
Yanlış yatırımlarla Sarıkent’in büyük bir borç altına sokulduğunu belirten AK Partili Belediye Başkanı Davut Kaya, “Kalıcı ve uzun vadeli çözümlerin üretilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi. Sarıkent’te işsizliğin en büyük sorun olduğunu söyleyen Başkan Kaya, yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti.
Şefaatli’nin şirin beldesi Sarıkent’in AK Partili Belediye Başkanı Davut Kaya, yanlış yatırımlarla büyük bir borcun altına sokulması nedeniyle hizmet üretmekte zorlandıklarını söyledi. Su getirmek için kullanılan pompanın elektrik borcunun 400 milyar lira olduğunu kaydeden Başkan Kaya, “İller Bankası’ndan başka bir gelirimiz olmadığı için zor bir ekonomik dönem geçiriyoruz. Tahkim yasasını bekliyoruz” dedi. İller Bankası’nın kendi ürettiği projeye kaynak vermediğine dikkat çeken Başkan Kaya, eleman sayısını azaltarak tasarrufa gittiklerini anlattı.
Araç parkındaki sorunları Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten yardım alarak çözmeyi planladıklarını aktaran Kaya, beldedeki sağlık ocağındaki doktorun gitmesi ile birlikte hem Sarıkent’in hem de Kuzayca’nın doktorsuz kaldığını dile getirdi. Sorunları çözmek için gerekli projeleri ürettiklerini anlatan Başkan Kaya, “Sarıkent emin ellerde” dedi. Sarıkent Belediye Başkanı Davut Kaya, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şunları anlattı:
İŞSİZLİK GÖÇ ETTİRİYOR
Son sayımlara göre beldemizin resmi nüfusu 2 bin 863. Beldemizde iş imkanı olmadığı için insanımız çevre illere göç etmekte. Belediyenin imkanları da kısıtlı, öz kaynaklarımızı zor temin ediyoruz. İller Bankası’ndan gelen yardım dışında gelirimiz yok denecek kadar az. Bu nedenle belediyeye işçi alma şansımız yok.
TAHKİM YASASINI BEKLİYORUZ
Belediyeyi devraldığımızda İller Bankası’na 450 milyar, TEDAŞ’a 400 milyar lira, Emekli Sandığı’na 200 milyar, SSK’ya 30 milyar lira borcu vardı. İller Bankası’ndan başka bir gelirimiz olmadığı için zor bir ekonomik dönem geçiriyoruz. Tahkim yasasını bekliyoruz. Çünkü bizim gibi beldelerin bu gelirle, bu borçları ödemesi olanaksız bir durum.
TEKNİK ELEMAN YOK
Personelde bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyorum. Geldiğimde on memur, üç de geçici işçi vardı. Memurlarımızdan bir tanesini Ankara Etimesgut Belediyesi’ne gönderdik. Sayın Adalet Bakanımız sağ olsun, beş memurumuzu da Adalet Bakanlığı’na gönderiyoruz. Personel sayısını azaltmaya çalışıyoruz. Çünkü, maaş veremiyoruz. On memur, üç işçi sayısı bizim gibi belediyelere çok fazla. Belediye bünyesindeki memur arkadaşlardan, maalesef, hiçbiri teknik eleman değil. Ne yazık ki, bir fen memuru zamanında siyasi nedenlerle alınmış, sadece maaş gideri var.
KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ
İmar planımız İller Bankası kanalıyla çizilmiş. Cumhuriyet mahallesinde 40-50 yıldan bu yana evler yapılmış ancak, tapuları yok. Biz, özel imar planı çizdirdik. Vatandaşımızın yüzde 61’ine yeniden tapu vereceğiz. Geniş kapsamlı yeni bir imar planı çizdirmeyi düşünüyoruz. Aslında imarda kalıcı bir şeylerin olması gerektiğini düşünüyorum. Her gelen belediye başkanı imar da kendilerine göre bir şeyler yapmışlar. Bunu da çok sağlıklı bulmuyorum. Kalıcı ve uzun vadeli çözümlerin üretilmesi gerektiğini düşünüyorum.
