
Hedefinin kalkınmış demokratik ülkelerde, kentlerde yaşayan insanların belediyelerden aldığı hizmetler ve beklentiler doğrultusunda hizmet sürdürmek olduğunu belirten 19 Mayıs Belediye Başkanı Yılmaz Erel, “Her zaman 19 Mayıs halkını, AB kentlerinde yaşayan vatandaşlarla eşdeğerde hizmetler alan, eşdeğerde altyapıya kavuşmuş insanlar olarak görmek istiyoruz” dedi.
Türkiye’de en uzun süre belediye başkanlığı görevini yürüten isimlerinden birisi olan DYP’li 19 Mayıs Belediye Başkanı Yılmaz Erel, hedeflerinin Avrupa Birliği’ndeki belediyelerin hizmetlerine eşdeğer hizmet vermek olduğunu açıkladı. İmar konusunda 19 Mayıs’ın geleceği olduğunu söyleyen Erel, su probleminin çözülebilmesi için baraj inşa edilmesi gerektiği fikrinde. 19 Mayıs Belediyesi’nin Türkiye’de Türk-Alman işbirliği projesine girmeyi başaran 12 pilot belediye arasında yer almasının gururunu yaşayan Başkan Erel, yılların tecrübesini yeni projelerle 19 Mayıs halkının hizmetine sunuyor. 19 Mayıs Belediye Başkanı Yılmaz Erel, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şunları anlattı:
YAZIN NÜFUS İKİ KATINA ÇIKIYOR
Yapılan son sayımlara göre ilçe nüfusumuz 9 bin. 1970’de 2 bin nüfusla belediye oldu. Ama gerçek nüfus 10 binin üzerinde. Bu hızlı büyümeye rağmen 19 Mayıs’ta, kent yaşamı ve kentlilik bilinci yönünde olumlu adımlar atılmıştır. Bugün geldiği noktada nüfus 9 bin. Yaz aylarında plaj şehri olmamız sebebiyle nüfusumuz iki katına çıkıyor. 19 Mayıs’ta 4-5 senedir çalışan bir kanalizasyon sistemi var. 19 Mayıs çok dağınık bir yerleşim olmasına rağmen yüzde 60’ı tamamlanmış bir kanalizasyon şebeke inşaatı var. Belediyemiz içme suyu sistemini 2-3 yıl evvel yeniledi ve içme suyunun kaynağında ufak tefek problemler var ama onun dışında şebekede depolama sistemlerinde hiçbir sorun yok. Teknolojinin emrettiği bir şekilde şebeke ve depolama sistemi var.
19 MAYIS PİLOT BELEDİYELER ARASINDA
Belediyemiz katı atıklarını her gün topluyor ve bertaraf ediyor. Çöplerimizi depoluyoruz. Üstünü kapatıyoruz ve görünmez hale getiriyoruz. Yeraltı sularına karışan sızıntıları engellemek için de uzun mesafe çöp nakil aracı, sıkıştırmalı çöp treylerimizi kullanıyoruz. Onun dışında Bafra, Kolay, Alaçam, Doğanca ve 19 Mayıs belediyeleri, birlikte bir müşterek çöp depolama alanı belirlemeye, belirlenen yere de tesis kurmaya programlandık. Bu konuda da çalışma yapıyoruz. 19 Mayıs Belediyesi, Türkiye’de Türk-Alman işbirliği projesine girmeyi başaran pilot belediyeler arasında. Türkiye’de 12 belediye bu projeye dahil edildi. Bu 12 belediyeden birisi 19 Mayıs Belediyesi. Burada içme sularının iyileştirilmesi, atık suların bertarafı, katı atıkların bertarafı konusunda birinci derecede eğitim alıyoruz. Türkiye’de 12 seçilmiş örnek belediyenin arasına girmek 19 Mayıslılar, belediyem ve benim için bir onurdur. Projelerimize öz kaynağımız ve kendi imkanlarımızla finans bulabiliyoruz. Uluslararası kuruluşlarla işbirliği içerisine girebiliyoruz. Türkiye’deki kaynakların nasıl kullanılabileceği, nasıl talep edilebileceği, hangi kaynaktan hangi yöntemle talepte bulunabilir bunları biliyoruz. Muhalefette olmanın sıkıntılarını çekiyoruz. Ama yakın bir gelecekte bu da bitecektir, belediyelerin, başkanlarının partisine göre muamele görmeyeceği günlerin geleceğine inanıyorum.
