
Hozat’ın doğal güzellikler bakımından çok zengin olduğunu söyleyen Kaymakam Abdulmuttalip Aksoy “Ancak bu kaynaklar düzenlenerek kullanıma açılmamıştır. Harika bir tabiat yapısı ve yabancıl hayvan varlığı nedeni ile av turizmi ilgi çekmektedir” dedi.
Yaşanan göçü önlemek için istihdamı artırıcı projelere öncelik verdiklerini açıklayan Hozat Kaymakamı Aksoy, “Dünyada hiçbir yerde en ücra yere kadar okul ve sağlık ocağı yapılmamıştır. Bunlara gerek de yoktur” diye konuştu.
Tarihi geçmişi ile dikkat çeken Hozat’ın doğal güzellikler bakımından çok zengin olduğunu söyleyen Kaymakam Abdulmuttalip Aksoy “Ancak bu kaynaklar düzenlenerek kullanıma açılmamıştır. Harika bir tabiat yapısı ve yabancıl hayvan varlığı nedeni ile av turizmi ilgi çekmektedir” dedi.
İlçede yaşanan göçü önlemek için istihdamı artırıcı projelere öncelik verdiklerini açıklayan Hozat Kaymakamı Aksoy, “Dünyada hiçbir yerde en ücra yere kadar okul ve sağlık ocağı yapılmamıştır. Bunlara gerek de yoktur” diye konuştu. Tunceli’nin Hozat ilçesi Kaymakamı Abdulmuttalip Aksoy, BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesine yaptığı açıklamada, ilçesinin sorunlarını ve kaymakamlık tarafından yapılan çalışmaları anlattı. Hozat Kaymakamı Aksoy, şunları söyledi:
GENÇ NÜFUS GÖÇ EDİYOR
“Hozat ilçe merkezinin nüfusu 2000 yılı nüfus sayımına göre 6.589’dur. Köylerin nüfusu 2.554 ve toplam 9.143’tür. İlçe nüfusu bir önceki nüfus sayımına göre azalma eğilimi göstermektedir. Bunun nedeni ilçede istihdam yaratma olanağı bulunmadığından faal iş gücünün devamlı büyük kentlere akmasıdır. Tabiki bu etken ilçe nüfusunun gelişimi üzerinde olumsuzluklar yaratmaktadır.
COĞRAFİ DURUM
Dağlık bir yöre olan Hozat ve çevresi sarp dağlarla çevrilidir. İlçe toprakları akarsuların açtığı derin vadilerle yarılmıştır. İlçe merkezinin kuzeyden güneye doğru yükseltisi azalır. Hozat, karasal bir iklim yapısına sahiptir. Kış mevsimi yörede uzun sürmekte ve dört ay gibi bir zaman arazi karla kaplı olarak kalmaktadır. Hozat toprakları engebeli olduğundan tarla tarımına da pek elverişli değildir. Bu doğal koşullar ilçe ekonomisinin dayandığı tarım ve hayvancılık üzerinde olumsuz koşullar yaratmaktadır.
TARİH ESKİYE DAYANIYOR
Hozat’ın tarihinin çok eskilere dayandığı çeşitli kaynak ve kaynakçalardan anlaşılmaktadır. Çeşitli nedenlerle otoriteden kaçan göçebe boylarının Hozat ve çevresini yurt edindikleri anlaşılmaktadır. Dağlık bir yöre olduğundan Osmanlılar döneminde de Hozat ve çevresi tam bir denetim altına alınmadığından daima birtakım olaylara sahne olmuştur. Dersim sancağının teşkil edildiği 1848 tarihinde sancak merkezi Hozat yapılmıştır. Dersim; Hozat merkez olmak üzere 1880 tarihinde vilayet olarak teşkil edilmiştir. Vilayet yaklaşık olarak 10 sene devam etmiş, 1888 tarihinde geliri giderine yetmediği için lağvedilerek mutasarrıflık olarak Ma’müratil Aziz (Elazığ) vilayetine bağlanmıştır. Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte Hozat Elazığ’a kaza olarak bağlanmış ve 25 Aralık 1953 yılında çıkarılan Tunceli Kanunu ile Hozat, merkezi Kalan Kasabasına taşınan Tunceli vilayetine bağlı bir kaza haline getirilmiştir. Hozat ilçesi doğal güzellikler bakımından çok zengindir. Ancak bu kaynaklar düzenlenerek kullanıma açılmamıştır. Harika bir tabiat yapısı ve yabancıl hayvan varlığı nedeni ile av turizmi ilgi çekmektedir. Köylerimiz mezarlıklarında bulunan koç ve at şeklindeki mezar taşları görülmeye değer tarihi zenginlikleridir.
KÖYLERİN DURUMU
Hozat ilçesinin Çağlarca Bucağı ile birlikte 30 köyü vardır. Genel olarak bu köylerimize elektrik, içme suyu, yol ve telefon gibi hizmetler götürülmüştür. Bazı köylerimize şebekeli içme suyu götürülmüş ve her yıl birkaç köyümüz şebekeli içme suyuna kavuşturulmaktadır. Bir köyümüzün yolu asfalt ve diğer köylerimizin yolları genel olarak stabilizedir. Ulaşımda hizmet arzulanan seviyede değildir. Köylerimiz dağlık mezralar halinde oluştuğundan küçük yerleşim birimlerinin yarattığı sakıncaları taşımakta ve hizmetler pahalı maliyetlere yol açmaktadır.
EĞİTİMDE DURUM
Okul öncesi eğitim kurumu olarak ilçe merkezinde bir bağımsız anaokulu mevcut olup, okul öncesi eğitim hizmeti vermektedir. İlköğretimde ise ilçe merkezinde bir yatılı ilköğretim bölge okulu ve Mohaç İlköğretim Okulu adıyla bir okulumuz vardır. Öğrenci azlığı nedeniyle köylerimizdeki okulların tamamının kapalı oluşundan ilköğretim çağındaki öğrencilerimiz yatılı ilköğretim bölge okulunda eğitim öğretim görmektedir. Orta öğretimde ilçe merkezinde Zübeyde Hanım Çok Programlı Lisesi bulunmaktadır. Yığılma nedeniyle bölge okulu binası kapasite açısından yetersiz kalmakta ve diğer okullarımız bina fiziki kapasite açısından yeterli düzeydedir. Toplam olarak ilçe okullarımızda 40 branş ve 20 sınıf öğretmeni görev yapmaktadır. Öğretmen atamalarında özellikle stajyer öğretmen atamaları yapılmaktadır. Bütün öğretmenlerimizin mesleğinde başarılı olmaya çalıştıkları ve gerekli gayreti gösterdikleri tarafımdan gözlenmektedir. Ayrıca ilçemizde konuşlu 51. İç Güvenlik Tugay Komutanlığında askerlik hizmetini yapan ve branşında uzmanlaşmış asker öğretmenlerden de yararlanılmaktadır. İlçede okur yazarlık oranı %92 seviyesindedir. Anadolu ve Fen liselerine öğrenci kazandırma oranı ülke ortalamasına göre %30 ve üniversiteye öğrenci kazandırma oranı ise %10 civarındadır.
SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık hizmetleri ilçe merkezinde tek sağlık kuruluşu olan Hozat Merkez Sağlık Ocağı eliyle ve pratisyen hekimlerle yerine getirilmektedir. Sağlık ocağımıza uzman hekim bulunmamaktadır. Kadrolu iki pratisyen hekim askerlik hizmetinde bulunduklarından hekim ihtiyacı geçici görevle yapılan görevlendirmelerle yürütülmektedir. Merkez sağlık ocağımız binası eski yapım olduğundan günün koşullarına ve ihtiyaca cevap verememektedir. Personel olarak geçici görevle görevlendirilen 2 pratisyen hekim, 1 diş tabibi, 1 laboratuar teknisyeni, 2 sağlık memuru, 6 ebe, 5 hemşire görev yapmaktadır. Sağlık ocağımızda günlük poliklinik hizmetleri verilmekte ve aciliyet arz eden ve uzmanlık alanına girin durumlarda ise hastalar Elazığ ili sağlık kurumlarına sevk edilmektedirler. Dünyada hiçbir yerde en ücra yere kadar okul ve sağlık ocağı yapılmamıştır. Bunlara gerek de yoktur. Sağlıkta ilk kontroller bulundukları yerden yapılabilmeli ancak ücra bir yere beyin ameliyatı yapılacak hastane yapılmamalı. Bir beyin cerrahını yetiştirmek bir ülke için problemdir. Bu beyin cerrahını yetiştirdikten sonra senede bir ameliyat yapacağı bir yere gönderip körelmesini izlemek çok kötü bir durumdur. Ancak yeter seviyede öğrencisi olan yere okul açılmalıdır. Bir çocuk için en önemli olan şey aile sevgisidir. Küçük yaşta çocukları ailelerinden ayırmak doğru değildir. Ben ailesinden erken ayrılan çocukların ileriki yaşamlarında sorun yaşayacakları düşüncesindeyim. Şu anda YİBO’lar yeterli olsa bile ben bu çocuklarla ilgilenecek kadronun yeterli olduğuna inanmıyorum. Ben YİBO’ya gittiğimde küçük bir kız çocuğunun saçının büyük bir kız çocuğu tarafından tarandığını gördüm. Bu hoş bir şey değil. Ayrıca evde yemek yemenin verdiği zevkle, büyük bir salonda yemek yemenin verdiği zevk başkadır. Demekki asıl sorun ve sıkıntı çarpık yerleşmede. Mümkün olduğunca toplu yerleşimler özendirilmeli. Böyle bir durumda da eğitim ve sağlık konusuna ağırlık verilmeli. Biz her köşeye kadar okul, hizmet götürecek kadar zengin değiliz. Eğitim ve sağlıktaki asıl sorun çarpık kentleşmedir. Bütün bunların düzeltilmesi için zaman gerekiyor.
HALKIN GEÇİM KAYNAKLARI
İlçenin doğal yapısı, iklimi, ulaşım imkanlarından yoksunluk, pazara ulaşım uzaklığı ve hammadde kaynaklarının bulunmayışı sanayi ve imalat sektörünün kurulmasına olanak tanımamıştır. İlçede faal nüfusun büyük bölümü, tarım ve hayvancılık kesiminde çalışmaktadır. Üretim daha çok aile işletmeciliği şeklinde yapılmakta ve geniş anlamda pazar için üretim yapılamamaktadır. Geçimlik düzeyinde kalan tarımın bir geçim kaynağı haline getirilebilmesi için üretimin çeşitlendirilerek verimin arttırılması, modern girdilerin yaygınlaştırılması, sulama tesislerinin yapımına öncelik verilmesi, bedelsiz tohum ve fidan dağıtımının yapılması gibi teşvikler uygulanması gerekmektedir. İlçe tarımında ilerlemenin sağlanabilmesi için çiftçilerimiz bağcılık, sebze ve meyve yetiştiriciliği ile yem bitkilerinin üretimi konusunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı az imkanları ile desteklenmektedir. Halkın diğer bir önemli kaynağı ise hayvancılıktır. İlçemizin doğal kaynakları değerlendirildiğinde hayvancılık sektöründe arıcılık, et besiciliği, süt sığırcılığı. Tavukçuluk ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaya müsaittir. Şimdiye kadar geleneksel yöntemlerle ve aile ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan arıcılık son yıllarda gelişme sürecine girmiş ve geçim kaynağı haline gelmiştir. Sosyal Yardımlaşma Vakfımızca hayvancılık sektöründe bir proje yapılarak uygulanmaya konmuş ve vatandaşa geçim kaynağı yaratılmaya çalışılmıştır.
ÖZEL SEKTÖR İLGİSİZ
Kalkınmadaki öncelikli yörelere yapılacak yatırımlar için birçok özendirici teşvikler getirilmesine rağmen özel sektör yatırımlarının bu yörelere kanalize edilmesinde beklenen gerçekleşmemiştir. İlçenin doğ4al yapısı, iklimi, ulaşım olanakları, hammadde kaynağının bulunmayışı ve sermaye yetersizliği gibi faktörler sanayinin kurulmasına imkan tanımamaktadır. Azda olsa ilçede potansiyel oluşturma bakımından Sosyal Yardımlaşma Vakfımızın desteği ile vatandaşlar araç bakım tamir atölyeleri, peynir üretim ve ağaç parke gibi iş yerlerini kurmalarını teşvik edilmeye çalışılmaktadır.
UYGULANAN PROJELER
Yöremizin önemli sorunu sosyo-ekonomik kalkınmanın sağlanması sorunudur. İlçede imalat sanayii bulunmadığından ve ticarette gelişkin olmadığından istihdam yaratma olanağı kısıtlıdır. Bunun sonucu işsiz ve üretim araçlarına sahip olmayan bir insan kaynağı mevcuttur. İstihdam yaratılarak ekonomik gelişmenin sağlanması ve üretimin yaygınlaştırılabilmesi için Sosyal ve Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız kanalıyla emek yoğun ölçekli besicilik, koyunculuk, arıcılık, el sanatları, inekçiliği ve meyvecilik gibi birçok proje yapılarak uygulanmıştır. İlçede göreve başlamamla birlikte 2004 yılında 30 aileye yönelik 2 adet koyunculuk projesi, 3 adet iş yeri kurma projesi, 20 aileye yönelik Kilis keçisi projesi, 7 aileye yönelik süt inekçiliği projesi yapılmış ve uygulanmıştır. Ayrıca 20 aileye yönelik koyunculuk projesi yapılarak fon başkanlığına gönderilmiş ve parasal kaynağı temin edilmek üzeredir. Bu üretken faaliyetler ile birlikte 2005 yılında 1 adet cicimcilik projesi, 1 adet ahşap boyama projesi, 1 adet koyunculuk projesi, 1 adet Kilis keçisi projesi, 1 adet süt inekçiliği projesi ve 1 adet arılı kovan projesi hazırlık aşamasında olup, yakın zamanda bitirilmeye çalışılarak Fon başkanlığına sunulacaktır.
HUZUR SAĞLANDI
Terör örgütlerinin geçmiş yıllarda bölgede sürdürdükleri silahlı propaganda faaliyetleri sonucu birçok maddi ve manevi tahribata yol açmıştır. Buna karşılık güvenlik kuvvetlerimizin başarılı çalışmaları sonucu terör olayları bugünkü ortamda göreceli olarak azalmıştır. İlçenin asayiş durumu iyi olup, devletin vatandaşa yaklaşımı sonucu devlet vatandaş iş birliği pekiştirilmiş ve bir huzur ortamı yaratılmıştır. İlçede asayişe müessir adi olaylar yok denebilecek kadar azdır.
SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAM
Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi burada da sosyal aktivite olarak değerlendireceğimiz olaylar çok az. Nedir sosyal aktivite? Sosyal aktivite hobidir. İnsanların hobileri olması lazım. Sinemaya gitmek lazım. Sporla uğraşmak, sanatla uğraşmak lazım. Spor salonumuz yok. Burada sanatla ancak kişisel bazda ilgilenilebilir. Senede bir iki konser oluyor. Buna da vatandaş yoğun bir ilgi gösteriyor. Spor tesislerinin olmayışı veya yerli yersiz oluşu ülkemiz için çok büyük sorundur. Bu ülkeden Süreyya Ayhanlar, Naim Süleymanoğlular çıkmasını istiyorsak bunların yetişmesini sağlamalıyız. Koşu pisti olmayan bir yerde nasıl bir koşucu çıkabilir. Çocuk televizyondan izleyerek basketbol öğrenemez. Şu anda hangi çocuğa hobilerin neler dersek; kitap okumak, müzik dinlemek der. Çünkü onun öğretmenlerinin de hobileri yok.
YAŞANAN SIKINTILAR
En büyük sıkıntımız tembellik. Bu sıkıntı ülkemiz genelinde ortak bir sıkıntıdır. Diğer sıkıntımız düşündüklerimizi yapacak maddi güce sahip olamamamız. Bir diğeri de bizim dışımızda yapılan reformlar. Şu anda yerel yönetimler reformu yapılmaya çalışılıyor. Bu bizi çok etkileyecek. Her şeye Ankara’dan karar verilmemeli. Bir diğer sıkıntı da kamu kurumunda çalışan personelin kalite sıkıntısıdır.
YASAYI DEĞERLENDİRDİ
Ülkemizin sorunlarından çok bahsediliyor. Bu sorunlar bir yasayla birden bire çözülemez. Çözüleceğine inanacak olursak büyük bir yanılgıya düşmüş oluruz. Bizim temel sorunumuz şu; altyapı hazırlanmadan kanunlar birden çıkarılıyor. Bu da büyük sıkıntılar yaratıyor. Bir ana fikir hazırlanıyor, bu ana fikir doğrultusunda kanun çıkarılıyor. Kanundan bir ana fikre gidilmiyor. Ana fikirde; çıkarılan kanunlar çok güzel. Şu anda ülkemizdeki temel sorun merkezden yönetim. Biraz daha kapsamlı, biraz daha dikkatli düşünülmeli. Türkiye’nin her yerinde aynı iklim yaşanmıyor. Yedikleri yemekler, düşünceler, yaşam tarzları bir değil.
HALKA MESAJLAR
1.5 yılı aşkın bir süredir Hozat Kaymakamıyım. Ben Hozat Kaymakamı olmaktan hep onur ve gurur duydum. Vatandaşımla gururlandım. Ben bütün Hozat halkına teşekkür ediyorum. Yaşamları boyunca mutluluk diliyorum. Artık vatandaşımızın huzuru hak ettiğini düşünüyorum.”
ABDULMUTTALİP AKSOY KİMDİR?
1975 yılında Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’nın Elmadağ ilçesinde, liseyi Ankara Ayrancı Lisesinde bitirdi. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunu. 2000 yılında Eskişehir Kaymakam adayı olarak göreve başladı. Adaylık süresince Trabzon - Köprübaşı, Kütahya - Aslanapa ve Kırıkkale - Balışeyh ilçelerinde Kaymakam Vekilliği ve Karaman-Ayrancı ilçesinde kaymakamlık görevinde bulundu. Milli Güvenlik Akademisi mezunu olup, İngiltere Leicester Üniversitesinde 6 ay lisan eğitimi aldı. 2003 yılı Ekiminden bu yana Hozat’ta kaymakamlık görevini sürdürüyor.