
Çankırı için “uzak”, “sağlam”, “yakın” kenti tanımlamasında bulunan Vali Ali Haydar Öner, “Zengin tarihi bir geçmişimiz var. Metropol kent Ankara’ya da çok yakınız ve bu olanakları kullanarak ve bunlar doğal güzellikleriyle birleştirerek ürün haline getirmek istiyoruz” dedi.
Yaşam standardını iyileştirip, mevcut dinamik nüfusu kaybetmeme yolunda eğitimde, sağlıkta, sanayileşmede, kültürde, turizmde ve tarımda etkili projeler yürütmek hedefinde olduklarını ifade eden Çankırı Valisi Öner, bunun birtakım iyi işaretlerini de aldıklarını açıkladı.
Çankırı için “uzak”, “sağlam”, “yakın” kenti tanımlamasında bulunan Vali Ali Haydar Öner, “Zengin tarihi bir geçmişimiz var. Metropol kent Ankara’ya da çok yakınız ve bu olanakları kullanarak ve bunlar doğal güzellikleriyle birleştirerek ürün haline getirmek istiyoruz” dedi. Yaşam standardını iyileştirip, mevcut dinamik nüfusu kaybetmeme yolunda eğitimde, sağlıkta, sanayileşmede, kültürde, turizmde ve tarımda etkili projeler yürütmek hedefinde olduklarını ifade eden Çankırı Valisi Öner, bunun birtakım iyi işaretlerini de aldıklarını açıkladı. Çankırı’da Çankırılı müteşebbis sayısının az olduğunu ifade eden Vali Öner, “Çankırılı müteşebbisleri Çankırı’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. Bununda birtakım olumlu işaretleri giderek ortaya çıkıyor. Atıl durumda olan tesislerimizi işletmeye başlıyoruz. Bir süredir istihdama, üretime katkıda bulunmayan tesisler; istihdam yaratmak, üretime geçmek için faaliyetlerine yeniden başladılar” diye konuştu. BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi’ne Çankırı ile ilgili açıklamalarda bulunan Vali Ali Haydar Öner, şunları söyledi:
NÜFUS YAPISI TAHLİLDE
“2000 nüfus sayımına göre Çankırı nüfusunu 270 bin. Ancak burada yaşayan insan sayısı bu rakamın çok çok altında. Hacettepe Nüfus Etütleri Enstitüsüyle yaptığımız ortak bir çalışmamız var. Bir ekiple Çankırı nüfus yapısı tahlile tabii tutuluyor. Bu çalışma; doğumlar, ölümler, birbirlerine oranları, yaşam standartları, beklentileri, geleceğe bakışı, planlama açısından bir değerlendirme vesilesi olacak. Ama çalışmaya bağlı olmadan bir değerlendirme yapacak olursak, Çankırı’da genç nüfus yok denecek kadar az ve bunun çoğunluğu işsizlik nedeniyle Ankara’ya göç etmiş durumda. Nüfusun çoğunluğu yaşlı, bu dinamizm açısından iyi bir tablo oluşturmaktadır. Biz bunu daha fazla nüfus kaybetmeden dinamizme dönüştürme çabası içerisindeyiz. Bu doğrultuda 5084 sayılı yasanın verdiği olanakları kullanmaya çalışıyoruz. Çünkü Çankırı, 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşvikine dayalı yasanın uygulandığı Ankara’ya en yakın il. Çankırı için uzak, sağlam, yakın kenti diyoruz. Zengin tarihi ve geçmişi var. Metropol kent Ankara’ya da çok yakın. Bu olanakları kullanarak ve bunlar doğal güzellikleriyle birleştirerek ürün haline getirmek istiyoruz. Bu kıdemli nüfus için bir yandan kendi yaşam standardını iyileştirip, bir yandan da mevcut dinamik nüfusu kaybetmeme yolunda eğitimde, sağlıkta, sanayileşmede, kültürde, turizmde, tarımda etkili projeler yürütme peşindeyiz. Birtakım iyi işaretleri de alıyoruz.
TARİHİ VE COĞRAFİ YAPISI
Bugüne kadar yaygın bir şekilde ilmi ve arkeolojik kazılar yapılmamasına rağmen çevrede bulunan höyük tümülüslerdeki satıh buluntuları, Çankırı’da Neolitik devirden (MÖ. 7000-5000) bu yana kesintisiz bir iskanın varlığını ortaya koymaktadır. Özellikle Eski Tunç Devrine (MÖ. 3000-2000) ait yerleşmelere bütün bölgede rastlanıldığı gibi, Kızılırmak çevresi ile bu akarsuya karışan önemli akarsu boylarında pek çok Hitit iskanı yer almaktadır. (MÖ. 2000-1200) Arkeoloji Literatürüne “İnandık” olarak geçen Hacıbey’de ortaya çıkartılan Hitit eserleri ve burada bulunan Kutsal Evlenme Sahnesi ve Törenlerini yansıtan Büyük Ritüel kabartmalı Hitit Vazosu ve çivi yazısı ile yazılmış “Bağış Belgesi”, Çankırı’daki Eski Hitit ve Hitit İmparatorluğu Devrine ait yerleşimlerin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Anadolu’ya hakimiyet konusunda Selçuklular ve Bizanslılar arasında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi (1071) Selçukluların zaferi ile sonuçlanınca, Türkler Anadolu’daki Bizans direncini kırmış ve Anadolu’ya yerleşmeye başlamıştır. Malazgirt Zaferi’nden sonra Danişment Beyliği Komutanlarından Emir Karatekin; bu yörenin fethi için görevlendirilmiş ve 1082’de Çankırı’yı fethederek Türk topraklarına katmıştır.
SOSYAL DURUM
Sosyal yaşantı gelenekçi bir nitelik taşır. Ancak yeniliklere de tamamen kapalı değildir. Özellikle iletişim ve ulaşım imkanlarının gelişmesi toplumsal değişimi de sağlamıştır. Çankırılıların büyük bir bölümü göç nedeniyle Ankara ve İstanbul’dadır. Yerleşik kalanlar ile göç edenler sürekli bağlantı içerisindedir. İlde konut yapımı faal bir niteliktir. Müstakil konutlarla birlikte son yıllarda apartman tarzı konutlar da kooperatifçilik marifeti ile yürütülmektedir.
SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık hizmetlerinin etkin ve yeterli düzeyde verilmesi amacıyla Çankırı, 1976 yılında sosyalizasyon bölgesi kapsamına alınmıştır. Sağlık hizmetleri bu doğrultuda koruyucu hekimlik hizmetleri olarak sunulmaktadır. Koruyucu hekimlik hizmetleri 38 sağlık ocağı, 107 sağlıkevi, 2 verem savaş dispanseri ve 1 AÇSAP merkezi tarafından verilmektedir. Sağlık ocaklarının 15’i ilçe merkezlerinde, 23 adedi ise köy ve beldelerde hizmet sunmaktadır. Sağlıkevlerinden 26’sı mahalle, 81’i ise köy ölçeğinde hizmet vermektedir. Tedavi edici sağlık hizmetleri 7 hastane, 3 sağlık merkezinde yürütülmektedir. 2004 yılı içerisinde toplam 682.608 hasta muayene edilmiştir. Bebek ölüm oranı binde 15.03’tür.
SOSYAL GÜVENLİK VE YARDIM
Sosyal güvenlik kapsamında olanların sayısı 75.647’dir. Bu kesimin bakmakla yükümlü olduğu fertler de dikkate alındığında; Çankırı nüfusunun % 80’lik kısmı Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK sosyal güvenlik çatısı altındadır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı sosyal hizmetler kuruluşu olarak 100. Yıl Yetiştirme Yurdu ve Şabanözü Hasan Alpay Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, İsmail Özdemir Huzurevi ve Eldivan Zorunlu Eğitim Çağında Bulunan Zihinsel Engelli Çocukları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi bulunmaktadır. Yetiştirme Yurdunda kayıtlı 13-18 yaş arası 242 korunmaya muhtaç çocuk bulunmaktadır. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ortaklaşa yürütülen bir proje çerçevesinde halen “36” zihinsel özürlü çocuğa gündüzlü olarak hizmet verilen Vali Ayhan ÇEVİK Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi faaliyetlerine devam etmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca dar gelirli vatandaşların sağlık, barınma, gıda ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere; 2004 Yılında 34.140 vatandaşımıza nakdi ve ayni yardım yapılmıştır. Yapılan yardımların toplam tutarı 1 Trilyon 443 Milyar 425 Milyon TL’dir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca yıl içinde üretime yönelik ve dar gelirli vatandaşlara devamlı gelir sağlayıcı örtü altı sebzeciliği geliştirme, elma ve vişne bahçesi kurma, vişne fidanı dağıtımı, seracılık, koyunculuk, tavukçuluk, korunga, yonca, mısır, hindi palazı ve süt inekçiliği gibi projeler uygulanmıştır. İl genelinde dar gelirli vatandaşlara yönelik toplam 27 proje uygulanmıştır.
EĞİTİM VE KÜLTÜR
İlde eğitimin her kademesindeki kalite gelişimini sağlayacak çalışmalar sürdürülmektedir. Son yıllarda eğitim yatırımlarına ayrılan ödenek miktarındaki artış bu sektördeki taleplere karşılık verir düzeye ulaşmıştır. 2004-2005 eğitim öğretim yılında 4 anaokulu, 148 ilköğretim okulu, 40 ortaöğretim okulu olmak üzere toplam 192 okul bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı toplam 192 okulun 85’i şehirde, 107’si köyde eğitim yapmaktadır. Mevcut öğrenci sayısı 31.342 olup, 6.613 adet yeni kayıtlı öğrenci bulunmaktadır. 192 adet okulda görevli öğretmen sayısı idareciler dahil 1.712 olup, toplam 1.713 derslikte eğitim verilmektedir. Buna göre derslik başına düşen öğrenci sayısı 18 olup, bu sayının okul öncesi eğitimde 13, ilköğretimde 18, ortaöğretimde 19 olduğu görülmektedir. İlde eğitimin nitel gelişimine bakıldığında yeni okul türleri açılmasının etkileri görülmektedir. 217’si öğrenci azlığından ve 61’i ise taşımalı sistemden dolayı olmak üzere toplam 278 köy okulu kapalıdır.
KÜLTÜR VE TURİZM
Çankırı kültürel faaliyetlerdeki artışla dikkat çekmektedir. Özellikle çok amaçlı kültür merkezinin varlığı; sergi tiyatro etkinlikleri ve diğer sosyal kültürel organizasyonların gösterimine imkan tanımaktadır. 2002 yılında hizmete geçen İl Özel İdaresi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi bu etkinliklere katkılar sağlamıştır. İldeki kütüphane sayısı 11 olup, 2004 yılı sonu itibariyle bu kütüphanelerden faydalanan okuyucu sayısı 257.965’dir. İlde sit alanı sayısı 41, taşınmaz kültür varlığı 180’dir. Çankırı Müzesi’nde 18.939 adet muhtelif dönemlere ait eser bulunmaktadır. İçten insanları ve Türk’ün konukseverliğinin yaşandığı İlimizde Acı çay ile Tatlı çayın birleştiği yeşil bir vadide Çankırı’da 2 adet turizm işletmesi, 1 adet turizm yatırımı, 13 adet Belediye belgeli konaklama tesisi mevcuttur. Turizm Belgeli tesislerden 2 adedi işletmeye açıktır. Çankırı yüzyıllardır yaşatılan kültür değerleri, sevecen insanları ve geleneksel konukseverliği ile özellikle bunaltıcı şehir hayatından uzaklaşmak ve nostaljiyi yaşayarak doğayla başbaşa kalmak ve bütünleşmek isteyenler için ilgi çekici özelliklere sahiptir.
EKONOMİK DURUM
Ekonomi tarıma dayalıdır. Çalışan nüfusun yaklaşık % 66.1’i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. toplam il arazisinin yaklaşık % 32’si tarım alanıdır. Bu alanın 93.460 Ha. sulamaya elverişlidir. Yıl içinde sulanan arazi sulanabilir tarım arazisinin % 42.3’ü, toplam tarım arazisinin ise % 17’sini teşkil etmektedir. İl yönetimince sınırlı olan tarım arazilerinden birim alandan en yüksek verimi elde etmek amacına yönelik olarak çiftçilerimizin ihtiyacı olan tohum, fidan, tarımsal ilaç vb. girdiler temin edilmektedir. Bununla ilgili girdi dağıtım tablosu aşağıya çıkarılmıştır. Ayrıca tekniğine uygun gübreleme konusunda eğitim çalışmalarına büyük önem verilmektedir. Bu çalışmalarımız alınan toprak numune sonuçlarının çiftçimize ulaştırılmasıyla da desteklenmektedir.
SANAYİLEŞME ÇABALARI
Sanayileşme, kalkınmanın unsuru olarak kabul edilir. Bir yörede sanayinin gelişmesi, altyapı imkanları, gelir seviyesi, sermaye birikimi gibi birçok faktöre bağlıdır. Çankırı’da sanayileşme çabaları 1984 yılında çıkarılan Teşvik Belgesi Destek Unsurları olan Kaynak Kullanımı Destek Fonu ve Teşvik Primi uygulamaları sonucu hız kazanmıştır. Ayrıca Korgun Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması da sanayileşme hareketine yeni ivmeler kazandırmıştır. Son yıllarda yatırım alanlarında büyük bir çeşitlilik gözlenmektedir. Sanayi tesisleri il merkezi ve Korgun Organize Sanayi Bölgesinde toplanmıştır. Sanayi tesislerinin bulunduğu diğer ilçeler Şabanözü, Çerkeş, Ilgaz ve Kurşunlu ilçeleridir. Çankırı’da 150 kişiden az personel istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelerin sektörlere göre dağılımı incelendiğinde; işyeri sayısı bakımından en yoğun sektörlerin madencilik ve gıda sanayi olduğu görülmektedir.
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI
İldeki toplam karayolu ağı 525 km.dir. Bunun 234 km.si devlet yoludur. Devlet yolunun tamamı asfalttır. Karayollarında sorumluluk Ankara 4. Bölge Müdürlüğü ve Kastamonu 15.Bölge Müdürlüğündedir. 4.Bölge Müdürlüğünün sorumluluk kesimi Çerkeş İlçesinde olup toplam 54 Km.dir. Diğer Devlet ve İl Yolu sorumluluğu 15.Bölge Müdürlüğündedir. İl Yolunun toplam uzunluğu ise 291 Km.’dir. Bu yolun 266 km.si asfalttır. Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünce Çankırı - Ankara arası Tüney köprüsünden sonra yeni il yolu yapılması amacıyla 25 km.lik kesim yol ağına alınmış olup, yapılabilirlilik çalışması devam etmektedir.
YATIRIM FAALİYETLERİ
Yatırımlar ekonomik ve sosyal gelişmenin temel unsuru niteliğindedir. Gelişmişlik göstergelerine bakıldığında Çankırı az gelişmiş bir yöre niteliğini taşımaktadır. Az gelişmişlikten kurtulabilmenin temel şartı ise yatırımları artırmaktır. Yatırımların en genel çizgiyle iki kesim tarafından, yani kamu ve özel sektör tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. Çankırı'da yıllarca yatırımlar kamu kesiminden beklenmiş ve bu beklenti ise daha çok hizmete yönelik yatırımlarla karşılık bulmuştur. Oysa, üretim ve istihdam artırıcı kamu yatırımları kalkınma sürecini hızlandırabilirdi. Çankırı'da, üretim ve istihdam arttırıcı kamu yatırımları; 1976 yılında hizmete giren Süt Fabrikası (özelleştirildi), 1986 yılında hizmete giren Çankırı Silah Fabrikası ve 1992 yılında hizmete giren TCDD Makas Fabrikası şeklinde belirtilebilir. Ayrıca, 2003 yılında özelleştirilen Tekel Tuz İşletmesi ile 1990 yılında hizmete giren TCDD Cer Atölyesi de kamuya ait işletmelerdendir. İl Özel İdaresi'nin üretim ve istihdama yönelik yatırımları ise Çanmersan Mermer Fabrikası, Tuz Fabrikası, Mobilya Atölyesi, Alabalık Tesisleri, Doruk Otel ve Büyük Otel gibi yatırımlardır. Çanmersan Mermer Fabrikası özel sektöre devredilmiş olup; diğer tesisler ise doğrudan ortaklık ve/veya kiralık şeklinde işletilmektedir. Kurşunlu İlçesi Çavundur Beldesi'nde otel ve kaplıca tesislerine yönelik kurulan Çantur A.Ş.'nin çalışmaları da kısmen tamamlanmakla özel sektöre kiralanmıştır.
MÜTEŞEBBİSLERE DÜŞEN GÖREV
Çankırı’da Çankırılı müteşebbis sayısı az. Çankırı’nın resmi nüfusu 270 bin olmasına karşın, Türkiye’de 1.7 milyon Çankırılı bulunuyor. Biz Çankırılı müteşebbisleri Çankırı’ya yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. Bununda birtakım olumlu işaretleri giderek ortaya çıkıyor. Atıl durumda olan tesislerimizi işletmeye başlıyoruz. Bir süredir istihdama, üretime katkıda bulunmayan tesisler; istihdam yaratmak, üretime geçmek için faaliyetlerine yeniden başladılar. Ama sermaye birikiminin olmadığı, tarım alanlarındaki verimin düşük olduğu yerlerde en önemli istikbal okuyarak istikbal edinmektir. Eğitim hizmetlerinde fiziki altyapı olarak iyi olmakla birlikte üniversite ve lise giriş sınavlarındaki oranımız çok düşük. Örneğin üniversite giriş sınavlarında 2003-2004 yılı sonunda 62. sırada, LGS’de 46. sırada kalmışız. Biz de bunları iyileştirmek için valilik olarak, yerel yönetimler olarak yeni bir atılım ve heyecan içindeyiz. Ümit ediyoruz ki çocuklarımız gerek ÖSS’de gerek LGS’de iyi bir başarı sağlayacaktır.
ÜNİVERSİTE BEKLENTİSİ
Yönetici, bir ilçeye ya da kasabaya gidince yol, su, elektrik istenirdi. Sonra okullar öne çıktı, daha sonra sanayileşmeye ilişkin fabrika talepleri oldu. Günümüzde de en çok istenen hizmet üniversite hizmeti oldu. Çankırı olarak bir fakülte, 2 yüksek okula sahibiz. Ankara Üniversitesi Orman Fakültesi yaklaşık 150 öğrenciye nitelikli bir eğitim vermektedir. Aynı şekilde sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da emsaline az rastlanır kalitede olan meslek yüksek okulumuz 3000’den fazla öğrenciyle eğitim öğretimini sürdürüyor. Sağlık Meslek Yüksekokulumuz da emsali okullardan daha iyi hizmet verdiğini gözlemlediğimiz okullarımızdan biridir. Okullarımızın kampüsü, lojmanları, kütüphanesiyle iyi bir durumda, tek eksiğimiz yüksek öğretim sayısı olarak 2 fakülte şartından şu anda mahrum kalışımız. Bunu gidermek üzere de Ankara Üniversitesi Senatosu’nun aldığı eğitim fakültesi kurulması kararı var. Daha önce de teknik eğitim fakültesinin kurulmasına ilişkin üniversite senatosunun kararı var. Bunlardan özellikle eğitim fakültesi kurulmasına ilişkin kararın YÖK tarafından onaylanmasını bekliyoruz. Bu takdirde 2 fakülte şartımızda üniversiteye aday öncelikli illerden biri olacağız. Çünkü fakültemiz ve yüksek okullarımızda niteliklidir. Bu sayı eksikliğini gidermemiz halinde 2005’te üniversite kurulacak 15 il arasında haklı olarak yer alacağız. Şartları bu doğrultuda olgunlaştırmaya çalışıyoruz. Yetkili makamlara gerekçeli raporlarımızı sunduk, taleplerimizi ilettik. Oluşumları sağlamaya gayret ediyoruz. Bir heyecan doğru bir kavram, tabi sosyal-kültürel etkinlikler bakımından, yaşam standardı bakımından önemli bir kavram. Bir de bunun sağlayacağı ekonomik katkılar ihmal edilemez düzeyde.
YASALARI DEĞERLENDİRDİ
Yerel yönetimler 21.yüzyılın yükselen değeri. Sivil toplumlarında öyle. Merkezi idarenin bazen halkın taleplerine uygun, bazen de dayatmacı anlayışı egemen olurdu. Şimdi merkezi idare de halkın beklentisi doğrultusunda hizmet sunmaktadır. Ama yerel yönetimler halkın kendi serbest iradeleriyle oluşturdukları yönetim birimleri, sivil toplum örgütleri de öyle. Yeni yaklaşım yerel yönetimlerin işlevlerini, görevlerini arttırmak şeklinde ve belediyelerde de böyle. İl özel idaresinde, köylerde de böyle. Belediye yasasıyla ilgili bir gecikme görülüyor, bir kısım maddeleri uygulamaya girdi, kabul edilebilir. Özel idareler yasası bakımından da sayın Cumhurbaşkanı o işleyişi durdurmadılar, onaylamakla birlikte tereddüt ettikleri konularda Anayasa Mahkemesine başvurdular. Bu şekilde özel idare yasası yürürlüğe girmiş oldu. Birçok alanda yenilikler öngörüyor. Ama o yasanında bazı konularda değerlendirilmeye ihtiyacı var. Çünkü Türkiye’de bir ifrad tefrid dönemi yaşanıyor. Bazen bir konuya ağırlık verilirken bazen onun tersine ağırlık verildiği oluyor. Dengeli geçişler daha sağlıklı sonuçlar veriyor diye şahsen düşünüyorum. Özel idare yasasında da çok olumlu ve dengeli düzenlemeler yapılmış. Ama bazı düzenlemeler redaksiyon hatası bakımından tereddüt yaratıyor. Onların bir kısmı Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesi sonunda netleşecek. Bir kısmında belki yeni yasal düzenlemeler yaşanacak. Bir kısmında da uygulanması yönetmeliklerle şekillenecek. Bunların sonucunda bir yönden merkezi idare, bir yanda kent merkezinden il merkezinden en ücra mezraya kadar hizmet yürütme yükümlülüğü olan il özel idareleri bir yandan belediyeler, köyler hizmetlerde yarışacaklar. Bu yarışmada sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapacaklar. Ama ondan daha önemlisi vatandaşların bu hizmetlere katkısı yani ihtiyaç duyduğu hizmetleri bir başkasından beklemek yerine ona katkı sağlaması. Demokrasiler çoğulcudur, katılımcı, şeffaf, denetlenebilir yönetimlerdir, hesap verebilir yönetimler olmalıdır. Bu ilkeler çerçevesinde yerel yönetimlerden de yeni işlevler, aktiviteler, yükselen hizmet performansı bekliyoruz. Bir de belediye yönetimlerine talip olan kişiler için, partiler adaylarını daha nitelikli seçme ihtiyacı, seçmenin karşısında çıkma ihtiyacı içerisinde oldular, bu da önemli olan göstergelerden, oluşumlardan biridir.
ÇANKIRILILARA MESAJ
Hepimiz her konuda bilinçli yurttaşlar olmalıyız. Yurttaşlık bilinciyle hizmetleri izlemeli, katkıları sağlamalı, yanlışlıklar varsa yapıcı bir üslupla yöneticileri uyarmalıyız, alternatifler sunmalıyız. Doğru şeyleri teşvik edici, yanlışlıklardan geri döndürücü bir tavır benimsersek ve her birimiz yurttaş olarak üzerimize düşeni yaparsak çalışanların şevki, heyecanı artar. Bir de bu anlayışla Çankırı’ya daha fazla hizmet gelir. Ayrıca, halkımızın beklentileri var, 21.yüzyıl standartları var. Kapısında olduğumuz AB’nin bir takım tespitleri, değerlendirmeleri, standart ve kalite anlayışı var. Bunlara hep birlikte yönelmemiz lazım. Bizim standartlar bakımından göstergeler çok iyi değil. Topyekün her alanda doğru davranış disiplinini geliştirmeliyiz. Sadece belli kişiler sorumlu değildir. Hepimiz sorumluyuz, herbirimiz üzerimize düşeni yaparsak, her olumlu gelişimi desteklersek, her yanlışın karşısında durursak, Çankırı da, ülkemiz de, Çankırılı hemşehrilerimiz de, aziz milletimiz de hak ettiği hizmete kavuşur. Onun için AB üyesi ülke olmamıza gerek yok. İnsanımıza layık olan hizmetleri herhangi bir birliğin üyesi olmadan kendimize has kimlikle yerine getirmeliyiz.
DÜŞÜNÜLEN PROJELER
Turizm alanında bir despinasyon noktası, hattı olmak istiyoruz. Bu doğrultuda Tuz Mağaramızı dünya tarihimizde Osmanlı galerisi, destansı kahramanlar galerisi, mitolojik galeri, rönesans galerisi, çağdaş sanatlar galerisi gibi objelerle bezemek, uygun efektlerle seslendirmek ve projektörlerle aydınlatmak, oralarda konserler vermek, etkinlikler düzenlemek yönünde projelerimiz var. Aynı şekilde Tuz Mağarası astım tedavisi bakımından çok yararlı bir mağara. İle 8 km’lik galeriler halinde bir tanımlanamaz obje, farkına varılmamış. Bunu değerlendirmek istiyoruz. Yıldıztepe adıyla yeni bir dağ sporları ve turizm merkezi oluşturuyoruz. Ilgaz ağırlıklı olarak kış aylarında ilgi çekiyor. Yıldıztepe turizm merkezimiz yılın 12 ayında ilgi çekecek. Piknik yerleri, kamp eğitim tesisleri, dağcılık, kayak sporları olacak. Pek çok aktiviteye hizmet veren ve uzmanları heyecanlandıran bir alan. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çevre Araştırmaları ve Uygulama Merkeziyle projeler yürütüyoruz. Çankırı olarak OKAD ( Orta Karadeniz Kalkınma Birliği), AB hibe fonlarından projeler doğrultusunda yararlanma peşindeyiz. 2007 fotoğrafı, Çankırı için bugünden daha farklı olacaktır.”
ALİ HAYDAR ÖNEL KİMDİR?
Adana - Tufanbeyli nüfusuna kayıtlı, memur bir ailenin çocuğu olarak Kayseri’de 1948’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kayseri’de tamamladı. Siyasal Bilgiler Fakültesine girerek 1971-1972 dönemi sonunda Siyaset ve İdare Bilimleri Bölümünden ikincilikle mezun oldu. Sivil Savunma Hareket Merkezinde, Sivil Savunma İkazı Alarm Uzmanı olarak görev yaptı. Göreve 1973’te Giresun’da kaymakam adayı olarak başladı. Daha sonra Kayseri-Tomarza, Bursa-Orhaneli, Batman-Gercüş, Sakarya-Karasu, Aydın-Germencik, Tokat-Erbaa, Giresun-Tirebolu, Niğde-Bor Kaymakamlıkları yaptı. Gercüş Kaymakamlığı döneminde Gercüş Belediye Başkanlığı, Karasu Kaymakamlığı döneminde de Karasu Belediye Başkanlığını 12 Eylül döneminin bir sonucu olarak üstlendi. Kaymakamlığı sırasında 8 aylık İngiltere yabancı dil eğitimi ve hizmet içi eğitim programına katıldı. 7 yıl Bayburt Valiliği, ardından Giresun Valisi olarak görev yaptı. 17 Haziran 2004’ten bu yana Çankırı Valisi olarak görev yapıyor.