
Salıpazarı Kaymakamı Abdül Kadir Duran, ilçedeki fındığa dayalı üretimin ekonomik açıdan verimli olmaması sebebiyle örnek bahçeler kurarak halkı böğürtlen gibi alternatif ürünlere yönlendirmeye çalışıyor.
Salıpazarı Kaymakamı Abdül Kadir Duran, ilçenin ekonomisinin önemli ölçüde fındığa dayalı olduğunu ancak yapacakları örnek bahçelerle halkı böğürtlen gibi alternatif ürünlere yönlendirmeye çalışacaklarını açıkladı. İlçenin süt sığırcılığına da uygun bir yapısı olduğunu belirten Kaymakam Duran, vatandaşın ürettiği sütü kapısının önünden almaya yönelik çalışmalar da yapıyor. Orman ürünlerini işleyen tesislerin kurulabileceğini kaydeden Kaymakam Duran, yatırımcıları bu alanda faaliyet göstermeleri için Salıpazarı’na davet ediyor. Salıpazarı Kaymakamı Abdül Kadir Duran, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:
FINDIĞA ALTERNATİF ‘BÖĞÜRTLEN’
İlçemizin nüfusu yaklaşık 28 bin, merkez nüfus 6 bin 500’dür. Ekonomik olarak kalkınmasını tamamlayamamış olan ilçemizin çözülmesi gereken birçok sorunu bulunmaktadır. İlçe tarımsal açıdan tamamen fındığa dayalı bir üretim gerçekleştiriyor. Doğal şartlardan ya da iklim şartlarından ötürü bazı sezonlarda fındıktan verim alınamıyor. Bu sene de olduğu gibi fındıktan gelir elde edilemeyen dönemlerde, halkımız ciddi anlamda mağdurlaşıyor. Tamamen fındığa dayalı bir tarımsal üretim olduğu için, fındık olmayınca, vatandaşımızın başka herhangi bir kaynaktan para kazanma şansı kalmıyor. Bu açıdan Salıpazarı insanının özellikle kış mevsimini atlatması zor oluyor. Dolayısıyla başta hedefim, tarımda ürün çeşitliliğine gitmek. Bu bölgede kırsal alanlarda, özellikle dağlık kesimlerde belki fındık üretimine devam edilebilir fakat; Çarşamba ilçesi topraklarının özelliğindeki düzlük arazilerde fındığa alternatif ürünlerin yetiştirilmesi gerekiyor. Şu anda bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Birkaç tane örnek bahçe de düzenledik. Örnek kivi, böğürtlen bahçelerimiz var. Yetişecek olan ürünlerin pazarlanması hususunda da bir sıkıntımız yok. Kivi, böğürtlen gibi ürünlerin ve bunların meyve sularının pazarlanması konusunda Türkiye çapında çok büyük firmalar alıcı pozisyonunda hazırlar, bekliyorlar. “Siz üretimi yapın, biz alırız” diyorlar. Özellikle böğürtlen çok ciddi manada verim elde edilebilecek bir ürün. Yine Köylere Hizmet Götürme Birliği kapsamında bir örnek bahçe hazırlama çalışması içindeyiz. Bu örnek bahçemizi, karışık bir üretim şeklinde düşünüyoruz. Yani elmasından, armuduna, kivisinden böğürtenine, kirazından daha değişik meyvelere kadar, birer dönümlük araziler şeklinde bir örnek bahçe planlıyoruz. Bu tür ürünlerin de bu bölgede çok iyi şekilde yetiştiğini çiftçimize göstermek ve vatandaşımızı bir nevi fındık tembelliğinden kurtarmak istiyoruz. Fındık, tamamen bir tembel üretimi, çünkü vatandaşlarda bunu bu şeklide ifade ediyorlar. Fındık, herhangi bir emek gerektirmiyor, hatta toplamasını bile işçilere yaptırıyorlar.
