goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

4 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
"Köylerde su olursa kızlarımız da okur"

Vali Mehmet Niyazi Tanılır, "Kız çocuklarının okula gitmesinde suyun büyük bir önemi var. Aileler kız çocuklarının iş gücüne ihtiyaç duydukları için kız çocuklarını, çamaşır, bulaşık ve temizlik işleri için köy çeşmesine göndererek kullanıyorlar. Biz köylerimizi içme suyuna kavuşturursak, aileleri kız çocuklarını okula gönderme konusunda daha çabuk ikna ederiz" dedi.

Van'ın turizm açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Tanılır, "Turizm, bölgemizin önemli geçim kaynakları arasında yer alan bir sektör. Turizm açısından Van'ın potansiyeli çok daha fazla ancak yeteri kadar tanıtım faaliyeti yapılmadığı için kapasitenin çok altında turist çekebiliyoruz. Tesis açısından önemli bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem, çünkü mevcut tesislerimiz tam doluluk oranıyla çalışmıyorlar. Ama planlarımız doğrultusunda gelişler yaşarsak, o zaman yeni tesislere de ihtiyaç olacaktır" diye konuştu.

Van'daki görevine başlar başlamaz eğitim sorununa yakından eğilen Van Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, "Gerek hükümetin verdiği kaynaklar, gerekse özel idare bütçesinin kaynaklarıyla başta, kırsal kesimde okuma imkanı olmayan çocuklarımızı okula kazandırmak amacıyla eğitime öncelik vereceğiz" dedi. Kaynakları tam olarak seferber ederek okul açığını kapatmak gerektiğinin altını çizen Van Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, "Ulaşımın zor olduğu yerlerde pansiyonlu, yatılı okullarımızı arttırmalıyız. Üzerinde önemle durduğum bir diğer konu da ilköğretimi bitiren çocuklar için, özellikle de kız çocukları için her ilçe merkezinde mutlaka, en az bir tane kız öğrenci yurdu açmaktır. Bunun için biz, özel idare olarak gerekli çalışmayı yapacağız" diye konuştu. Bir ülkedeki en önemli yatırımın eğiteme yapılan yatırım olduğunu da ifade eden Vali Mehmet Niyazi Tanılır, "İlköğretimden başlayarak okul öncesi eğitime ve ortaokul eğitimine ağırlık vereceğiz. Şu anda okula giden 25 bin çocuğumuz var. 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasıyla bir çok kızımız okula kazandırıldı ve halen okula gitmeyi bekleyen 25 bin çocuğumuz var. Öğretmenlerimize büyük görevler düşüyor. Başta da, vali olarak bana görev düşüyor" diye konuştu. Eğitim konusundaki tüm problemlerin üzerine kararlılıkla giden Van Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, başta eğitim konusu olmak üzere Van için yaptıklarını, hedeflediklerini ve beklentilerini anlattı:

GÖÇ SUÇ ORANINI ARTIRIYOR

"Van, 1980 ve 1990'lı yılların sonuna kadar 15 yıl boyunca sürekli göç alan bir ildi. Eskisi kadar olmasa da hala daha göç almaya devam ediyoruz ve göç, beraberinde bir takım sorunları da getiriyor. Sadece ilçelerimizden değil, Ağrı, Hakkari, Bitlis gibi çevre illerden de göç alıyoruz. 1990 yılında nüfusumuz 150 bin civarındayken, 2000 yılı sayımlarında 280 bin olarak belirlendi. Fakat ben, nüfusumuzun bu rakamdan daha fazla olduğunu tahmin ediyorum. Durumun böyle olması kentsel yapıyı zorluyor. Gelen insanların çoğu işsiz ve fakir insanlar. Bunun yanı sıra suç oranlarında özellikle hırsızlık ve yankesicilikte artış görülüyor. Bu kadar fakir insanın yığıldığı çaresiz ülke ortamında bu tür olayların yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.

EN ÖNEMLİ YATIRIM EĞİTİM

Eğitim konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Özellikle kırsal derslik ihtiyacımız çok fazla. Sadece ilköğretimde 3 bin 600 derslik ihtiyacımız var. Yetişmiş insan gücünüz varsa, kalifiye personeliniz varsa, hastanelerinizi de, yollarınızı da kısa sürede yapabilirsiniz. Yetişmiş insan gücünüz yoksa hiçbir şey yapamazsınız. Ben burada göreve başladıktan sonra öncelikli olarak eğitime önem verdim. Gerek hükümetin verdiği kaynaklar, gerekse özel idare bütçesinin kaynaklarıyla başta kırsal kesimde okuma imkanı olmayan çocuklarımızı okula kazandırmak amacıyla eğitime öncelik vereceğiz. Okulların yapım ve donatımı ile ilgileneceğiz. Kent merkezimizde de önemli açığımız var. Çünkü nüfus çok fazla artıyor. Bunları belli programlar dahilinde yapacağız. İlköğretimden başlayarak okul öncesi eğitime ve ortaokul eğitimine ağırlık vereceğiz. Şu anda okula giden 25 bin çocuğumuz var. 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasıyla bir çok kızımız okula kazandırıldı ve halen okula gitmeyi bekleyen 25 bin çocuğumuz var. Öğretmenlerimize büyük görevler düşüyor. Başta da, vali olarak bana görev düşüyor. Kaymakamlıklarımıza, milli eğitim camiamıza, sivil toplum kuruluşlarına, iş adamlarımıza... Hepimize büyük görevler düşüyor... Bu tek başına devletin kaldırabileceği bir iş değildir.

