goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 09.01.2009 17:33:52, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1785313 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 103 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
“Sorunları Çözmeye Kararlıyız”

Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin, AK Parti kadrolarının üstlendiği sorumluluğun bilincinde olduğunu belirterek “Artık bu ülkede her geçen gün bir öncekinden kesinlikle güzel olacak” dedi.

Çok büyük sorunlar bulunduğunu ve bunların hiç birisinin akşamdan sabaha çözümlenecek sorunlar olmadığına dikkat çeken Çetin, “Halkımız bize inanmaya ve güvenmeye devam etsin. Çünkü bütün sorunları çözmeye ve milletimizi refaha kavuşturmaya kararlıyız” şeklinde konuştu.

AK Parti kadrolarının üstlendiği sorumluluğun bilincinde olduğunu açıklayan Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin, “Artık bu ülkede her geçen gün bir öncekinden kesinlikle güzel olacak” dedi. Türkiye’nin çok büyük sorunları bulunduğunu ve bunların hiç birisinin akşamdan sabaha çözümlenecek sorunlar olmadığına dikkat çeken Çetin, “Halkımız bize inanmaya ve güvenmeye devam etsin. Çünkü bütün sorunları çözmek ve milletimizi refaha kavuşturmak konusunda azimliyiz” diye konuştu. Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin, şunları söyledi: “Halkın içinden gelen birisi olarak Türkiye’miz ve bölgemiz insanının sorunlarını, üreticinin, sanayicinin, işçinin ve tüm çalışanın sorunlarını biliyorum. Bu sorunların çözümü noktasında tüm vatandaşlarımıza görevler düşmektedir. Biz de bu görevden nasibimize düşeni yerine getirmek için bu yola baş koyduk. Yüce milletimiz de bize teveccüh gösterdi.

POLİTİKA UZUN SOLUKLU BİR İŞ

Aslında politika çok uzun soluklu bir süreçtir. Politika bir ideal işidir, hedef işidir. Elbette ideallere ve hedeflere ulaşmak insanın belirli bir zamanını alır. Siyasetin malzemesi insandır. Siyaset insan için insanla yapılır. İnsanları da bir davaya inandırmak, yol arkadaşı olarak arkanıza takmak dünyanın en zor işlerinden birisidir. Ancak bu durum 22. dönemde biraz daha farklı tecelli etti. Bizler AK Parti milletvekili olarak çok kolay milletvekili olduk. Bana göre 4 Kasım sabahı bu ülkede tecelli eden irade Allah’ın bir lütfuydu. Başta sayın Başbakanımız olmak üzere şu an AK Parti kadroları bu lütfa layık olmak için elimizden gelen gayreti sarfetmekteyiz. 4 Kasım sabahı üstlendiğimiz sorumluluğun bilincindeyiz. Çok zor bir yapı devraldık. Yılların vermiş olduğu tahribatı bir kalemde silmek tabii ki mümkün değil. Ama artık bu ülkede her geçen gün bir öncekinden kesinlikle güzel olacak. Elbette gelinen nokta itibariyle hala vatandaşlarımızın gönlünden geçtiği gibi olmuyor. Hala içine sindiremediği birtakım olumsuzluklar devam etmektedir. Ülkemizin çok büyük sorunları vardır ve bunların hiçbirisi akşamdan sabaha çözümlenebilecek sorunlar değildir. Ama bütün bu olumsuzluklar karşısında iyi niyetli ve samimi bir görüntü çizen ve vatandaşla bunları paylaşarak politika yapan siyasetçilerin siyasi ömürleri daha uzun olur. Millete rağmen, milletten kopuk ve milletten uzak siyaset, siyasetçiye hep bedel ödetegelmiştir. Siyaset gönül işidir. Gönüllere de pamuk ipliği ile bağlıdır. Hiç germeye gelmez. Hemen kopar. Politika gerçekten hakkını vererek yapanlar için dünyanın en zor işlerinden birisidir. Fedakarlık, cefakarlık, azim, kararlılık, duyarlılık, cesaret ve çok çalışmayı gerektirir. Siyaseti ve siyasetçiyi elbette her insan bazı yönleriyle eleştirir. Ben olsam şöyle yapardım der. Ama işin duygusal boyutu ile realite boyutu çok farklı. Elbette siyasi görüş ve ideolojisi ne olursa olsun, bir konu hakkında ne kadar çok farklı görüşler ortaya atılırsa atılsın hiç birisi kötü niyetli değildir. Hepsi çözüme yöneliktir. Herkes kendi görüş ve alternatiflerinin en iyi olduğunu iddia eder ve neticeyide halk takdir eder. Sonuç itibariyle siyasetin hedefi insandır. Siyaseti şekillendiren ve yönlendiren de insandır. Siyaset insan için ve insanla yapılır. En önemli malzemesi insandır.

