
Geçmişte yaşanan terör olaylarının Van'ı çok fazla etkilediğini söyleyen Arvas, çıkışı 'ekonomik gelişme' olarak gösteriyor.
Yıllardır terör tehdidiyle burun buruna yaşayan Van, terörden kurtuldu ama terörün etkilerinden henüz kurtulamadı. Terörün etkilerinden kurtuluşun, ekonomik yönden gelişmek olduğunu belirten AKP Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas, "Ekonomik terörü aşabilirsek, her türlü terörü de bertaraf etmiş oluruz" dedi. Doğu bölgelerimizde yaşanan terör olaylarının etkisini üzerinde fazlasıyla hisseden Van, artık terörün talihsiz sonuçlarından kurtulmak istiyor. Terörle birlikte gelen ekonomik sıkıntılar ve göç olaylarının Van'ı fazlasıyla etkilediğini belirten AKP Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas, "Bugün dünya genelinde yaşanan bir terör olayı var ve bırakın Van'ı, tüm dünyayı huzursuz ediyor. Van, çok hassas bir konumda yer alıyor. Güneyi Irak'la, doğusu İran'la, kuzeyi Rusya ile sınır. Van özellikle ekonomik terörle muhatap olmuş bir bölgede yer alıyor ve bu nedenden dolayı da gelişememiş. Ak Parti hükümeti döneminde, bu ekonomik terörü aşabilirsek her türlü terörü de bertaraf etmiş oluruz" dedi. Vatandaşın derdini dinlemeden bir gününü geçirmeyen AKP Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas, Van'ı ve Van'ı daha nasıl daha güzel yarınlara taşıyacağını anlattı:
"VAN'A GİDEN AĞLAR, VAN'DAN DÖNEN AĞLAR"
Van denince ilk akla gelen Van Gölü ve Van kedisidir. Biz de bir tabir vardır: "Van'a giden ağlar, Van'dan dönen ağlar." Van halkı çok misafirperverdir. Van'a giden yabancılara karşı çok saygılıdırlar ve insanlıklarını hiçbir zaman esirgemezler.
İŞADAMLARINA ÇAĞRI
Van, turizm için çok ideal bir il ama turistik tesisler bakımından yetersiz. Sportif faaliyetlere de çok müsait bir doğası var. Dağ sporlarından tutun da kış sporları, göl sporlarının hepsini yapmak mümkün. Turizmi canlandırmak için gidip dışarıya yatırım yapmayı düşünen işadamlarımıza teşvikte bulunuyoruz. Malumunuz, 36 ili kapsayan Teşvik Yasası meclisten geçti. İşadamlarımıza, bu yasanın bir çok avantajını göz önünde bulundurmaları kaydıyla bölgeye yatırım yapmaları için çağrıda bulunduk. Ama maalesef şimdiye kadar, buraya bir tesisin yapılması talebiyle karşılaşmadık.
TARIMDA REFORM
Göçü durdurabilmek için tarım ve hayvancılıkta bir reform yapılması şart. Tarım ve hayvancılık, hala yüzyıllar önceden kalma yöntemlerle yapılıyor. 14 ilin Tarım-Orman Köyişleri Komisyonu üyesi olarak terk ferdim. Göçü durdurabilmek için, geri kalmışlık sırasını göz önünde bulundurarak, tarım ve hayvancılığa önem vermemiz gerekiyor. Bu konudaki ilk adımımızı attık ve kooperatifler yardımıyla süt inekçiliğine ve küçükbaş hayvancılığa hükümet olarak kredi yardımında bulunduk. Bunun yanın sıra organik tarıma geçiyoruz. Ülkemizde organik tarım yıllardır ihmal edilmiş. Bilinçsiz ilaçlama ve gübreleme sebebiyle topraklarımızı verimsiz hale getirmişiz. Tüm bunlardan kurtulmak için araştırmalar yaptık ve organik tarımı uygulamaya karar verdik.
EKOLOJİK TARIMA GEÇİŞ
Bu uygulamanın ilk adımı İzmir'de başladı. Avrupalı'nın iştahla üzerine düştüğü birkaç ürünümüz var. Hormonsuz ve kaliteli olduğu için, öncelikli olarak kuru üzümü, kuru inciri, kuru kayısıyı, fındığı ve elmayı Türkiye'den temin etmeyi tercih ediyorlar. Çocukluğumuzda aldığımız tandır ekmeğin kokusunu, bugün fırınların önünden geçerken alamıyoruz. Bunun başlıca sebebi ise yanlış gübreleme. Gübreler toprağın derinliklerine inerek yer altı sularımıza kadar karıştı. İnşallah organik tarım yöntemiyle ürün kalitesini de artıracağız.
