
Çorum ile özdeşleşen ancak Tavşanlı’da adeta bir simge olan leblebi, uluslararası ödül aldı. Leblebiciler Odası Başkanı Ali Uysal “Tavşanlı’da leblebicilik yaklaşık 3 asırlık bir geçmişe sahiptir ve 255 firma bulunmaktadır” dedi.
Çorum ile özdeşleşen ancak Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bir simge olan leblebi, uluslararası ödül aldı. Kaliteli üretimi ile gururlanan leblebici esnafı, bir oda etrafında da kenetlenmiş durumdalar. Tavşanlı Leblebiciler Odası, yıllardır esnafa hizmet veriyor. Tavşanlı Leblebiciler Odası Başkanı Ali Uysal, Tavşanlı leblebisi ile ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
ODANIN DURUMU
“Tavşanlı Leblebiciler Odası 2003 yılında Dünya Ticaret Liderleri Kulübü tarafından uluslararası kalite ödülüne layık görülmüştür. 20 Ekim 2003 tarihinde Paris’te yapılan ödül töreninde ödülümüz alınmıştır. Yıllık üretim kapasitemiz 30.000 ton civarındadır. 27 çeşit leblebi ilçemizde üretilmektedir. Odamız 1962 yılında Türkiye’nin ilk Leblebiciler Derneği olarak kurulmuştur. Daha sonra oda olarak devlet tarafından değişiklik olmuştur. 2003 yılında leblebiciliğin patenti alınmıştır.
LEBLEBİCİLİĞİN GELİŞİMİ
Leblebiciliğin piri olarak bilinen Şeyh Murat Gazi, ilk defa leblebiyi bulan kişidir. Daha sonra ilçemizden biri İstanbul’da bir Arnavut’tan öğrenip ilçemizde imal etmeye başlamıştır. Gel zaman git zaman, leblebicilik de ilçemizin karakteristik bir sanatı oluyor. Şimdi leblebi demek Tavşanlı demektir. Tavşanlı’da leblebicilik yaklaşık 3 asırlık bir geçmişe sahiptir ve 255 firma bulunmaktadır. İlçemizde kömürden sonra en büyük iş istihdamı leblebiciliktir. Kömür üretiminin giderek azalması korkusu yanında, leblebiciliğin böyle bir riski yoktur. Tavşanlı için ileride leblebi hammaddesi olan nohudun tarım sektöründe artması ile ekonominin en önemli gelir kaynağı olacaktır. Kısaca leblebi imalatı şu aşamalardan geçer. Nohutları pazardan alıp dükkanda ısıtma işlemine tav denir. Tav üç defa yapılır. Her defasında çuvallara doldurulur. Sergiye serilir, soğutulur. Isıtma ve soğutma işlemi biten nohudu bundan sonra sulama işlemi bekler. Nohudun sulanması, leblebinin kalitesine etki yapacak hüner ve ustalık ister. Suyu ne çok, nede az olmalıdır. Su verme nohudun tavı ile yakından ilgilidir. Ertesi sabah, sulanan nohutlar boy kaplarına konur. Boy kabı, tavaya atacak kadar nohuda ayarlıdır. Güre kenarına dizilir. Güre; nohudun ısındığı, sulandıktan sonra üzerinden kabuğunun atıldığı, üzerinde bakırdan yapılı dişlenmiş tava bulunan kömür veya odunla ısınan ocaktır. Tava kızınca boy kabından nohut dökülür. Usta, kalfa ve çırak nohutların üzerine bastırarak kabuklar ayrılıncaya kadar döver. Altın sarısı gibi rengiyle, hoş kokusuyla tava içindeki leblebilerin üzerine kıl ve keçeden yapılmış kefe ile silme ve parlatma yapılır. Sonra gürenin akarına leblebi boşaltılır. Bilahare çıraklar akardan aldıkları leblebileri kalburlarla kırık, iri ve gavuzlarını ayırır, çuvallara koyarlar.
İHRAÇ DA EDİLİYOR
Tavşanlı leblebiciliği üç asırda büyük tecrübeler edinerek bugün Türkiye’nin en lezzetli, kaliteli ve bol çeşitli leblebilerini üretmekte ve Türkiye’nin bütün illerine, Avrupa, Asya ve Arap ülkelerine göndermektedir. Teknolojik olarak üretime geçildiği şu dönemde kaliteli mal üretmek için kaliteli ve eğitimli personellere ihtiyaç duyulacaktır. Bunu tamamladığımızda umuyoruz ki Tavşanlı Leblebiciliği Tavşanlı’mıza ve ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunacaktır. Şu anda ülkemiz içinde tüketilen leblebi 18.500.000 ton, ülke dışına çıkarılan leblebi 3.500 ton civarındadır. Her sene 3 Eylül tarihinde Leblebi Festivali yapıyoruz. Bu sene 6.’sını düzenleyeceğiz.”
ALİ UYSAL KİMDİR?
1963 yılında Tavşanlı’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tavşanlı’da tamamladı. 1983 yılında askerliğini Malatya’da yaptı. Askerlikten sonra leblebici esnafı olarak ticarete atıldı. 11 Mart 2002’de Leblebiciler Odası Başkanı seçildi. Halen aynı görevi sürdürüyor. Evli ve 4 çocuk babası.