SÜT SIĞIRCILIĞINA TEŞVİK
Bu bölgenin, belki de Trakya’ya eş değerde hayvancılık yapılabileceğine inanıyorum. Özellikle bu bölgedeki hayvanlarımızın kara sığır denilen cinsten olması nedeniyle süt üretimi çok fazla değil. Hayvan ırkını iyileştirme projesini şu anda geliştiriyoruz. İki tane kooperatifimiz var, Çiftçi arkadaşlarımızın biraraya gelerek kurdukları kooperatifler. Bunlar sayesinde şu anda sosyal yardımlaşma aracılığıyla ve Tarım Bakanlığı’nın protokolü çerçevesinde 200 baş sığırı, süt inekçiliği yapmak için ilçemize getirmeyi planlıyoruz. Proje tam olarak netlik kazanmadığı için biz bu sayıyı ilk etapta 100 sığır daha sonrada 50 sığır olarak ayarladık. Eğer bu sığırlar ilçemize gelirse, süt ve hayvansal ürünler üretimine büyük katkı sağlayacaktır. Bizim zaten Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin süt toplama merkezi var. Dolayısıyla bu sütün pazarlanması konusunda bir sıkıntımız olmayacaktır. Vatandaşlar sütlerini kapılarının önüne çıkaracaklar bizde toplama aracımız ve işçilerimiz vasıtasıyla bu sütün pazarlamasını gerçekleştireceğiz büyük firmalara.
‘KÖR NOKTA’YA YOL ÇÖZÜMÜ
İlçemiz yerleşim olarak, Çarşamba ovasının bittiği ve dağların başladığı noktada olduğundan bir ‘kör nokta’ gibi algılanıyor. Girişi olan ama çıkışı olmayan bir nokta. Bu sene itibariyle bu konuya da bir çözüm ürettik. Birinci çözümümüz, ilçeye giriş Çarşamba ilçesinden oluyor. Eskiden geri çıkmak isteyenler tekrar Çarşamba’ya dönüp sahile inerek çıkabiliyorlardı. Fakat şimdi buradan Terme istikametine bir yolumuz daha açıldı ve asfaltlandı. Yolumuz aslında eskiden de vardı ama asfaltlanarak daha güzel bir hale getirildi. Şimdi Çarşamba’dan gelen insanlar ilçemizden geçip Terme’ye gidebiliyorlar. İlçemiz girişi ve çıkışı olan bir yere dönüştü. Acil çözüm gereken bir diğer konuda ilçemiz Ordu’nun Akkuş ilçesine ve Salman beldesine sınır. Bu istikamete doğru bizim grup köylerimizi de içine alan güzel bir yol yapılması gerekiyor. Şayet bu yol yapılırsa Ordu’nun Akkuş ilçesi ve Salman bölgesindeki 60-70- bin potansiyelindeki nüfus, Ordu’ya çok uzak olduklarından alışverişlerini yapmak için Salıpazarı’na, Çarşamba’ya dolayısıyla Samsun’a gelecekler. Çünkü biz bu yolla, mesafeyi 65-70 kilometre kısaltmış olacağız. Bu arada yolumuz toprak olmasına rağmen, geçenlerde Köy Hizmetleri Şantiye Şefimiz belirtti, yaz aylarında bir günde bu yoldan 70-80 araç geçmiş. Bu yol tamamlanırsa, Samsun’un çok ciddi manada kazancı olacak. Bu projenin tamamlanması konusundaki fikirlerimi Sayın Valimize de belirttim, çok olumlu buldu. Köylere Hizmet Götürme Birliği veya İl Özel İdaresi aracılığıyla Köy Hizmetleri’nin araçlarıyla bu yolun bizim sınırlarımızdaki 25-30 kilometresini asfaltlarsak, az evvel bahsini ettiğimiz bu insanları Samsun’a çekebileceğiz. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde belki de bu yol Karadeniz sahil yolunu, İç Anadolu’ya bağlayan bir güzergah olarak da kullanılabilecek. Malumunuz Havza istikametinden Amasya istikametine veya Havza’dan Tokat tarafına gitmek çok uzun bir mesafe. Şayet buradan bir yol güzergahı düzenlenirse, aşağı yukarı mesafeyi 100-120 kilometre kısaltmış olacağız. Ordu’dan, Trabzon’dan gelenler, Havza’dan dolanmak yerine, bu yolla direkt İç Anadolu’ya geçme fırsatına sahip olacak. Bu yolun tamamlanması Salıpazarı’nın kaderini değiştirecek. Halkın ileri gelenlerinin de dile getirdiği budur. Salıpazar’nın böyle bir yol güzergahının olması, ilçenin kalkınmasında baş şarttır. Dikkat ederseniz Samsun’da sahil kenarında olan ilçelerimiz çok gelişmiştir. Çarşamba, Terme gibi. Fakat içerilere doğru olan ilçelerimiz gelişmekte zorlanıyorlar. Çünkü yol güzergahının dışına çıktıkları için gelişemiyorlar. İkinci temel projemiz bu yol meselesi.