YILLARIN ENKAZI KALKIYOR
Bu bölgenin insanını yeniden tarım ve hayvancılığa ve köyüne döndürebilmek için yatırıma ihtiyaç var. Geçmiş hükümetler döneminde tarım ve hayvancılığa ayrılan pay 600 trilyonken, iktidara geldiğimizde imkansızlıklar içinde dahi biz bu payı 1.8 katrilyon olarak belirledik. Bu rakamı her geçen yıl artırıyoruz. 2004 yılında ise bu rakamı 4 katrilyon olarak belirledik. Bugüne kadar çiftçimizin omuzlarına bindirilmiş olan borcu sildik. Peşin ödeyenlerin borcunu yüzde 70 oranında bitirdik ve kalan borçlarını da takside bağladık. Ana parasını taksitler haline ödeyebilmesi için kolaylıklar sağladık. Doğrudan gelir desteğini 500 dönüm arazi için 1.5 milyardan, 10 milyara çıkardık. Ayrıca dönüm başına çiftçi primi de veriyoruz. Bunların hepsi, AKP döneminde yapılan ve köyünü terk etmek zorunda kalan insanları tekrar köylerine döndürmek yönündeki çalışmalardır. Vatandaşlarımız çok sabırsız. Yılların üzerlerinde birikmiş enkazını, AKP hükümetinin bir hamlede üstlerinden kaldırmasını bekliyorlar. İmkanlar el verecek ve kaynakları tam manasında kullanacağız ki verim elde edebilelim. Bizler, eskiden siyasi çıkarlar uğruna sadece temeli atılan fakat bir türlü tamamlanmayan temelleri bitirdik. Bitirdiğimiz bu temellerden elde edilecek gelirle daha sonra yeni temeller atılacak. Siyasi hareketimizin amacı hizmettir. Eski zor günleri insanlara yaşatmamaktır.
EĞİTİMDE BÜYÜK MESAFE
Eğitim ve sağlık konuları, beslenme kadar önemlidir. Eğitim konusunda büyük bir mesafe katettik. Fakir zengin ayrımı gözetmeksizin ilköğretim çağındaki tüm öğrencilerimize bedava kitap dağıttık. Bunun yanı sıra okul yapımını özendirmek için, okul yapmak isteyenlere vergide indirimler getirdik. Neticede, MEB'nin eğitim yatırımı için harcadığı paydan daha fazlasını özel sektörün ayırdığını gördük. Bu uygulamanın başarısının en güzel delilidir. Daha önceden 70-80 sınıflık dersliklerde eğitim yapan öğrencilerimiz şu an 35-40 kişilik sınıflarda eğitim alıyorlar.
SAĞLIK HİZMETLERİ İYİLEŞTİ
Sağlık alanındaki uygulamalarımızla da sağlık sorununu ciddi oranda giderdik. Bir çok kırsalda doktor yokken, Sözleşmeli Hekim Yasası'nı meclisten geçirdik. İsrafı önlemek ve daha iyi hizmet verebilmek açısından SSK hastanelerini, Sağlık Bakanlığı çatısı altında toplayarak sağlıkta kaliteyi sağlayacağız. Ayrıca ilaç fiyatlarının düşürülmesi de sağlık konusunda büyük bir atılımdır ve halkımızın büyük takdirini kazanan bir uygulamadır.
DOĞU-BATI UÇURUMUNA SON
Bölgemizdeki özel teşebbüsün, kazançlarını batıda değerlendirmesi nedeniyle ekonomik açıdan gerideyiz. Geçmişte çıkarmış olduğum bir envantere göre; Van GSMH'den 800-9000 dolar, Hakkari 600 dolar pay alıyordu. Doğu ve Güneydoğu illerinin birbirlerinden pek bir farkı yok. Doğu ve batı arasındaki uçurumu kaldırmak, batı standartlarını yakalamak için bir adım atabilirsek sorun zaten kendiliğinden çözülmüş olacak. Sanayide de çok gerilerdeyiz. Esnaf ve sanatkarın, sivil toplum örgütlerinin birleşmesiyle sanayide de önemli mesafeler katettik. Ama tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir ekonomik darboğaz söz konusu. Bölgenin gelir kaynakları tarım ve hayvancılık olduğu için, burada yaşanacak canlılık sanayiyi de olumlu yönde etkileyecektir. Bunları belli bir seviyeye getirdiğimizde istihdam olayını da çözmüş oluruz.
VAN, DÜNYAYA ÖRNEK
İlimiz tarihi ve kültürüyle dünya devletlerine örnek olmuş bir ildir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri çok zengin kültür birikimine sahiptir. Fakat ne yazık ki, yaşanan terör olayları nedeniyle bu kültürel değerlerimize tam manasıyla sahip çıkamadık. Kültürsüz bir millet ayakta duramaz. Gücümüz dahilinde kültürümüzü yaşatmak boynumuzun borcudur. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da bu doğrultuda çalışmaları var. Teşvik Yasası ve 'Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Projesi' adı altında kültür abidelerimizi gözden geçirmek ve kültürümüzü canlandırmak hepimizin görevidir.
BU SINAVI VERECEĞİZ
Mahalli İdareler Yasası'nın 49 maddesini meclisten geçirdik. Yakın bir zamanda Yerel Yönetimler Yasası'nı da meclisten geçirerek cumhurbaşkanımıza sunacağız. Daha sonra 'israfı tamamen yok edip nasıl kalkınabiliriz' sorusuna yöneleceğiz. Bunlar zaten Acil Eylem Planı içerisinde yer alıyor. Mahalli İdareler Yasası kanunlaştıktan sonra bu sorun zaten kendiliğinden çözülüyor. Geçmiş hükümetlerin programında da bu yasa tasarısı hep vardı ama lafta kalmıştı. Biz, lafta kalmayacak icraata geçireceğiz. Halkımız tarafından bir sınava tabi tutuluyoruz ve bu sınavı vereceğizimden eminiz.