
"İçme suyu açısından sıkıntının yüzde 30'unu giderdik. İktidara geldiğimizden itibaren 40 gün içinde çalışmalarımızdan başarılı sonuçlar aldık. 3 yıldır suyu gelmeyen abonelere su götürdük. İnsanlar gelip bizi takdir ettiler ve seçim sırasında söylemiş her şeyi gerçekleştireceğimize kanaat getirdiler."
"Biz özgür irademize göre değil, dış devletlerin isteklerine göre değil, halkımızın isteğine göre yaşayalım. Avrupa'daki haklar getirip kendi halkımıza uyarlamaya çalışırsak ne dar gelir, ne de geniş gelir. Biz bu bayrak altında yaşayan insanlar olarak, kardeşiz. Kardeşliği savunduk ve bunun bozulmaması için mücadele etmekten asla vazgeçmemeyiz."
YENİ YASA ESKİSİNDEN İYİ
Yerel Yönetimler Yasası'nın çoğu maddesine katılıyorum, çoğu maddesine katılmıyorum. Ancak, bu yasayı bu şartlar altında dahi eski yasaya göre daha faydalı görüyoruz. Yalnızca, çok ağır hareket ediliyor. Biraz daha hızlı ve aktif bir şekilde çalışma yapılmasını bekliyoruz. Derik'in SHP'li Belediye Başkanı Ramazan Kapar, altyapıyı düzeltebilmek için ödenek gönderilmesine ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Ne zaman bu sorunları çözümleriz, işte o zaman Derik'i hayal ettiğimiz seviyeye getirebiliriz" dedi. Bizim Mahalli İdareler gazetesine konuşan Kapar, sağlık hizmetlerindeki eksikliklere bir çözüm olabilmesi için Belediye Sağlık Evi kuracaklarını ve içme suyundaki sıkıntılara son vereceklerini açıkladı. Kapar'ın Bizim Mahalli İdareler gazetesine şunları söyledi:
DERİK BÜYÜYOR
Son nüfus sayımlarında nüfus oranımız 19 bin 800 çıktı. Ancak, Derik'te son dönemlerde nüfuslarda bir artış oldu. Genelde köylerdeki nüfus ilçe merkezine gelip yerleşmeye başladı. En son da Tepe... diye bir köyümüzün de merkeze bağlanmasıyla şimdilik nüfusumuz 21 bin civarında.
5 TRİLYON LİRA BORÇ VAR
Belediyemizin kurulduğu günden itibaren yerel yönetim becerisi ve düşüncesi olmayan kişiler tarafından yönetildiği için bir resmi kurum gibi değildi. Her şey resmi prosedür çerçevesinde değil de daha değişik biçimde yönetilmeye çalışılmış. Bu belediyeyi 5 trilyona yakın bir borçla devraldık. Esnaf, işçi ve kamu kurumlarına olan bir borcumuz var.
HİZMETLERE HALKIN DESTEĞİ VAR
İller Bankası'ndan gelen payımızın dışında ciddi anlamda bir gelirimiz yok. Bizim zaten ilçede gelir olacak emlak ve su gibi öz gelirlerimiz var. Bunlar da belediyenin kurulduğu tarihten beri doğru dürüst alınmamış. Bugün halk arasında 70 milyara yakın bir su alacağımız var ve o insanlar şunu söylüyor; bizim faturamız gelmiyordu ama ha bire borç yazılıyordu. Fakat bizim belediyenin resmi bir kurum olduğunu, bu resmi kurumun halka bir hizmet götürebilmesi için İller Bankası'nın ödeneği dışında halkın da destek olma düşüncesini yaygınlaştırmak istiyoruz ve iktidara geldiğimiz günden itibaren 3 milyar gibi bir parayı biz tahsil ettik. Halka götürdüğümüz hizmetlerde artık halkın desteği var. Herkes kendi gücüne göre katkı sunmaya çalışıyor. Tabii bu da yönetimden kaynaklanıyor. Bizim amacımız, eğitim kökenli olduğumuzdan dolayı da, planlı, programlı ve düzenli bir yerel yönetim hizmeti sunmaktır. Güzel bir kadro oluşturmaya artık bir şekil getireceğiz.