GÖÇÜN HIZI AZALDI

Niğde yıllarca büyük göç vermiştir. Hem Niğde’de hem de bağlı ilçelerimizde geçim kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle özellikle büyük il ve ilçelere zaman içerisinde belirli bir göç yaşanmıştır. Ancak bu durumun son yıllarda hızı azalmıştır.

SOSYAL ALTYAPIDA DURUM

Niğde’de sosyal altyapıyı oluşturan eğitim, sağlık, konut ve iş gücü konumlarındaki durum ortadadır. Sosyal altyapı, diğer kriterlerle birlikte bir ilin gelişmişlik düzeyini göstermesi bakımından önem arzetmektedir. Okul öncesi kurumları dahil olmak üzere 288 örgün eğitim kurumu mevcuttur. Örgün eğitim kurumlarının sadece 6 tanesi okul öncesi öğretime yöneliktir. Örgün eğitim kurumlarında 3.163 öğretmen görev yapmakta olup 65 bin 947 öğrenci eğitim görmektedir. 1992 yılında Niğde Üniversitesi kurulmuştur. 131 öğretim üyesi olan üniversite 8 fakülte, 4 yüksekokul, 10 meslek yüksekokulu ve 2 enstitü ile öğretime devam etmektedir. Niğde hastane ve yatak sayısı bakımından Türkiye hastane sayısının % 0.7’sini, yatak sayısının ise % 0.4’ünü oluşturmaktadır. Niğde’de nüfusun % 38’i şehir merkezinde yaşamaktadır. Niğde’de kullanma amacına göre tamamen veya kısmen biten yeni ve ilave yapı satılarının toplamı Türkiye toplamının % 0.5’ine, İç Anadolu bölgesinin toplamının % 3.8’ine karşılık gelmektedir. Allahıma şükürler olsun ki bizim dönemimizde konut sorununa çözüm noktasında büyük katkı sağlanmıştır. Toplu Konut İdaremiz tarafından öngörülen Niğde-Bor 512 adet toplu konutun yapımı hızla devam etmektedir. Kısa sürede de hak sahiplerine teslim edilecektir.

EĞİTİM VE SAĞLIKTAKİ YETERSİZLİKLER

Eğitim; bireylerin, çevresinde olan değişmelere uyum sağlayabilmeleri için, insanlara yeni davranışlar kazandırmakla yükümlüdür. İnsanları, hem çevredeki değişmelere uyum sağlayabilecek, hem de çevrede istenilen değişmeleri tanzim edebilecek kapasiteye ulaştırmak eğitimin yükümlülüğü olunca, eğitimin, hızlı bir yenileşme süreci içinde olması da mecburiyet olmaktadır. Yarının problemlerini, günün formülleri ile çözmek çoğu zaman mümkün değildir. Bir milletin, istikbaldeki ihtiyaçlarını, dünün okulları ile de karşılamak da mümkün değildir. Toplumların kalkınabilmesi, yarının ülke problemleri ile başa çıkabilecek olan yeni kuşakları, istenen nitelikte yetiştirmesine bağlıdır. Bir ülke en büyük hazinesi olan insan unsurunu, modern eğitim müesseselerinde, düşünebilen, dinamik, değişime açık insanlar olarak yetiştiremememiz halinde ise, o ülkede, gösterilen gayretlerin netice verme ihtimali de düşük olacaktır. Bilimsel gelişme ve ilerlemeler, salt bilgi aktarmaya dayalı eğitim anlayışını sona erdirmiştir. Çağdaş şartlar eğitimin; bilgi aktarma ve öğrenme merkezli olmaktan çıkmasını, bunun yerine bilgilerin nasıl elde edilebileceği ve üretilebileceği merkezli olmasını mecburiyet haline getirmiştir. Eğitim kurumları ve programları; mevcut ve gelecekteki teknik ve sosyal şartlar dikkate alınarak yeniden tanzim edilmelidir. Eğitimde yenileşme hareketleri de nitelik değiştirmektedir. Eğitimde standartları yükseltme, eğitime yeni kaynaklar bulma ve bir takım değişiklikler yapma yeterli görülmemektedir. Artık eğitimde yenileşme denilince; okulun gün ve saatleri, maddi imkanları, sınıfların kapasitesi, bilgisayar destekli eğitim, çağcıl yönetim tekniklerinin okula ve sınıfa uygulanması, ölçme ve değerlendirme sisteminin değerlendirilmesi, öğretmen kalitesini ve yeterliliklerini artırma gibi konular akla gelmektedir. Bununla beraber, bunlarında klasik eğitim yaklaşımları olduğunu kabul eden ve onları daha da geliştirmek gerektiğini vurgulayan teşebbüsler mevcuttur. Eğitimciler bu eleştirilerden hareket ederek “toplam kalite”, “sıfır hata”, “tam öğrenme” gibi yaklaşımlara dikkat çekmektedirler. Eğitim sistemlerini yeni gelişmelere uyduramayan toplumların çağdaş oluşumların dışında kalacakları ya da dışına itilecekleri öne sürülmektedir. Dünya, yeni eğitim anlayışına göre eğitim kurumlarını düzenlerken bu yaklaşımların dışında kalmak ilgili toplumun geri kalmasına sebep olacaktır. Sosyal ve ekonomik değişimlerle birlikte eğitim kurumlarının rolleri de değişmektedir. Eğitim ve değişim arasında çift yönlü bir etkileşim söz konusudur. Eğitim, toplumdaki değişmelerden etkilenerek sosyal değişmelere göre kendini yeniden düzenlediği gibi toplumun yenileşmesine de öncülük eder. Hayatta kalmanın ya da varlığını devam ettirmenin olmazsa olmaz şartlarından biri “uyum”dur. Mevcut şartlara uyum sağlayamayan her tür yapılanmanın akıbeti yok olmakla sonuçlanır. Uyumda eğitimle mümkündür. Organizasyonların, varlıklarını riske atacak derecede çevre ile çatışmaya girmeden, dengeli ilişkiler kurmaları gerekmektedir. Modern organizasyonların en önemli özelliklerinden biri, onların öğrenme kapasiteleridir. Çünkü varlığını devam ettirmek “uyum”a, uyum da öğrenmeye bağlıdır.