KAYNAKLAR SEFERBER EDİLMELİ

Her alanda olduğu gibi bu alanda da kamu sektörü, özel sektör ve üçüncü sektör dediğimiz sivil toplum kuruluşlarının işbirliğini gerçekleştirmek istiyoruz. Kaynaklarımızı tam seferber ederek okul açığını kapatmamız lazım. Ulaşımın zor olduğu yerlerimizde pansiyonlu, yatılı okullarımızı arttırmalıyız. Üzerinde önemle durduğum bir diğer konu da ilköğretimi bitiren çocuklar için, özellikle de kız çocukları için her ilçe merkezinde mutlaka, en az bir tane kız öğrenci yurdu açmaktır. Bunun için biz, özel idare olarak gerekli çalışmayı yapacağız. Kaymakam arkadaşlara gerekli talimatı verdim. Bunu mutlaka planlayacağız. Bu sağlanmadığı sürece kız çocuklarının okuma imkanını azaltmış oluruz.

SU OLURSA EĞİTİM DE OLUR

Önemle üzerinde durduğumuz bir diğer konu da içme suları. Bugüne kadar Van'da 188 köyümüze içme suyu götürülebilmiş. Su sorununu çözebilmek için özel idareden çok ciddi kaynaklar ayıracağız. Bundaki amacımız da öncelikli olarak insanlarımızı sağlıklı içme suyuna kavuşturmak. Ama konunun sosyal yönü de var. Kız çocuklarının okula gitmesinde suyun büyük bir önemi var. Aileler, kız çocuklarının iş gücüne ihtiyaç duydukları için kız çocuklarını, çamaşır, bulaşık ve temizlik işleri için köy çeşmesine göndererek kullanıyorlar. Biz köylerimizi içme suyuna kavuşturursak, aileleri, kız çocuklarını okula gönderme konusunda daha çabuk ikna ederiz. Bu yüzden köylere içme suyu sağlanmasını da, ikinci önceliğimiz olarak ilan ettik. 2005 yılında 120 köyümüze içme suyu götürmeyi hedefledik.

TARIMA TEŞVİK

Geçim kaynağımız tarım ve hayvancılık fakat Türkiye'de olduğu gibi burada da insanlarımız toprağa küsmüşler, adete toprakla bağlarını koparmışlar. Çok kötü şartlarda yaşayan insanlarımız var. Tarımı özendirmek için, tarım ve hayvancılıkla ilgili projesi olan vatandaşlarımıza maddi destek vereceğiz. Bu uygulamayla, insanımızı yeniden toprakla barıştırmayı ve kötü yaşam şartlarından kurtarmayı hedefledik. Vatandaşlarımız ülke sınırında, iki bidon mazot için hayatını tehlikeye atıyor. Ölen, yaralanan ve yakalananlar oluyor. Tüm bunları engellemek için, ailelerin projelerine destek vereceğiz ve inşallah bu şekilde vatandaşlarımızın gelirleri de artacak. Tarım Bakanlığı'nın genel bütçeden ayırdığı proje desteklerini kullanacağız. Ayrıca Sosyal Dayanışma Teşvik Fonunun, 'Sosyal Riski Azaltma Projesi' kapsamında üretilen çok sayıda proje var. AB'nin de bölgemize, 45 milyon euroluk bir desteği var. Tüm bu kredileri kullandıracağız. Düzenleyeceğimiz geniş kapsamlı tanıtım kampanyası ile vatandaşlarımızın tüm bu imkanlardan yararlanması için bilgilendireceğiz. Sivil toplum kuruluşları, mahalli idareler, il tüzel kişilikleri ve şirketler bu projelere dahil oluyorlar. Bizim bu kaynağı mutlak surette değerlendirmemiz şart. Bu, hem bölgemizin gelir seviyesinin yükselmesi, hem de ülkemizin AB üyelik süreci için olumlu bir adım olacaktır.

POTANSİYEL VAR TANITIM YOK

Turizm, bölgemizin önemli geçim kaynakları arasında yer alan bir sektör. Turizm açısından Van'ın potansiyeli çok daha fazla ancak yeteri kadar tanıtım faaliyeti yapılmadığı için kapasitenin çok altında turist çekebiliyoruz. Tesis açısından önemli bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem, çünkü mevcut tesislerimiz tam doluluk oranıyla çalışmıyorlar. Ama planlarımız doğrultusunda gelişler yaşarsak, o zaman yeni tesislere de ihtiyaç olacaktır. Van, kültür turizmi açısından çok önemli bir il. Turist kafileleri buraya sadece günübirlik olarak geliyorlar. Eğer gelen turisti daha uzun süre tutabilirsek ve gün sayısını artıracak yöntemler bulabilirsek turizm açısından istediğimiz gelişmeyi sağlamış oluruz. Turizmin gelişmesi ilimiz için çok önemli. Şu anda rakamlar 100 bin civarında ama ben bu rakamın bir milyona çıkmaması için hiçbir sebep göremiyorum.

