
İşsizliğin, her ilde olduğu gibi Van'da da kanayan bir yara olduğunu belirten AKP Van Milletekili Cüneyt Karabıyık, "Partimizin adı, Adalet ve Kalkanma'dır. Kalkınmışlık pastasının adil bir şekilde dağıtılması ve pastanın büyütülmesi lazım. Bizden önceki siyasiler hizmete hiç önem vermediler. Bizim partimiz ve başbakanımız bu anlayışı yıktı" diye konuştu.
Ekonomik kalkınmanın ve turizmin, temelde 'güven'e ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karabıyık, "Van turistik bir ildir. Terör olayları yaşanmadan önce, İstanbul, İzmir, Antalya'ya giden turist kadar turist gelirdi Van'a da.. Güvenin olmadığı yerde bu kavramlardan bahsetmek zordur. Şu anda ilimizde güven ortamı sağlanmış durumda" dedi. Van'da istihdam konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını belirten AKP Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık, "Teşvik Yasası'nın temel amacı istihdamı artırmak. Devlet diyor ki, 'Sana arsayı bedavaya vereceğim, elektriği yüzde 50 indirimli vereceğim, vergiyi 7 yıl sonra alacağım, SSK'ya yüzde 50 ödeyeceksin ama benim 5 insanım çalışsın.' Ben bunu yapan insanın elini öperim. Ülkemizde devlet et fabrikası kurmuş, devlet et kesiyor, devlet koyun kesiyor. Bu işler devletin işi değildir. Devletin asli görevleri vardır. Özel sektör de devlet kadar zengin olursa, o zaman tadına doyum olmaz. Hedef bunu gerçekleştirmek olmalı" diye konuştu. Van'ın gelirinin 1500 doların altında olduğunu söyleyen Karabıyık, "Teşvik Yasası çıktı ama bu yasa henüz, bir çok ilimize yansımadı. Herkes yatırımını kendi hinterlandının fazla olduğu yerde değerlendirmeyi düşünüyor. Van'daki insanlarımızın bir kısmı ticaretle uğraşıyor. Sınır ticaretinin açılması gerekiyor. İktidara geldiğimizde dört kalem olan ticari meta sayısını, bugün 54'e çıkardık. Bu konuyla bizzat ilgilendim" dedi. Vanr'ın kısa ve uzun vadede çözümlenmesi gereken sorunları hakkında da bilgiler veren AKP Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık, şunları anlattı:
KÖYLER CAZİP HALE GELMELİ
"Ben, doğu bölgesinin insanıyım. En fazla göç alan illerimizden Diyarbakır'da görev yaptım. Bölgede, Diyarbakır'dan sonra en fazla göç alan ilimiz Van'dır. Köyünün hanedanı, köyünün eşrafı olan insanlarımız göçe etmek zorunda kalmıştır. Şehir hayatına alıştıktan sonra da geri dönmek istememiştir. Ancak köy hayatını cazip hale getirdiğimiz taktirde bu insanları köye döndürebiliriz.
EĞİTİME BÜYÜK ÖNEM
Eğitim ve sağlık, devletin asli görevlerinin başında gelen iki konu. Bizim hükümetimiz döneminde eğitime büyük önem verildi. 'Haydi Kızlar Okula' kampanyası, her ilde olduğu gibi Van'da da büyük ilgi gördü. Bir çok konuda olduğu gibi sağlık konusunda da hantal kaldık. Örneğin, bir doktoru mecburi hizmet yapmak yerine özendirici tedbirler uygularsanız bölgenin sağlık problemi de kalmaz. Bir doktorun Ankara'da aldığı maaşı, Van'a gittiği zaman iki katına çıkarırsanız bu özendirmeyi yapmış olursunuz ve problem de çözülmüş olur.
