
AK Parti Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, gazetemize Denizli’nin ekonomik ve sosyal durumuyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Hedefimiz Denizli’nin vizyon şehir olmasıdır. Bizim hedefimiz Denizli’yi büyük şehir haline getirmektir. Denizli’yi çevresiyle uyumlu, 21. Asıra yakışır bir şehir görüntüsüne büründürmek istiyoruz” dedi.
Denizli’yi çok sevdiğini, Denizli’nin vizyon bir şehir olması gerektiğini bildiren Denizli Milletvekili Erdoğan, “Denizlililer, kazandıklarını Denizli’yle paylaşmasını bilen insanlardır” değerlendirmesinde bulundu.
28 yıl avukatlık yaptığını, 2 yıldan bu yana da Türkiye milletvekili olarak çalıştığını bildiren AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, “Hedefimiz Denizli’nin vizyon şehir olmasıdır. Bizim hedefimiz Denizli’yi büyük şehir haline getirmektir. Denizli’yi çevresiyle uyumlu, 21. Asıra yakışır bir şehir görüntüsüne büründürmek istiyoruz” dedi. Denizli’yi çok sevdiğini, Denizli’nin vizyon bir şehir olması gerektiğini bildiren Denizli Milletvekili Erdoğan, “Denizlililer, kazandıklarını Denizli’yle paylaşmasını bilen insanlardır” değerlendirmesinde bulundu. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesine açıklamalarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, şunları söyledi:
ÖRNEK İL
“Denizli’yi çok seviyoruz. Denizli, Ege bölgesinde İzmir’den sonra ikinci büyük kentimiz. Ticareti, sanayisi ile gelişmiş ve gelişmekte olan illerimize örnek olan bir il. Denizli’de sanayici öz kaynaklarıyla bugünlere gelmiştir. Kentte vergisini vermeyen, devleti dolandıran insan sayısı diğer illere göre yok denecek kadar azdır. Hayali ihracat bugüne kadar olmamıştır. Devletten aldığı parayı geri ödememe gibi bir alışkanlığı yoktur. Bununla biz her zaman gurur duyuyoruz. 1.5 milyar dolara yakın tekstil ve diğer ürünlerle birlikte ihracatı var. Ayrıca Denizlili olup da İstanbul’da, Bursa’da, İzmir’de faaliyet gösteren insanlarımız ve firmalarımız var. Bunların da Denizli’ye yatırımları ve bakışları devam etmektedir.
EĞİTİME BÜYÜK DESTEK
Okullaşma bakımından ele aldığımızda, Denizli’de 120’ye yakın okul vatandaşlar tarafından yapılmıştır. Örneğin Çivril ilçemizde askerlik şubesine varıncaya kadar hayırseverler tarafından yapılmıştır. Denizlililer kazandıklarını Denizli’yle paylaşmasını bilen insanlardır.
MERMERDEKİ ATAK
Denizli tekstil ağırlıklı faaliyet gösteren bir il olmasının yanında son yıllarda mermerde büyük atak yapmıştır. 100 milyon doların üzerinde bu yıl itibarıyla mermer ihracatı vardır. Mermer, Denizli’de ikinci sektör olarak görülmektedir. Denizli’nin son yıllarda çok fazla geliştiremediği dericilik konusu var. Denizli, tarihten bugüne kösele imalatında Türkiye’de 2. veya 3. il konumundadır. Metal sektörü hayli ilerlemiş olmasına rağmen bir kaç firmamız bu alanda yuvarlak demir dışındaki konularda bayağı güzel örnekler vermektedir.
