
AK Parti’li Belediye Başkanı Hüdaverdi Otaklı, devlete olan borçlarından yakınarak “SSK, Emekli Sandığı ve vergi dairesine olan borçlarımız var. Bu borçlar maalesef bütün belediye başkanlarının sırtında bir kambur” dedi.
Devletin çok yanlış borç alma politikası olduğunu söyleyen Başkan Otaklı; “Faizlerin çok yüksek olmasından kaynaklanan sıkıntılarımız bulunuyor. 10 milyar almışsanız sizin borcunuz 50 milyar oluyor, faizi ana parayı kat kat geçiyor” diye konuştu.
Pınarlar’ın AK Parti’li Belediye Başkanı Hüdaverdi Otaklı, devlete olan borçlarından yakınarak “Tüm belediyelerin olduğu gibi bizim de sıkıntılarımız var. Asıl sıkıntımız ise devlete olan borçlarımızdır. SSK, Emekli Sandığı ve vergi dairesine olan borçlarımız var. Bu borçlar maalesef bütün belediye başkanlarının sırtında bir kambur” dedi. Devletin çok yanlış borç alma politikası olduğunu söyleyen Başkan Otaklı; “Faizlerin çok yüksek olmasından kaynaklanan sıkıntılarımız bulunuyor. 10 milyar almışsanız sizin borcunuz 50 milyar oluyor, faizi ana parayı kat kat geçiyor. Borcumuz silinsin demiyoruz ama hiç olmazsa faiz ve cezalar kaldırılsın, taksitlendirme yapılsın” çağrısında bulundu. Başkan seçilmesinden sonra özel yaşamının sona erdiğini söyleyen Pınarlar Belediye Başkanı Otaklı, kasabanın en önemli noksanlarından birinin altyapı olduğuna dikkat çekerek “Kanalizasyonu yapmak için çaba harcıyoruz. Devletin 42 milyar bedel çıkardığı kanalizasyonu özel sektöre 11 milyar liraya yaptıracağız. Vatandaşa söz verdik, bu sorunumuz da en kısa zamanda çözülecek” diye konuştu.
Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Pınarlar Beldesinin Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AK Parti) seçilen Belediye Başkanı Hüdaverdi Otaklı, gazetemize beldesinin durumu ve yaptığı hizmetlerle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
KISITLI KADROYLA HİZMET
“Kısıtlı gelirlerimiz ve sorumluluklarımız var. Benim belediyemde ben dahil 14 kişiyiz. İller Bankası paylarımız zaten sıkıntıda. Biz bu makamda bulunduğumuz sürece ki, bu bir şanstır, elimizden geldiği kadar ileride ismimiz hatırlandığında güzel şeylerle anılmasını istiyoruz. Tüm gayretlerimiz bu yöndedir.
ÖZEL YAŞAM SONA ERDİ
Belediye başkanlığı özel hayatımızı tamamen mahvetti. Gerçekten bu konuda çocuklarıma karşı mahcubum, çünkü babalık görevlerimi gösteremiyorum. Eşim de öğretmen. Eskiden düzenli bir hayatımız ve düzenli bir yemek kültürümüz vardı, şimdi her şey değişti. Ailem “bize ne oldu” demeye başladı. Vatandaşlarımızdan biri veya çocuğu hastalandığında bütün imkanlarımızı seferber ederek o insanlarımızın her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Fakat kendi çocuğumuz için maalesef aynı fedakârlığı gösteremiyoruz. Ben bu konuda çocuklarımdan özür diliyorum. Hatta zaman zaman eşimin “Çocuklarla neden ilgilenmiyorsun, ölmelerini mi bekliyorsun. Bu çocuklar hasta” sitemiyle karşı karşıya kalıyorum. Bu, bir hizmet anlayışı olmuş bizde. Kendi özümüzü ihmal ederek, vatandaşlarımız ile ilgileniyoruz. İnsanların da bunu böyle bilmesini isterim. İnşallah belediye başkanlığımız bittiğinde çocuklarımıza daha fazla zaman ayırıp kendimizi affettireceğiz diye düşünüyorum.
