
Terme’ye bağlı Kocaman beldesinin DYP’li Belediye Başkanı Sezai Nemik, büyük bir borç yükü altında bulunduklarını ve gelirlerinin yetersiz kaldığını belirterek, kçük belediyelerin birleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Nemik, “Devletin yapacağı en güzel babalık küçük belediyelerin bir merkezde birleştirilmesidir. Çevremizdeki üç belde ile birleşebiliriz ki merkezi belde Kocaman’dır” diye konuştu. Kocaman Belediye Başkanı Sezai Nemik, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:
ENFLASYON GÖÇÜN BAŞ NEDENİ
Aslında Kocaman ilçesinin nüfusu üç-dört binlerde olmalıydı. Ancak önceki belediye başkanı olan arkadaşımız sayımlarda gerekli özeni göstermediği için nüfusumuz şu anda 2 bin 643 olarak görünüyor. Göç olayı son safhada. En çok İstanbul ve Bursa’ya, kısmen de Terme ve Samsun’a göç veriyoruz. Enflasyon göçün baş nedeni. Burada pirinç ve fındık yetiştiriliyor. Pirinçte verim azaldı, mahsul para etmedi. Onun yerine fındık üretilmeye başlandı. 3-4 yıldır fındık da gelir getirmiyor. Bu nedenlerle göç vermeye devam ediyoruz.
UÇAN KUŞA BORCUMUZ VAR
Devletin verdiğinden başka hiçbir geliri olmayan bir belediyeyiz. Kaldı ki bölgenin en güzel hayvan pazarı bizim beldemizde kuruluyor. Geçen hafta çok yoğun olduğu halde bu pazardan sadece 181 milyon lira gelir elde ettik. Devletin yapacağı en güzel babalık küçük belediyelerin bir merkezde birleştirilmesidir. Çevremizdeki üç belde ile birleşebiliriz ki merkezi belde Kocaman’dır. Personelim 57 aydır maaş alamamış. Belediyeyi 788 milyar lira borçla devraldım. Uçan kuşa borcumuz var. Burası batmış, çökmüş ve artık işçi çürümüş bir ağaç haline gelmiş. Hedefim personelimin maaşının ana parasını ödemek. İller Bankası paramızın yüzde 40’ını kesiyor, kalanın yüzde 50’sini de personele ödüyoruz.
İLÇENİN HİÇ ALT YAPISI YOK
Daha önce 1999 yılında hazırlamış olduğum imar planı halen kullanımda. Paramız olmadığı için imar konusunda çalışma yapamıyoruz. Kocaman ilçesi yapı itibariyle çok merkezi ve hareketli bir yer. Ancak hiç altyapısı yok. 1990 yılında Bazlamaç’la birlikte altyapı projesini hazırladık, halkın tepkisiyle projeyi iptal ettik. Su konusunda bir projeye yöneldik. Ama şebekelerin bedeli 688 milyar lira tutuyor. İller Bankası’ndan yardım istedik, “On yıl borcunuzdan dolayı hiçbir şey alamazsınız” dediler. Geçen sene beş defa Ankara’ya gittim, yalvardım. İnşallah 2005 yılında ek projeyi yapmaya yüzde bir ihtimal söz verdiler. Bu imkan verilirse, su sorunumuzu çözersek diğer hedeflere ulaşmak için önümüz açılmış olacak.
ARAÇLAR ÇÜRÜMEYE TERKEDİLMİŞ
Araçlarımızı 1990’da nasıl devrettiysek aynen onları devraldık. Yeni araç eklenmemiş. Ancak varolanlar da çürümüş vaziyette. Sayın Özal 1992 yılında belediyemize dev Fatih hediye etmişti, çürümeye terkedilmiş. Üst ekipman almak için dolaşmadığımız yer kalmadı. 65-80 milyar lira istediler. En sonunda 40 milyar liraya bulduk, onu kurtaracağız. Terme’ye, Samsun’a her gün vesayetimiz var. Çünkü Kocaman, merkezi bir yer. Ulaşım konusunda bir sorunumuz yok. Ana yolumuzu biraz iyileştirdik ve umarım daha iyi olacak.
