
Denizli’nin son yıllarda ülkemiz genelinde oldukça ön planda yer alan bir il olduğuna dikkat çeken Vali Gazi Şimşek “Bunun nedeni de, ülkemizin sanayileşmesine örnek gösterilecek çalışmaları kendi imkanlarıyla yapan illerimizden bir tanesi olmasıdır” diye konuştu.
Vali Gazi Şimşek; Denizli’nin sanayide, ihracatta, modern tarımda ve yardımseverlikte örnek olduğunu belirterek “Denizli sadece sanayici yetiştirmiyor aslında bünyesinde ihracatçı yetiştiriyor. Bu anlamda Denizli aslında bir okul, bir ekol konumunda” dedi.
Denizli’nin son yıllarda ülkemiz genelinde oldukça ön planda yer alan bir il olduğuna dikkat çeken Vali Gazi Şimşek “Bunun nedeni de, ülkemizin sanayileşmesine örnek gösterilecek çalışmaları kendi imkanlarıyla yapan illerimizden bir tanesi olmasıdır” diye konuştu.
Denizli’nin başka bir özelliğinin ise, sanayileşmenin ötesinde ev tekstilinin yanı sıra, tarihi ve turistik güzellikleriyle de ön planda olduğunu bildiren Vali Şimşek, Denizli büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ve bunu da değerlendirmeye başladıklarını açıkladı. Denizli Valisi Gazi Şimşek, gazetemize Denizli’nin sosyal ve ekonomik yapısı ile Valilik olarak yapılan çalışmaları anlatırken şunları söyledi:
TARİHİ VE TURİSTİK DEĞERLER
“Denizli son yıllarda ülkemiz genelinde oldukça ön planda yer alan bir il. Nedeni de, ülkemizin sanayileşmesine örnek gösterilecek sanayileşmeyi kendi imkanlarıyla yapan illerimizden bir tanesi olmasıdır. İlimiz, Güneybatı Anadolu’da yer alıyor. Aslında şehir merkezi itibariyle 500.000 nüfusa sahibiz. Denizli’nin başka bir özelliği de var. Denizli sanayileşmenin ötesinde ev tekstili, tarihi ve turistik güzellikleriyle de ön planda. Denizli’nin tarihi çok eskilere 4.000- 5.000 yıl öncesine dayanıyor. Dolayısıyla da bünyesinde çok çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. 17 adet tarihi yerleşim yerimiz var. Bu yerlerin hepsinin ortaya çıkarılması için çalışmalarımız devam ediyor. Yine dünyaca ünlü Pamukkale’miz var. Pamukkale, sadece travertenleriyle değil, oradaki sıcak su merkezleri ve tarihiyle bütünleşmiş bir ilçe. Laodikya dediğimiz ve üniversitemiz tarafından araştırılması ve kazıları devam ettirilen ayrı bir tarihi tiyatromuz daha var. Buna benzer medeniyetlere ait bir çok kalıntı da araştırılıyor.
