
Türkiye’deki 81 il arasında İstanbul’un ardından Bursa’nın kendisine yeten ikinci il olduğunu belirten AK Parti Bursa Milletvekili Şerif Birinç: “”Bursa ekonomik potansiyel olarak devletimize sağladığı katkılar yönünden ikinci sırada. Ama devletten aldığına baktığımız zaman 63.-64. sıralarda. Biz bir çok hususta Ankara’dan ihsan istemedik, ‘Gölge etmeyin. Biz kendi problemlerimizi kendimiz çözeriz’ dedik” dedi.
Otomotiv, tekstil ve tarıma dayalı sanayinin önemli bir kısmının Bursa’da olmasından dolayı göç aldığını hatırlatan AK Parti Bursa Milletvekili Şerif Birinç, “İş sahası fazla olduğu için de süratle göç aldı. Ama zaman içerisinde önlem alınmadığı için gecekondulaşma, çarpık kentleşme had safhadadır” dedi. Bursa’nın hızlı ve aşırı göç nedeniyle inşaat çöplüğüne döndüğünü ileri süren Birinç, ilin kaderini değiştirecek çalışmaların sürdüğünü söyledi. Bursa’nın devlete aldığından kat be kat fazlasını verdiğini belirten Birinç, şunları söylüyor: “Ankara’dan ihsan istemedik, ‘Gölge etmeyin. Biz kendi problemlerimizi kendimiz çözeriz’ dedik.” AK Parti Bursa Milletvekili Şerif Birinç, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:
GÖÇ BURSA’YI İNŞAAT ÇÖPLÜĞÜNE ÇEVİRDİ
Tarih öncesi çağlar, Roma, Bizans, Osmanlı dönemine ait çok geniş eserler var Bursa’da. Bunların önemli bir bölümü hala ayakta. Bir kısmı harabe şeklinde ayakta, bir kısmı da tamamen yok olmuş. Turistik yönden Bursa, dağı, ormanı, denizi, gölleri, akarsuları bol olan bir yer. Hemen eteğinde kurulmuş olduğu Uludağ, güneyde Ulubat Gölü, Kuzey’de İznik Gölü, bunun dışında Nilüfer Çayı, Susurluk Çayı, Kocaçay gibi çok önemli akarsuları da mevcut. Bu değerler dünyada da çok az bölgede var. Ama bizim bir şanssızlığımız var: Bursa sanayileşme ile beraber süratle göç aldı. Bu göçe uygun imar planları çıkarılmadığı için Bursa merkezi ve çeşitli bölgeleri şu anda bir inşaat çöplüğü görünümünde. Bunun dışında Bursa bir eğitim ve tarih merkezi. Üniversitesiyle, tarihi ve kültürel eserleriyle geçmişte birçok alim yetiştirmiştir. Bursa’nın bir diğer tabiri de “Evliyalar Şehri”dir. Gerek bilimsel gerek dini anlamda birçok ulema, alim yetiştirmiştir. Geçmişte Bursa’yı ziyaret eden Cezayir Cumhurbaşkanı’nın bir sözü vardı: “Osmanlı’nın bütün eserlerini taşıyoruz. Osmanlı yine bizim önderimiz olsun ve biz Osmanlının bilinci, anlayışı içinde bir birlik haline dönüşelim”. Bugün AB’ye, NATO’ya diğer birliklere karşı böyle bir birliğin özlemini dile getirmişti.
GÖÇÜ İŞ SAHASI OLUŞTURUYOR
Şu anda Türkiye’de en fazla göç alan şehir Bursa. Bursa’da otomotiv, otomotiv yan sanayi, tekstil ve tarıma dayalı sanayi ön plandadır. Otomotive dayalı yan sanayiinin en büyük olduğu yer Bursa’dır. Tekstilde Türkiye’nin önemli bölgelerinden birisidir. Tarıma dayalı sanayiinin yüzde 60’ı Bursa’dadır. Bu üç özelliğinden dolayı iş sahası fazladır. İş sahası fazla olduğu için de süratle göç aldı. Ama zaman içerisinde önlem alınmadığı için gecekondulaşma, çarpık kentleşme had safhadadır.
ARITMA YETERSİZ
İlimizin altyapısının yeterli olduğunu söylemek çok zor. Ulaşım, temizlik bir problemdir. Yeterli arıtma olmadığı için, Nilüfer Çayı dördüncü derecede kirli konuma sahiptir. Ulubat Gölü’nde, Susurluk Çayı’nda, Kocadere’de önemli derece kirlilik mevcuttur. İnşallah Türk Ceza Kanunu’na gerekse Çevre Kanunu’na uygun olarak yeni düzenlemeler yapılır, arıtma tesisleri kurulur, arıtılan sular dereler, göllere değil de derin denize deşarj edilir. Böylece bölgenin de sağlık ve çevre açısından koruması sağlanmış olur.
RAYLI SİSTEM ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİ RAHATLATACAK
Bursa ulaşımının önemli bir sorunu çevre yoludur. İnşallah bu yıl sonunda ana güzergah açılacak ve en azından Ankara-İstanbul-İzmir gidişleri rahatlamış olacak. Şehir içi rahatlaması için de raylı sistemin ikinci etap çalışmaları devam ediyor. Onların da bitmesiyle şehir içi trafiği önemli oranda rahatlayacak.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE İLK ÜÇTEYİZ
Sağlık açısından Bursa bir bölge potansiyelidir, çevre illere de hizmet vermektedir. Yatak sayısı Türkiye ortalamasının altındadır. Sağlık personeli yönünden durumu çok iyi değildir. Türkiye’de ortalama 4 bin kişiye bir doktor düştüğü halde, Bursa’da 6 bin kişiye bir doktor düşmektedir. Gerek yatak, gerekse sağlık personeli açısından bir de bölge özelliğini göz önüne alırsak durumun iyi olduğunu söyleyemeyiz. Ama bütün bu olumsuzluklara rağmen, ürettiği hizmetler yönünden Türkiye’nin ilk üçündedir.
ANKARA, TÜRKİYE’Yİ YÖNLENDİRMELİ
Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra zaman zaman ihtiyaçlara bağlı olarak bazı yetkiler merkeze toplanmış, zaman zaman da taşraya verilmiş. Bunun en güzeli problemin olduğu yerde çözümün üretilmesidir. AK Parti iktidarından sonra, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarda bunu baz alıyor. Ankara’nın yapacağı iş zaman zaman taşradaki işlerin denetlenmesini yapmak ve Türkiye genelinde koordinasyonu sağlamak, yönlendirmesini yapmak. Bunu sağladığımız zaman hizmet daha aktif, daha çabuk ve daha verimli olur.
ANKARA, BURSA’YA GÖLGE ETMESİN
Türkiye genelinde 81 ile artı olarak bakan 13 vilayet var. Birincisi İstanbul, ikincisi ise Bursa’dır. Bursa ekonomik potansiyel olarak devletimize sağladığı katkılar yönünden ikinci sırada. Ama devletten aldığına baktığımız zaman 63.-64. sıralarda. Biz bir çok hususta Ankara’dan ihsan istemedik, ‘Gölge etmeyin. Biz kendi problemlerimizi kendimiz çözeriz’ dedik.
HERKES BURSA’NIN KIYMETİNİ BİLMELİ
Bursa ecdad yadigarı bir şehir. Bursa’da yaşayan, Bursa’nın ekmeğini yiyen, havasını koklayan, suyunu içen herkesi Bursalı olarak kabul ediyoruz ve herkesin de Bursa’nın kıymetini bilerek, orada oturması, çalışması ve hizmet vermesi gerektiğini düşünüyoruz.
SİYASET BÜROKRASİYİ YÖNLENDİRMELİ
Hizmetin 4 ayağı vardır. Biri, bürokrasi, biri siyaset, biri sivil toplum kuruluşları biri de müteşebbistir. Eğer bu dörtlü çark düzgün işlerse hizmetler en mükemmel şekilde götürülür. Türkiye’de kamu hizmetini halka sunan mekanizma, bürokrasidir. Bürokrasiyi yönlendiren mekanizma siyasettir. Siyasetçiye çalışma konularını verecek olan mekanizma ise müteşebbisler ile sivil toplum örgütleridir. Türkiye’de maalesef sivil toplum kuruluşları yeterli değil. Bürokrasi hantal yapısını muhafaza ediyor. Bürokrasiyi yönlendirecek doğru düzgün siyasi mekanizma geçmişte olmadı. Geçmişte siyasi mekanizma, kişisel çıkarlar ve grup çıkarları üzerine kurulmuştur. Ben başhekim olduğum dönemde, bu mekanizmanın işlememesine bağlı olarak bazı hizmetlerin yürümediğini gördüm. Bir doktor milletvekili olarak da bazı katkılarım olabileceğini düşünerek siyasete girdim.
ŞERİF BİRİNÇ KİMDİR?
1953 Bursa Karacabey doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Karacabey’de yaptım. 1970 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girdim. 1977 yılında mezun oldum. 1978 yılında o zamanki adıyla Bursa Tıp Fakültesi, şimdi Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi olan fakültede cerrahi ihtisasımı bitirdim. 1982 yılında askerlik görevi nedeniyle Kıbrıs’a gittim. Dönüşte Elazığ Devlet Hastanesi’nde mecburi hizmetimi tamamladım. 1985 sonunda yeniden Bursa’ya döndüm. 1986-88 arası SSK Bölge Hastanesi’nde Başhekim Yardımcısı olarak görev yaptım. 1996-1999 yıllarında Başhekimlik görevini yaptım. 22. Dönem Milletvekili olarak Meclis’e geldim.