DENİZLİ’YE HİZMETLER
Denizli’nin geçtiğimiz yıllarda, daha doğrusu AK Parti iktidarına kadar “Denizli nasıl olsa kendi ayakları üzerinde duruyor, kendi kendine yeten bir şehir, fazla devlet yatırımına gerek yok” düşüncesiyle belki devlet tarafından fazla alt yatırım dahi yapılamadı. Ancak hükümet göreve başladıktan sonra Aydın-Denizli arasındaki otoyolu duble yol haline dönüştürdük. Burası, Başbakanımızın ilk temelini attığı ve ilk açılışını yapmış olduğu duble yolların başında geliyor. Geçtiğimiz 2004 yılında da Denizli ile Çardak arası duble yol haline getirildi. Birkaç kilometresi kış şartları nedeniyle tamamlanamadı ama 60 km. yol tamamlandı. Dolayısıyla Denizli bir taraftan İzmir’e kadar olan kısmı, Ankara yönünden de Çardak’a kadar olan ve Denizli sınırları içinde bir duble yola sahip oldu. Bu insanlarımız tarafından büyük bir mutluluk ve memnuniyetle karşılandı. Çünkü Denizli hızlı sanayileşen bir şehir olması nedeniyle zamanla yarışmaktadır. Denizli-İstanbul arsında uçak seferlerimiz devam ediyor. Serbest bölgemiz var. Denizli sanayiden mermere, tarımdan turizme varıncaya kadar çok renkli ve hareketli bir yapıya sahiptir.
SİYASETE GİRİŞ ÖYKÜSÜ
Uzun yıllardan beri siyasi faaliyetlerde bulundum. Avukat olmam nedeniyle siyasete vakit bakımından daha müsait bir zaman ayırabiliyordum. Siyaseti mutlaka bir partide yapılması şeklinde düşünmüyorum. Ülkenin nimetleri, imkanlarıyla bir yerlere gelmiş insanların Türkiye hakkında görüşleri olması ve bunları konuşması lazım. Şikayet etmekle, işi-hizmeti başkalarından beklemekle, bulunduğumuz kasabayı-ili, hem de Türkiye’yi belli noktalara getirmek mümkün değil. Nedense bende böyle bir hastalık oldu ve hastalık sebebiyle kendimi siyasetin içinde buldum.
DENİZLİ’NİN GEÇMİŞİ
Denizli’nin yerleşimi çok eskilere dayanıyor. Denizli’de antik çağlardan tutunda Selçuklu,Osmanlılara gelinceye kadar büyük badireler geçirmiş. Bir Hierapolis’imiz var. Burada M.Ö. kurulmuş site şehirleri var. Kazılar başlamış durumda. Denizli, Moğolların Türk yurtlarına istilasından sonra Anadolu’ya göç eden kişilerin yerleştiği bir yer. Kayı ve Oğuz boylarının bu çevreye yerleştikleri biliniyor. Bugün bir çok köy ve kasaba isimlerini bu boylardan, aşiretlerden almaktadır. Acıpayam’da Avşar, Yatağan gibi. Selçuklular zamanında burası bir yerleşim yeri haline gelmiş; kervansaraylar yapılmıştır. Denizli’nin hemen Ankara çıkışında Akan Hanı var. Çardak ilçemizde başka bir hanımız vardır. Ayrıca Denizli Selçuklular zamanında değişik esnaf ve sanat çalışmalarına önderlik yapmıştır. Örneğin Denizli’nin dericiliği ve bıçakçılığı meşhurdur. Osmanlı ordusuna Yatağan bıçakları, palaları, kılıçları gidiyormuş. Keçecilik çok eskilerde meşhurmuş. Dokumacılık eski çağlara dayanıyor. Kazılarda dokumacılığa ait bulgular ortaya çıktı.
ÇARPIK KENTLEŞME
Denizli’de 20-30 yıl öncesine kadar su çok boldu. Suyun, yeşilliğin büyük önemi var. Evliya Çelebi’nin Türkiye için bir sözü var. Ben bunu Denizli için uygulamak istiyorum. Denizli bundan 300 yıl önce yemyeşil bir şehirdi. Evliya Çelebi şöyle diyor: “Anadolu’yu ağaçtan ağaca atlayarak hiç yere inmeden baştan başa dolaşabilirsiniz. Denizli de geçmişte aynı şekilde imiş. Özellikle 1970’lerden sonraki çarpık şehirleşme şehir planlamalarının göç dalgalarına paralel geliştirilemeyişi her ili olduğu gibi Denizli’yi de çarpık bir şehir haline getirdi. Bizim hedefimiz Denizli’yi büyük şehir haline getirmek. Çevresiyle uyumlu, 21. Asıra yakışır bir şehir görüntüsüne büründürmek var.
YOĞUN GÖÇ ALIYOR
Denizli yoğun göç olan bir il. Denizli’de şu an 130 bin civarında aktif sigortalı insan var. Bunu 3-4 ile çarparsak 500 bin kişi sigorta hizmetlerinden yararlanıyor demektir. Özellikle işsizliğin Türkiye’de en az olduğu, her yaş kesiminin kendine uygun iş bulabileceği bir şehir durumunda. Bu nedenle yoğun göç alıyor. Denizli hem dışarıdan hem de kendi köy ve kasabalarından göç alıyor. İlimizin ilçeleri çok küçük; büyük 3-4 ilçemiz var. Bunların ortalama nüfusu 15 bin civarındadır. Denizli’nin çevresinde 17 tane kasaba var ve bunlar Denizli’yle iç içe durumda. Neresi Denizli, neresi kasaba, neresi köy kestirmek mümkün değildir. Bu nedenle ilin çarpık şehirleşmeden kurtarılması gerekiyor.
ALTYAPI İÇ AÇICI DEĞİL
İlimizin altyapısı maalesef çok iç açıcı değil. Şimdiye kadar makyaja ve dış yapılara önem verilmiştir. Kent merkezinin ve çevresindeki kasaba ve köylerin altyapı konusunda büyük sıkıntıları var. Bu problemler bugün hem sağlığımıza, hem de çevreye zarar vermektedir. Ayrıca bu görüntü Denizli’ye, Türkiye’ye yakışmamaktadır. Denizli’nin hala atık sularını temizleyen bir sistemi yok. 15 yıldan bu yana çalışmalar sürüyor, ancak bitmedi. Altyapı bakımından sularımız bol ama, şebekelerimiz çok eski. Eski olması nedeniyle kayıp, kaçaklar çok fazla. Kanalizasyonlarımız derelere akmaktadır. Bu dere kenarlarında da çarpık kentleşmenin bir sonucu olarak gecekondular oluşmuştur. Bu gecekondularda yaşayan insanların sağlıklı yaşam sürmeleri açısından Toplu Konut İdaresi ile Denizli Belediyesi arasında bir antlaşma yapıldı. Yeni inşaatlar yapılıyor.
SAĞLIKTA ATILIMLAR
Denizli’de sağlık ocaklarımız yeterli. Denizli Devlet Hastanesi son iki yıldan bu yana büyük atılımlar yaptı. Klinik sayılarını fazlalaştırdılar. Ameliyathanelerin sayıları arttı. Hastanemiz bugün belki bir çok hastanede olmayan araç ve gerece kavuştu. Her türlü ameliyatın yapıldığı bir yer haline geldi. Hastanenin eğitim hastanesine dönüştürülmesi şartları mevcut mu diye sorduğumda bizim doktor ve başhekimimiz “Burası Eğitim Hastanesi olabilecek nitelikte” diye ifade ettiler. Denizli Devlet Hastanesi şu an bölgede her türlü hastalığa müdahale edebilen bir yapıya sahip. Eğitim hastanesi olabilecek seviyede. SSK Hastanemizin sıkıntıları vardı. Biraz önce Denizli’de 130 bin aktif sigortalı olduğunu söylemiştim. 150 yatağı bulunan küçük bir hastanede aktif sigortalılarımız hizmet görüyorlardı. Daha önceki dönemlerde başlayan, fakat bitirilemeyen bir hastanemiz vardı. Bu tamamlandı. 400 yataklı bir hastaneye kavuştuk. “Denizli SSK” Ayrıca Sosyal Sigortaların kurum binası olarak kullandığı bir bina vardı. Burası da polikliniğe dönüştürüldü. Yani SSK’da yatak sayısı artırılırken birde polikliniğe sahip olduk. Özel hastanelerimiz de var. Sağlık konusunda gayet iyiye gidiyoruz diyebilirim.
EĞİTİMDE SIKINTILAR VAR
Eğitim yönünden; merkezde ilköğretimde derslik açısından sıkıntılarımız var. Bahsetmiş olduğumuz gibi Denizli göç alan bir il. Yığılma çok fazla. Özellikle derslik eksikliklerimiz var. Ancak ilköğretim okulu yapacak olan hayırsever vatandaşlarımız da var. En az 10 kişi şu an sırada bekliyor ama arsa gösteremiyoruz. Geçmişteki belediyecilik anlayışı, okul yerlerinin yeterince ayrılmayışı Denizli için büyük eksiklik. Bunun sıkıntısını Denizli Milli Eğitimi ve Valiliği çekiyor. Özellikle yüksek öğretim ve orta öğretim bakımından mesafe katettik. Pamukkale Üniversitemiz 10-12 yıllık bir üniversite olmasına rağmen, kendisiyle birlikte kurulan üniversitelerin çok çok üzerinde. Türkiye’de ilk 10 üniversite arasında sayılır hale geldi. Üniversiteye giriş puanlarından bu anlamak mümkün. Bunlardan daha önemlisi bugün Pamukkale Üniversitesi halkla, sanayiyle iç içe. Pratiğe, üretime yönelik faaliyet gösteriyor. 2 yıl önce üniversitemiz Denizli’deki sanayi envanterini çıkardı. İkinci olarak üniversitemiz Denizli’nin deprem haritasını çıkardı.
PAMUKKALE’NİN DURUMU
Denizli’de bir Pamukkale’miz var. Pamukkale’de yapılaşmaya izin verilmiyor. Ama oraya daha fazla turistin gelip, konaklaması bakımından bazı projelerin hayata geçirilmesi lazımdı. Burada 11 projeyi üniversite yaptık. 1 tanesi uygulamaya geçti. Pamukkale’den belki daha fazla turist çekecek olan bir tarihi kentimiz var. Şu an dünyadaki 7 kentten en meşhur olanının orada olduğu ifade ediliyor. Buradaki kazı çalışmaları iki üniversitemiz tarafından başlatıldı. Kısa zamanda burası da dünya turizmine açılmış olacak. Kısacası Denizli’den turizminden tarımına varıncaya kadar her konuda Pamukkale Üniversitesi halkla, belediyeyle iç içe çalışma yapıyor. Pek çok aktivite ve bilimsel toplantılara ev sahipliği yapıyor. Biz üniversitemizi ekonomiyi canlandıran bir yer olarak değil, ilim yuvası olarak görüyoruz.
“İNSANLARIMIZ ÇALIŞMAYI SEVİYOR”
Denizlili’ler çalışmayı çok seviyor. Aydınlılardan iki kişi bir araya geldiği zaman nereye eğlenmeye gidelim diye konuşurlarken, Denizlililerden iki kişi bir araya geldiğinde iş kuralım derler diye bir tabir vardır. Çok eskiden beri Denizlililer gezmeyi severler. Bundan 30 yıl önce eline poşet alıp içine havlu koyan insanlar Anadolu’nun bütün şehirlerini dolaşarak bir nevi tanıtım faaliyeti yürütüyorlardı. Şu an aynı işi yurt dışında yapıyorlar. Denizli’de sanayi kuran veya icraat yapan kişi iç piyasayı düşünmeden dış piyasaya yönelik hizmet yapar. Denizli’de mermerle uğraşanlar da böyledir. Denizli’de balık işleme tesisi kurulmuştu, 2 yıl önce ziyaret ettim. Alabalık tesislerinden alınan balıklar meşe kömüründe pişirilerek vakumlanıyor ve yurt dışına satılıyor. Dayanıklılık süresi 2 yıl. Bunu nasıl satacaksınız diye sorduğumda Türkiye’de pazar düşünmedik, ihracatımızı Hollanda’ya yapacağız dediler. Tarımı sanayiye dönüştürmüş sektörümüz dahi iç piyasadan ziyade dış piyasaya yönelik çalışma yapıyor.
REFORMLARI DEĞERLENDİRDİ
Yerel yönetimlerle ilgili 5 yasamız vardı. Bunlardan Büyükşehir ve Belediyeler kanunları çıktı. Kamu reformu yasa tasarısı ve il özel idareler yasa tasarısı yasalaşmıştı ama Cumhurbaşkanı tarafından tekrar görüşülmek üzere iade edildi. Diğer yasamızda belediyelerin gelirleriyle alakalı. Bunun hazırlıkları devam ediyor. Büyükşehir ve Belediyelerle ilgili yasalarda bir problem yok. Bunlarla ilgili çalışmalar belediyelerde başladı. Bu kanunlar Türkiye’de özel idareleri, yerel idareleri önemli hale getiriyor. Özel idarelerin, mahalli idarelerin hizmet götürme bakımından daha çok etkili hale getirilmesi lazım. Ankara’nın hizmetlerin planlandığı, denetlendiği yer haline getirilmesi lazım. Türkiye’deki mahalli idarelerin genel hizmetteki yeri %15-20’ yi geçmez. %80 hizmet merkezi idareden gerçekleşiyor. Bunu bizim tersine çevirmemiz gerekiyor. Geri kalan bir takım stratejik hizmetlerin, planlamaların merkezden yapılması gerekir. Bu konu, yıllardan beri her platformda, her iktidar tarafından dile getiriliyordu. İşlerin hızlı yürümesi için bu konu ele alınıyordu. AK Parti’nin vizyon ve görüşü, geleceğe bakışı farklı oldu. Halkın beklentilerine uygun, programımızdaki göstermiş olduğumuz hedeflere paralel olarak bunları gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Belediyeler Yasası, suistimalleri önleyici mekanizmaları içinde taşıyor. Yatırımlara ne kadar para ayırmak gerekiyor? Cari harcamalar ne kadar olmalı? Ne kadar işçi ve memura maaş ücreti verilecek? Borçlanmanın miktarı nasıl olabilir? Bütün bunlar bir disiplin altına alındı. Bugüne kadar belediyelerimiz bu konularda iyi örnekler vermedi. Belediyeler hizmet üreten birimler olmaktan ziyade, daha önceki yasanın boşluklarından istifade ederek devamlı borçlanan, işçi istihdam eden kurumlar haline gelmişti.
ERDOĞAN’DAN MESAJLAR
Bugüne kadar insanlarımızın bu ülkede istediği şekilde ve güzellikte yaşatılamadığı düşüncesindeyim. Bu da gerek siyasette gerek idarede katılımcılığı biraz ihmal etmemizden, halkımızın görüşlerine az önem vermemizden kaynaklandı. Bundan sonra ümit ediyorum ki halkımız her şeyin en iyisine layık olacak. Zengin bir ülkeyiz, büyük bir ülkeyiz. Biz bu büyüklüğümüzün, değerlerimizin farkına varabilmeliyiz.
HEDEF VİZYON ŞEHRİ
Denizli’yi çok seviyoruz. Denizli’nin vizyon bir şehir olması lazım. Farklılıklar çok önemli. Biz hep Türkiye’de üretimde, ekonomide kaliteden bahsederiz. Kalite üretimle alakalı. Bir de şehirlerin ve insanların kalitesi var. Yerleşim yerleri ve orada yaşayan insanların da bir vizyonu olmalıdır. Denizli’de tarım da çok önemli. Kentimizde tarımın her çeşidi yapılıyor. Ticaret Borsası Başkanımızın güzel bir sözü var; “Denizli’de çay, kahve ve muz dışında her türlü sebze, meyve yetişir”. Hatta kahveyi saksıda yetiştirmeye başladılar. Türkiye’nin ikinci büyük hayvan pazarı Denizli’de, Ticaret Borsası tarafından inşa ettirildi. Ayrıca sivil toplum örgütleri arasında ciddi bir dayanışma vardır. Denizli, stadında Türkiye’de tel örgüsü olmayan tek şehirdir.”
MEHMET SALİH ERDOĞAN KİMDİR?
1947 yılında Denizli’de doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 28 yıl serbest avukat olarak görev yaptı. Fazilet Partisi’nde kurucu üye oldu. Son seçimlerde AK Parti’den milletvekili seçildi. Evli, 3 çocuk babası.