AMBULANS HURDAYA AYRILMIŞ
Bizim zamanımızda yaptırdığımız bir sağlık ocağımız var. Bina halen hizmet veriyor. Doktor, ebe ve hemşiremiz var. Bir ambulansımız var idi ama çürümeye terkedilmiş, hurdaya ayrılmış. 1991’de Sayın Avni Akyol’un imzasıyla Kocaman İlköğretim Okulu’nu yaptırdık. Çevre köylerden ve Ordu’nun İkizce ilçesinin bir mahallesinden, taşımayla buraya öğrenci getiriyoruz. Üç ilköğretim okulumuzda kapalı. Kocaman İlköğretim Okulu dışında bir de Yeni Mahalle İlköğretim Okulu faaliyette.
ELİMİZİ KOLUMUZU KIPIRDATAMIYORUZ
Birinci sorun içme suyu ve ikinci sorunumuz da anayol. Terme’den kalkan bir araç, Salıpazarı ilçesine rahatlıkla Kocaman’dan geçebilir. Ordu-İkizce buradan 22 kilometre uzaklıkta. Bizden sonra Akkuş’a, Niksar’a, Erbaa’ya ve Taşova’ya en kısa mesafe buradan geçiyor. 6-7 köyün merkezindeyiz. Güzergah olarak çok önemli bir konumda bulunuyoruz. Terme’nin balıkçı barınağının liman taşları buradan geçiyor. Yolumuz çok önemli. Devlet büyüklerinin buraya el atmasını ve yolumuzu yapmalarını istiyoruz. Projeleri uygulayabilmemiz için paramızın olması gerekiyor. Şu an elimiz kolumuzu kıpırdatacak durumda değiliz. Paramız olsa yapacağımız ilk şey içme suyu projesinin tamamlanması olur.
PARALI YETKİ İSTİYORUZ
Parasız yetki çok güzel ama biz paralı yetki istiyoruz. Devletimizin şu anda bana verdiği hiçbir şey yok. Devamlı üzerimize yük vuruyor. Yasa yükümlülüklerimizi ağırlaştırıyor. İsterdim ki daha iyi imkanlar tanınsın. Bana “Kocaman’ı üç kişi idare edeceksin ve personeli azaltacaksın” diyorlar. Benim personele ihtiyacım var ve çalışanlarımı sokağa atma taraftarı değilim.
SİYASİLER KAPIMIZI ÇALSIN
Ülkemizin gidişatı iyi değil. Bugünkü AB bizi nereye götürür biliyor musunuz? Sürekli tavizler veriliyor. Sayın Recep Tayyip Erdoğan çok önemli yasalar çıkaracak güce sahip. Belediye başkanlarını, belediye yasalarını çok iyi biliyor. Bizi unutmasın. Çok şükür AK Parti belediyeler arasında ayrım yapmıyor. Bu konuda müteşekkirim. Milletvekillerinden Sayın Mustafa Çakır’a bizi aradığı için teşekkür ediyorum. Çünkü onun dışında hiçbir siyasi partiden bir milletvekili kapımızı çalmadı.
SABIRLA DİŞLERİNİ SIKSINLAR
Halkımla gurur duyuyorum. Onlardan tek bir şey istiyorum. Sabırla dişlerini sıksınlar, bize yardımcı olsunlar. Biz her kuruşun hesabını vermeye hazırız. Hizmetlerimizi kösteklemesinler, desteklesinler. Ben beş yılı en iyi şekilde değerlendirip adam gibi hizmet ettikten sonra gelecek dönem yeniden Kocaman halkının belediye başkanı olmak için aday olacağım.
SEZAİ NEMİK KİMDİR?
1952 Samsun –Kocaman doğumluyum. Ortaokulu dışardan bitirdim. Evli ve iki çocuk babasıyım. Ben 1983’te ANAP ruhuyla siyasete katıldım. Kurucular kurulu listesinde yer aldım. Sayın Özal ile Türkiye’yi karış karış gezdim. Sayın Özal, benim manevi liderim ve babamdır. Şimdi de liderim Mehmet Ağar ile birlikte DYP’de siyaset hayatımı sürdürüyorum. 1990 yılında Kocaman beldesine belediye başkanı oldum. 1994 ve 1999 seçimlerinde kaybettim. 28 Mart seçimlerinde DYP’den belediye başkanı seçildim.