
Samsun’un en yeni ilçelerinden birisi olan Salıpazarı’nın MHP’li Belediye Başkanı Hasan Düzenli, geçmiş dönemlerden kaynaklanan borçların çalışma yapmalarını zorlaştırdığını ancak, verdikleri sözlerin tamamını tutacaklarını açıkladı. Başkan Düzenli’nin en önemli hedefi su deposu inşaatını tamamlayıp, su sorununu tamamen çözmek.
Salıpazarı’nın MHP’li Belediye Başkanı Hasan Düzenli, “İlk vaadim içme suyuydu. Hemen çalışmalara başlayıp filtre yaptım. Hiç söz vermediğim şeyleri de yaptım. İller Bankası’ndan aldığım projeyle 700 tonluk depo yapımına başladım. İçme suyu problemini gölet yaparak çözmeyi planlıyorum. İlçede yeni imar alanları açacağım diye de söz verdim ve yapacağım” dedi. Belediyeyi büyük bir borç yükü ile aldıklarını belirten Başkan Düzenli, bu borcun yapacakları çalışmaları aksattığını söyledi.
Samsun’un en geri kalmış ilçelerinden birisi olduklarını belirten Başkan Düzenli, “Milletvekillerimizden Salıpazarı olarak beklentimiz, Samsun’a sahip çıkmaları. Samsun’un hiç değilse bizim gibi geri kalmış yerleri kalkınmada öncelikli bölge olmalıydı. Böylece dış yatırımların önü açılmış olurdu” diye konuştu. Salıpazarı Belediye Başkanı Hasan Düzenli, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şunları söyledi:
ÇALIŞMALARIMIZ BORÇ YÜZÜNDEN AKSIYOR
Belediyeyi borçla devraldım. SSK’ya para hiç ödenmemiş. SSK’ya ödenmeyen bu pay, işçilere ödenmiş. Biz geldiğimizde bu işçilere çıkış verilmişti. 96 kişiyi çalıştırma imkanım da yoktu benim. Bu kadar işçiyle çalışsam, taş taş üstüne koyma imkanım olamaz. Bir önceki belediye başkanı İller Bankası’na borçlanmamış, istekte bulunmuş fakat parayı alamamış. Çıkış verilen işçiler, tazminatlarını istiyorlar. Benim zamanımda 7 kilometre mesafeden içme suyu getirtmiştim. Salıpazarı’na bu su hala yetmiyor. Suya da sahip çıkmamış bir önceki belediye başkanı. Başka köyler suyun bir bölümünü almışlar. Bu yüzden su sıkıntısı çekiliyor. Gelir gelmez içme suyu çalışmalarına başladım. Şu anda 700 tonluk depomuz bitmek üzere. Ufak çapta da olsa, ilçemizin su sorununu halletmek için suyun ana kaynağına bir gölet yapma projemiz var. Yağış olmasına rağmen kurak geçen birkaç yıl yüzünden suyumuz haliyle azaldı. Projem tamamlandığında, 3 aylık su ihtiyacımızı karşılayacak bir göletimiz olacak. Borçlu olduğumuz için bu çalışmalarımız aksıyor.
VERDİĞİM SÖZLERİ TUTACAĞIM
İlk vaadim içme suyuydu. Hemen çalışmalara başlayıp filtre yaptım. Hiç söz vermediğim şeyleri de yaptım. İller Bankası’ndan aldığım projeyle 700 tonluk depo yapımına başladım. İçme suyu problemini gölet yaparak çözmeyi planlıyorum. İlçede yeni imar alanları açacağım diye de söz verdim ve yapacağım. İlçenin bozulmuş yollarının asfaltlanması konusunda da söz verdik. Diğer belediye başkan ile de aram iyidir. Ben zaten seçimi siyasi parti olarak almadım. Ben “hoşgörü”yle aldım. Bir belediye başkanının bana göre gezip görmesi gerekir. Bir yere bir araba çakıl bile dökülürse ben orada bulunmalıyım. Hangi hizmet olursa olsun, ben başında bulunmalıyım. Çünkü imkan ve olanaklarımız ortada. Bazı tecrübelerimiz var muhakkak. Halkım bana güvenmeseydi ben bugün burada olmazdım. Ben burada AK Parti’ye 876 fark attım. Aslında geriye kalan oyu da almamalıydı bence; çünkü belediyenin 10 yılı gitti. 1994’de belediyeyi nerede bıraktıysam, aynı yerde buldum. Bir de 1 trilyon lira borç var. Bence vatandaşımla da röportaj yapılmalıydı. Aradaki fark onlara da sorulmalıydı. Ben hizmet vermiyorsam, bana da oy verilmemeliydi. Ben de bu fırsatı değerlendiremezsem yazık olur bu milletin hizmetine.
TAŞ OCAĞI AÇILABİLİR!
1993 senesinde altyapı çalışmalarım oldu. Benden sonra bağlantı bacaları bile yapılmamış. Şimdi yalnızca Gökçe Mahallesi’nin altyapısı tamamlandı.Az işçi çalıştırarak İller Bankası’ndan gelen payı yatırıma dönüştürmek en büyük amacım. Bu arada Salıpazarı’nda bir taş ocağı açılma ihtimali vardır
YOLLARIMIZI SU ALIP GÖTÜRÜYOR
Salıpazarı’nın öncelikli ihtiyacı içme suyu. Neticede bunun için de para gerekiyor. Sağlanacak kaynak adına, Sayın Valimizin önderliğinde milletvekillerimize düşüyor iş. Bu hizmet ancak bu yolla yerine getirilebilir. En acil problemlerimizden biri de işsizlik sorunu. Çok göç verdik; nüfusumuz yarıya indi. Vatandaş da haklı. Tek gelir kaynağı Salıpazarı’nda, fındık. Çeltik çok kısıtlı bir alanda, sadece bir köyde yetiştiriliyor zaten ve tatmin edici değil.. İlçemizin bir an önce kalkınmada öncelikli pozisyona getirilmesi gerekiyor. İnsan da bir makine gibidir. Burası kalkınmada öncelikli olursa, yatırım gelir, müteşebbis gelir. Yollarımız da problem. Yollarımız ve altyapı yapılırsa, yarım saatte gittiğimiz yere 6-7 dakikalık sürede gidebileceğiz. Yine Sayın Valimiz ve milletvekillerinin de desteğiyle Salıpazarı, Akkuş’a bağlanırsa, aradaki mesafe 130 kilometreye düşüyor. Akkuş, Salman gibi yerlerin halklarının da bu bağlanma durumunda, Salıpazarı’nın ekonomisine iyi kötü bir katkıları olacak. Sayın Valimizin ve Kaymakamımızın yönlendirmesiyle fındığa alternatif olarak hayvancılığın veya kivi, böğürtlen vb. bahçelerinin geliştirilmesi de öncelikli çalışmalarımızdan. İlçemiz, 1987’de ilçe olmuş, yeni bir ilçe Çarşamba, Terme gibi ilçelerin yükseklerdeki köyleri bizde kaldı. Yollarımız perişan, birçok konuda geri kalmış bir ilçeyiz. Belediyemizin kalkınmada öncelik kapsamına alınmasını istiyoruz. Yolların altyapısı da yapılmadı, geneli stabilize, su geldiğinde alıp götürüyor. İlçemizin ve köylerimizin ihtiyaçları çok fazla.
BİZE KAYNAK GEREK
Bize öncelikli olarak bir kaynak gerek. Bu yasanın böyle bir getirisi de yok. Benim ayrı bir gelirim olmazsa, yapabileceğim bir şey yok. Burası ufak bir yer, keseceğim bir iki cezayla da bir yere varamam.
HER ŞEY PARAYA BAKIYOR
1984-94 yılları arasında Çevre Bakanlığı’ndan bir traktör almıştım. Çöp aracı olarak kullanmak üzere. Ardından bir çöp kamyonu aldım. O dönemde aldığım araçları yeni dönemimde hurda olarak buldum. Şu anda acilen bir greydere, bir iş makinesine daha ihtiyacımız var. Birde kamyona. Ama fazla araç almayı düşünmüyorum yinede. Bizde mahalleler köy gibi. Stabilize malzeme götürecek imkanımız bile yok. Zaten bu dönemde de merkezi asfaltlayabilirsem yeter. Bin-bin yüz tane su abonesi varsa, bir o kadar da esnaf ve konut var demektir. Bununla ben nereye gidebilirim, ne yapabilirim ki? Öncelikle belediyelerin gelirleri artırılmalı ki, bazı icraatlarımızı yerine getirebilelim. Okul, hastane yapalım, tamir ettirelim. Bunların hepsi paraya bakıyor. Hiçbir gelirimiz yok, sanayimizde mevcut değil, kaynak vermezse ben yasayı ne yapayım?
VATANDAŞ ÇALIŞANIN YANINDA
Hükümetin çalışmalarını pek değerlendirmek istemiyorum. Milletvekillerine gelince, benim ilim, ilçem kalkınmada öncelik kapsamına alınmamışsa onlar adına da söyleyebileceğim hiçbir şey yoktur. İnsanlar artık hizmetin peşinde, hizmeti kim yaparsa vatandaş onun yanında. İlin vekilleri de bu durumu dikkate almalılar, bence vatandaş oy verdi, beklentileri var(dı). Bizim de milletvekillerimizden Salıpazarı olarak beklentimiz, Samsun’a sahip çıkmaları. Samsun’un hiç değilse bizim gibi geri kalmış yerleri kalkınmada öncelikli bölge olmalıydı. Böylece dış yatırımların önü açılmış olurdu. Bizim ilçemize herhangi bir fabrika yaptırabilecek güçte zengin bir esnafımız yok. İşte milletvekillerimiz bu bağlamda devreye girmeliydi. Bu yolla öncelikle kendilerine, sonrada bize hizmet etmiş olurlardı. Artık vatandaş daha önce de bahsettiğim gibi, hizmete oy veriyor. Ben buna kendim şahit oldum. Geçmişle a ya da B partisinden bir köy, kendine hizmet sunan bir başka partiye seçimlerde oy verdi. Biz MHP’den olduğumuz için bizi cezalandırırlarsa, aslında kendi kendilerini cezalandırırlar demek istiyorum yani. Ayrım gözetmeksizin belediyelere yardım etmeliler. Belki bundan sayın milletvekillerinin haberleri yok ama Türkiye’de bu böyle olmuyor. Siyasete koşulacak hizmet olmalı ama işlerimiz engelleniyor. Öyle zaman oldu ki ben bir greyder bile bulamadım, vermediler, alamadım. Ondan size de acil bir greydere ihtiyacım olduğunu söyledim. Aslında bu araç bana senede 3-5 sefer lazım oluyor, onay alamıyorum, kiralama olanağı da yok ilçemizde. Bu konuda bazen komşu belediyelerimizden yararlanıyorum. Milletvekillerinden ricam, bazı siyasi konularda kararlarını kendileri versinler. İşi ilçe teşkilatlarına bırakmasınlar. Zarara kendileri uğrarlar. Zarar derken, ben vekillerimden bir şeyler isteyeceğim, istedim de. Onlarında benden ricaları olacak. Hükümetin çalışmalarını da benim üstlerimin değerlendirmesi gerek. Türkiye’de muhalefet yok şu an, biliyorsunuz. Bana göre vatandaş da bilinçsiz. Doğrudan yardım yapıldı diye, böyle hükümet olsun, her zaman oy veririz diyorlar. Onları bu kapının önüne kim getirdi unutuyorlar. Bu ülke kalkınmamışsa, bunda benimde suçum var ama benim o kadar fazla suçum yok. Ben A partisini de B partisini de seçtim. Hepsi geldi geçti. Vatandaş olarak suçlu değilim ama belediye başkanı olarak suçlu olabilirim. Vatandaş, hepsini getirdi, sadece hükümetler yatırım yapmadı. Ülkenin kalkınmasının sorumlusu ülkenin başında en çok kim kaldıysa o. Ben halkıma verdiğim sözlerin bir fazlası şeklinde hizmetlerime devam edeceğim. Beni tercih ettikleri için onları da mahcup etmeyeceğim. Bu beş yıllık süre içinde Salıpazarı adına, üstüme düşen görevi yerine getireceğim.
HASAN DÜZENLİ KİMDİR?
Çarşamba doğumluyum. İlköğrenimimi Salıpazarı’nda tamamladım. 10-15 yıl ilçemde esnaflık yaptım. 1984’te mahalli seçimlere katıldım, seçimlerde DYP’den belediye başkanı seçildim. 1984-94 yılları arasında belediye başkanlığı yaptım. Bir sonraki dönemimde yani 1994’ten itibaren ANAP İlçe Başkanlığı yaptım. 28 Mart’ta son mahalli seçimlerde MHP’den Salıpazarı Belediye Başkanı seçildim. Salıpazarı’ndaki hizmetler genelde benim dönemimde oldu. Salıpazarı’da sadece İller Bankası payıyla ayakta duran küçük belediyelerden biri. Biz bu payı işçi ve memur tasarrufu yaparak yatırıma dönüştürdük.