“BAŞARI EKİP ÇALIŞMASI İLE MÜMKÜN”

Günümüzde üst yönetim birimlerinden birinin düşünüp kararlar alması ve organizasyondaki geri kalan herkesin de “stratejist”in ya da liderin emirlerini izliyor olması ile başarıyı yakalamak mümkün görülmemektedir. Başarı, ekip çalışması ile mümkündür. En verimli kurumlar; ilgili tüm üyelerinin yönetime ve işleyişe katan, ilgili tüm üyelerin düşüncelerine kulak veren organizasyonlardır. Modern dünyada “hizmet öncesi eğitim” gibi sınırlamalar anlamını yitirmek üzeredir. Tüm bunların yerini “sürekli eğitim” anlayışı almaktadır. Bu yeni anlayış, iş yerleri ile okulları birbirine daha da yakınlaştıracaktır. İşte böyle bir eğitim anlayışı içerisinde Niğde’de çağdaş eğitim yaklaşımları adına atılacak adımların ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte olması gerekir. İlimizde acilen ikili eğitim anlayışına son vermek, öğrencilerin en fazla 30 kişilik sınıflarda eğitim görmelerini sağlamak için eğitim binalarının artırılmasına ihtiyaç vardır. İl merkezindeki okulların % 80’i ikili eğitim yapmaktadır. Buna son vermek için acilen Niğde merkezine en az 100 derslik ihtiyacı vardır. Eğitim kurumlarımızda bugün itibarı ile 150 sınıf öğretmenine ve 900 branş öğretmenine ihtiyaç vardır. Bu eksiklikler biran önce giderildiği takdirde yukarıda anlattığımız çağdaş eğitimi yakalamak için hiçbir engel kalmayacaktır. Bundan sonraki iş eğitimcilerimize düşmektedir. Niğde Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi ile Bor Kenan Evren Mahallesi Atatürk Lisesi inşaatı hızla sürmekte, hatta Bor’daki okulumuzun geçici kabulü yapılmıştır.