6 BİN PARSEL HAZIR BEKLİYOR
Samsun’da 1990’lı yılların başlarında imar planında sıkıntılar yaşıyordum. Şimdi uzun süreli başkan olmanın avantajlarını yaşıyorum veya kullanıyorum. Şu anda diyebilirim ki Türkiye’de planlı yaşamın en rahat uygulandığı bölgelerden birisidir burası. Şu anda hiç kimse “Başkanım bir kat fazladan alabilir miyim?” teklifiyle gelmiyor, fen işlerine gidiyorlar. Tamamen bilgisayar ortamında, anında imar durumları çıkartılıyor. O çerçevede gidiyor, projesini yaptırıyor, inşaatına başlıyor. 19 Mayıs Belediyesi sınırları içerisindeki alan, 26 bin dönüm civarında. 2 bin dönümde mücavir alanımız var. Toplam 28 bin dönümün yaklaşık 10 bin dönümünde yerleşim alanı şeklinde düzenlenmiş plan var. İmar planı olan bölgelerin de yaklaşık 5 bin dekarlık bölümünde imar uygulamalarını yaptık. Bu 5 bin dönümlük alanda 8 bin küsur parsel var. Bu 8 bin küsur parselin doluluk oranı 2 bin-2 bin 500 seviyesinde. Yani 19 Mayıs’a yapı yapmak, yerleşmek veya ticari bir faaliyet için gelenler, önlerinde 6 bin tane parsel bulabilirler. O konuda çok rahatız, imar konusunda sıkıntımız yok.
BARAJ BİR AN ÖNCE BİTİRİLMELİ
Belediyemizin en büyük sorunu içme suyu kaynağımızda sıkıntı olması. İçme suyumuzu yeraltı sularından sağlıyoruz. Suyu kuyulardan alıyoruz. Bu sular zaman zaman sıkıntı yaşatıyor bize. Bu olumsuzlukların da uzun vadede sağlık açısından sorun olması söz konusudur. Bu sorunun kalıcı çözümü şudur: 1997 yılında ihale edilen, 1999 yılında tasfiye edilen bir baraj inşaatımız var. Bu baraj inşaatımızın programa alınması ve DSİ tarafından bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Kısa vadeli çözüm de şu olabilir: Büyükşehir Belediyesi’nin kullandığı suyun haricinde 2-3 kat fazla suyu var. Bu su üniversiteye kadar geldi. Bizden 7 kilometre mesafeye kadar geldi. Eğer Büyükşehir Belediyesi elindeki arıtılmış temiz suyu bir noktaya kadar getirirse, bizim o suyu alıp ilçemize kadar getirip kullanmamız söz konusu olabilir. Şifai görüşmelerimizde olumlu cevap verdiler, eğer resmi yazışmalarımıza da olumlu cevap verirlerse, baraj yapılana kadar geçici bir dönem Büyükşehir Belediyesi’nden su takviyesi alarak, içme suyunun kalitesi noktasında bir iyileştirme yaşarız. İlçemize yetecek kadar suyumuz şu anda var, ancak suyun kalitesi noktasında Büyükşehir Belediyesi’nden bir cevap bekliyoruz. İçme suyu sıkıntısı dışında belediye olarak problemlerimizi kendimiz aşacak yapıdayız.
