
Kaymakam Hüseyin Yılmaz, ilçe halkına eğitime önem vermeleri çağrısında bulunarak “Benim halkımızdan istediğim şey, çocuklarının eğitimlerine karşı duyarlı ve bilinçli olmalarıdır” dedi.
Orta Kaymakamı Hüseyin Yılmaz “Kaliteli bir eğitimimizin olduğunu söyleyemem. Bunda, insanlarımızın eğitim ve öğretime bakış açılarının istenilen düzeyde olmamasının etkisi çok büyük” uyarısında bulundu.
Orta ilçesinin sosyal dayanışmada örnek olduğunu söyleyen Kaymakam Hüseyin Yılmaz, ilçe halkına eğitime önem vermeleri çağrısında bulundu. “Benim halkımızdan istediğim şey, çocuklarının eğitimlerine karşı duyarlı ve bilinçli olmalarıdır” diyen Orta Kaymakamı Hüseyin Yılmaz “Kaliteli bir eğitimimizin olduğunu söyleyemem. Bunda, insanlarımızın eğitim ve öğretime bakış açılarının istenilen düzeyde olmamasının etkisi çok büyük. Ailelerin çocukları kendi hallerine bırakmaları, teşvikin ve yönlendirmenin olmaması eğitimdeki kaliteye sekte vurmaktadır. Bu bir nesil kaybı ve önemli bir sorundur” uyarısında bulundu. Kışın sert ve uzun geçtiği Çankırı’nın Orta ilçesi Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:
NÜFUS 6 BİNİN ÜZERİNDE
“Orta’nın 6100 nüfusu bulunuyor. İlçemiz zamanında göç vermiş. Bu nedenle şu an göç verebilecek bir insan potansiyeline sahip değil. Nüfusumuz yaz aylarında diğer aylara oranla artıyor. Diğer şehirlerde yaşayan insanlarımız yaz döneminde geliyorlar. O zaman ciddi anlamda nüfusumuzda bir artış oluyor. Değişken bir nüfusa sahip diyebiliriz.
COĞRAFYA VE İKLİM
İlçemizde tam bir karasal iklim hakim diyebiliriz. Hatta burada bununla ilgili olarak yerel bir deyim var. 10 ay kış, 2 ay yaz baharda diyebiliriz neredeyse. Yani iklim koşulları sert. Bu sene Orta Anadolu iklim genel olarak ılıman geçti, burası da daha ılıman bir iklim yaşadı. Ama genel olarak kışları sert, karlı; zaten rakımı da 1265 metre. Yaz yok denecek kadar az. Genel olarak bahar şeklinde geçiyor. İlçemize bağlı 22 köyümüz, 5 tane de beldemiz var.
ALT YAPIDA DURUM
Birkaç köyümüz hariç, hemen hemen birçok köyümüzün içme suyu şebekesi ve kanalizasyonu var. Bu altyapı hizmetlerinin tamamlanmasında Ankara, İstanbul gibi şehirlerimizde yaşayan insanlarımızın katkıları büyük oluyor. Kurdukları derneklerle, kendi aralarındaki dayanışmalarla köylerine fayda sağlamışlardır. Köylerimizin durumu memnuniyet verici. Bunda halk arasındaki sosyal dayanışmanın etkisi çok. Ayrıca 2000 yılında meydana gelen depremde, devletin depremden zarar görenlere verdiği faizsiz konut kredisiyle evleri yıkılmış olan, zarar gören vatandaşlarımız evlerini yaptırmış ve bu anlamda köylerini imar ederek durumlarını bayağı iyileştirmişler.
EĞİTİM VE SAĞLIK
İki köyümüz dışında diğer köylerimizde maalesef okul yok. Zaten köylerimizde öğrenci sayısı da 3, 5, 10, 15 gibi değişiyor. Diğer 20 köyümüzde okul binaları olmalarına rağmen okullar kapalı. Bu öğrencilerimiz buradaki yatılı ilköğretim bölge okulunda eğitim öğretimlerini devam ediyorlar. Beldelerimizde de Kalfat Beldesi hariç diğerlerindeki ilköğretim okullarının 2. Kademeleri öğrenci yetersizliğinden dolayı kapatılmış durumda. İlçe merkezinde bir tane sağlık ocağımız bir tane de sağlık merkezimiz var. Özellikle sağlık merkezimizin faaliyete geçmesiyle beraber, ilçe merkezinin ve köylerinin sağlık hizmeti yönünden ihtiyaçları giderildi. Fakat sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu durumlarda burasının Ankara’ya çok yakın olması nedeniyle insanlarımız ihtiyaçlarını Ankara’ya giderek orada karşılayabiliyorlar. Tedavilerini Ankara’da daha kısa zamanda sürdürüyorlar. Beldemizde sağlık ocaklarımız var. Fakat sağlık personeli yönünden yetersiz.
KAYMAKAMDAN MESAJ
Her köye bir sağlık ocağı ya da sağlık merkezi elbette yapılmalı. Fakat ülke kaynakları hizmetlerin rantal olarak ülkenin tamamına dağılması, vatandaşların bundan sağlayacağı payların maksimum düzeye yükseltilmesi yönünde baktığımızda örneklerle açıklayacak olursam, bazı gereksiz yatırımların olduğu bunların tamamlanamaması, personel yetersizliğinden dolayı hizmetin verilmediği gibi ülke kaynaklarının ihtiyaca cevap veremeyip çarçur edildiği durumlar oluyor. Bu nedenle ihtiyaca göre hizmet verilmeli ve gelecek yönde planlaması yapılması gerekir. Örneğin Orta’nın nüfusu zamanında göç verdiği için köylerimizin bazıları kapanma noktasına gelmiş. O yüzden 20-30 yıl sonrasını görerekten yatırım yapılmalı. Eğitim konusunda zaten köylerimizde okullar kapalı olduğu için çok fazla bir okul ihtiyacı yok. Çünkü öğrenci de yok. Çocuklar Orta’daki YİBO’ya geliyorlar. YİBO’nun toplam kapasitesi 500. Şu an yatılı olarak 380 tane öğrencimiz var. 70 tanesi de günlük gidip geliyorlar, yatılı kalmıyorlar. O yüzden okullarımızın fiziki kapasiteleri yeterli. Fakat öğretmen eksikliğimiz var. Özellikle de branş öğretmeni eksikliğimiz ciddi boyutta. Eğitimin kalitesini belirleyen sınavlardır. Sınavlardan alınan sonuçlar pek memnun edici değil. Bu nedenle kaliteli bir eğitimimizin olduğunu söyleyemem. Bunda, gerek ilçedeki, gerek beldemizdeki ve köylerimizdeki insanların bir aile olarak, bir birey olarak eğitime öğretime bakış açılarının istenilen düzeyde olmamasında etkisi çok büyük. Çocukları kendi hallerine bırakmaları, teşvikin, yönlendirmenin olmaması eğitimdeki kaliteye sekte vurmaktadır. Bu bir nesil kaybı, önemli bir sorundur.
EKONOMİK DURUM
Orta’nın rakımı 1265. Etrafındaki dağlar yüksek, ister istemez iklimi çok sert. Bu nedenle tarıma dayalı pek bir şey yapılamıyor. Geleneksel olarak burada hayvancılık yaygın, geçmişi de var. İnsanların geçim kaynağı genel olarak hayvancılık. Hayvancılıkta çoğunluk büyükbaş şeklinde. Yaylacılık da yaygın. Fakat buradaki ciddi bir sıkıntı vatandaşlarımızın hayvanlarının yerli ırk olması. Cins ırk olmadığı için kaliteli bir ürün üretemiyor. Bu konuda Karabük’ün Eskipazar ilçesiyle bir irtibatımız oldu. Onlarla süt toplanması konusuyla ilgili olarak yine süt üretiminin arttırılması için neler yapılması gerektiği gibi konularda bir bilgilendirme toplantıları yaptık. Bununla ilgili projelerimiz var. Yine il ve ilçe tarım müdürlüklerinin kanallarıyla çiftçilerimize yönelik hayvanların aşılanmasıyla ilgili toplantılar yaptık. Çiftçilerimizi bilinçlendirme ve bilgilendirme çabasındayız. Ayrıca ev kadınlarımıza yönelik tarım ve hayvancılıktan elde ettikleri ürünleri nasıl bilinçli üretmeleri, pazarlama konusunda nasıl daha sağlıklı pazarlayabilmesi gibi konularda bilgilendirme toplantıları yaptık. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfımızla ortaklaşa vatandaşlarımıza melez ırk üretimi konusunda bir hayvancılık projemiz var. Bunu ayrı ayrı köylere dağıtarak değil de tek bir köye vererek oranın potansiyelini arttırmayı düşünüyoruz. Burada insanlar, hayvan yetiştirmede süt verimini, et verimini artırıcı yem kullanmıyor, bunda dönem dönem yaylada yaşamalarının da etkisi var. Yem bitkisi üretmiyor. Bu nedenle hayvancılığın mutlaka yem bitkilerini kendileri üreterek desteklenmesi gerekiyor. Projemizin uygulama aşamasında, hayvan vereceğimiz kişilerin samimiyeti önemli. Gerçekten bu fırsatı değerlendirecek, üretime katkıda bulunacak kişilere vereceğiz. Çünkü burada ülkenin kaynakları söz konusu. Verilmiş olan hayvanın geri dönüşümünün olması ve verimli bir şekilde hem sayı olarak hem nitelik olarak artırılmış olması gerekiyor. Bunu sağlaması lazım.
SOSYAL KÜLTÜREL YAPI
Orta, genel olarak muhafazakar bir yapıya sahip. Bu nedenle çok fazla sosyal ve kültürel etkinlik var diyemeyiz. Geçmişte bir sosyal etkinlik olarak kabul edebileceğimiz “Çankırı Yarenlik kültürü” var. Özellikle göçle beraber bu gelenek de şu an pek sürdürülmüyor. Sadece dışardan gelen insanlarımız senede bir kez “yaren geceleri” düzenliyorlar. Burada isteyen herkesin gidip izleyebileceği bir sinema salonumuz var. Ayrıca her ilçemizin, beldemizin, köyümüzün düzenlediği eğlenceler var. Bunlar da ilçemize hem hareketlilik kazandırıyor, hem de insanlarımızın birbirleriyle olan sosyal yardımlaşma ve dayanışmalarını sağlıyor.
YASALARI DEĞERLENDİRDİ
İl özel idare yasasını eski yasayla kıyasladığımızda ciddi değişiklikler var. Bunda yerel yönetimlerin lehine, merkezi yönetimlerin aleyhine olan değişikliklerin yanında, hizmetlerde etkinliğin artırılması yönünde de illere bu şekilde imkanlar veren ciddi değişiklikler de var. Bütün yasaların çıkartılma niyeti iyi niyettir. Hizmette verimliliği, etkinliği artırmaktır. Bu yasanında aynı şekilde hizmetteki verimliliği artırmak amacıyla, geçmişteki köhne yapıyı ortadan kaldırıp vatandaşa biraz daha hizmet verebilme gayretiyle çıkartıldığını düşünüyorum. Ülkemizin geneli için yararlı olacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra Köy Hizmetlerinin il özel idaresine bağlanması bizi ilgilendiren en önemli yönlerden birisidir. Bu çok olumlu bir gelişme. Artık bizim için Köy Hizmetleri ile çalışmak çok zevkli olacak.
HALKA MESAJ
Halkımızdan çok memnunum. İnsanlarımızın kamu kuruluşlarına karşı sevgisi ve saygısı son derece memnuniyet verici. Halkımızın köyleriyle ilgili konularda duyarlı olması, sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya önem vermeleri bizim açımızdan cesaret verici. Önümüzü açıyorlar. Benim halkımızdan istediğim şey çocuklarının eğitimlerine karşı duyarlı ve bilinçli olmalarıdır.”
HÜSEYİN YILMAZ KİMDİR?
1980 Aydın doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunu. 2004 yılında göreve başladı. Bir senedir Orta Kaymakamı olarak görev yapıyor.