
Aratol’un AK Parti’li Belediye Başkanı Celal Arslan, Aksaray Belediyesine ait kanalizasyonun Tuz Gölünü tehdit altında bırakırken Aratol Beldesinin içinden geçen Uluırmak Çayının da çevreye kötü kokular yaydığını bildirdi.
Başkan Celal Arslan, “15 yıldır Aksaray Belediyesi, beldemizden geçen kanala kanalizasyonunu boşaltmaktadır. Her belediye başkanı yerel televizyonlara çıkar, biz şu mahallenin kanalizasyonunu bitirdik diye övünerek konuşur, halkı da onlarda duacı olur. Ancak biz Aksaray’ın tüm kanalizasyonunun kokusunu çektiğimiz için tam tersine beddua ediyoruz. Rüzgar doğudan estiğinde biz balkonumuza çıkamıyoruz. Her gün rüzgar doğudan esmesin diye dua ediyoruz” dedi. Çevre kirliliğine sebep olan kanalizasyon sistemine arıtma tesisi yapılmazsa bölge halkı ciddi sağlık tehdidi altında kalacak. Aratol’un AK Parti’li Belediye Başkanı Celal Arslan, “Aksaray Belediyesine ait kanalizasyon Tuz Gölünü tehdit altında bırakırken Aratol Beldesinin içinden geçen Uluırmak Çayı çevreye kötü kokular yayıyor” dedi.
“Bizim en acil sorunumuz, bizden kaynaklanmayan, Aksaray Belediyesi’nin bize çektirdiği bir sorun” diye feryat eden Başkan Celal Arslan, “15 yıldır Aksaray Belediyesi, beldemizden geçen kanala kanalizasyonunu boşaltmaktadır. Her belediye başkanı yerel televizyonlara çıkar, biz şu mahallenin kanalizasyonunu bitirdik diye övünerek konuşur, halkı da onlarda duacı olur. Ancak biz Aksaray’ın tüm kanalizasyonunun kokusunu çektiğimiz için tam tersine beddua ediyoruz. Rüzgar doğudan estiğinde biz balkonumuza çıkamıyoruz. Her gün rüzgar doğudan esmesin diye dua ediyoruz” diye konuştu. Bu konuyla ilgili olarak İl İnsan Hakları Kurulu’na başvurarak sıkıntılarını anlattıklarını ve çözüm istediklerini söyleyen Aratol’un AK Partili Başkanı Arslan “Birilerinin bu konuyu çözmesi gerekiyor, yerel yönetimlerin kaynağı yoksa, merkezi hükümet bu konuyu halletmeli bu konuda sorumlu olanlar birinci derecede Aksaray Belediyesi, ikinci derecede Aksaray Valiliği, Aksaray İl Çevre Müdürlüğü, dördüncüsü de Aksaray İl Sağlık Müdürlüğüdür. Benim halkımın bölgede bulunan hayvan ve bitkilerin sağlığıyla oynuyorlar” değerlendirmesinde bulundu. Aksaray merkeze bağlı Aratol Beldesinin Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AK Parti) seçilen Belediye Başkanı Celal Arslan, BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:
AİLE KARARI İLE SİYASET
“Aslında siyasete pek hevesli değildim. Ailem daha önce de siyasetle ilgili olduğundan benim de siyasete atılmamda ısrarcı oldular. Bakanlıktan belediye olma yönünden karar çıkınca, kardeşlerim benim belediye başkanlığına aday olmam yönünde karar verdiler. Siyasete böylece girmiş oldum. Aslında ben siyasette her zaman doğru şeyler yapıldığına inanmadığım için siyaseti pek düşünmüyordum. Ancak ailem bu konuda karar verince benim de söyleyecek bir şeyim kalmadı. İlk dönemimde aileme zaman ayırma konusunda bir sıkıntı yaşamadım. Yeni dönemimde aileme zaman ayırma konusunda sıkıntı yaşadığımı söyleyebilirim. Çünkü, kırsal kesimlerde özellikle kasabalarda belediye başkanı olmak çok daha zordur. Ben her zaman Aksaray Belediye Başkanının benden çok daha rahat olduğunu söylerim. Çünkü kadrosu kuvvetli, mali imkanları fazla. Halkın hastalığı, işsizliği, halkın jandarmada haklı ya da haksız sebeplerle olması onu ilgilendirmiyor. Biz kasabada doktoruz, hakimiz, savcıyız, iş bulma kurumuyuz, eczacıyız, jandarmayız her şeyiz. Hatta market sahibiyiz. Hepsini bizden bekliyorlar.
NÜFUS SAYIMI SAĞLIKSIZ
2000 yılında sağlıklı bir nüfus sayımı yapılamamıştır. Yapılan sayıma göre nüfus 2 bin 853. İmar planına dahil nüfusumuz gerçekte 4 bini geçiyor. Göç alan bir nüfus yapımız var. Aksaray’a en yakın beldeyiz, hatta imar planımız sıfır noktasında çakışıyor. Tuzla kanalımız var. Bu kanalın doğu yakası Aksaray’ın, batı yakası Aratol’undur.
KADRO VE BORÇLAR
Belediyeyi devraldığımda 29 işçi, 4 memur bulunuyordu. 7 işçi arkadaşımız bizim kurallarımıza uymadıkları için kendi istekleriyle işten ayrıldılar. Ben geldikten sonra 1 işçi aldım. Bu işçiyi de garaj işlerine bakması için aldım. 23 işçi, 4 memur çalışmaya devam ediyoruz. Biz 6 aydır köklü bir yatırım yapamadık. Vaktimiz borçları ödemekle geçiyor. Şu anda kış geliyor herhangi bir çalışma yapamayız. Gelecek yıl sezon açıldığında yatırım yapmaya başladığımızda geçici işçi alacağım. Şu anda kış geliyor, park ve bahçe işleriyle uğraşamayacağız. Bu yüzden 11 işçimi ücretsiz izne ayıracağım. 1999’da belediye başkanlığını devrederken hiçbir kamu kurum ve kuruluşuna, personele ve özel sektöre borcu olmaksızın toplamda bankada 135 milyar lira bıraktım. 2004 yılında belediyeyi devralırken benim bıraktığımın tam tersi bir durumla karşılaştım. Geldiğimde sanki babasının malını har vurup harman savuran kumarcı bir evladın borçlarını öder bir pozisyona beni getirdiler. Tabir yerindeyse bizim evlat hayırsız çıktı. Biz şimdi onun borcunu ödüyoruz. İller Bankasına 954 milyar, Karayolları Genel Müdürlüğüne 88 milyar 660 milyon, SSK prim borçları 28 milyar 516 milyon, TEDAŞ’a sulama suyu için 3 milyar 461 milyon, Emekli Sandığı primleri 4 milyar 105 milyon, işçi sendikalarına 6 milyar 889 milyon, İl Özel İdareye 8 milyar 585 milyon, Maliye Bakanlığına 3 milyar 191 milyon, içme suyu için 5 milyar 718 milyon, memurların tedavileri için hastanelere 2 milyar 698 milyon ve diğer kurumlar olmak üzere toplam 1 trilyon 154 milyar 934 milyon borcumuz var. Ayrıca özel sektöre de 100 milyar lira civarında borcumuz bulunmaktadır. Belirttiğim borçlardan ödemediğimiz İller Bankası borcu kaldı. SSK’ya olan borcun yarısını ödedik, yarısı kaldı. Diğer borçlarımızın hepsini ödedik. Birtakım savurganlıkları durdurarak, 7 personelin çalışma tarzımıza ayak uyduramayıp işten çıkararak onların maaşlarından tasarruflar yaparak borcumuzu ödedik. Araç işletmemiz var, su gelirimiz var. Su işletmesinde herhangi bir kârımız yok. Çünkü hepimiz kullanıyoruz. İş makinalarından ve otobüs işletmelerinden gelirimiz var.
İMAR VE ALTYAPIDA DURUM
İmar planımız 1994 yılının Ekim ayında yürürlüğe girdi. İlk başkanlık dönemimde tamamladık. Biz 1999 yılına kadar hiç değişiklik yapmadık. Biz ayrıldıktan sonra buraya gelen yönetim kendi kafasına göre bir takım revizyonlar yapmışlar, ek imar planı yaptırmışlar. Buradaki amaçlarını hala anlayamıyorum. Kasabamızın ek imar planına ihtiyacı yoktu. Belki de bir takım insanlara kaynak aktarmak için ek imar planı yaparak, imar planımızı büyütmüşler. Ne yazık ki, 2000 yılında yürürlüğe giren Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Havzası’na dahil edilmemize rağmen, o yasaya uygun olarak imar planını tasvip ettirmemişler.
YAPILAN YOL HİZMETLERİ
1994 yılında göreve geldiğimizde burası köy idi. En geniş yolumuz da 6 metreydi. 1994 Ekim ayında beldede imar planına göre uygulamalar yaptık. Yol genişletme çalışmaları yaptık. Şu anda 30 metrelik, 20 metrelik ve 15 metrelik yollarımız var. Bizim dönemimizde yollarımızda gerekli sertleştirmelerimizi yaparak stabilize yol haline getirdik. Hatta bazı yerlerde altyapı olarak PTT’yi yaptık. İçme suyu kanalını bitirdik, kaldırımları yaptık. Bu şekilde bırakıp gittik. 1999’dan sonra gelen yönetim Karayolları Konya Bölge Müdürlüğüyle anlaşıp burada asfaltlama çalışmaları yapmışlar, ancak sağlıklı olmamış. Bu yüzden de 88 milyarlık bir borca girilmiştir. Biz seçimlere katılırken vatandaşlardan çoğu bana gelerek “Başkanım biz bu dansözlüğü bırakmak istiyoruz” dediler. Ben çok şaşırdım, bunu araştırdım. Asfalt zamansız atıldığı için çakıllar da iri olduğu için bilye gibi yuvarlaklaşıp yolun üstüne çıkmıştı. Vatandaş bu çakıllar üzerinde yürürken sağlıklı hareket edemiyor, taşlara göre yürüyor, bu da beden hareketlerinde değişmelere yol açıyordu. Vatandaş bana gelerek biz bu yolları istemiyoruz, sök at dedi. Asfaltı söküp atamadık ancak yolun üstündeki oynayan çakılları süpürdük. Şu anda asfaltımız var ancak sağlıklı bir asfalt değil, sıcak asfalt değil ama hiç olmamasından daha iyidir.
İÇME SUYU HİZMETLERİ
1994’te mahalle çeşmesi şeklindeydi sularımız. İmar planımızı uygulamaya başlayınca İller Bankası’na planımızı verdik. İçme suyu sıkıntımızın olduğunu söyledik. 1995 yılında da mahalle çeşmelerini evlere dağıttık. Bizim bıraktığımızda Helvadere tatlı suyuydu, şimdi ise suyumuz içilecek durumda olmayan acı su. Geçmiş dönemdeki arkadaşımız, evlerdeki Helvadere suyunu yetersiz gördü gitti 30 kilometre uzaklıktan yeraltından su çıkardı buraya taşıdı. İller Bankası’na 900 milyar liralık gereksiz borç buradan yapıldı. Bu sudan banyo yapan insanların saçları dökülüyor, bu suyu içemiyoruz, içtiğimizde midemizde şişmeler, bağırsaklarımızda rahatsızlıklar meydana geliyor. Bu suyu çamaşırda, bulaşıkta, bahçe sulamada, araba yıkamada kullanıyoruz. İçme suyumuzu kadınlarımız çanak çömleklerle mahalle çeşmelerinden evlerine taşıyorlar. Bu suyumuz motopompla geliyor, başında bir bekçi bekliyor.
KANALİZASYON YOK
Beldemizde kanalizasyon yok, uygulayamıyoruz da. Benim dönemimde müracaat ettik. Başkan sizin beldeniz küçük, içme suyundan sonda kanalizasyona da girerseniz bunu altından kalkamazsınız bu yüzden biz sizin kanalizasyonunuzu programa alamayız dediler. Bizden sonra da müracaat edilmemiş. Fosseptik çukurlarla idare ediyoruz. İtfaiye aracıyla ve vidanjörlerle bu sıkıntıyı gidermeye çalışıyoruz.
YEŞİL ALAN ÇALIŞMALARI
İmar planı içerisinde 4 tane parkımız vardı. 4’ünü de biz faal hale getirdik. İçinde çocuklarımızın rahatça oynayabileceği oyuncakları kurduk, parklarımızın ağaçlandırmalarını yaptık. Bu dönem su ve gece ışıklandırma sistemini kurduk. Ayrıca bir park alanımızı daha kullanıma açacağız. 1996 yılında 2000 ağaç diktik, ayrıca kasaba içine 2000 fidan diktik. Önümüzdeki Mart ayından itibaren en az 10 bin ağaç dikecek projeyi hazırlıyoruz.
ULAŞIM VE ARAÇ PARKI
1995 yılından itibaren ulaşım hizmetlerini belediye olarak biz sağlamaya başladık. 2 minibüsümüz ve 2 otobüsle ulaşım hizmetlerini sürdürdük. Sabah 6.30’dan akşam saat 7.00’a kadar her saat başı karşılıklı seferlerimiz var. Ulaşımda hiçbir sorunumuz yok. Araç parkında 1 hizmet aracımız var, 5 kamyon, itfaiye aracımız, vidanjörümüz, 2 otobüsümüz, 2 minibüsümüz, bir kepçemiz, bir greyderimiz, çöp aracımız, traktörümüz vb. olmak üzere toplam 18 aracımız var. Bu araçlardan 17 tanesini ben aldım. Şu anda sadece silindire ihtiyacımız var.
TEMİZLİK HİZMETLERİ
1999 yılına kadar çöplerimizi traktörle topladık. Sadece pazar günleri çöpümüzü toplamıyorduk. Bizden sondaki arkadaşımız sıkıştırmalı çöp kanyonu almış. Şu anda Mercedes marka sıkıştırmalı çöp aracımız var. Yine haftada 6 gün çöplerimizi topluyoruz. Çöplerimizi Aksaray Belediyesi’nin çöp toplama merkezine döküyoruz. Çöp dökme alanımız beldemize 12 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
YAPILAN HİZMETLER
1994’te seçildiğimde belediyenin tabelası bile yoktu. İlk önce teşkilatı kurduk, hizmet binasını yaptık, araç parkımızı yaptık. Kapalı garajımız var. 18 bin ekmek kapasiteli ekmek fırını yapmıştık, 1999’a kadar işlettik. Biz gittikten sonda yönetim hatası oldu, usulsüzlükler çıktı, 120 milyar zarar ettiler, fırınımızı sattılar. İmar planını yaptık ve uyguladık. Aratol Belediyesi’ne toplam 2 bin 400 dekar arazi alarak belediyeye kazandırdık. Bu arazilerin büyük kısmını parselledik. Vatandaşımıza düşük bedelle sattık, bir kısmını da ihale usulüyle fiyat artırarak sattık. Araç parkımızdaki 18 aracın 17 tanesini ilk dönemimde ben kazandırdım. Borçsuz belediye bıraktık. Yolunu, içme suyunu, elektriğini biz yaptırdık. Telefonun bir kısmını yer altına aldık. Ayrıca 32 vatandaşımıza iş imkanı sağladık. Göreve geleli 6 ay oldu. Bu süre borç ödemekle, personelde görev yeri değişimi yaparak uyum sağlamakla, park, bahçe düzeniyle, orta refüjlerimizi aydınlatmakla geçti. 18 aracın 16 tanesini revizyondan geçirdik.
İLERİYE DÖNÜK PROJELER
Arsa satışı yapacaktık, bunu yapamadık, eğer yapabilseydik şu anki bozuk asfaltı kaldırıp bordür, büz şantiyesi kurup beldenin tamamını kilit taşı döşeyecektik. Ayrıca ekmek fırınımızı geri alıp kaliteli ekmek üretimini tekrar sağlayarak hem halka kaliteli ve ucuz ekmek satacak hem de iş istihdamı sağlayacaktık. Belde içinden geçen sulama kanallarımız var, bu kanallar koku yapıyor. Akışına ve imar planına uygun şekilde bu kanalları beton kanallar haline getirecektik. Tarımsal arazilere suyun daha kısa sürede ulaşmasını sağlayacaktık. İmar planımızda ağaçlandırmaya ayırdığımız alanları ağaçlandıracaktık. Gençlere halı saha ve çay bahçesi yapımı için söz vermiştik bunları yapacaktık ancak borç durumunu görünce bunları ertelemek durumunda kaldık.
EĞİTİM VE SAĞLIKTA DURUM
Beldede halk eğitim kursu açtırdık. Bizden sonra bu faaliyetler durdu. 1994-1999 yıllarında gezici kütüphaneler her hafta gelirdi, daha sonra gelmemeye başladı. Geçenlerde müracaat ettik gezici kütüphane 15 günde bir gelmeye başladı. Beldemizde 1 ilköğretim okulu var. Şu anda yabancı dil öğretmeni dışında hiçbir sıkıntımız yok. 15 derslikli bir ilk öğretim okulumuz var. Okulumuzda 2 tane hizmetli var. Okulumuza 14 televizyon aldık, 15 tane dolap yaptırdık, sandalye ve masaları değiştirdik, okul tatildeyken eski okulun tüm sıvasını alçıya çevirdik. Okulumuzda tuvalet yoktu, 2 tane tuvalet yaptırdık. Bütün sınıfları boyattık. Ayrıca öğrencilerimizin faydalanabilmesi için 14 tane CD aldım. Okulumuza 20 milyarın üzerinde bütçe ayırdık. Bizim, devlet tarafından yapılmış bir sağlık ocağımız yok. Muhtarlık döneminde yapılan düğün salonumuzun bir kısmını sağlık ocağı olarak kullanmaya başladık. O günün şartlarında bir doktor ve bir ebe getirerek sağlık ocağını açmışlar. Biz göreve gelince sağlık ocağımız aynı şekilde çalışmaya devam etti. Doktor sayısını arttırdık. 1999 yılına kadar hiçbir sağlık sorunumuz yoktu. Ebemiz, sağlık memurumuz, müstahdemimiz var. Ne olduysa 1999’dan sonra oldu, şimdi sadece bir ebemiz var. Doktor, hemşire, sağlık memurumuz gitmiş, sağlık ocağımız bakımsız bir halde, devlet de memur vermiyor. Gerekli yerlere başvurdum ancak Aksaray’ın genelinde bu sıkıntının yaşandığını söylüyorlar. Biz bu soruna şöyle bir çözüm bulduk, haftada 2 gün Salı ve Perşembe günleri yarım gün olmak üzere Aksaray’dan doktor getirip, hizmet veriyoruz.
SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYAT
Kasabamızda şimdiye kadar herhangi bir festival düzenlenmedi. Kozmopolit bir yapı var beldemizde. Gelenek ve göreneklerimiz tamamıyla değişti. Çağa adapte olduk, kimliğimizi kaybettik. Biz Aksaray’a yakın olduğumuz için her türlü ihtiyacımızı oradan gideriyoruz.
YASA İYİ OLACAK
Yerel yönetimler yasa tasarısının Türkiye’nin bazı bölgeleri için faydalı, bazı bölgeleri için zararlı olacağını düşünüyorum. Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için bu yasanın uygun olmayacağını düşünüyorum. Verilen yetkilerin bazı kötü kişilerce kötü amaçlarla kullanılacağını düşünüyorum. 2000 nüfusun altındaki beldelerin kapatılmasını onaylamıyorum. Devletin bu şekilde tasarruf edeceğini söyleyenler var. Ben bu yöntemle tasarruf edilebileceğini sanmıyorum. Çünkü belediyelere gönderilen pay genel bütçe gelirlerini yüzde 6’sıdır. 100 trilyonluk bir bütçenin, 6 trilyonu İller Bankası’na aktarılıyor. İller Bankası da bu 6 trilyonu mevcut belediyeler arasında, onların nüfusuna göre pay edecek. Şu anda Türkiye’de 3 bin 227 belediye var, bu para tüm belediyelere nüfus göz önünde bulundurularak, nüfusu az olana az; çok olana daha çok olmak kaydıyla dağıtılacak. Yeni yasayla belediye sayısını bin 500’e indirdik. Dağıtılacak miktar yine 6 trilyon lira. Devlet bunu nasıl tasarruf edebilir? Yine kazanılmış haklar geri alınamaz. Diğer bir konu da merkeze 5 kilometre uzaklıktaki belediyelerin kapatılması. Biz Aksaray’da 5 kilometre sınırın içine giren beş tane belediyeyiz. İmarda Aksaray’la sınır komşusuyuz. Aksaray’ın batısında Hacılar Mahallesi var, biz o mahalleden daha düzenli ve daha sağlıklıyız. Aksaray Belediyesi kendi mahallesine hizmet veremezken bizi birleştirince buraya nasıl hizmet verecek? Eğer biz merkeze bağlanırsak, gelişeceğimizi düşünmüyorum. Bu yüzden ben 5 kilometre sınırlamasına karşıyım.
