goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

11 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Yatırımcılara Çağrı

Kütahya eski Valisi Osman Aydın, ileriye bakıldığında porselen, seramik ve çini sektörünün kültür ve sanat açısından tam olduğuna, ancak üretim olarak ekonomiye katkısı bakımından yeterli olmadığına dikkat çekerek “Bunu aşmak amacıyla sektöre yatırım yapacak yatırımcılara Kütahya’da her türlü kolaylık sağlanmaktadır” dedi.

Vali Osman Aydın, Kütahya’nın gelişmekte olan sanayisi, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları ve tarihi ile önemli bir kültür ve turizm potansiyeline sahip olduğunu da bildirdi. Kütahya eski Valisi Osman Aydın, ileriye bakıldığında porselen, seramik ve çini sektörünün kültür ve sanat olarak tam olduğu, ancak üretim olarak ekonomiye katkısı bakımından yeterli olmadığına dikkat çekerek “Bunu aşmak amacıyla sektöre yatırım yapacak yatırımcılara ilimizde her türlü kolaylık sağlanmaktadır” dedi.

Vali Osman Aydın, Kütahya gelişmekte olan sanayisi, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları ve tarihi ile önemli bir kültür ve turizm potansiyeline sahip olduğunu da bildirdi. Vali Osman Aydın, KÜTAHYA ÖZEL SAYISI için Gazetemize yaptığı değerlendirmede, ilin tarihi ve kültürü ile dikkatleri çektiğini söyledi. Kütahya Valisi Osman Aydın, şunları söyledi:

KÜTAHYA’YI ANLATTI

“Kütahya’nın merkez dahil 13 ilçesi, 77 belediyesi, 544 köyü vardır. İl nüfusu 714 bin 375, merkez nüfusu 168 bin 045, yüzölçümü 11.875 km2’dir. Yurdumuzun her tarafıyla kara ve demiryolu bağlantısına sahip olan Kütahya ilimizin % 54’ü ormanla kaplı bir floral zenginliğin de sahibidir. Kütahya’yı özellikli kılan doğal zenginliklerin başında 6 termal merkez bulunmaktadır. Bunlar; Yoncalı, Harlek Eynal, Ilıca, Murat Dağı, Yeşil ve Kaynarca kaplıcalarıdır. Pek çok özellik içeren kaplıca suları çeşitli hastalıklara iyi gelmektedir. Kömür, bor, gümüş ve mermer başta olmak üzere 34 çeşit maden işletilmektedir. Kömürde; Seyitömer, Linyit İşletmeleri ve Garp Linyit İşletmesine bağlı Tunçbilek İşletmesi, özel girişimciler dahil ülke üretiminin yüzde 36’sını gerçekleştirmektedir. Seyitömer ve Tuçbilek’te kurulu iki termik santral, Kayaköy Hidroelektrik Santralı ile 7 bin kwh’lik üretim oluşturmaktadır.

PINARLARI DA ÇINARLARI DA ÜNLÜ

Kütahya sokakları, her köşe başında bir çeşmeyle selamlar ziyaretçilerini. Çini bezekli çeşmelerden içmeye doyumsuz sular akar. Türkülere konu olan pınarları kadar çınarlarıyla da ünlüdür Kütahya. Dünyada sadece Tavşanlı’da yetişen doğal, nadide bir tür olan Ehrarni Karaçam ile yine bir karaçam olan Ebe Çamı gibi ağaçlar yetişmektedir.