KANAYAN YARA İŞSİZLİK
Van ilinin geliri 1500 doların altındır. Teşvik Yasası çıktı ama bu yasa henüz, bir çok ilimize yansımadı. Herkes yatırımını kendi hinterlandının fazla olduğu yerde değerlendirmeyi düşünüyor. İnsanlarımızın bir kısmı ticaretle uğraşıyor. Sınır ticaretinin açılması gerekiyor. İktidara geldiğimizde dört kalem olan ticari meta sayısını, bugün 54'e çıkardık. Bu konuyla bizzat ilgilendim. İşsizlik ise, her ilde olduğu gibi bizim ilimizde de kanayan bir yara. Partimizin adı, Adalet ve Kalkanma'dır. Kalkınmışlık pastasının adil bir şekilde dağıtılması ve pastanın büyütülmesi lazım. Bizden önceki siyasiler hizmete hiç önem vermediler. Bizim partimiz ve başbakanımız bu anlayışı yıktı. Geçen sene bir grup toplantımızda, bir vekilimiz yolların kapandığından şikayetçi oldu. Onlarda iş makinesi olmadığı için, başka illerden 8 adet iş makinesi gönderildi. Bir türlü açılamayan Bahçesaray yolu açıldı. Geçmiş dönemlerde hep, 'Bahçesaray'a neden hizmet edeyim ki, bana buradan kaç oy gelir?' hesabı yapılmış. Ama, 'Bu benim insanımdır. Ben onu savaşa gönderiyorum, askere gönderiyorum, vergisini alıyorum' denmemiş. Biz bu anlayışı yıktık ve mücadelemize devam ediyoruz.
BU YOLLARA JET BİLE İNER
Van'da tarım ve hayvancılıkta modern yöntemler kullanılması yönünde adımlar atıldı. Devlette ve hizmette devamlılık esastır. Birisi hayal eder, birisi proje eder, birisi ihale eder, birisi de temel atar. Şu anda Van'nın her bir girişine, jetlerin inebileceği kalitede yollar yapılıyor.
ÖNCE GÜVEN
Van turistik bir ildir. Terör olayları yaşanmadan önce, İstanbul, İzmir, Antalya'ya giden turist kadar turist gelirdi Van'a da. Hem turizm, hem de ekonomik kalkınma temelde 'güven' isteyen kavramlar. Güvenin olmadığı yerde bu kavramlardan bahsetmek zordur. Şu anda ilimizde güven ortamı sağlanmış durumda. Hem tarihi yönden, hem de kültürel yönden zengin bir ile sahibiz. Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan Van, Urartular'ın izlerini taşımaktadır. Turizmi kalkındırmamız gerekiyor. Her yerin kendine has güzellikleri vardır. Uludağ'daki kış turizmini Ankara'da yapmak mümkün değildir. Van gerek kültürel, gerek tarihi, gerekse doğal yönden turizme çok müsait bir yer.
VAN HALKI DEMOKRATTIR
Van kültünü ve sosyal yapısını hiçbir ille değiştirmem. Demokrat insan, yüzde yüz kendi görüşüne zıt düşüncelere tahammül edebiliyorsa demokrattır. Bu noktada, Van insanını çok demokrat buluyorum. Van insanı çok sevecendir. Acıyı da mutluluğu da birbirleriyle paylaşırlar.
HERŞEY HALK İÇİN
Alt komisyonda yer altığım için Yerel Yönetimler Yasası'na katkım da oldu. Gerek büyükşehir belediyelerinin, gerekse belediyelerin çalışmasında 7 kişiden biri benim. Yerinde idarenin olmasından yanayım. Belediye başkanları seçilmiş insanlardır ve ellerinin kollarının bağlı olmaması lazım. Dolayısıyla devletten isteyebilecekleri şeyin dışında olmalıdırlar. İsviçre'deki bir kentin yetkilisinden polisine kadar herkesin belediyeye bağlı olduğunu öğrendik. Şehir içinde 27 yıldır hiçbir kaza yaşanmamış. Belediyeler altyapı ve üstyapı ile ilgili her türlü hizmetlerini bitirmişler, 'sosyal etkinlikler içerisinde halka hizmeti nasıl götürürüm'ün hesabındalar. Bizdeki manzaraya baktığımızda ise devletin, belediyenin arabasına, makinesine haciz koyduğunu, elini kolunu bağladığını ve sonra da hizmet beklediğini görüyoruz. Başbakanımızın sonunu kadar katıldığım bir sözü vardır. Hiçbir bütçe belediyenin bütçesi kadar kutsal değildir. Belediyenin bütçesi fakir fukaradan toplanmıştır ve hizmet olarak geri verilmelidir. Dolayısıyla emin ellerde olması lazım. Her şey halk içindir."
CÜNEYT KARABIYIK KİMDİR?
1949 doğumlu. Gazi Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunu. T.C. Çimento Sanayi T.A.Ş. Genel Müdürlüğü'nde İnşaat Mühendisi olarak çalıştı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü yaptı. İngilizce ve Arapça biliyor. Evli ve 3 çocuk babası.