KANALİZASYONU KREDİ İLE ÇÖZECEĞİZ
İçme suyu yeterli, şebekemiz yeni, İller Bankası’na olan borc da yaptığımız bu yatırımdan kaynaklanıyor. Giden belediye başkanı, beldemize 40 kilometre uzaklıktaki Paşaköy’den su getirttirmiş. Bu su motopomp destekli geliyor. Bu da TEDAŞ’a olan borcumuzun bir diğer sebebi. O dönem cazibeli su arayışına gidilmemiş. Bizim daha önceden kullandığımız bir kaynak vardı, cazibeli gelen bir suydu, bu kaynak geliştirilebilirdi. Şu an da su sorunumuz yok ama, sudan kaynaklanan TEDAŞ ve İller Bankası’na borç sorunumuz var. Suyu gerçekten çok pahalı içiyoruz. Vatandaş da suyu bir milyondan içiyor ve öderken zorlanıyor. İller Bankası geçen dönem projemizi çizip, ihale aşamasına getirmiş. Neden çizildiğini merak ediyorum. Ben bu dönem dosyaları alıp İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne gittim. Genel Müdür yardımcısıyla görüştüm. Bana söyledikleri, borçtan dolayı para veremeyecekleri oldu. O zaman bu proje niye çizildi? Avrupa Birliği standartlarına uymaya çalışan bir ülkeyiz. AB, ‘altyapını yap’ diyor. Biz bunu kendi vatandaşımız için yapmak zorundayız. İller Bankası kendi çizdiği projeye kaynak vermiyor. Biz de alternatif çözümler üretmeye çalışıyoruz. Dış kaynaklı kredi arayışlarımız var. Uzun vadeli dış kaynaklı kredi bulursak kanalizasyonu bu şekilde çözmeyi düşünüyoruz.
MELİH GÖKÇEK’LE GÖRÜŞMEYE ÇALIŞIYORUZ
Araç parkında da sıkıntımız var. Geldiğimde bir traktör, bir kepçe ve bir de hizmet aracı vardı. Traktör ve kepçe çalışır vaziyette değildi. Yakıtını temin ettiğin sürece araç, belediyenin can damarı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Gökçek’le görüşmeye çalışıyoruz. Kendisinden damperli bir çöp arabası talebimiz olacak. Bunun yanında, bir de yarım otobüs ile ambulans alma düşüncemiz var.
İŞÇİLİK UCUZ
Devlet buraya masraf etmiş, PTT binası yaptırmış, demiryolları yaptırmış. İlk geldiğimde PTT Bankı kurdum. Devletin buradan giden kurumlarından bir tanesi de Devlet Demiryolları’ydı. Trenler bile burada durmuyordu. Biz Devlet Demiryolları ile ortaklaşa istasyon binasını yaptırdık. Artık her saat trenler duruyor. Tarımı destekleyici çalışmalar yapıyoruz. Bakanlıklardan vatandaşı eğitmek için bir memur sözü aldım. Burası çiftçi bölgesi, başka bir geliri yok. Projelerimizden bir diğeri sulu tarımı geliştirmek. Bununla beraber hayvancılığı geliştirmek için de çalışmalar düşünüyoruz. Hayvancılıkla ilgili geniş kapsamlı projeler var. Aynı zamanda ağaçlandırma çalışmalarımız var. 1000-1500 dönümlük bir alanı ağaçlandırmayı düşünüyoruz. Kalkınmada öncelikli bir iliz, işçilik ucuz. Öncelikle Yozgatlı iş adamlarımızla görüşüyoruz. Ben belediye ve şahsım adına her türlü desteği yapmaya hazırım. Müteşebbislerin yatırım ve ilgilerini bekliyorum. Burada sekiz-on kişiye bile istihdam sağlamak çok önemli.
SPOR KOMPLEKSİ PROJESİNİ TAKİP EDİYORUZ
Spora karşı büyük bir ilgi duyuyorum. Geçen dönemlerde bir spor kompleksi projesi yapılmış, biz de takipçisiyiz. Sosyal ve kültürel açıdan yetersiziz, bunun nedeni de ekonomik imkansızlıklardan kaynaklanmaktadır.