ÇİNİCİLİK GÖZDE EL SANATI

Kütahya’da en gözde el sanatı çiniciliktir. Yapım tekniği sırlarla dolu beyaz hamurlu Kütahya çiniciliği çalışan sayısı belirlenemeyen bir alandır. Hatayileri, Rumileri, porte ve minyatürleriyle üretildiği anda değer taşıyan çiniler, Kütahya’da bir halk sanatı olarak 14. Yüzyıldan bu yana devam ettirilmektedir. İnsan elindeki yolculuğuna beyaz çamurun günler öncesinden yoğrulmasıyla ve şabloncu tezgahında bisküvi halinde şekillendirilmesiyle başlamaktadır. Çark, şablon, kalıp ve preslerde istenen şekil verildikten soma fırınlanan bisküviler, vazo, tabak, biblo ve duvar karosu olarak kömür tozuyla desenlenmekte, tahrir yapılıp, boyanarak sırlandıktan soma da tekrar fırınlanarak elimize ulaşmaktadır. Kütahya’ da hemen çoğu evde çini yazılmakta, sektörsel gelişimi besleyen atölyeler hızla çoğalmaktadır. Dünyanın dört bir yanında kilise, hamam, konak, çeşme ve sarayları süsleyen Kütahya Çinilerini üreten eller, kendiliğinden bir renk, desen ve perspektif becerisi kazanmış, buysa tuval sanatlarını beslemiştir. Bu yüzden Kütahya sanatçısı bol bir kenttir. Hemen akla geliveren Feyhaman Duran Atölyesi mezunu, minyatürist, neyzen ve ressam Ahmet Yakupoğlu, Naif ressam Hüseyin Yüce, Abdullah Taktak, Üner Diler, Yıldırım Türkel, Akil Gür bunlardan bir kaçıdır. Mehmet Gürsoy, Günhan Dayıoğlu, Naciye Nur Avlupınar, Sıtkı Olçar, İsmail Yiğit ödüllü pek çok çini eserlerin altında imzası olan sanatçılardan bir kaçıdır. Kütahya gelişmekte olan sanayisi, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları ve tarihi ile önemli bir kültür ve turizm potansiyeline sahiptir.

KÜTAHYA’NIN TARİHİ ZENGİNLİĞİ

Korunan tarihi dokusu, doğal zenginlikleri ve yaşayan folklorik değerleriyle Kütahya özellikli illerimizden biridir. İlimizin yedi bin yıl öncelerine kadar uzanan tarihi bir geçmişi vardır. Antik kaynaklar ünlü masalcı Ezop’un doğduğu yer olarak Kütahya’yı gösterir. O çağlarda Kütahya’nın adının Kotiaeon olduğunu sikkelerden biliyoruz. İlimiz topraklarına yerleşen en eski halk Friglerdir. M.Ö. 12. yüzyılın sonlarında Anadolu’ya göç eden Frigler Hitit İmparatorluğunu ortadan kaldırarak bölgeye hakim oldular M.Ö. 676’da Kimmerler Frigya kralı III. Midas’ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular. Alyattes’in Lidya kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliğini yıkan Lidyalılar yönetimi ele aldılar. M.Ö. 546’da Anadolu’ya istila eden Persler Lidya ordusunu yenilgiye uğrattılar. M.Ö. 334 yılında Biga çayı yakınlarında, Makedonyalı Büyük İskender’in M.Ö. 323’de ölümüyle Kütahya ve yöresi, komutanlarından Antigonos’a geçti. M.Ö. 133’de Roma egemenliği altına girdi. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olarak önemini koruyan Kütahya ve kalesi, daha sonra Anadolu Selçukluları’nın hakimiyetine geçti. 1078’de Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kütahya’yı da ele geçirdi. 1097’de Haçlıların saldırısına uğrayan Kütahya, kısa süren bir işgal döneminden sonra tekrar Türk hakimiyetine girdi. II. Kılıçarslan kaybedilen sair yerlerle birlikte Kütahya’yı da tekrar geri aldı. Selçuklu dönemi eserleri arasında Kütahya merkezde Hıdırlık Mescidi, Yoncalı Hamam ve Camii, Ba1ık1ı Camii ve Balıklı Tekkesi olarak bilinen medresesi sayılabilir. 1277’de Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılmasıyla birlikte bu topraklar Germiyanoğulları beylerinin payına düştü. Germiyanoğulları eserleri arasında en meşhurları İmaret Mescidi, Umur-bin Savcı Medresesi ve İshak Fakih Camii’dir. Son Germiyanoğlu Beyi II. Yakup’un akrabalık tesis ettiği Osmanoğulları’na bütün topraklarını ölümünden sonra terk etmesiyle Kütahya Osmanlıların sancağı oldu. 1850- 1851 yılları arasında Macar bağımsızlık hareketinin milli kahramanlarından Lajos Kossuth şehrimizde misafir edilmiştir. 1867’den itibaren Hüdavendigar vilayetine bağlı bir sancak merkezi olan Kütahya, 2. Meşrutiyetten sonra bağımsız bir sancak olmuştur.