KARADENİZLİ YATIRIMCILARA SESLENİYORUZ!
Bölgemiz bir orman bölgesi. Vatandaşımızın orman konusunda bilinçlendirilmesine yönelik bir takım sıkıntılarımız var. İlçemizin orman bölgesi olması sebebiyle ormanlarımızı en iyi şekilde korumaya yönelik çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu konuda gerek Jandarma gerek Emniyet Teşkilatı ile temas halindeyiz. Salıpazarı’nda orman ürünlerine yönelik ticari bir aktivite de düşünüyoruz. Orman ürünlerinin üretiminin yapıldığı, işlendiği, pazarlandığı bir tesis yapmayı planlıyoruz. Bu daha çok ekonomik durumu iyi olan vatandaşlarımızın katılımıyla olabilecek bir şey. Bizim bu konudaki görevimiz bu vatandaşlarımızı yatırıma teşvik etmek olacaktır. Biz buradan tüm Karadenizli yatırımcılara sesleniyoruz, onlara her konuda sonuna kadar yardımcı olacağımızın sözünü de veriyorum. Salıpazarlılar için yeni bir istihdam olanağı yaratacak bu tesis. İlçemizde küçük bir tekstil atölyemiz vardı. 50-60 kişi çalıştırıyordu. Yurtdışına ihracat yapıyordu. Fakat bu atölye bazı ekonomik sıkıntılar yüzünden çalışmasına ara verdi. Özel sektöre aitti. Biz onu da bir şekilde canlandırmaya çalışıyoruz. İlçedeki maddi durumu iyi olan esnaf arkadaşlarla bu konuda istişare yapıyoruz. Ekonomik açıdan özel teşebbüsün de Salıpazarı’na duyarlı olmasını istiyoruz. İlçemizdeki fırsat ve imkanların değerlendirilmesini umut ve temenni ediyoruz.
YATILI OKUL ŞART!
İlçemizde 6 tane 8 yıllık ilköğretim okulu, 42 birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu ve 1 çok programlı lise olmaz üzere toplam 49 okulumuz bulunmaktadır. İlköğretim okullarının birkaçında anasınıfı mevcut olup, bu sınıflarda toplam 34 öğrenci eğitim-öğretim görmektedir. Okulöncesi okullaşma yüzde 6 oranındadır. İlçemizin coğrafi durumu ve tabiat şartlarının olumsuzlukları nedeniyle, öğrenci taşıma ve öğrencilerin okula devamları konusunda problemler yaşandığından, ilçe merkezinde veya yakın bir yerde yeterli kapasitede bir yatılı ilköğretim okulunun yapılması, eğitim sorunlarımızın çözümüne büyük katkı sağlayacaktır.. Kar yada yağmur yağdığında yollarımız bozuluyor. Taşımada bu yolla hem maliyet artıyor hem gidiş-gelişlerde kaza oranı artıyor. Bu konuda her türlü tedbiri alıyoruz fakat bölgemizin küçük olması nedeniyle taşıma yapacak araç bulmakta zorlanıyoruz. Büyük ilçelerde bu tür sorunlar yaşanmıyor. Bir sürü özel araç ve rekabet var. Salıpazarı’nda çok fazla araç ve rekabet olmadığı için maliyet artıyor, ortalama maliyetin üstünde fiyat verenler bile çıkıyor. Dolayısıyla taşıma ihalesini gerçekleştirirken bile çok zorlanıyoruz. Sonra hatır-gönül işiyle rica ediyoruz, Bu sorunu fiyatları aşağı çekmek suretiyle çözümlemeye çalışıyoruz. Rekabet olmadığından yüksek fiyat veriyorlar, bizde ihaleyi gerçekleştirmekte bile zorlanıyoruz. Eğitimin aksaması söz konusu oluyor. Biz bu konuda, Allaha şükür bir problem yaşamadık ama bu bizim işi ciddiye almamızdan ve zamanından önce önlemler almamızdan kaynaklanıyor. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ihale gerçekleştirilemediği veya taşıma yapılamadığı için çocukların 15-20 gün okullarına gidemediği haberlerini alıyoruz. Taşımalı eğitim yapan çocuklar geniş bir sosyal çevreyle karşılaşıyorlar. Daha iyi bir eğitim alıyorlar. Daha geniş bir çevrede arkadaş ilişkilerini geliştirme olanağı buluyorlar. Bedensel olarak gelişimleri belki daha hızlı gerçekleşiyor, Fakat bu avantajların yanında bir takım dezavantajlarında olduğu hakikat. Bu konuda son kararı verecek olan devletimizdir.