İKİ BELDE BİRDEN DOKTORSUZ KALDI
Sarıkent, eğitim seviyesinde Yozgat’tan bir adım önde diyebiliriz. Yılda 6-7 öğrenci üniversiteyi kazanıyor. Bütün hocalarımız özverili ve bizler de destek veriyoruz. Belediye olarak eğitimi her zaman destekliyoruz. Bilgisayar ağı kurduk, şu anda bilgisayar kursu veriyoruz. Eğitim seviyemiz iyi durumda. Bir sağlık ocağımız var. Burada, bir ebemiz var. Doktor yok. Komşu beldemiz olan Kuzayca’da bir doktor vardı, bize de yardımcı oluyordu. Ancak, o da gitti. Hem Kuzayca, hem de biz doktorsuz kaldık. Biz, yeni doktor talebinde bulunduk, bekliyoruz.
SORUNLAR KRONİKLEŞMİŞ
Bizim sorunlarımız hep acil çözüm bekleyen sorunlar. Hemen hepsi kronikleşmiş. Beldemiz kasabalıktan çıkmış, köy durumuna gelmiş. Köyleri hakir görmüyorum, yanlış anlaşılmasın. Bazı köyler, birçok sorununu aşmış. Biz de vatandaş elektrik faturasını 20 kilometre uzaklıktaki Şefaatli ilçemizde yatırıyor. Bunlar; acil çözmeye çalıştığımız sorunlar. Daha önce vatandaş, beldenin içinden geçen trene, Şefaatli’den biniyordu. Kanalizasyon ve yol da acil çözüm bekleyen önemli sorunlar.
VERİLEN İNİSİYATİFLER AZ
Yasada belediye başkanlarına verilen inisiyatifler az. Biz burada memurluk yapıyoruz. Yönetim kurumsallaşmış. Bir açıdan iyi. Belediyelerin ekonomik yönlerinin güçlendirilmesi gerek. Büyük şehirler için bu yasa iyi. Peki, bizim gibi küçük belediyelerde nasıl olacak? Küçük belediye de, büyük belediye de aynı statüde değerlendiriliyor. Benim gelirim yok. Beni bağlamışlar İller Bankası’na, bu gerçekleri de göz önünde bulundursunlar. Anadolu’da kaynak olmazsa yetkinin de pek fazla önemi yok. Özellikle İç Anadolu’da vatandaş, ‘belediye başkanı istese her işi yapar’ diye düşünüyor. Aslında hiç de öyle değil.
SİYASİLER SIKINTILARIMIZI BİLİYOR
Sayın vekiller, siyasi açıdan gücümüzün yetmediği konularda bize destek oluyorlar. Sağ olsunlar ellerinden geleni yapıyorlar. Sayın vekillerimize ve siyasilerimize mesaj iletmemize gerek yok. Biz birbirimizin gözüyle konuşuyoruz. Onlar bizim sıkıntılarımızı zaten biliyorlar. Sağ olsunlar, ellerinden gelen desteği de veriyorlar. Belde halkı çalışma ve gayretlerimizi görüyor. Halkımızla çok yakın ve iç içeyiz. Yapacağımız hizmetlerden bilgileri var. Vatandaşlarımıza sağlık ve esenlikler diliyorum.
DAVUT KAYA KİMDİR?
1959 Sarıkent doğumluyum. Emniyet kökenli bir belediye başkanıyım. Ankara’da ticaretle uğraştım. Bu dönem AK Parti’den aday oldum. Ben iki seçimi üst üste yaşadım. Türkiye’de 28 Mart seçimleri sonrasında tek seçim benim beldemde yapıldı. Evrak eksikliği nedeniyle mahkeme kararıyla 28 Mart’ta kazandığım seçim iptal oldu. 1 Ağustos’ta ikinci bir seçim yapıldı, yine kazandık. Kasabamız yıllardır ihmal edilmiş. Kasaba, kasabalıktan çıkmış köy haline dönmüş. Beldemizi yeniden canlandırmak ve hizmet amacıyla siyasete yöneldim. 1969’dan bu yana burası belediye. Bu güne kadar her dönemde bir çivi çakılsaydı, beldemiz çok daha farklı bir durumda olurdu. Buralar atıl kalmış, insanlarımızın fazla bir beklentisi yok. Amacım hem hizmet, hem de istihdama yönelik çalışmalar yapıp vatandaşa sunmak.