
"Bazen vatandaş seçtiğine değil, atanmış olan kaymakamına, valisine gidip hukuk dışı veya tarafgirce yapılmış uygulamalardan serzenişte bulunuyor" diyen Saray Kaymakamı Hüseyin Güney, halkın nabzını her zaman tuttuğunu ve hizmet vermenin kendisi için büyük bir haz olduğunu söyledi.
Kaymakamlık ve valiliklerin güçlendirilmesi gerektiği konusuna da değinen Güney, "Kaymakamlık olarak belediyeleri denetleme yetkimiz olsa da, ne bunu uygulayacak personelimiz, ne de bu uygulamadan hoşnut olacak insan yapımız ve eğitimi var" dedi. Saray'daki görevine bu yıl başlayan Kaymakam Hüseyin Güney, Saray'la ilgili olarak şunları anlattı:
NÜFUSA DİZGİN
"20 bin 500 nüfusa sahibiz. Hayat standartlarının yükselmesi ve insanların bilinçlenmesiyle nüfus da dizginlenmiş. Önceleri her ailenin 8-9 çocuğu varken bugün 3-4 çocuğa sahipler. Yeşil kart sistemine geçilmesi, doktor sayısının artması, yardımlaşma vakıflarının kurulması, gıda ve kömür yardımlarının arttırılması bu değişimde büyük bir etken. İstediğimiz düzeyde olmasa da etkili.
BÜYÜK KAZANÇ YİBO
İlçe merkezimizde Yatılı İlköğretim Bölge Okulu ve bir ilköğretim olmak üzere 2 adet okulumuz mevcut. YİBO, Saray için büyük bir kazanç. Kendi evinde uygun çalışma ortamı olmayan öğrencilerin gerek dengeli beslenme, gerekse olumlu davranış alışkanlıklarını edinilmesi ve ayrıca derslerini etütlerde zamanında çalışabilmesi açısından YİBO'lar gerçekten çok önemli. Bir tane çok programlı lisemiz var ancak binası yok. Eski bir ilköğretim binasında eğitim veriliyor. Önümüzdeki yıl bir lise binası yaptıracağız ve bu bina en geç 2006 yılında hizmete açılmış olacak.
TEORİ VE UYGULAMA FARKLI
Üniversite döneminde teorik ve hatta fikirsel bazdaki değerlendirmelerimizle, uygulamada karşılaştığımız sorunlar arasında çok fark var. Öz olarak kamu reformuna bakış açım olumlu. Uygulamaya geçirilmesini sonuna kadar destekliyor ve bekliyorum. Demokrasi açısından insanların yönetime katılması ve alınan kararlarda yeri olması çok önemli. Bununla birlikte bugün yerel katılımın olduğu yerlerde dahi katılımcıların oyunun fazla bir önemi olmadığını görüyoruz. Örnek mi istersiniz? Örnek; belediye meclisleri. Neye karar verdiğini bilmeyen, neyin ne olduğunu bilmeyen, aldığı kararın içeriğini bilmeyen belediye meclisi üyeleri var. Benim bu konuda naçizane bir fikrim şöyle: Belediye meclislerine, 'bağımsız olarak, partiye girmeme' ön koşuluyla memurların seçilmesinin önü açılmalı.
YETKİ VAR İMKAN YOK
Kaymakamlık olarak belediyeleri denetleme yetkimiz olsa da, ne bunu uygulayacak personelimiz, ne de bu uygulamadan hoşnut olacak insan yapımız ve eğitimi var. Onun için biz diyoruz ki vesayit denetimi tamamen kalksın. Kaymakamlıklar ve valilikler güçlendirilsin. Çok ciddi manada hukukilik denetimi yapılsın. Bugün Türkiye'de kara delik olan kurumlar var. Devletin parası bu kara deliklerde kayboluyor. Özel idareler konusunda valilerin fonksiyonu demokratikleşme açısından bakıldığında adapsiyona çalışılmış. Tamam biz de istiyoruz yerleşsin, demokratikleştirilsin, yerel meclis üyeleri her türlü kararda tek yetkili karar organı olsun, valiler atanmış kişiler olarak bunun dışında olsun. Ama bazen vatandaş seçtiğine değil, atanmış olan kaymakamına, valisine gidip hukuk dışı veya tarafgirce yapılmış uygulamalardan serzenişte bulunup, 'Aman bu konuda bize yardımcı olun, bizleri koruyun' diyor. Bizler, 'kaymakamız, valiyiz, atanmışız, seçilmemişiz' deyip kamuoyunun nabzını tutmadan, padişah gibi astığımız astık kestiğimiz kestik uygulamalarda bulunmuyoruz zaten. Gıda yardımından kömür yardımına kadar her zaman kamuoyunun nabzını bir yönetici olarak zaten tutuyoruz ve hizmet verdikçe mutlu oluyoruz. En büyük hazzımızda bu zaten.
"DEVLETİN SIRTINDAKİ KAMBUR AZALTILMALI"
Demokrasiyi kısmak demokratikleşmenin önündeki en büyük engeldir. Bu konuda en son sözü söyleyecek kişiler bizleriz ama bu mesleğin içinde olduğumuz için naçizane bir fikrimi dile getirmek istiyorum: Şu an 851 var. Bu sayı ülkemiz için çok ciddi bir rakam. Biliyorsunuz adliyeler kapatıldı. Başbakanımızın Rize'de adliye açılışında söylemiş olduğu gibi popülistçe yapılmış değil, reel, rasyonel, verimli yatırımlar gözetilmeli. Bugün Saray ilçesi olacağına, Özalp ilçesi olsaydı ve Saray ilçesinde gerek hükümet konağına, gerek kaymakamlık konutuna, makam arabasına, bir sürü personele harcanacak para buranın belediyesine aylık ortalama 30-40 milyar olarak geçseydi. O zaman yapılacak daha çok şey olurdu. Optimal büyüklüğe sahip olmayan ilçemiz kapatılmalı ve devletin sırtındaki kambur azaltılmalıdır.
HÜSEYİN GÜNEY KİMDİR?
1975 Artvin doğumlu. İlk, orta, lise öğrenimi Artvin'de tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Kaymakam adaylığı kursunu kazanarak göreve başladı. 2002'de Konya'nın Taşkent ilçesinde ve ardından bir yıl Konya-Hadiyemi'ye de görev yaptı. 2004'te Saray'a atandı.