NİĞDE’NİN EKONOMİK VE SOSYAL YAPISI

Niğde, Devlet Planlama Teşkilatı’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksine göre sosyal ve ekonomik gelişmişlik yönünden Türkiye 42’incisidir. İl merkezimiz ise ülkemizdeki 858 yerleşim birimi arasında 102. sıradadır. İl geliri yönünden yapılan sıralamada ise Türkiye 31’incisidir. Niğde, 1995-1997 yılı itibarı ile 2551 dolar gibi bir rakamla ülkemizde kişi başına düşen milli gelir oranının altında bir değere sahipken; bu tarihten sonra ülke genelindeki ekonomik gelişme oranının üzerinde bir ivme ile gelişerek 2000’li yıllara doğru ülkemizde yıllık 3.000 dolar düzeyinde olan kişi başı milli gelir oranını yakalamıştır. Türkiye’yi gelişmişlik derecesi ile sınıflandırarak yapılan çalışmada ilimiz, 3. derecede gelişmiş iller kategorisine dahil edilmiştir. Bu kategorideki diğer illere paralel olarak ilimizde de küçük ve orta ölçekli tesisler yaygındır. Bunun yanında patates üretiminde 1.3 milyon ton ile Türkiye’de ilk sırada yer almaktadır. Niğde, göçün durduğu ilk Anadolu kentidir. İmalat sanayii açısından ilimiz 1990’lı yıllarda başlatılan teknik altyapı ve sanayi altyapısı çalışmaları ve gerek kendi içleri gerekse önemli ticaret merkezleri konumundaki diğer illerle olan sorunsuz kara ve demiryolu ağlarına sahip olması nedeni ile uygun özellikteki yerlerden biri olarak tanımlanabilir.

REFORM YASALARINI DEĞERLENDİRDİ

Genel olarak değerlendirilirse şu sonuca rahatlıkla varabiliriz. Kamu Yönetimi Temel kanunu, İl Özel İdare Kanunu, Belediye Kanunu, Mahalli İdare Birlikleri kanunu ve yürürlüğe giren Büyükşehir Belediye Kanunu herşeyden önce devletin hantal yapısını ortadan kaldıracak, daha hızlı işlerlik kazandıracaktır. Merkezden yönetilmesine gerek bulunmayan, hizmetin hız ve verimliliğini azaltan bir çok olumsuzluğu ortadan kaldıracaktır. Yerel yönetime ağırlık veren bu yasalar yerel ihtiyaçların yerel idare tarafından yakından tesbitine imkan sağlayacak, dolayısıyla karar ve uygulama aşamalarında daha rasyonel, daha verimli ve daha hızlı çözüme kavuşturabilecektir. Yıllardan beri kartopu gibi sorunların tamamının merkezden yönetimi her açıdan sorunun tanımını ve etkin çözümünü zorlaştırmakta ve daha maliyetli kılmakta veya çözümsüz bırakmakta idi. Bildiğiniz gibi bu yasalar merkezi bir takım yetkilerin mahalline devri anlamına gelmektedir. Gerek il özel idarelerimize gerek belediyelerimize ve büyükşehir belediyelerimize bir kısım merkezi idare yetki ve sorumlulukların devredilmesini içermektedir.

“İNANMAYA, GÜVENMEYE DEVAM EDİN”

Niğde milletvekili olarak gerek Niğdeli hemşehrilerimize ve gerek tüm vatandaşlarımıza öncelikli mesajım, 3 kasım seçimleriyle 367 milletvekili gibi devasa bir grubu oylarınızla iktidara taşıdınız. Türkiye’nin bütün sorunlarını, her alanda nasıl bir Türkiye devraldığımızı sizlerin içinden birileri olarak sizler gibi bizler de çok iyi biliyoruz. Her alanda iki yıllık zaman zarfında neler yaptığımızı görmektesiniz. Her şeyden önce kişi başına düşen milli gelirimiz hızla artmakta, devletimiz hantal yapıdan kurtarılmaktadır. Peki sorunlar tamamıyla çözüme kavuştu mu; hayır. Ancak halkımız bize inanmaya ve güvenmeye devam etsin. Çünkü bütün sorunları çözmek ve milletimizi refaha kavuşturmak azim ve sebaatindeyiz. Tabiatıyla yılların birikmiş sorunlarını tek hamlede ve kısa sürede çözmek imkansızdır. Daha sağlıklı bir yapıya kavuşturmak belli bir zaman alacaktır. Ama bütün sorunları çözmeye azimliyiz. Hafızalarımızı yokladığımız zaman bizden önceki dönemlerde her alanda güvensizlik hakimdi. Ekonomide ve dış siyasette içte ve dışta ülkemizin itibarını, prestijini yeniden tesis ettik. Durma noktasındaki yatırımlara ivme kazandırdık. Bunlara rağmen tabi ki her şey içimize sindiği gibi değil. Ama atılan bu adımlar, alınan bu mesafe elbette önümüzdeki zamanda meyvelerini vermeye başlayacaktır. Yapılan yatırımlar ve teşvikler, işsizimize iş kapısı açacaktır.”

MAHMUT UĞUR ÇETİN KİMDİR?

1965 Niğde ili Bor ilçesi doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Bor’da tamamladıktan sonra Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun oldu. Deri imalatı ve ticareti üzerine çalışan şirketlerinin her alanında gerektiğinde işçi, gerektiğinde yöneticilik görevlerinde bulundu. Evli ve 3 çocuk babası.

 

© Copyright-2005