TERMAL MERKEZ, DENİZLİ
Denizli’yi termal bir merkez olarak da kabul edebiliriz. 12.000 sıcak su yatağına sahibiz.12 bin yatağın yarısından fazlası turistik hizmette. Her yönüyle biz turizmden önemli bir pay almak istiyoruz. Termal merkez için bir kür merkezi projemiz var. Yabancı ortaklı bir şirket kanalıyla bu projelerimizi gerçekleştirmeye çalışacağız. Bunların dışında dağ sporlarının yapılabileceği alanlarımız var, yanı sıra su sporlarımız da rahatlıkla yapılabilir. Özellikle Sarayköy’deki otelimiz özel bir müteşebbis tarafından büyük bir sağlık merkezi haline getirilme aşamasında. Çamuru ve bataklığıyla eskiden uyuz hamamı dedikleri bir yer. Özelliklede çamuru ve mevcut gölün ürettiği yosunu çok şifalı. Şu an otel 5 yıldızlı hizmet veriyor. Bunların hepsini topladığımızda Denizli büyük bir turizm potansiyeline sahip ve bunun değerlendirilmesine başlanmış ve devam ettirilmesi lazım. Devlet olarak bunun altyapısını oluşturmak zorundayız. Biliyorsunuz devletin işi, yapmaktan ziyade altyapıyı hazırlayıp, projecilerimizi göstererek insanlarımıza yön göstermektir. Denizli’mizde Çardak Havaalanı var. Havaalanı yolunu duble yol haline getirdik. Köy statüsünde çok ilkel bir yoldu. Özellikle Pamukkale civarındaki yolların genişletilmesi, bunların duble yol haline gelmesi gibi çalışmalarımız devam ediyor. Bu çerçevede Pamukkale uygulama projeleri vardı ve 4 yıldan beri ele alınamamıştı. Şu an inşaatına başlamış bulunuyoruz. Bu projeyle Pamukkale travertenlerinin hemen eteğinde büyük bir gölet oluşturuyoruz. Göletlerin hemen bitişiğinde de vatandaşlarımızın sıcak suda yüzebilmesi için büyük havuzlar yapılacak. Pamukkale’nin üst tarafında tarihi ören yeriyle bitişik, tarihi ören yerinin de rahat gezilebilmesi için oradaki var olan ve geçmişte yıkılan otellerin yerlerine seyir terasları, gezi yolları yapılacak. Dolayısıyla Pamukkale’de çok cazip bir merkez oluşturulmuş olacak. İnsanların daha rahat gezebilmeleri ve ihtiyaçlarını her anlamda karşılayabilmeleri için her imkanı hazırlıyoruz. Sanırım gelecek yıl yepyeni bir Pamukkale’yle karşılaşabiliriz.
TEKSTİLDE ULUSLARARASI BAŞARI
GÖÇ: Denizli özellikle 80 sonrasındaki sanayileşme anlayışını, Türkiye’nin ihracat anlayışını çok iyi algılayan bir il. Bunu özellikle tekstil için söylüyorum. Üretiminin %95’ine yurt dışında pazar bulabilen, uluslararası pazarlarda rekabet edebilen ürünlerimiz var. Dolayısıyla Denizli’deki tekstil ürünlerini iç piyasada bulmak zor olur. Çünkü dünyanın dört bir yanına 140 ülkede sanayicilerimizin, iş adamlarımızın satışları var.
SANAYİLEŞME İLE GELEN GÖÇ
Böyle devasa oluşturulan 1980 sonrası sanayi, göçü de davet etmiş durumda. Etrafımızdaki il ve ilçelerden olmak üzere çok miktarda göç almış vaziyetteyiz. İşsizlik ilimizde elbette var ama bu niteliksiz kişilerin yarattığı işsizliktir. İlimizde insanlar, özellikle tekstil sanayiinde hemen iş bulabilirler. Tekstilin yanı sıra traverten ve mermerde de çok iyi durumdayız. Türkiye’nin mermer ihracatının yaklaşık 4’te biri Denizli’den yapılmaktadır. Müteşebbislerimiz, yani özel sektörümüz böyle yaratıcı bir güce sahip. Özellikle Amerika ve İngiltere’de büyük hamleler yaparak gelişiyorlar. Sanayinin bu denli büyümesi dediğim gibi göçü de davet etmiştir. Kurulan sanayinin işgücü bu göçlerden karşılanmıştır. Denizli, büyükşehir statüsüne neredeyse gelmek üzere. Zaten büyük şehirlerin yaşadığı sancıları da yaşıyor vaziyetteyiz.