ACİL SORUNLAR VAR
Bizim en acil sorunumuz, bizden kaynaklanmayan, Aksaray Belediyesi’nin bize çektirdiği bir sorunumuz var: 15 yıldır Aksaray Belediyesi, beldemizden geçen kanala kanalizasyonunu boşaltmaktadır. Her belediye başkanı yerel televizyonlara çıkar, biz şu mahallenin kanalizasyonunu bitirdik diye övünerek konuşur, halkı da onlarda duacı olur. Ancak biz Aksaray’ın tüm kanalizasyonunun kokusunu çektiğimiz için tam tersine beddua ediyoruz. Rüzgar doğudan estiğinde biz balkonumuza çıkamıyoruz. Her gün rüzgar doğudan esmesin diye dua ediyoruz. Biz bu konuyla ilgili olarak İl İnsan Hakları Kurulu’na gittik. Sıkıntılarımızı anlattık, çözelim dedim, paramız yok dediler. Birilerinin bu konuyu çözmesi gerekiyor, yerel yönetimlerin kaynağı yoksa, merkezi hükümet bu konuyu halletmeli bu konuda sorumlu olanlar birinci derecede Aksaray Belediyesi, ikinci derecede Aksaray Valiliği, Aksaray İl Çevre Müdürlüğü, dördüncüsü de Aksaray İl Sağlık Müdürlüğüdür. Benim halkımın bölgede bulunan hayvan ve bitkilerin sağlığıyla oynuyorlar. İkinci sorunumuz, kendi kanalizasyon sistemimizi İller Bankası aracılığıyla kurmak. Üçüncüsü beldemizde işsizliği giderici yatırımlar nelerse bu yatırımlara bize düşen görev neyse yerine getirmek.
SİYASİLERE MESAJLAR
Bu hükümet gelmeden önce işsizlik ve enflasyon had safhadaydı, başka ülkeler bizi sindiriyorlardı. Bu hükümet iktidara geldikten sonra işsizlik kısmen de olsa çözüldü, enflasyon tek haneli rakamlara indi. Borçlanmadan dolayı yüksek olan faiz oranları aşağı çekildi. Türkiye’nin dünya ülkeleri arasındaki itibarı arttı. Bütün bunlar olabiliyorsa, şu andaki hükümetimiz başarılıdır demektir. Milletvekillerimizden memnunuz, ancak halkımızın vekillerimizden şikayeti var. Halk vekillerimizden Ankara’da çok durmamalarını, hafta sonları köyleri ve kasabaları gezmelerini istiyor.
BAŞKANDAN HALKA MESAJ
Yerel yöneticilerin ellerinde sihirli değnekleri yok. Seçimden önce bazı vaatler verebiliyoruz, işin başına geçtiğimizde hayallerimizin bazıları gerçek olmayabiliyor. Bundan dolayı, bize kızmasınlar, yalancı yerine koymasınlar. Biz de elimizdeki imkanlara göre hareket etme noktasında olan insanlarız. Bizim elimizde imkan yoksa hizmetlerimiz kısıtlı olur. Birtakım sıkıntılardan dolayı belediyede bazı kısıtlamalara gideceğiz, işçi sayısını azaltacağız. Bundan dolayı bizi ikilik yapıldı, siyasi tercihler yapıldı diye kınamasınlar. Böyle bir düşünceye kapılmasınlar. Biz şu anda ihtiyacımız olan işçileri belediyede tutacağız. 15 Mart’tan sonra çıkardığımız işçileri belediyeye alacağız. Yapılan hizmetlerde halkın da birtakım katkılarda bulunması gerekir. Bize moral yönünden destek versinler, yapılan her hizmet onlar için yapılıyor. Hizmetlerin sonunda bize memnuniyetlerini göstersinler, biz de daha çok çalışalım.”
CELAL ARSLAN KİMDİR?
1948 Aratol doğumlu. İlkokulu Aratol’da, ortaokulu Aksaray’da, liseyi Kırşehir Öğretmen Okulunda tamamladı. Sınıf öğretmeni olarak 1968 yılında göreve başladı. Öğretmenlikten emekli olarak 27 Kasım 1994 tarihinde yapılan seçimlere Refah Partisi’nden aday oldu ve kazandı. Aratol’un ilk belediye başkanı. 1999 seçimlerinde aday oldu ama seçimi kaybetti. 2004 seçimlerinde AK Parti’den yeniden belediye başkanı seçildi. Evli, 2 çocuk babası.