İSTİHDAM İÇİN İŞ BİRLİĞİ YAPILMALI
Kentimin, burada yaşayan insanlarımın ‘İşsizlik’ gibi büyük bir sorunu var. Bu konuda o kadar rahatsızlık içerisindeyiz ki, gençlerimizin yüzde 80’inin ne işi ne de hayali var. Üs düzey yöneticilerimizle birlikte bu sorunu çözebilecek işbirliği yapmamız gerektiğini düşünmekteyim. Tabii bu Türkiye’nin genelindeki bir sıkıntı. Ancak merkez ile yerel yönetimler arasında olumlu bir diyalog kurulabilir, olumlu işbirliği yapılabilirdi. Azda olsa bir başlangıç yapılabilir diye düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, devletimizin bu konuyla ilgili kuracağı birimlerle yerel yönetimlerin çok hızlı işbirliğine gitmesi ve bir yerden başlaması lazım.
OLUMSUZLUKLAR İVEDİLİKLE ÇÖZÜLMELİ
Milletvekillerinin olabileceğinden fazla kaynak bulabilmeleri, Hükümet’in Türkiye’ye dağıtmakla yükümlü olduğu hizmetleri, Samsun’a aktarmaları düşünülemez. Böyle bir uygulamayı yapmak isteseler de yapamazlar. Yapılanlar Türkiye’nin sıkıntılarıyla oranlandığı zaman olumsuz noktada değil. Olumlu işlerin yapıldığına inanıyorum ama yetersiz oluğunu da hepimiz kabul etmek zorundayız. Hükümetimiz kendine hedef olarak AB üyeliğini öngörmüş. O yolda yapılacak yasal düzenlemeleri, başvuruları hakikaten takdire şayan bir şekilde yapıyor. Kasım 2002 seçimlerinden sonra her gün olumlu, gayretli çalışmaları olduğunu biz de yakından takip ediyoruz. Ekonomi konusunda teknik veriler olumlu göstergelerle dolu. Ama halkımız hala karnına, cebine ve geleceğine yönelik elle tutulur, gözle görülebilir olumlu gelişmeler içerisinde değil. Halkımızın çoğunluğu geçim sıkıntısı içinde. Tarımla uğraşanlarda bu durum had safhada, ticaretle uğraşanlar ve esnaf da 2. derecede. Bunlar dışındakiler de çok rahat değiller. Bu olumsuzlukların ivedilikle çözümlenmesi, hükümetimizin başarısına ve becerisine bağlıdır. Bu konuda beklentilerimiz hala devam ediyor. İşsizlik ve geçim noktasındaki sıkıntılar halen çözülmüş değil.
HALKA AB İLE EŞDEĞERDE HİZMET
19 Mayıs Belediyesi’nin benim yönettiğim yıllarda hep bir hedefi olmuştur. Hedefimiz kalkınmış demokratik ülkelerde, kentlerde yaşayan insanların belediyelerden aldığı hizmetler ve beklentiler doğrultusunda hizmetlerimizi sürdürmektedir. Her zaman 19 Mayıs halkını, AB kentlerinde yaşayan vatandaşlarla eşdeğerde hizmetler alan, eşdeğerde altyapıya kavuşmuş insanlar olarak görmek istiyoruz. Bu noktada gayret ediyoruz, uğraşıyoruz. Sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda bu noktayı yakalamaya, bu hedefe ulaşmaya devam edeceğiz.
YASA 59. HÜKÜMETE NASİP OLDU
Daha önceki hükümetler ciddi çalışmalar yaptılar ama yasayı çıkarma 59. Hükümet’e nasip oldu. Herhalde bu uygulamada 59. Hükümet’in Sayın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığından gelmesinin katkısı var. Yine istatistiklerden anladığımız kadarıyla en çok belediye başkanı kökenli parlamenterin olduğu bir parlamentoda yasanın çıkarılması gibi bu yasaya destek sağlayacak, bu yasayı başarılı kılacak kaynak yönetimiyle ilgili de ciddi bir düzenleme, oluşum sağlanır inşallah. Ama ümitsizliklerimiz de yok değil. 5272 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin üzerinden daha bir hafta geçmeden, belediyeler için çok önemli bir madde olan geçici 1. Madde yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun olumlu bir davranış olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu yasa akşamdan sabaha düzenlenmedi, yıllarca tartışıldı, konuşuldu, komisyonlara gitti, geri geldi hatta Sayın Cumhurbaşkanımız 3. Madde’sini tekrar görüşmek üzere meclise iade etti. O zamanlar bu düzenleme yapılabilirdi. Ama olumlu olan bir davranışı da söylemek durumundayım. Genel bütçe gelirlerinden belediyelere İller Bankası aracılığıyla dağıtılan paylarımızın, borca bakılmadan yüzde 40’ından fazlasının kesilmemesi olumlu bir davranış ağustos, eylül ve ekimde hiç kesilmeden gönderildi. Belediyelerin bugünkü gelirleri o beldede yaşayan halkın beklentilerini, yaptıkları işleri karşılayacak seviyede değil. Buna çözüm bulunması lazım. Türkiye’deki belediyelerin en az yarıdan fazlası borç batağı içinde ve haciz kıskacında. Bu mutlaka çözülmeli. Ümit ediyorum ki Türkiye’nin ekonomik durumu iyileştikçe belediyelerin kaynakları da arttırılır
EREL’İN DİLİNDEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Belediye başkanlarının siyasi kimlikleri, rozetleri var. Ama gerçek manada siyasi bir kişi değiller. Genel siyasette çok iç içe yakın değiller. Çok enderdir içlerinden Mustafa Sarıgül gibi genel başkanlığa aday olanlar. Biz yöremizi, kentimizi, şehrimizi seven ve bazı şeylerin üstesinden gelebileceğimize inanan insanlarız. Birinci sebep siyaset değil, o yöreye hizmet etme düşüncesinden yola çıkıldığına inanıyorum ben. Benimde siyasi kimliğim var. Siyaset yapıyorum ama bu siyaset genel siyaset anlayışının dışında bir anlayış. Seçim bittiği gün bizim için esas olan bu ilçede bu beldede bu kentte yaşayanların siyasi kimlikleri, siyasi rozetleri, siyasi partilere dağılımları değil, orada yaşayanların tamamının yerel hizmetlerden nasıl yararlandırılabileceği, memnun edilebileceği, bu memnuniyette sorunların çözümü yönünde olmalı, geçici olmamalı, popülist olmamalı diye düşünüyorum. Bugüne kadar belediye başkanlığı dışında siyasi hedeflerim olmadı. Ama bugünden sonra olmayacaktır anlamında değildir bu.
YILMAZ EREL KİMDİR?
1946 yılında 19 Mayıs ilçesinde doğdu. İlkokulu 19 Mayıs’ta, orta okulu Samsun’da okudu. Lise tahsiline İstanbul’da devam eden Yılmaz Erel, babasının vefatıyla tahsilini yarıda bırakarak 19 Mayıs ilçesine geri dönmek zorunda kaldı. Ziraat ve ticaretle uğraşan Erel, 1973 yılında girdiği belediye başkanlık seçimlerini kazanarak o zamanki adıyla Ballıca Belediye Başkanı oldu. 1977 yılına kadar Belediye Başkanlığı yaptı. 1980 yılında atama yoluyla belediye başkanlığı görevine getirilen Erel, 1982 yılında yine emirle görevden alındı. 1989 yılı seçimlerinde, seçimlere girip seçimi kazanarak tekrar belediye başkanı oldu. Bu tarihten itibaren girdiği seçimleri sürekli kazanan Erel, 2004 yılı seçimlerine kadar belediye başkanlığı yaptığı süre toplam 20 yıl 6 ay olarak Türkiye ‘de bir rekorunda sahibi olacaktır. 2004 yılı DYP’den belediye başkanlığı seçimlerine aday olmuş ve bu seçimi de kazanmıştır.