ÇALIŞANLARIMIZA BORÇLARIMIZI ÖDÜYORUZ
Bölge nüfusumuza göre personel sayımızda aşırı bir yığılma var. Normal nüfusumuz 21 bin civarında çalıştırdığımız personel 95 kişi. Çalışmadan maaş alan personelimiz yok. İlçede çarpık bir kentleşme var, imar planına uyulmamış. Dolayısıyla, insanlara hizmet götürmede biraz zorluk çekiyoruz. Bu zorluktan dolayı personeli dağıttık, herhangi bir sıkıntımız yok. Biz göreve geldiğimizde 10 yıldır hizmet veren bu insanların işine son vermek gibi bir düşüncemiz olmadı. Ücret konusunda da bölge belediyelerinin hepsinden fazla maaş veriyoruz. Normalde bir Viranşehir Belediyesi'nin İller Bankası'ndan ayrılan payı 600 milyar iken bizim ayrılan ortalama payımız 100 milyardır. O belediyenin ödediği maaş 950 milyon benim ödediğim 1 milyar 50 milyondu. İşçilere yapılan toplu sözleşme görüşmelerinden sanıyorum bir eksiklik var, bu eksiklikten dolayı sanıyorum biraz fazla ücret ödeniyor. İller Bankası'ndan gelen paranın çoğunu biz personele veriyoruz. Memurluktan gelmenin verdiği avantajla, ben şuna inanıyorum ki, çalışan arkadaşların ücretlerinin aksatmamak lazım. Daha önceki dönemlerde bu arkadaşlar maaşlarının üçte biri gibi cüzi bir miktar alırken biz göreve geldikten sonra bu konuya da bir düzenleme getirdik. 6 aydır bütün personelimiz net maaşlarını alıyorlar. İçeride kalan maaşları da yavaş yavaş ödemeye başladık. Daha sonra da işçilerimizin ödemelerini gündeme alacağız. Tam olarak 33 memur, 62'ye yakın işçimiz var.
ÇARPIK KENTLEŞME VAR
Buradaki yerel yönetimler genelde feodal zihniyete göre uyarlanmış. Modern bir şehircilik planı düşüncesi olmamış. İlçemizde oldukça çarpık kentleşme olmuş. Örneğin, ilçemizde bir mezarlık var. Biz bu mezarlığı koruma altına almak istedik ama gördük ki, mezarlık tapulanmış. Yani imar planında güzergahlar yol olarak belirtilmiş, birileri gidip oralara ev yapmış. Ama, biz bunu yıkmaya ve yeniden düzelemeye kalkarsak Derik'in çoğunu yıkmamız lazım. Bu da bizim açımızdan hiç de sağlıklı olmaz. Biz şunu diyoruz, imara yeni açılan 3 tane bölgemiz var. Bu bölgelerimize biz sonbaharda yolu açarak altyapı ve üstyapıyı tamamlayarak vatandaşımıza sunacağız.
İÇME SUYUNDA SIKINTILARI GİDERDİK
İçme suyu açısından sıkıntının yüzde 30'unu giderdik. İktidara geldiğimizden itibaren 40 gün içinde çalışmalarımızdan başarılı sonuçlar aldık. 3 yıldır suyu gelmeyen abonelere su götürdük. İnsanlar gelip bizi takdir ettiler ve seçim sırasında söylemiş her şeyi gerçekleştireceğimize kanaat getirdiler. Şu an ilçenin suyunda bir sıkıntı yok. Yalnızca suyumuz yetersizdir. Eskiden vatandaş suyun gelmemesinden yakınıyordu şimdi de yetersiz oluşundan yakınıyor. Bunun için de bizim bölgemizde bulunan bir köyümüzden bu getirme projemiz var. Bu konuda DSİ ise görüşmelerimiz devam ediyor. Altyapı bakımından zaten ilçemiz dağ yamacında olduğu için kışın sel felaketine maruz kalıyoruz. Ben bu bölgede yaşadığım için kışın en ufak bir yağmurda çarşıyı sel getiriyor. Biz bunun altyapısını bir de çoğu mahallemizde kendi imkanlarımız çerçevesinde 2-3 kilometreye yakın boru döşedik. Zeytinpınar denilen köyümüzde 20 yıldır kanalizasyon sistemi yoktu. Ana kanalizasyon şebekesini bitirdik yan kanatlara başladık ve inanıyoruz 1-2 yıllık süreçte altyapı sorunu kalmayacak.