“AMERİKA’YI YENİDEN KEŞFETMİYORUZ”
Geliştirdiğimiz projelere karşı halkımız da büyük bir gayretle her türlü desteği vereceklerini ifade ediyorlar. Bizim söylediklerimizde zaten onların yıllardır düşündükleri ve Salıpazarı için yapmak istedikleri şeyler. “Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz.” Varolan problemleri çözümlemeye çalışıyoruz. Mesela Emniyet Teşkilatı kurulmasının peşinden 8-10 yıl koşmuşlar. Biz bunu gerçekleştirdik, bize kısmet oldu. Benim vatandaştan beklentim, bu ekonomik zorluk döneminde birbirlerine daha özverili, daha yardımsever olsunlar.Kardeşlik duygularını artırmalarını tavsiye ediyorum. Bu zor günleri birbirimizin elinden tutarak birbirimize yol göstererek daha kolay atlatabiliriz, hem ilçe hem de ülke olarak. Biz elimizden geldiğince Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği aracılığıyla fakir vatandaşlarımıza gerek yiyecek gerek yakacak yardımını adil bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Sıkıntılarını bu yolla kısmen de olsa gidermeye çalışıyoruz. Ümit ediyorum bu zor günler en kısa zamanda atlatılır. İnşallah önümüzdeki sene daha verimli fındık üretimi gerçekleşir. Umarım çiftçimize bu seneki zararını unutturacak verimli bir yıl olur.
PROJELER UYGULAMADA BAŞARILI
İlçemizde iki dekarlık bir araziyi böğürtlen bahçesi projesi yapılarak bahçe tesis edilmiştir. Bu projede istenilen başarıya ulaşılmıştır. Çiftçimiz yılda 1,5 ton böğürtlen elde etmektedir. Böğürtlenin kilosunu 1 milyon 500 bin liradan satmıştır. Bir dekardan 2 milyar 250 milyon lira gelir elde etmiştir. İlçemizde yetiştirilen diğer ürünlere göre birim alandan en yüksek gelir elde edilmiştir. Ayraca çiftçimiz son iki yıldır anlaşmalı olarak organik tarım yapmaktadır. 2004 yılında 23 kişiye de kivi fidanı dağıtılarak bahçe tesisi yapılmıştır. Kivi bahçelerinden de iyi verim alınacaktır. 2005 yılı içerisinde de 15 kişiye 3 bin 500 adet Ahududu ve 3 bin 500 adet böğürtlen fidanı verilerek bahçe tesisleri yapılacaktır. Bu projeler ile ilçemizde fındık üretimine alternatif olarak böğürtlen ve ahududu yetiştiriciliğinin birinci ürün olması ve çiftçilerimizin gelir seviyelerinin artırılması hedeflenmiştir.
ABDÜL KADİR DURAN KİMDİR?
1973 Erzurum-İspir doğumluyum. İlkokulu İspir’de, ortaokulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldum. 2000 yılında bu mesleğe başladım. Salıpazarı, üç yıllık adaylık dönemimin neticesinde asaleten görev yaptığım ilk ilçe. Çekilen kura sonucunda Salıpazarı’ndaki görevime başladım. Göreve geldiğim günden itibaren, ilçemizle alakalı tespit ettiğim, kendi yeteneklerim doğrultusunda çözmeyi planladığım bazı problemler vardı. Elimizden geldiğince bu problemleri çözmeye başladım ve nasip olursa çözmeye devam edeceğim. Göreve başladığımda ilçemizde Emniyet Teşkilatı yoktu. Hemen ilçemizde Emniyet Teşkilatı kurduk. 2,5 yıldır teşkilatımız faal olarak çalışıyor. 21 personel ve 1 emniyet amiri şeklinde teşkilatlanmayı oluşturduk.