VAN KALESİ TURİZM BÖLGESİ OLMALI

Van turizm açısından ülkemizin bilinen bir yeri. Van Gölü burada önemli bir güzellik. Van Gölü, Bitlis ve Van illerinin çevrelediği Türkiye'nin en büyük, dünyanın da 12. büyük gölü. Vatandaşlarımız arasında da zaten Van Gölü deniz olarak görülüyor. Aslında haklılar ben de ilk gördüğümde aynı şeyi düşündüm. Akdamar Adası ve Kilisesi 1000 yıllık tarihi geçmişi nedeniyle önemli bir yer. Bu tarih hazinemiz çok sayıda turisti çekmeye devam ediyor. Bunun dışında muhtelif yerlerde eski camiler ve kiliseler mabet yerleri olarak ilgi çekmekte.Göreve başladığım tarihten itibaren üzerinde önemle durduğumuz bir konu da, Van Kalesi ve etrafındaki sit alanlarının turizm bölgesi olarak ilan edilmesi gerektiği. Konuyla ilgili olarak Kültür Bakanlığı'na bugünlerde bir başvurumuz olacak. Amacımız Van Kalesi'ni canlandırmak ve buraya turist çekebilmek.

DAHA ÇOK TURİST ÇEKMELİYİZ

Yine İsmet Paşa Külliyesi'ni de restore ederek turizme kazandırmak ve İstanbul'daki "minyatürk" gibi Van'ın güzelliklerini yansıtacak bir minyatür yapmak istiyoruz. Ayrıca Van kilimciliği, gümüş işçiliği, hediyelik eşya satışı ve sanat galerileri gibi turizme fayda sağlayacak yerleri de çoğaltmak arzusundayız. Van Gölü'nün de su sporları açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bir yelken kulübü kurdurup, yelken sporunun gelişmesi yönünde çalışmalarımız olacak. Van, kongre turizmi açısından da önemli bir nokta. Şu an imkanlarımız kısıtlı olsa da zaman zaman bazı toplantı ve kongreler burada düzenleniyor. Tüm bunları gerçekleştirebilirsek, hem iç turizm açısından hem de dış turizm açısından bir cazibe olacağız ve buraya gelen kafilelerin buradan bir günde ayrılmasını önlemiş olacağız. Türkiye'nin uç noktasında yer aldığımız için, sanayi açısından Van'ın şansı biraz zor ama turizm açısından gerçekten büyük bir potansiyel.

ÜNİVERTİSE AVANTAJI

İlimiz üniversite kenti olması hasebiyle bir canlılık yaşıyor. Üniversite, ilimizin sosyal ve kültürel açıdan gelişmesi için önemli bir avantaj. Üniversitenin sağladığı avantajları iyi kullanmamız lazım. Devlet tiyatromuzun olması, kültürel açıdan burada mevcut bir canlılığın olduğunu gösteriyor. Devlet tiyatrosunun programı düzenli olarak uygulanıyor. Yine zaman zaman film gösterileri de oluyor.

DEĞİŞİM İÇİN, ZİHNİYET DEĞİŞMELİ

Yerel yönetimler reformunun çok önemli olduğunu ve bu konuda geciktiğimizi düşünüyorum. Yasa ile birlikte ülkemizdeki potansiyelin daha iyi kullanılacağını ve toplumsal kalkınmanın daha hızlı gerçekleşeceğini sanıyorum. İletişim ve ulaşım imkanlarının arttığı günümüzde, idareyi merkezi yönetim birimleriyle götürmenin bir gereği kalmamıştır. Anayasamızda tamamlandığı haliyle, mahalli idarelerin vermesi gereken hizmetleri artık yerinde çözmemiz gerekiyor. Görev ve yetkiler mahalli idarelere verilecek, il özel idaresine ve belediyelere devredilecek. Mesela, Köy Hizmetleri'nin bir köyde yapacağı içme suyu programının, Ankara'dan onaylanmasının hiçbir mantığı yok. Bu sorunların yerinde çözülmesi gerekiyor. Kanun çıktığı zaman, mahalli idarelerin genel yetkilerinin artacağına, buna paralel olarak gelir kaynaklarının da artacağına ve böylece kalkınmanın da hızlanacağına inanıyorum. Ayrıca vatandaşımız kendi günlük hayatı üzerinde söz sahibi olabilecek ve sorunun bir parçası değil, çözümün bir parçası olacak. Bu kanunu, katılımcı demokraside çok önemli bir adım olarak değerlendiriyorum. Bir değişimin yaşanması için önce zihniyetin değişmesi gerekiyor. İşbirliği içinde hareket edersek, başarıyı kısa sürede sağlayabiliriz."

 

 

© Copyright-2005

Sonhavadis