GAP'A MESİRE ALANI YAPACAĞIZ
Eski dönemde arkadaşlar hizmet yapmış ancak yerel yönetim gereklerini yapmamışlar. Yeşil alan olarak Derik'te hiçbir çalışma yok. Bizim 3 tane projemiz var. Cumhuriyet Meydanı'na bir park alanı yapmaya başladı. Bunun dışında da GAP denilen bir bölgede bir mesire alanı yapmayı düşünüyoruz. Yine bir mahallemizde ağaçlandırma yaparak aile çay bahçesi yapma düşüncemiz var. Bunların dışında da her mahalleye çocukların oynayabileceği, ailelerin gidip rahatça oturacağı bir park alanı yapma isteğimiz var.
Yeterli aracımız yok
Araç parkımız oldukça zayıf. Temizlik işlerinde kullanabilmek için traktörü bile zor buluyoruz. Sağolusun Kızıltetep Belediye Başkanı arkadaşımız Sayın Cihan Sincar arkadaşımız tarafından bir tane geçici süreyle aldığımız araçla çöpümüzü topluyoruz. İki tane de çok eski traktörle çöplerimizi topluyoruz. Zaman zaman bazı araçları kiralıyoruz. İtfaiye aracımız sürekli arızalanıyor, kaza yapan bir ambulansımız vardı. Onu yeniden onarak idare etmeye çalışıyoruz. Bunların dışında bize acil olarak çöp toplama kamyonuna, greydere, kepçeye ve fen işleri için bir tanker ve traktöre ihtiyacımız var.
DERİK HALKINI BİLİNÇLENDİRECEĞİZ
Bu konuda sıkıntılarımız var. Halkımıza bu bilinci yerleştirmeye çalışıyoruz. Konferans ve toplantı niteliğinde çalışmalar yapmayı düşünüyoruz. Mahallelerimizde temizlik kampanyaları başlatmayı düşünüyoruz. Çöp konteynırları getirtip halka çöp poşetleri dağıtarak temiz ve çağdaş Derik yaratmayı amaçlıyoruz.
EKONOMİMİZ DİBE VURDU
Ekonomik Derik'te dibe vurmuş durumda. Sadece tarım ve hayvancılığa yönelik bazı çalışmalar var. Hayvancılık da zaten bölgede yaşanan olaylardan dolayı tamamen sıfırlanmış. Bunu kalkındırmaya yönelik gerek iktidar gerekse bizler elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz. Hatta bir de bölgede erken sebzecilik ve bilinçli tarımcılığa yönelik rehberlik merkezi açmayı düşünüyorum. Çünkü bu bölgede tarımda genelde buğday, arpa ve mercimek yetiştiriliyor. Bu da halkın ihtiyacını karşılamıyor. Son dönemlerde ayçiceği ekimi başlatılmış. Amacımız, devletin yetkili organlarında da şunu istiyorum; burada yetiştirilen ürüne göre sanayinin gelişmesi lazım. Bir iki tane tarıma yönelik tesisin kurulması istihdam bakımından hiç de fena olmaz. Bunun dışında da ilçemizin en meşhur şeyi, zeytinidir. İlçemize acilen bir zeytin paketleme tesisi kurulması lazım. Çünkü, bizim zeytinimiz Avrupa standardına uygun, kalitesi oldukça yüksek bir zeytindir.
ZENGİN POTANSİYELİMİZ VAR
Daha önce yapılmış bir festivalimiz yok. Ancak, biz düşünüyoruz. Biz gerek ülke çapında gerek Avrupa genelinde tanınan bir ilçeyiz. Bizim bürokrat kesiminde çok insanımız var. Zengin potansiyelimiz fazla. Bunlar genellikle dışarıdadır. İzmir, İstanbul, Adana gibi. Bu hemşehrilerimizle buraya gelerek dayanışma geceleri düzenlemek istiyoruz. Çocuklarımız için tiyatro gösterileri getirmeyi düşünüyoruz. Yine zeytinimize yönelik kültürel çalışmalar yaparak Derik zeytinini tüm dünyaya duyurmayı amaçlıyoruz.
OKULLARIMIZIN FİZİKİ ALTYAPISI KÖTÜ
Bizim Derik insanı oldukça zekidir. Yalnızca, şartları uygun değil, imkanları kısıtlı. Bölgede her ailenin 5-6 çocuğu var. Bu çocuklardan en fazla 3 tanesi okuyor. Bu 3 çocuğun okul masrafları ortalama 200 milyonu buluyor. Bu ailenin aylık geliri zaten yok denecek kadar az. Ekonomik şartlardan dolayı çocuklar hem çalışıyor hem okula gidiyor. Bu da eğitimdeki verimi ve kaliteyi düşürüyor. Son dönemlerde üniversitede okuyan öğrenci sayımızda büyük bir artış var. Bu sene 80'e yakın öğrenci var. Derik'te eğitim seviyesi oldukça yüksek. Ama, okullarımızın fiziki altyapısı oldukça kötü. Biz bu konuda elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Onarımı yapılacak okulları programa alarak sırayla tadilat yapmayı düşünüyoruz. Eğitim bizim için de çok önemli. Eğitimi teşvik konusundaki çalışmalarımızın devam gelecektir. Bunun dışında, çocuklarımızın çalışma ortamları pek fazla yok. Bu nedenle üniversiteye hazırlanan çocuklarımız için bir üniversiteye hazırlık merkezi adı altında kütüphaneye benzer bir yer açıp çocuklarımızın rahat bir şekilde ders çalışabileceği bir ortam yaratma amacımız var.
BELEDİYE SAĞLIK EVİ KURACAĞIZ
Sağlık hizmetleri konusunda da halkımız ekonomik bakımdan bazen 15 milyonluk reçeteleri bile alamayacak güçtedir. Biz, bir sağlık evi kurmayı amaçlıyoruz. Belediye sağlık evi kurarak yüze yakın fakir vatandaşımızı tespit edip, bunlara özel kimlikler vererek, ücretsiz sağlık hizmeti vermeyi amaçlıyoruz. Bir de doğum vakaları oluyor. Genelde eski yöntemlerle evlerde doğum yapılıyor. Dolayısıyla anne ve bebek ölümlerinde artışlar görülüyor. Biz bunu engellemek açısından 1 yıl sözleşmeli ebe bir arkadaş tutarak belediye sağlık evinde hizmet vermesini amaçlıyoruz. En ufak bir doğum olayında ya Kızıltepe'ye ya da Diyarbakır'a gidiliyor. Bu da bazen sağlıksız ve kötü sonuçlara neden oluyor. Bu konuda sıkıntıyı da bu şekilde gidermeyi amaçlıyoruz. 1998'de bitirilmesi gereken bir hastanemiz var, bir türlü bitirilemiyor. Buna yönelik bazı girişimlerimiz var. Çünkü, en ufak bir tahlilde bile insanlarımız Kızıltepe'ye ya da başka yerlere sevk ediliyor. İnsanlarımız zaten fakir. Bu nedenle, pek çok vatandaşımız tedavi göremiyor. Biz tüm bu olumsuzluklara son vermeyi amaçlıyoruz.
KÜLTÜR MERKEZİNE İHTİYACIMIZ VAR
Bizim temel sorunlarımız gençlerimizin kültürel alanda bir çalışmalarını sürdürebilecekleri bir kültür merkezi ihtiyacında odaklanıyor. Bunun dışında su kaynaklarımızın artırılması, araç parkımızın Çevre Bakanlığı'ndan destek alınarak güçlendirilmesi ve altyapıyı düzeltebilmek için ödenek gönderilmesine ihtiyacımız var. Ne zaman bu sorunları çözümleriz, işte o zaman Derik'i hayal ettiğimiz seviyeye getirebiliriz.
HALKIN İSTEKLERİNE GÖRE YAŞAYALIM
Bu bölgede yıllarca kanayan bir yaramız vardı. Bölgede artık silahla hiçbir şey halledilemez. Artık kulağımızı açıp halkımızı dinleyelim. Biz özgür irademize göre değil, dış devletlerin isteklerine göre değil, halkımızın isteğine göre yaşayalım. Avrupa'daki haklar getirip kendi halkımıza uyarlamaya çalışırsak ne dar gelir, ne de geniş gelir. Biz bu bayrak altında yaşayan insanlar olarak, kardeşiz. Kardeşliği savunduk ve bunun bozulmaması için mücadele etmekten asla vazgeçmemeyiz. Biz bir an önce silahların indirilip, demokratik çerçevede bu sorunların çözülmesini istiyoruz. Bölge milletvekillerine mesajım ise; bizi oraya götüren bu halktır. 5 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Dolayısıyla, bölgedeki sorunları ciddiye alıp, ilgilenmelerini istiyorum. Yani; gerek sosyal olaylar, gerekse kültürel anlamda, ekonomi anlamında bölgeye hak ettiği değeri versinler. Partizanlık yapılmadan, kişileri A ya da B partisine mensup diye ayırmadan hizmet yapılsın. Halka hizmet etmeyen insanı biz bölgeye sokmayacağız. El ele verip, birlik ve beraberlik içinde bir şeyleri başarabilmek için mücadele verelim.
Ramazan Kapar kimdir?
Derik, 1970 doğumluyum. İlkokulu ve liseyi Derik'te bitirdim. 1989 yılında üniversitede Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü'ne yerleştim. Daha sonra Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü'ne geçiş yaptım 1994'te mezun oldum. Öğretmenlik mesleğine ilk olarak Elazığ'ın Sivrice ilçesinin Direkkaya köyünde başladım. 1 yıl da Sivrice Lisesi'nde görev yaptım. 1998'den itibaren Derik merkez ve merkeze bağlı Tepebağ Köyü İlköğretim Okulu'nda fen bilgisi öğretmenliği yaptım. Son seçimlerde öğretmenlikten istifa ederek SHP'den belediye başkanlığı adaylığına başvurdum ve seçimleri kazanarak belediye başkanlığı görevine geldim.
Neden siyaset?
Bu toprağın bir çocuğu olarak ben, okuyup kendimi kurtardım. Bu halka yerel yönetim konusunda hiçbir hizmet verilmedi. Bir sorumluluk ve suçluluk duygusunu hissediyordum. Elimden gelen her şeyi yapmama rağmen içim bir türlü rahat olmuyordu ve geçmiş dönemdeki arkadaşın yapmış olduğu çalışmalar hoşuma gitmediği için öncelikle bazı insanlara bu işi yapmaları için teklif götürdüm. Ancak kimse sıcak bakmadığı için ben aday oldum. Sırf halkıma olan sevgim ve bağlılığımdan dolayı onlara vefa borcumu ödemek amacıyla siyaseti tercih ettim. Halkımı çok seviyorum. Çok sevdiğim öğretmenlim mesleğinden dahi halkım için vazgeçtim. Sırf bu insanlara hizmet götürebilmek için, Derik için. Halkımız için elimden gelen her şeyi yapacağım. Ben bu halk için çalışıyorum, onlar da bana destek olsunlar.