DENİZLİ’YE BÜYÜK GÖÇ
2 bin 400 nüfusumuz var ve beldemiz göç veren bir yer. Pınarlar’da yaşayan nüfus kadar, Denizli’de yaşan nüfusumuz var. Genelde Denizli’nin tekstildeki cazibesinden dolayı giden ya da iş kurup oraya yerleşmiş insanlarımız çok. Denizli Belediye Başkanı, Pınarlarlıdır. Yine bir çok tekstilcimiz ve iş adamlarımız bulunuyor. Pınarlar’dan, Denizliye göç eden insanlarımız vasıfsız işçi değil. Ayrıca yurt dışında da çalışanlarımız çok. Yurt dışında yaşayan insanlarımızın da sayısı beldemizdekinden fazladır.
BORÇLAR, BÜYÜK KAMBUR
Bütün belediyelerimizin olduğu gibi bizim de kendi has sıkıntılarımız var. Bizim asıl sıkıntımız devlete olan borçlarımız. SSK, Emekli Sandığı ve vergi dairesine olan borçlarımız var. Bu borçlar maalesef bütün belediye başkanlarının sırtında bir kamburdur. Devletin bana göre çok yanlış borç alma politikası var. Faizlerin çok yüksek olmasından kaynaklanan sıkıntılarımız bulunuyor. 10 milyar almışsanız sizin borcunuz 50 milyar oluyor, faizi ana parayı kat kat geçiyor. Biz devlete olan borcumuz silinsin demiyoruz. Borcumuzu ödeyelim ancak faiz ve cezalar kaldırılsın, taksitlendirme yapılsın. Böylece kendilerine paraları ödenektir.
İMAR PLANI YETERLİ
İmar planımız yeterli. Planın büyük bir kısmı uygulandı, az bir bölüm kaldı. Zamanla onlarda yapılacak. İmar konusunda hiçbir sıkıntımız yok. İnsanlarımız sürekli dışarıya gittiği için fazla bir inşaat olayı da olmadı. Dolayısı ile bir sıkıntımız yok.
SUDA PROBLEM YOK
Su konusunda bir eksiğimiz yok ve motopompla geliyor. Su konusunda bir çok yenilikler yaptık, en modern sistemleri uygulayarak enerji israfını en aza indirmeye çalıştık. Sinyal sistemi dediğimiz bir sistem oluşturduk. Hem motopomp deposu hem de suyu verdiğimiz depo arasında antenler koymak suretiyle birbirlerine sinyal gönderiyorlar. Böylece hem su kesintileri ve taşkınlarını, hem de elektrik israfını önlemiş oluyoruz. Su depomuzda devamlı suyumuz bulunuyor. Diğer belediye başkanı arkadaşlarımıza da bunu öneriyorum. Gerçekten oldukça tasarruflu bir sistem. Önceden 4-5 milyar su faturası öderken şu anda bir iki milyar ödüyoruz.
ALTYAPIDA EKSİK ÇOK
Kasabamızın en önemli noksanlarından biri altyapı. Bu problemi, programa aldırdım. Projemiz elimize geçti ve kazıya başlayoruz. Konuştuğumuz mühendisler bu işin içinden çıkılamayacağını ve pahalıya malolacağını söylediler ve biz de bir türlü cesaretlenemedik. Gerçekten Türkiye’nin hatırı sayılır bir mühendisiyle karşılaştık ve o bizim önümüzü açtı. İller Bankası belediyemize 42 milyar lira kanalizasyon bedeli gösterirken, özel sektör 11 milyar gibi bir rakam çıkardı. Devletle özel sektör arasındaki fark işte bu. Sözde İller Bankası belediyeler adına kurulmuş bir kuruluş. Aradaki farkı kıyaslayın. Şöyle bir durum oldu, daha önce İller Bankası bizim altyapı projemizi yaptı. Bu proje Ankara’da incelendi ve hazırlanan bu proje ile çalışılmasının mümkün olmayacağı söylendi. Aynı kanalizasyon projesini biz özel sektöre yaptırdık. Hazırlanan proje, bırakın 4 sayfayı kucağımızı dolduran kalınlıktaydı. Vatandaşa söz verdik, bu sorunumuzda en kısa zamanda çözülecek. 25 bin metrelik bir kanalizasyon alanımız var. Büzlerimizin hepsi tamam. Paramız artıkça çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
YEŞİL ALANDA ŞANSLI BELDE
Yeşil alan konusunda beldemiz çok şanslı. Orman İşletme Müdürlüğü ile işbirliği yapmak sureti ile çevremiz ağaçlandırıldı. Denizli’de en yeşil alanlardan birine sahibiz. Parklara önem veriyoruz. Ben, her şeyi zaten çocuklarımız için düşünüyorum. Mevcut çocuk parklarımızı ne hikmetse çocuklardan çok büyüklerimiz kullanıyor. Hal böyle olunca da sık sık bakım ve tamirat yaptırmak gerekiyor. Büyükler için oyuncak aradım bulamadım, bulursam kaçırmayacağım. Orman Bölge Müdürlüğü ile işbirliği yaparak bir piknik alanı oluşturacağız. Ektiğimiz ağaçlar şu anda 20 yaşına girdi, çalışmalarımız devam edecek.
ARAÇ PARKINDA SIKINTI YOK
Araç parkında bir sıkıntımız yok. Araç parkımızı modern araç ve gereçlerle donattık. Cenaze aracımızı ve ambulansımızı hayırsever vatandaşlarımıza aldırdık. Araçlarımız yeterli durumda.
ANA HEDEF KANALİZASYON
Projelerimize gelince, ana hedefimiz kanalizasyon sorununu çözmek. Bu sorun gerçekten çok maliyetli bir iş. Bunun dışında belediye olarak sulama kooperatifi kurulmasını sağladık. En çok başımızı ağrıtacak konuların başında tarım gelmektedir. Yöremiz tarıma dayalı bir ekonomiye sahip olduğundan biz bir an önce toplulaştırma projesi ile ilgili işlerimizi bitirip uygulamaya geçmek istiyoruz.
BİRÇOK İLKE İMZA ATILDI
Pınarlar Belediyesi olarak bir çok ilke imza attık. Türkiye’de ilk defa brokoli ve mor karnıbahar üreten beldeyiz. Yine hükümetimizin önemle üzerinde durduğu kanola var. Bu kanoladan; benzin, mazot, mazot yağı, kızartmalık yağ ve yemek yağı elde ediliyor. Denizli bu sene deney aşamasına girdi. Tavas’ta da biz bu çalışmaları yürütüyoruz. Halkımıza bu konuda öncelik yapmaya çalışıyoruz. Çünkü kanola ülkemizin ana ihtiyaçlarındandır. İthal edildiği için ciddi bir döviz çıktısı oluyor. Amacımız bu üretimi yaygınlaştırmaktır. Türkiye’de ilk defa Tarım Bakanlığı’nın başlatmış olduğu hayvancılık organize sanayii bölgeleri projesi var. İlk defa Denizli olarak talip olduk. Hayvancılık organize sanayi bölgeleri projesinin Denizli’de iki yerde kurulması sağlandı. Biri de beldemiz sınırları içinde yer alan bir bölgedir. Bu tesisler Türkiye’nin yüz akı olacaktır. Süt ve et entegre tesisleri kurulacaktır. 20-30 bin civarında büyükbaş hayvan söz konusudur. Bunlar da yabana atılacak projeler değil.
