
Türkiye’nin tam bir kırılma noktasında iken 3 Kasım seçimleriyle hayata döndürüldüğünü bildiren Adalet ve Kalkınma Partisi Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun, “Popülizmin, adam kayırmacılığın ve de torpilin ortadan yavaş yavaş kalktığı bir döneme doğru emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.
AK Parti Milletvekili Alaboyun “Aksaray, yabancı yatırımcı açısından mevcut işgücü potansiyeli, yeterli kalifiye eleman varlığı, yeri ve konumu ile bir cazibe merkezidir. Aksaray’ımız emin ellerde, kimse endişelenmesin. 4 milletvekili arkadaşımızla birlikte ilimizin bütün sorunlarının çözümü konusunda yoğun bir gayret ve çaba içerisinde olduğumuzu herkesin bilmesini isterim” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin tam bir kırılma noktasında iken 3 Kasım seçimleriyle hayata döndürüldüğünü bildiren Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Aksaray Milletvekili Ali rıza Alaboyun, “Popülizmin, adam kayırmacılığın ve de torpilin ortadan yavaş yavaş kalktığı bir döneme doğru emin adımlarla ilerliyoruz” dedi. “Aksaray, yabancı yatırımcı açısından mevcut işgücü potansiyeli, yeterli kalifiye eleman varlığı, yeri ve konumu ile bir cazibe merkezidir. Aksaray’ımız emin ellerde, kimse endişelenmesin. 4 milletvekili arkadaşımızla birlikte ilimizin bütün sorunlarının çözümü konusunda yoğun bir gayret ve çaba içerisinde olduğumuzu herkesin bilmesini isterim” değerlendirmesinde bulunan AK Parti Milletvekili Alaboyun “E-90 ve D-300 devlet karayollarının kesişim noktasında bulunan ve karayolu ulaşımının oldukça iyi olduğu ve özellikle de bu yıl bitirilen bölünmüş yol ağıyla devasa bir merkez haline gelen Aksaray, önümüzdeki yıllarda yapılacak demiryolu ağıyla da herkesin uğrak yeri olacaktır” şeklinde konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER GAZETESİ’ne açıklamalarda bulunan AK Parti Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun, şunları söyledi:
NEDEN POLİTİKA
“Belki bu sorunuzu cevaplandırırken bunun peşinden soracağınız diğer soruları da cevaplandırmış oluruz. Elbette ki, Türkiye’de siyaset yapmanın bir takım zorlukları vardır. Bu zorlukları ortadan kaldırmanın yolu da yine siyasetle iç içe olmaktan geçer. Ben önceden beri siyasete ilgi duyuyordum. Dolayısıyla da 3 Kasım 2002 seçimlerinde Aksaraylı hemşehrilerimin de ısrarıyla AK Parti’den milletvekili adayı oldum ve seçildim. Neden AK Parti diyecek olursanız elbetteki bu ülkede iyi şeyler yapmak istiyorsanız temeli iyi ve sağlam atmak zorundasınız. Adalet ve Kalkınma Partisi, bu iki kelime belki de sizin, hem idealinizi ve hem de hedefinizi belirlemesi açısından çok önemli olsa gerek. Zira “adaleti” esas almayan bir anlayışın da bana göre bir hedefi yok demektir. Geçmişte bunun bir çok örneğini gördük. Türkiye’de iş başına gelen hükümetler daima popülizmi ön planda tutmuşlardır. 57. Hükümet belki de bunun en güzel örneğini oluşturmaktadır. Bir koalisyon hükümeti olması hasebiyle her ortak kendi partisini ön plana çıkararak ülkenin geleceğini karartıyordu. Sen ben kavgasıyla bu ülkede anayasa kitapçığı fırlatanlar bir güven bunalımı oluşturmuş, ülke ekonomisini yok etmişlerdir. Türkiye tam bir kırılma noktasında iken 3 Kasım seçimleriyle hayata döndürüldü. Ve Türkiye bir şans yakaladı. Recep Tayyip Erdoğan gibi bir başbakana sahip oldu. Öyle ki bir popülizmin, adam kayırmacılığın ve de torpilin ortadan yavaş yavaş kalktığı bir döneme doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Biz de böyle bir dönemde başta Aksaray’ımız olmak üzere ülkemize hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Milletvekili olduktan sonra TBMM’de değişik komisyonlarda görev aldım. NATOPA Türk Grubu üyesi olarak ülkemizi dışarıda temsil etme imkanım oldu. İki yıl süreyle başarılı bir şekilde mücadele ettim. Ülkemiz hakkında oluşan yanlış imaj ve düşünceleri büyük ölçüde ortadan kaldırdık, Türkiye ile ilgili iyi kanaatların oluşmasını sağladık. Bir diğer görevimiz Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) komisyonunda komisyon sözcülüğü olmuştur. Değişik kamu kurumlarının faaliyet raporları ibra edilmiştir. Şuanda başka bir komisyonda görev aldım. AB Parlamentolararası Uyum Komisyonu Başkan vekili ve Karma Parlamento Komisyonu üyesiyim. Hiç kuşku yok ki ülkemizin AB’ye tam üyelik sürecinde komisyondaki bu görevimiz çok daha önem arz etmektedir. Zira bu çerçevede AB’ye üye bir çok ülkenin temsilcileriyle bu kısacık zaman zarfında çok yoğun temaslarımız olmuş ve önemli mesafeler alınmıştır.
VE İLİMİZ AKSARAY
Aksaray, Türkiye’mizin tam merkezinde, tarihi “İpek Yolu” üzerinde, kuzeyi güneye, doğuyu batıya bağlayan ana karayollarının tam kavşağındadır. E-90 ve D-300 devlet karayollarının kesişim noktasında bulunan ve karayolu ulaşımının oldukça iyi olduğu ve özellikle de bu yıl bitirilen bölünmüş yol ağıyla devasa bir merkez haline gelen Aksaray, önümüzdeki yıllarda yapılacak demiryolu ağıyla da herkesin uğrak yeri olacaktır. Deprem riski en az olan iller arasında yer alan Aksaray’ımız, sanayicilerimizin de yatırım bölgesi olmuştur. Aksaray, kalkınmada öncelikli iller arasında yer alarak bu önceliklerin vermiş olduğu avantajları kullanmaya başlamıştır. İlimizde yatırım yapmak isteyen müteşebbislere, istedikleri büyüklükte “Hazine arazileri” bedelsiz olarak verilebilmektedir. Aksaray ekonomisi endüstri, tarım, hayvancılık ve ticarete dayanmaktadır. İlimizde, otomotiv ve otomotiv yan sanayi, tekstil, gıda, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, kimya ve plastik sanayi, metal ve makine sanayii ile toprak ve madene dayalı bir çok sanayi kuruluşu faaliyet göstermektedir. Aksaray ilinin sayısız sanayi yatırımlarının yanında granit, mermer, kaolen, civa, deotemit gibi maden rezervleri vardır. Bunların bir kısmı işletilmekle birlikte henüz el sürülmemiş maden kaynakları mevcuttur. Aksaray’ın en önemli yatırımları arasında bulunan Mercedes Benz, gerek kalkınmada öncelikli yörelere tanınan muafiyet ve teşviklerden yararlanmak, gerekse altyapısı ile mükemmel bir organize sanayi bölgesinde ucuz maliyetle arsayı satın almak suretiyle sabit yatırıma en az masraf yaparak sanayi tesisleri inşa etmektedir. Daha sonra kurulan Menzolit Fibron. A.Ş., COMAS Ltd. Şti. gibi yabancı yatırımcılar da ISE ile birlikte Mercedes, Audi, BMV, Mitsubishi gibi otomobil firmalarına malzeme üretmekte ve ihraç etmektedirler. Aksaray, yabancı yatırımcı açısından mevcut işgücü potansiyeli, yeterli kalifiye eleman varlığı, yeri ve konumu ile bir cazibe merkezidir. Mühendislik fakültelerinin olması, ayrıca teori ile pratiği birleştirme bakımından da önemlidir. Sanayi-Üniversite işbirliğinin sağlanması, bilim ve teknoloji paralelinde üretim yapılması kaynakların en etkin bir şekilde kullanılmasını da beraberinde getirecektir. Aksaray ilimiz Kapadokya’nın kapısı konumunda, turizm potansiyeli oldukça zengin bir ildir.
KİMSE ENDİŞELENMESİN
Aksaray’ımız emin ellerde, kimse endişelenmesin. 4 milletvekili arkadaşımızla birlikte ilimizin bütün sorunlarının çözümü konusunda yoğun bir gayret ve çaba içerisinde olduğumuzu herkesin bilmesini isterim.”
ALİ RIZA ALABOYUN KİMDİR?
1957 yılında Aksaray’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Aksaray’da, teknik liseyi Malatya’da tamamladı. İki yıl Gölcük Tersanesinde çalıştıktan sonra 1977 yılında İstanbul Teknik Üniversitesini kazandı ve üniversiteden maden işletme mühendisi olarak mezun oldu. 1983 ve 1989 yılları arasında Amerika’da The Pennsylvania State University’sinden mühendislik yönetimi ve cevher hazırlama konularında master yaptı ve 1989’da yurda döndü. Enerji Bakanlığına bağlı MTA ve Maden İşleri Genel Müdürlüğünde 5 yıl kadar görev yaptıktan sonra 1999’te kamu görevinden ayrılarak özel sektöre geçti. Özel sektörde iki yıl kadar AFS Boru Sanayi A.Ş’nin genel müdürlüğünü yaptı. 1996’da Etibank Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliğine atandı. Lüksemburg’ta kurulu Etimine S.A. şirketinde yönetim kurulu üyeliği yaptı. 1997-2000 yılları arasında Türkiye Atom Enerjisi Kurumu kurul üyeliği görevinde bulundu. Gerek kamu gerekse özel sektörde uluslararası birçok görüşmelere ve etkinliklere katıldı. Çok iyi derece İngilizce, orta düzeyde Fransızca ve Almanca biliyor. Evli ve 3 çocuk babası.