
Kadışehri Kaymakamı Müfit Gültekin, ilçe halkının geçimini kuru tarımdan sağladığını ve ekonomik olarak zayıf bir profil sergilediğini söyledi. Üretimi artırmak için projeler geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kaymakam Gültekin, “Alternatif tarım ürünleri üretilebilir” dedi.
Kadışehri insanının geçimini tarımdan sağladığını belirten Kaymakam Müfit Gültekin, üretimi artırmak için projeler geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İlçede alternatif tarımın geliştirilebileceğini ifade eden Kaymakam Müfit Gültekin, “Kış şartlarına uygun bodur elma projemiz başarılı olabilir. Hayvancılığı geliştirip süt toplama merkezleri kurulabilir. Vatandaşın elindeki sütü daha iyi şartlarda satabilmesi sağlanmalıdır” dedi. Kaymakamlık olarak yapılan çalışmalara yardımcı olacaklarının müjdesini veren Kaymakam Gültekin, ilçedeki öğretmenevinin tamamlanması gerektiğinin üstünü çiziyor. Kadışehri Kaymakamı Müfit Gültekin, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şunları söyledi:
ON BEŞ YILLIK BİR İLÇEYİZ
Kadışehri toplam, 23 bin 317 nüfusa sahiptir. Coğrafi konumu olarak yerel bir iniştir. İlçenin rakımı 925 metre. Yüzölçümü 507 kilometrekare. İlçemiz il topraklarının kuzeydoğusunda yer almaktadır. Doğuda Tokat-Artova, Sivas-Yıldızeli yer almaktadır. Güneyinde Akdağmadeni, Saraykent, batıda Çekerek, kuzeyde ise Tokat ili ile çevrelenmiştir. Çekerek ilçesine bağlı bir kasaba iken 1990 yılında ilçe olmuştur. Karasal iklimin bütün özelliklerini göstermektedir. İlçemizin geçim kaynağı tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Başlıca mahsul ve tarım ürünleri şekerpancarı, fasulye, nohut, ayçiçeği, patates, buğday, mercimek, soğan ve lahanadır. Bunların yanı sıra elma, armut, kiraz, vişne, dut yetiştirilmektedir.
KÖYLERİMİZİN ALTYAPISI YOK
Kadışehri ilçesinin ilk kuruluşu hakkında halkının elinde yeterli belge bulunmamakla beraber ilçemizin güney kısmında tunç devrinden kalmış iki adet Çatalhöyük’te, bir adet de Sarımahal’de yaşlı bir höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerin bazı izler taşıdığı muhakkaktır. Bu höyükler kültür ve tabiat adına Koruma Kurulu’nca 22 Kasım 1995 tarih ve 1110 -1160 sayılı kararla tarihi eser ilan edilmiş ve kurul kararıyla koruma altına alınmıştır. Mülki taksimat bakımından 1904 yılında nahiye merkezi olduğu mevcut dokümanlardan anlaşılmaktadır. İlçemize bağlı 78 köy ve bir beldemiz bulunmaktadır. Köylerimizin altyapı sorunları büyük. Son zamanlarda çalışmalar yapılmakta ve köydeki evlerimize terkos suyu verilmektedir.
ÖĞRETMENEVİ FAALİYETE GEÇMELİ
İç Anadolu Bölgesi’nin genel olarak kış şartlarında eğitim her zaman zor. İlçemizde de aynı zorluklar Türkiye genelinde yaşandığı gibi bizim burada da yaşanmaktadır. Öğretmen sıkıntımız yok sayılır. Taşımalı eğitim yapmaktayız. Taşımalı eğitimin olmadığı yerlerde de ilkokullarda, köy okullarımızda mutlaka öğretmenlerimiz var. Dersliğimiz boş geçmiyor. Fakat köy okulları köydeki lojman durumu hariç yeterli sayıda değil. Çoğu köyde görev yapan öğretmenlerimiz ilçe merkezinde kalıyorlar. Okullara gidiş-geliş yapıyorlar. En uzak köyümüz 22, en yakın köyümüz 3 kilometre. 2004 yılında yapılan bir öğretmen evimiz var. Faaliyete geçerse hem öğretmenlerimiz için hem de kamu çalışanları için iyi olacak. Sağlık konusunda ilçemize bir sağlık ocağı yapıldı. Sağlık ocağında acil müdahale ekibi, iki tane poliklinik, iki tane doktor, yeterli sayıda hemşire, hastabakıcı ve şoförümüz bulunuyor. Bir adet ambulansımız var. Diş ünitemiz kuruldu. Fakat diş hekimimiz yok. Personel ihtiyacımız var. Sağlık ocağımız bina bakımından yeterlidir. Maalesef, tesisatımız ve donanımız eksiktir.
ALTERNATİF TARIMA GEÇİLMELİ
İlçemizin ekonomik durumu zayıf. İnsanlarımız çiftçilikle uğraşıyor ve çok fakir. Endüstri sanayi kuruluşları yok. İlçemizde ilk önce eğitim seviyesini yükseltmek gerekiyor. Üretimi artırmak için projeler geliştirmek lazım. Alternatif tarım ürünleri üretilebilir. Kış şartlarına uygun bodur elma projemiz başarılı olabilir. Hayvancılığı geliştirip süt toplama merkezleri kurulabilir. Vatandaşın elindeki sütü daha iyi şartlarda satabilmesi sağlanmalıdır. Biz de kaymakamlık olarak yapılan çalışmalara yardımcı oluruz.
YASA YAVAŞ YÜRÜRLÜĞE GİRMELİ
Türk kamu yönetiminde bir reform yapılması konusunda herkes hemfikir. Bu reformların ne şekilde ve nasıl yapılacağı konusundaki benim şahsi kanaatim bir anda değil de yavaş yavaş ve halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yapılması. Tepeden inme, bir anda tüm kamu yönetimini değiştirecek bu sistemin Türkiye’de çok gerçekçi bir sistem olması gerekiyor. Devletin Osmanlı’dan gelen idari yapısı Türkiye’nin merkeziyetçi bir idare sistemi oluşmasına yol açmıştır. Bu yüzden yasanın çok çabuk yürürlüğe konması yerel yönetimler ve mahalli idarelerin güçlendirilmesi sıkıntılar meydana getirecektir. Fakat yine de mahalli idarelere yetkilerin verilmesi gerekir.
KAPIMIZ HALKA AÇIK
Bizim halkımızın devlete olan saygısı aşikardır. Toplumumuzun yapısında bir asilik yoktur. Devlet-Hükümet dendiği zaman akan sular durur. Halkımızın çalışkan ve üretken olmasını ve her şeyi devletten beklememesini istiyoruz. Bizler her zaman halkımızın yanındayız. Kapımız sonuna kadar açıktır. Her zaman sorunlarını ve sıkıntılarını bilmek isteriz. Daima halkımızın yanındayız.
MÜFİT GÜLTEKİN KİMDİR?
1978 yılında Ankara-Polatlı’da doğdu. İlköğrenimini Polatlı’da ortaöğrenimini Ankara’da tamamladı. Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kamu yönetiminde lisans eğitimini yaptı. Mülki İdare amirliği mesleğine 2004 yılında Yozgat kaymakam adayı olarak başladı. Zonguldak İli Alaplı ve Ereğli ilçelerinde Mülkiye Müfettişliği stajı, Yozgat Valiliği’nde İl merkez stajını Sorgun Kaymakamlığı’nda ise, Kaymakam Refikliği stajını yaptı. İngilizce ve bilgisayar bilmektedir.