DENİZLİ’NİN FARKLI İKİ YÜZÜ
Denizli gelişmiş illerimizden sayılır. ancak Denizli’nin iki farklı özelliği var. Denizli il merkezi son derece gelişmiş, işsizliğin çok az olduğu konumda. Ama Denizli’nin 18 tane ilçesi ve 371 köyü var. O yerleşim birimlerine gittiğinizde ilçelerimiz küçültülmüş vaziyette. Büyük ilçelerimiz olduğu gibi orta seviyede olan ve nüfusunu koruyan ilçelerimiz de var. Mesela Çivril bunlardan bir tanesi. Düz bir ovanın üzerine kurulmuş, verimli tarlaları olan, potansiyeli çok yüksek. Özellikle elmanın merkezi durumunda ve modern tarımın uygulandığı bir ilçemiz. Pamuk ve sebze de üretilen bu ilçe ve köylerimizde nüfus kaybedilmemiştir. Çünkü insanlarımızın gelecek kuşkuları yok, yeterli gelir düzeyine sahipler. Diğer ilçelerimiz küçülüyor. Bu anlamda da bu yerlerimize bizim hizmet götürmemiz gerekiyor. Mesela asfaltsız köyümüz yok ama suyu yetersiz olan köylerimiz var. Dolayısıyla şebeke suyunun getirdiği sıkıntılar köylerde yaşanıyor. Bunların kanalizasyonunu yapmak istiyoruz. Şebeke su demek köyün her tarafına suyun dağıtılması demek, köyün her tarafının kirlenmesi demek. Bu şekilde kirlenen suyu da köyden çıkarmamız lazım. Buda kanalizasyonun getirilmesiyle olacak. Bu çalışmaları da modern usullerle yapmamız lazım. Çünkü hemen eteklerimizde büyük verimli ovalar var. Modern usulde, uzun vadeli çalışmalarımız devam ediyor. Havaalanımız askeri statüde, ancak uluslararası uçuşlara açık vaziyette. Bir dezavantajı var, Türkiye’nin şehir merkezine en uzak havaalanı. Havaalanı, dışarıya açılan penceremiz konumunda. Ana yollarımızın standardı iyi. Bu yolları hala çift yol haline getirmeye çalışıyoruz. Biliyorsunuz hükümetimizin yol politikalarını Denizli çok iyi algıladı ve bu konuda son bir yıl içinde 60 km’ye yakın duble yolu hizmete sunan bir vilayet durumundayız. Bütün bunlar bizim katkılarımız ve arkadaşlarımızın çalışkanlığıyla oldu. Bunlar önemli rakamlardır. Geçen yıl 400 km’lik köy yolu asfaltladık, atıl durumdaki çeşitli kurumlara ait makine parklarıyla, çoğu çift yol olabilecek standartta 3-4 şeritli yollar yaparak inanların ulaşımını kolaylaştırmaya çalışıyoruz.
SAHİLE BAĞLAYAN YOL ÇALIŞMASI
Projelerimizden bir tanesi de Fethiye bölgesini turizm bölgesi olarak açmak. Çameli yolunun 13 km’lik kısmına başladık. Sanıyorum 1-2 yıl içinde o yolu da açarak Denizli’yi sahile bağlarız diye düşünüyorum. Çameli tam zirvede ve Denizli hudutları içerisinde. Fethiye’den çıktığınızda 80 km sonra Çameli’ne geliyorsunuz ve o noktadan 1.200- 1.300 m. denizden yüksekliktesiniz. Bu anlamda 4 mevsimi yaşayan bir il konumundayız.
OKULLAŞMA ORANI İYİ
İlimizin bir özelliği var; yerleşim yerlerimiz küçülmüş durumda. Okullaşma oranımız oldukça iyi. Aksine bazı yerleşim birimlerinde öğrenci olmamasından dolayı okullarımızı kapatmış bulunuyoruz. Asıl sıkıntımız bizim il merkezinde ve dünya standardını yakalamak için uğraşıyoruz. Son 7 ay içerisinde 150 sınıf ilave ettik ve şu an inşaatları devam ediyor. Bütün bunları da vilayetimizin önderliğinde hayırseverler yapıyor. Bunu yanı sıra vilayet olarak da bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Nüfus artışımızı göz önünde tutarsak yaklaşık 600 dersliğe daha ihtiyacımız var. Biz 3-4 yıl daha bu tempoda gidersek okullaşmamızı tamamlar ve istediğimiz standardı yakalarız diye düşünüyorum. Öğretmen sorunu Türkiye’nin genel problemi ama bizde sıkıntı fazla değil.
SAĞLIKTA DURUM...
Devlet hastanemiz Ege bölgesinde bölge hastanesi statüsünde büyük bir hastane. 400 yataklı yeni bir hastaneyi de 1- 2 ay içerisinde hizmete sokacağız. Merkezde nüfusun yoğunlaşması sebebiyle 3 hastanemizin yanı sıra 3 de özel hastane hizmet veriyor. Taşrada tek problemimiz ebe ve hemşire açığıdır. Bu açığı da sözleşme usulüyle gidermeye çalışıyoruz.
HAYIRSEVERLERE TEŞEKKÜR
Hayırseverlerimize, gazeteniz aracılığınızla da teşekkür ediyorum. Eğitim ve sağlığa çok büyük katkıları oluyor. İnsanlarımız devleti ve milletiyle barışık, son derece güler yüzlü. Devlete kazancının bir bölümünü vergi olarak ödediği gibi bir bölümünü de toplumla paylaşmayı seven insanlarımız var. Bunu eğitim ve sağlık başta olmak üzere her alanda gösteriyorlar.
DENİZLİ BİR EKOL
Ekonomik anlamda Denizli ekonomisi, sanırım Türkiye’nin ilk 10 ili arasında yer almaktadır: 2004 yılı ihracatımız 2 milyar dolara yakın ve bu rakam sadece ihracattan. Bunu 1 milyar doları tekstilden, kalanı ise diğer sanayi birikimlerinden mermer, cam, bakırdan kaynaklanıyor. Özellikle bakır, Amerika’ya ihraç ediliyor ve özel bir kalitede üretiliyor. İnsanlarımız yatırımı ihracat için yapıyorlar. Ben şöyle söyleyebilirim, çarpıcı olsun diye de söylüyorum Denizli sadece sanayici yetiştirmiyor aslında bünyesinde ihracatçı yetiştiriyor. Bu anlamda Denizli aslında bir okul, bir ekol.
TARIM İKİNCİ GEÇİM KAYNAĞI
Tarım, sanayinin ardından ikinci geçim kaynağı. Çok modern usullerle üretim yapılıyor. Denizli’nin ovaları iklimin de elverişli olması nedeniyle oldukça verimli. Son yıllarda insanlarımızı seracılığa yönlendiriyoruz. Sıcak suyla sera ısıtması çok kolay ve ucuz olmaktadır. Tabii ki pamuk da ekiliyor ama pamuktan elde ettikleri gelirle seracılıktan elde ettikleri geliri kıyasladığımızda seracılık daha kârlı. Seracılığın 50 dönümlük bir pamuk tarlasına eşit bir gelir getirici seviyede olduğunu insanlarımız artık biliyorlar, bu bilince vardılar. Sanıyorum 3-5 yıl içerisinde dünyanın dört bir tarafına sera ürünü satan bir merkez haline gelebiliriz. Vilayet olarak biz de seracılığın altyapısını oluşturuyoruz. Organize sanayi bölgemiz gibi bir de organize sera bölgesi kuruyoruz.
SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAM
Geleneklerini yaşayan bir il durumundayız. 1980’li yıllardan sonra Denizli dünyayla tanışıyor. İstanbul, İzmir, Ankara’da hangi kültürel etkinlikler düzenleniyorsa vilayetimizin önderliğinde bu kültürel faaliyetleri, Denizli halkımızın da hizmetine sunuyoruz. Tiyatrosundan operasına, sinemasına aklınıza gelebilecek her türlü etkinlik insanlarımızın hizmetindedir. Valilik olarak tanıtıma çok önem veriyoruz. Tanıtım da dünya barışına hizmet eden bir olay; etkileşim. Tanıtımlarımızın, özellikle kültürel faaliyetlerimizin çoğunu bizim antik kentlerimizdeki tiyatrolarımızda da yaparak bir anlamda dünya kültürüne de katkı sağlıyoruz. Buda önemli faaliyetlerimizden bir tanesidir.
KAMU REFORMUNU DEĞERLENDİRDİ
80 yılı geride bıraktık. Cumhuriyet dönemiyle aslında Türkiye çağ atladı. Dünyada bir çok oluşum ve değişim var. Biz bu değişime ayak uyduramazsak geride kalırız. Dolayısıyla da çağımız nasıl hareket ediyorsa bizim de globalleşme ve küreselleşmeyi öyle anlamamız lazım. Zaten biri siyasi, diğeri iktisadi anlamda kurulan deyimler bunlar. Ama bunlar tabii Türkiye’yi dışlamamalı. Oluşumların içinde olmak ise milli benliğini kaybetmeden olmalıdır. O oluşumların içerisine girmek zorundayız. Bunun için de Cumhuriyet’in temel değerlerinden sapmadan yeni bir hukuk anlayışıyla bu süreci geçirmemiz gerekiyor ve şu anda da bunlar yapılıyor. Medeni kanunumuz çıkalı 2 yıl oldu. Ceza yasamız yeni çıktı ve Nisandan itibaren uygulamaya girecek. Bu arada tabii ki hizmet eden kurumların da kendilerini yenilemeleri lazım. Denizli’nin özel bir durumu var. Dıştan bir bütünmüş gibi ama birbirlerinden cadde ve sokaklarla ayrılan 17 belediye var. Dolayısıyla bu şehrin bütünleşmesi ve tek elden yönetilmesi lazım. Zaten şehirde bir hizmet bütünlüğü var. Ulaşımı merkez belediye sağlıyor. Kanalizasyon ve su hizmetlerini büyük ölçüde il belediyesi sağlıyor. Yeni çıkan belediye yasası zaten 5 km’lik mesafedeki belediyeleri il belediyesine bağlamayı emrediyor.”
“DENİZLİ’YE HİZMET ETMEKTEN MUTLUYUM”
“Denizli halkı bu ülkeye çok büyük miktarda katkı sağlayan bir halk. Cumhuriyet’in temel değerlerine son derece inanan, bunları geliştiren bir halk durumunda. Buranın idarecisi olmaktan son derece mutluyum. Çok zevkle görev yaptığım yerlerden bir tanesi. Üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan bir il konumundasınız ve bu insanlara hizmet etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Beraber hareket ediyoruz, benim kapım devamlı açık, insanlar da zaten bunu bilirler. Benim belirli günlerde ve saatlerde vatandaşları kabul etme gibi bir günüm yok. Gelen insan her zaman, yerimdeysem benimle görüşebilir. Şu ana kadar sizinle görüşemedim diyene rastlamadım. Böyle çalışkan insanlarla beraber olduğum için mutluyum.”
GAZİ ŞİMŞEK KİMDİR?
1959 yılı Çorum’un Alaca ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Alaca’da, lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1978 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Ticaret Bakanlığında Şube Müdürü iken, İçişleri Bakanlığı Kaymakam adaylığı sınavını kazanarak Kayseri’nin Develi ve Pınarbaşı ilçelerinde Kaymakam Vekilliği, Ortaköy, Şırnak, Keban, Divriği ilçelerinde kaymakamlık görevinden sonra 1992 yılında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğine atandı. Bu görevde iken Milli Güvenlik Akademisini bitirdi. Müfettişlik görevi uhdesinde olmak üzere 1995 yılından itibaren İçişleri Bakanlığında Bakan Danışmanı olarak görev yaptı. 24 Eylül 1999 tarihinde Gümüşhane Valiliğine atandı. 30 Ocak 2003 tarihinde ise Kütahya Valiliğine atandı. Daha sonra vekaleten Denizli’de göreve başladı. 1 Aralık 2003 tarihinde Denizli Valisi olarak ataması yapıldı. Evli, 2 çocuk babası.