CUMHURİYETİN TEMELLERİNİN ATILDIĞI İL

1. Dünya savaşından sonra 17 Temmuz 1921’de Yunan işgal mezalimine uğrayan Kütahya Türk ordularının 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz sonucu 30 Ağustos tarihinde kazanılan zaferle sonsuza kadar yaşayacak Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı bir ili olmuştur. Dünya askerlik tarihinde Başkumandan Meydan Savaşı kadar kesin sonuçlar doğuran bir meydan savaşına ender rastlanır. Başkumandan Meydan Savaşına bu özelliği kazandıran, onun sadece düşman ordusunu yok etmesi ve kesin askeri zaferle sonuçlanmasından değil, köklü ve ulu Türk milletinin tarihinde yeni bir dönem açmasından, tarihte yeni bir Türk Devletinin kurulmasına imkan sağlanmasından ileri gelmektedir. Kütahya ilimizin Altıntaş, Zafertepe-Çalköy, Dumlupınar yöreleri tarihimize Başkumandan Meydan Savaşı olarak geçen büyük savaşın yaşandığı alanlardır. Bu zafer yüce Atatürk’ün asker dehası ile Mehmetçiklerin canları ve kanları pahasına kazanılmıştır. Bu alanda binlerce şehit yatmaktadır. Bu şehitlerin ve gazilerin hatırasına şehitlik ve anıtlar yapılmıştır. Başkumandan Meydan Savaşı sonrası Mustafa Kemal Paşa orduya yayınladığı teşekkür mesajında “Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyon-Karahisar-Dumlupınar Meydan Muharebelerinde zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak bir zamanda yok ettiniz” diyerek başlamıştır ve Büyük Önder Atatürk, askerlerimize söylediği ünlü sözü “ORDULAR İLK HEDEFINIZ AKDENİZDİR, İLERİ” emrini 1 Eylül 1922 tarihinde Dumlupınar’da vermiştir.

KÜTAHYA, AÇIK HAVA MÜZESİ

Binlerce yıl ötesinden süzülüp gelen bir yaşam ve uygarlık geleneğine sahip olan Kütahya, adete bir açık hava müzesi hüviyetindedir. Kent ve yöresi Hititlerden bu yana pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, bu uygarlıkların eserleriyle bezelidir. Frig vadisinde kaya kiliseleri, kaya mezarları, peri bacaları ve kaya anıtları, Roma antik kenti Aizanoi’da, Zeus Tapınağı, dünyanın ilk Borsası, Mozaikli Hamamı ve Roma mimarisinde bir örneğine daha rastlanmayan Stadyum -Tiyatro kombinasyonunu, Germiyan ve Osmanlı eserleri Osmanlı İmparatorluğunun kurulduğu Domaniç yaylaları, Başkomutan Meydan Muharebesinin kazanıldığı Dumlupınar’daki zafer alanları, Germiyan Sokak’taki tarihi Türk evleridir. Taşınmaz kültür varlıklarımızın yarıya yakını sivil mimariye ait örneklerdir. Kütahya ve Tavşanlı İlçemizde Koruma Amaçlı İmar Planı uygulanmaktadır. Kütahya kent kültür kimliğinin korunması, anıtsal mimariye ait örneklerin restorasyonu ve tarihi çevre koruma ve düzenleme çalışmaları yapılmakta bunun en iyi örneklerinden birisi de Germiyan Sokağımızdır. Frig vadisi Kütahya -Afyon -Eskişehir üçgeninde, Frigya Epiktetos’un dağlık yerleşimi olarak tanımlanan ve bugün Frig vadisi adıyla anılan bölgede yerleşen Friglerden; Ovacık-İnlice, Ahmetoluğu Çiftliği, Sabuncupınar - Fındık, Doğuluşah, İnli ve Söğüt köylerinde barınma, sığınma, ibadet ve korunma amacıyla kayalara oyularak yapılmış yüzlerce mağara, mezar odası, şapel ve kale kalmıştır. Friglerden sonra Roma ve Bizanslılar tarafından da iskan edilen bölgedeki şapellerde, kiliselerde kök boyalı haçlar, meander motifleri, yazı ve freskler bulunmaktadır. Frig vadisi doğal kaya dokusu, peri bacaları yüzey suları ve bakir ormanlarıyla görsel zenginlikleri pek çok tarihi ve doğal bir parktır. Trekking alanları, günü birlik piknik yerleri, balık avlama sahalarıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağıdır. Bu bölgemizde her yıl Endro motosiklet şenlikleri yapılıyordu bu sene Motosiklet Federasyonu Başkanlığınca tescilli parkurda yaklaşık 500 motosikletin katılımıyla resmi yarışmalar yapılacaktır. Bu bölgemiz piknik alanları ve spor merkezi olması çalışmalarımızda devam etmektedir. Ilıca Termal merkezimiz ve Frig vadisi arası su sporları çalışmalarımız var. Kano çalışmaları başlamış ve lisanslı sporcular yetiştirilmektedir. Su üstü, kıyı yanaşma ve kıyı tesisleri projelendirilmiş olup kısmi çalışmalar neticelendirilmiştir.

ÇİNİCİLİK ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞI

Kütahya’da porselen, seramik ve cini üretimi yapan belli başlı tesis sayısı 38 adettir. Yine bu tesisler yanında çini sanatımızla uğraşan önemli miktarda sanatkarımız ve esnafımız mevcuttur. Buradan hareketle porselen, seramik ve çini sektörünün istihdam ettiği insan sayısı yaklaşık olarak 5.000 kişi civarındadır. Buda yaklaşık olarak 20.000 kişilik bir nüfusun şu anda geçimini bu sektörlerde sağladığını göstermektedir. 2002 yılı sonu verilerine göre ilimizin ihracatı 42.973.432 dolar olup bunun 28. 019.903 doları porselen, seramik, çini ve cam eşyanın ihracatından elde edilen gelirdir. Sektörün bu ihracatı içerisinde ise yaklaşık 2.000.000 dolar çini ihracatı söz konusudur. Çini ihracatı genelde Amerika, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Danimarka gibi ülkeler ile ülkemize gelen yabancılara, satış yolu ile yapılmaktadır. Bu rakamlar ışığında ileriye baktığımızda porselen, seramik ve çini sektörünün kültür ve sanat olarak tam olduğu, ancak üretim olarak ekonomiye katkısı bakımından yeterli olmadığı görülmektedir. Bunu aşmak amacıyla sektöre yatırım yapacak yatırımcılara ilimizde her türlü kolaylık sağlanmakta, ayrıca Valiliğimizce çininin tanıtımı için coğrafi işaret tescil çalışması ve çini karoları için standart çalışmaları devam etmektedir.

KÜTAHYA’NIN TARİHİ EVLERİ KORUNUYOR

Kütahya Evleri, kendine has iki ve üç katlı mimarileri, ahşap payandalı çıkmaları, pencere düzeni ve geniş saçaklarıyla genelde güneye bakacak şekilde yerleştirilmişlerdir. Giriş katları, mutfak, kiler, depo ve tarım araçları için taşlık olarak düzenlenmiş; oturma, yatma, yemek yeme ve yıkanma işlerinin yapılabildiği odalar üst katlara konmuştur. Yaygın plan tipi iç sofalıda iki yüzlü, dış sofalıda üç taraflıdır. Tavan çıtakari, dolap, davlumbaz, sergen ve kapılar oyma işçiliklidir. Kütahya Evlerinin sokak olarak korunduğu Germiyan Sokak’taki tarihi (18.yy.) evler Kütahya Valiliği İl Özel İdaresince satın alınarak “Kütahya Evlerini Yaşatma Projesi” (KEYAP) projesi kapsamında restore edilmektedir.

KAPLICALARI İLE ÜNLÜ KENT

Bilindiği gibi yurdumuzun sıcak su kaynakları bakımından çok zengin. Bu kaynaklardan bazıları da Kütahya’da bulunmakta. Bunların ne gibi özellikleri var. Kaplıcalar bir anlamda Sağlık Turizmi de oluşturuyor. Termal tesisler ne düzeyde? Kütahya ilimizde 16 yerde kaplıca suyu bulunmakta; yaklaşık olarak 40 - 90 C derece arasında su çıkmaktadır. Bakanlar Kurulu kararı ile tescilli 6 termal turizm ilan edilmiş bölgemiz bulunmaktadır.”

OSMAN AYDIN KİMDİR?

1947 yılında Tokat Erbaa ilçesinde doğdu, ilk ve orta tahsilini Erbaa ilçesinde, lise öğrenimini ise Gaziosmanpaşa Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Vali Osman Aydın, 1973 yılında Tokat Valiliğinde Maiyet Memuru olarak göreve başladı. Göynücek ve Arapkir Kaymakam vekilliğinde buludu. Kaymakamlık kursunu bitirdikten sonra Gölhisar, Ağın, Hopa, Kızıltepe ve Erdemli Kaymakamı olarak görev yaptı. 1988 yılında Erdemli Kaymakamı iken İçişleri Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na atandı. İçişleri Bakanlığı Müşavirliği görevinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini sürdürürken Elazığ Valiliği’ne atandı. Daha sonra Kütahya Valiliği’ne atandı. 2003 Aralık ayında görevine başladı. Evli ve 2 çocuk babası.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis