goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

6 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Narlıca Belediyesi Kapanmasın

“Türkiye'de nüfusu düşük olan; ama belediye olarak kalması gereken yerler de var” diyen DYP’li Narlıca Belediye Başkanı İbrahim Kaygısız, kapanma durumunda halkın mağdur olacağını savundu. İznik gölünün kıyısında kurulmuş Orhangazi’ye bağlı Narlıca beldesi nüfusu yetersiz geldiği için kapanacak belediyeler arasında yer alıyor. Altyapıda eksikliklerinin kalmadığını kaydeden DYP’li Narlıca Belediye Başkanı İbrahim Kaygısız, belediyenin kapanmasını halinde vatandaşların mağdur olacaklarını ifade etti. Kaygısız, “Belediyecilikteki anlayışımız insanların hayat standardını yükseltmek, daha fazla insanın daha iyi hizmet almasını sağlamak olmalı. Bizim düşüncemiz bu yönde ve hükümetimizin de düşüncesi bu yönde ise belediyeleri kapatmamaları gerekir diye düşünüyorum” dedi. Narlıca Belediye Başkanı İbrahim Kaygısız, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:

HALK TİCARETE YÖNELİNCE GÖÇ OLDU

Maalesef göç veriyoruz. Nüfusumuz bin 980. Yani kapatılacak 240 belediyenin arasındayız. Ancak bu, gerçek nüfustur. Türkiye'nin bir çok yerinde olduğu gibi şişirilmemiştir. Narlıca, İznik Gölü etrafındaki belediyeler arasında nüfusla birlikte değerlendirirsek, en fazla katma değer üreten beldelerimizden birisidir. Bunun nedeni, burada tarıma yönelik arazilerin az olması sebebiyle halkın ticari alanlara yönelmiş olması. Bunun yanında kamyon taşımacılığı, otobüs taşımacılığı yapıyorlar. Balıkçılık Kooperatifi, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi var, şirketleşme var. Ancak aileler bu işlerini büyük yerlerde değerlendirmek istediği için burada nüfusu tutmak da çok fazla mümkün olmuyor.

DEVLET BORÇLARIMIZI AFFETSİN

1999'da devraldığımızda belediyemizin İller Bankası'na, altyapı projesinden kaynaklanan 387 bin dolar kadar kredi borcu vardı. Bu da belediyemizin bütçesini aşan bir borç idi. SSK, Emekli Sandığı, Vergi Dairesi’ne borçlarımız vardı. Şimdi bu borçların bir kısmını kapattık. İller Bankası'na olan borcun tamamını kapattık. SSK ve Emekli Sandığı'na olan borçlarımızı ise devletten bir af beklentisi içinde olduğumuz için bekletiyoruz. Personel verimliliği açısından maksimum verimliliği esas alıyoruz. Belediyedeki personelden çok verimli olarak faydalanıyoruz. Tasarruf etmemiz gerekiyordu. Personelde azaltma yapabilmek için otobüslerimizi özelleştirdik. Emekli olanların yerine eleman almadık. Bugün 14 memur kadromuz olduğu halde 5 memurumuz. 7 tane de işçimiz var. Sıkıntımız yok diyebilirim. Personel yetersiz kaldığı zamanlarda vatandaşın da yardımını talep ederek daha doğrusu işlerin bir kısmını özel sektöre yani buradaki vatandaşlara yükleyerek bu şekilde tasarruf etmeye çalışıyoruz.

DEPREMİ GÖRMEZDEN GELEMEZDİK

1994 yılında ilk imar planı yapıldıktan sonra çok fazla bir uygulama alanı olmadı. 1999 yılında geldiğimizde imar planının kağıt üzerinde kaldığını gördük. Ayrıca uygulaması mümkün olmayan bir imar planı idi. 1999 yılında yaşadığımız büyük deprem gözardı edilmiş. Buranın 1. derecede deprem bölgesi olduğu görmezden gelinmiş. Bizim ilk işlerimizden biri Jeolojik etütlerin ve yeniden bir imar revizyonunun yapılmasını sağlamak oldu. Bu revizyonda kat sayısını aşağıya indirdik. İmar affı sayılabilecek,aslında vatandaşı bilinçlendirmeyle ilgili çalışmalarımız oldu. Burada araziler büyüklüğüne göre değil, zeytin ağaçlarının yaşlılığına, dolayısıyla büyüklüğüne göre değerleniyor. Bu da parselizasyonda bir sıkıntı yaratıyor. Biz de vatandaşın evini yıkmaktansa planı değiştirmeyi uygun gördük.

ALTYAPI TAMAMLANDI

1999 yılından bugüne kadar içme suyu deposu ve şebekesi tamamen yenilendi. Yaklaşık 2 kilometre mesafeden içme suyu derin kuyusu ve terfi hattı yapıldı. Kanalizasyon sistemi yapıldı. Telekom hatları yer altına alındı. Ana yolda asfaltlama çalışmaları yapıldı. 2 bin metrekare parkeleme ve bir o kadar da asfaltlama çalışmaları yapıldı. Bir iki nokta dışında altyapımız tamamlandı diyebilirim.

İZNİK GÖLÜ’NÜN YARISINI ALDIK

Gölün kirletilmemesi hususunda diğer belediyelerden çok daha fazla duyarlıyız. Ben, belediye başkanlığı dönemimde Narlıca Su Ürünleri Koopertifi'ni kurdum. İznik Gölü'nde Yunanistan, İtalya gibi Akdeniz ülkelerine ihraç edilen ve oralarda talep gören gümüş balığı avcılığı yapılıyor. Bu, yılda bin-2 bin tonluk bir pazarı olan ve ülke ekonomisine 1-2 milyon dolarlık bir getirisi olan bir balık. Bu açıdan İznik Gölü sadece İznik Mal Müdürlüğü tarafından ihale ediliyordu, bir tane kooperatif vardı. Bu kooperatif çeşitli kişilerin eline geçtiği zaman ticari rantlar oluşuyordu. Balıkçılıkla uğraşan halk aç kalıyordu. Biz gölün bölünmesini teklif ettik. O zaman bize güldüler, ama uzun bir süreçten sonra hak yerini buldu. Narlıca Su Ürünleri Kooperatifi olarak İznik Gölü'nün yarısını aldık. Su ürünleri ile ilgili olarak AB'nin istihdamı geliştirici desteklerinden faydalanmak için bir proje geliştirdik. Kafeslerde somon balığı yetiştirilmesiyle ilgili proje hazırladık. Ancak gölün ekolojik dengesini bozacağı gerekçesiyle projemiz Tarım Bakanlığı tarafından kabul görmedi.

BELEDİYE KAPANIRSA VATANDAŞ MAĞDUR OLUR

Belediyecilikteki anlayışımız insanların hayat standardını yükseltmek, daha fazla insanın daha iyi hizmet almasını sağlamak olmalı. Bizim düşüncemiz bu yönde ve hükümetimizin de düşüncesi bu yönde ise belediyeleri kapatmamaları gerekir diye düşünüyorum. Madem Köy Hizmetleri kaldırılıyor; o zaman çevremizdeki köyleri de referanduma gerek olmaksızın bize bağlayın. Oralara hizmeti biz götürelim. Türkiye'de nüfusu düşük olan; ama belediye olarak kalması gereken yerler de var. Yapmamız gereken daha fazla insana daha iyi hizmeti sunabilmek, yerinden yönetimi geliştirmek. Her konuda AB'yi örnek almamız gerekmiyor, Türkiye'nin kendine özgü bir yapısı var. Belediyelerin hizmet alanını genişletsinler, güçlendirsinler ve denetlesinler. Biz de onlara hizmet götürelim. Ayrıca biz ne olursa olsun böyle bir hakkın bizden alınmasını istemiyoruz. Ayrıca vatandaşımız da mağdur olacak. Hem 2000 yılında yapılan sayım, meclis başkanı tarafından yüz karası bir sayım diye nitelendirilmiş durumda. Bu sayımın sonuçlarına göre böyle bir kanunun çıkması ve uygulanması çok büyük bir adaletsizlik kanaatimizce.

EĞİTİMDE HAYIRSEVERLERİN DESTEĞİNİ ALDIK

Öğrencilerimize bir spor alanı oluşturmaya çalıştık. Okul bahçesinin düzenlenmesi, bir bilgisayar sınıfının oluşturulması, laboratuar sınıfı oluşturulması hususunda belediye imkanlarıyla hayırseverlerin desteklerini buluşturma şansımız oldu. Burada eğitim seviyesi ne kadar yükselirse biz de o kadar rahat ederiz prensibiyle, okulumuzun çok daha kaliteli eğitim vermesi için okul müdürümüzle ve öğretmenlerimizle sürekli diyalog içerisindeyiz. Okul ile halkın buluşmasını sağlamak üzere etkinlikler yapılmakta.

SAĞLIK OCAĞINİ İNŞA EDİYORUZ

Sağlık ocağı ile ilgili bir problemimiz vardı. Malum, Sağlık Bakanlığı, kendisine ait olmayan yerlerdeki sağlık ocaklarını kapatıyor. Bizim buradaki sağlık ocağının binası da belediyeye aitti. Biz binamızı vermeyelim, yukarıdaki arsamızı verelim dedik. Bu sefer de Sağlık Bakanlığı oraya bina yapmayı kabul etmedi. Biz de hayırsever insanlarımızın destekleri ve belediyemizin imkanlarıyla lojmanlarıyla birlikte bir sağlık ocağı inşaatına başladık. İnşallah Haziran ayında açılışını yapacağız. Eski binamızı da yıkarak bir belediye binası, üzerine çok maksatlı bir salon yapma projemiz var.

HALKIMIZLA BİRLİKTE ZORLUKLARA KATLANIYORUZ

Halkımızın en iyi şeylere layık olduğunu düşünüyoruz; ama atasözündeki gibi zor olmadan hiç birşey olmaz. Bütün zorluklara hep beraber katlanacağız. Ama yaşam standardımızın arttırılması için de öncelikle çocuklarımıza iyi eğitim şartları hazırlayıp, önce onların daha iyi şartlarda yaşamalarını arzu etmeliyiz. Halkımızın gelişen dünyaya ayak uydurmuş, teknoloji çağını yakalamış, üretimi arttırmada gerekli çalışmaları yapmış bir şekilde huzur ortamı içerisinde el ele gönül gönüle bir hayat geçirmelerini arzu ve temenni ediyoruz.

DESTEK GÖRMÜYORUZ

Alternatif geçim kaynaklarıyla ilgili seçilen noktalarda vatandaşımıza geçim kaynaklarıyla ilgili yardımcı olmak üzere bir proje geliştirmiştik. Ancak Narlıca'nın üst kısımlarının damlama sulama yöntemiyle sulanmasını sağlayacak proje, geçen dönemdeki erken seçim kararının ardından yarım kaldı. Yaklaşık bin dekarlık bir alanda 20 bin zeytin ağacını sulayacak ve halkımıza 1 yılda yaklaşık 300 milyarlık bir gelir artışı sağlayacak bir projeydi ve 2002 yılı maliyeti sadece 138 milyar olan bir projeydi. İktidar partisine mensup olmadığımız için projemize destek göremiyoruz.

İBRAHİM KAYGISIZ KİMDİR?

1967 yılında Narlıca'da doğdum. İlkokulu Narlıca'da, ortaokulu Eskişehir Yunus Emre Öğretmen Okulu'nda, liseyi Bursa'da, üniversite tahsilimi ise 9 Eylül İşletme Fakültesi'nde tamamladım. Ticaret hayatına atıldım ve baba mesleğimiz olan şehirlerarası otobüsçülük işini sürdürdüm. Ondan sonra zeytin ticaretine başladım. Sonra da halkın teveccühüyle 1999 yerel seçimlerinde belediye başkanı seçildim. İki dönemdir DYP'den belediye başkanlığı görevimi sürdürmekteyim. Evliyim, 2 kız çocuğum var. İnsanlara, yaşadığımız yere bir şeyler verebilmek adına siyasete atıldım. Ben 1992 yılında belediyemiz kurulurken, belediyenin kurucu başkanlığında gönüllü olarak görev almıştım. Bir süre de yazı işleri müdürlüğü adı altında buradaki yapılanmanın başlangıcında yer aldım. Dolayısıyla belediye, çocuğumuz gibi oldu. Hizmet etmenin bana mutluluk vermesi ve vatandaşın da teveccühü bizi belediye başkanı olmaya sürükledi.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis