınıf tarım toprağı niteliği taşıyan ve toplam 148 hektarlık Türkiye’nin en küçük organize sanayi bölgesine sahip Bolu’nun ekonomik kalkınmasındaki itici gücün, zengin doğal, kültürel, tarihi ve turistik özellikleri ile turizm sektörü olacağı düşüncesiyle; tarım, sanayi, ticaret, sağlık vb. sektörlerle birlikte üniversitenin 13 bin 628 öğrencisi ile Bolu’ya sağladığı ekonomik canlılık göz ardı edilmeksizin, turizm merkezli olmak üzere aşağıda sıralanan hedefler gerçekleştirilmeye çalışılacaktır.
• Bolu’nun depremsellik açısından diri deprem fayları üzerinde, deprem üretme potansiyeli yüksek bir bölgede bulunması nedeniyle “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine titizlikle uyulmasının sağlanmasına devam edilmesi,
• Depremin izlerinin tamamıyla ortadan kaldırılması amacıyla yarım kalan Hükümet Binasının tamamlanması Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü Hizmet Binasının yapılması, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Ana Binası Güçlendirme onarımının tamamlanması, inşaatına başlanamamış olan SSK il Müdürlüğü binasının yapılması, prefabrike konutların zaman içinde devreden çıkarılması, özel sektöre ait birkaç binanın onarılması.
• 1,433 katrilyon lirası Bolu Dağı tüneline ait olan toplam 1 katrilyon 947 trilyon lira proje bedelli 255 kamu projesinin süresi içerisinde tamamlanması.
• 51 parselden oluşan Gerede Gerkonsan O.S.B de 7 tesis inşaat halinde olup geriye kalan 44 parselin de sanayicilerimizin kullanımına sunulması, 511 köyümüze ait toplam 3349 kilometre uzunluğundaki köy yollarımızın yüzde 65’ine tekabül eden 2189 kilometre uzunluğundaki stabilize köy yollarının grup köy yolları öncelikli olmak üzere peyderpey asfaltlanması.
• Otoban ve D-100 karayolunun sanayi, ticaret, tarım ve turizm sektörlerine ekonomik yönden katma değer sağlamasını temin amacıyla, Abant kavşağı - Çaydurt Kavşağı arasındaki uygun alanlarda Bolu’da üretilen tarımsal, sanayi ve ticaret ürünlerinin, el sanatlarının sergilenip satılabileceği iç turizm bölgelerinin tanıtımının yapılabileceği, bir ölçüde sürekli fuar niteliği taşıyan ticari alanların yapılması.
• Kentsel sit alanlarımızdan olan Mudurnu ilçemizdeki 358 kültür varlığından 300 tarihi tescilli yapı ile, Göynük ilçemizdeki 167 kültür varlığından 160 tarihi tescilli yapının restorasyon bakım ve onarımlarının yapılarak her iki ilçemizin de tur operatörleri güzergahına alınması.
• Köroğlu Turizm Alanı içerisindeki 2.Gelişim bölgesi olan Sarıalan bölgesinin imar çalışmalarının ivedilikle tamamlanması.
• Sarıalan bölgesinin imara açılmasının sağlanmasıyla birlikte, sadece kış sporları hizmeti vermekte olan Kartalkaya kayak merkezinin de dört mevsim turizm hizmeti verebilecek konuma getirilmesi.
• Aladağlar bölgesinin Örencik Yayları da dahil olmak üzere turizm mastır planının yapılarak çevre düzeni planı ile birlikte bir an önce turizme açılması.
• Seben Kesenözü - Pavlu Kaplıca yöresinin doğal ve tarihi çevresi ile birlikte değerlendirilerek çevre düzeni planı çerçevesinde disipline edildikten sonra turizm merkezi ilan edilmesi.
• Göynük Mudurnu turizminin geliştirilmesi amacıyla Abant - Mudurnu arasındaki karayolu standardının yükseltilmesi.
• Gerede Kayak sporları merkezinin hayata geçirilmesi için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünce sürdürülmekte olan çalışmalara ivedilik kazandırılması.
• Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce programa alınmış bulunan Yedigöller Master planının ivedilikle tamamlanması ile Yedigöllerin temizlenmesi, yol sorununun çözüme kavuşturulması.
• Valiliğimizce tapusu Sağlık Bakanlığına verilmiş bulunan Karacasu Termal Turizm Merkezindeki 40 bin metrekarelik ilk alana (250) yatak kapasiteli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinin yapımının gerçekleştirilmesi.
• Daha Önce Dinçerler Turizm Ticaret A.Ş. ne tahsis edilmiş olan ancak anılan şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle tahsisi iptal edilerek tekrar İl Özel idaresine devredilen Karacasu termal turizm merkezindeki alanın imar tadilatı yapılması suretiyle modern bir proje ile yurtiçi ve yurtdışı turizm hizmetine sunulması.
• Ankara ve İstanbul gibi iki büyük metropole yakın mesafede bulunan Bolu’nun doğa, kültür ve turizm yönünden zengin özellikleri nedeniyle gerek ulusal gerekse uluslar arası toplantılara hitap edecek düzeyde bir kongre merkezine kavuşturulmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, İzzet Baysal Vakfı Yerel Yönetim ve Merkezi Hükümet katkılarıyla karaçayır bölgesinde arazisi müsait olan alanda bir uluslararası kongre merkezi yapılması.
• Karacasu-Aladağlar-Kartalkaya güzergahında bir teleferik sisteminin kurulması.
• Karacasu-Bolu Merkez -Üniversite kampusu arasında belirlenecek uygun bir güzergahta toplu ulaşım amaçlı hafif raylı sistem kurulması. Bolu ulaşım sistemlerinin kuzey-güney bağlantısını güçlendirmek amacıyla Bolu Merkez-Kıbrıscık-Ankara-Beypazarı duble yol çalışmalarına başlanması.
• Bolu’nun hava yolu bağlantısının da sağlanabilmesi amacıyla, askeri hava alanının eksikliklerinin giderilerek sivil havacılığa açılması çalışmalarının sürdürülmesi.
• Ankara ve İstanbul’da gerek devlet gerekse özel üniversite sayısının çoğalması ve bu illerin üniversite kapasitesinin son aşamalarına gelmesi nedeniyle, her iki metropole yakın olan ilimizde özel girişimlerce üniversite açılmasına imkan sağlayabilecek alanların isteklilerine tahsis edilmesi.
• A.İ.B. Üniversitesi’nin mevcut kampus alanının genişletilmesi.
• Altyapısı tamamlanma aşamasına gelmiş bulunan ilimiz sağlık sektörünün yurtiçi ve yurtdışından hasta kabulü ve tedavisi yapabilecek konuma getirilmesi için
projeler üretilerek uygulamaya konulması.
• Bolu patatesinin il genelinde sertifikalı üretiminin yaygınlaştırılarak bir marka haline getirilmesi suretiyle yurtiçi ve yurtdışı pazarlara tohumluk olarak arz edilmesinin sağlanması.
• Sürdürülebilir tarım tekniklerinin yaygınlaştırılarak, dünyadaki gelişmelere paralel bir şekilde organik tarıma geçişin sağlanması.
MEHMET ALİ TÜRKER KİMDİR?
1942’de Ankara Bala-Sofular Köyünde doğdu. İlkokulu Ankara-Demirlibahçe, orta ve lise tahsilini Ankara Kurtuluş Lisesinde tamamladı. 1965 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesinin Mali İktisat bölümünden mezun oldu. Mayıs 1968’de açılan sınavı kazanarak Ankara Maiyet Memurluğuna atandı. Beypazarı - Karaşar Nahiye Müdürlüğü, Çankaya Kaymakam Refikliği ve Hopa Kaymakam Vekilliği görevlerinde bulunduktan sonra İçişleri Bakanlığınca düzenlenen kurs sonunda yapılan sınavı kazanarak Ekim 1970’de Tosya Kaymakamlığına atandı. Daha sonra Kastamonu-Bozkurt, Siirt Pervar