FESTİVALLER AMACINI YİTİRDİ
Sosyal ve kültürel yaşama gelince; festival ve diğer etkinlikler beldemizde düzenlenmiyor. Daha önce Tavas Belediyesi ile ortak olarak Tavas Kültür ve Üretim Etkinlikleri düzenliyorduk. Biz bu festivalin kültür boyutundan sorumluyduk. Artık her yerde festivaller düzenleniyor. Bence bu tür etkinlikler amacını yitirdi. Bu festivallerin belediyeye ağır bir yükü var. Biz temel sorunlarımızı çözmeden bu tür girişimlerde bulunmayacağız.
GEÇİM KAYNAĞI TÜTÜN
Beldemizin temel geçim kaynağı tütün olduğundan, insanlarımız sabahın dördünden akşamın onuna kadar bununla uğraşmak zorunda kalıyorlar. Bu yöreyi geride bırakan, sosyal yönünden ilişkilerini zayıflatan, insanlarla ilişkileri öldüren ana sebep tütündür. Erkeklerimiz işleri hanımlara yıkıp, kahvelerde vakit geçiriyorlar. Dolayısıyla alternatif ürünleri düşünmüyorlar. Tütünün yanı sıra nohut, arpa, buğday, kekik ve hayvancılık da yapılmaktadır.
HÜKÜMETİ DEĞERLENDİRDİ
Milletvekillerimizden şikayetçiyim, bize yeterli vakti ayırmıyorlar. Bir milletvekilimiz Pınarlar için sadece 15 dakikasını ayırabildi. Sorunlarımız ilettiğimizde dönmüyorlar. Olacak ya da olmayacak yönünde bir yanıt alamıyoruz. Ziyaretleri ve sorunlarımıza eğilimleri yetersiz. Biz onlardan ilgi ve destek bekliyoruz.
BAŞKANDAN HALKA MESAJ
Halkımız bize güvensin, biz onlar için bu makama oturduk. İşlerinin kolaylıkla halledilmesi, bir yere baktıkları zaman kötü şeyler değil de iyi şeyler görebilmeleri için gayret ediyoruz. Daha huzurlu daha mutlu daha güzel bir belde ortaya çıkarmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ne kadar fazla hizmet verirsek o kadar fazla seviniyoruz. Belediye başkanlığı büyük bir şanstır ve bunu en iyi şekilde değerlendirebilirsek ne mutlu bize. Varsa bir sorunları belediyemize gelsinler, çözüm üretelim, çare olalım.”
SİYASET GÜZEL AMA ZOR İŞ
“Siyaset başlangıçta aklımın ucundan bile geçmiyordu. Şartlar insanı siyasete sürüklüyor. Biz de çevremizden ve dostlarımızdan gelen baskılarla siyasete girdik. Siyaset gerçekte güzel fakat toplumuzda çok zor. İnsanlar siyaset deyince mutlaka art niyet arıyorlar. Siyasilerin kendileri adına kavga etmelerini istiyorlar. Oysaki siyaset bir hizmet aracı. Toplumun kültür seviyesinin düşüklüğü siyasilerimizi çok zor durumda bırakıyor. Siyasetçilerimizden hep beleş şeyler bekleniyor. Herkes her türlü işini siyasetle yaptırmaya çalışıyor. Buna rağmen işlerini yaptırdıkları halde siyasilere çok kötü gözle bakıyorlar. Toplumuzun kesinlikle bilinçlenmesi gerekiyor. Yine belediyelerimize iş ve işçi bulma kurumu gibi bakıyorlar. Bizlere gelen işsiz insanlarımızı sanayici arkadaşlarımızı arayarak fabrikalarında iş ayarlamamıza rağmen sağlam değil gözüyle kabul etmiyorlar. Ben yeterki belediyeye gireyim, sırtımı sağlama alayım zihniyetiyle yaklaşıyorlar.”
HÜDAVERDİ OTAKLI KİMDİR?
1965 Pınarlar doğumlu. İlkokulu beldesinde, ortaokulu Nazilli’de okudu. 1984 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı ve 1984 yılında mezun oldu. Kastamonu’da 7 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Tavas’ta okul müdürlüğü yaptı. 2 dönemdir belediye başkanlığı yapıyor. Evli ve 2 çocuk babası.