goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

9 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 
Biz De Bu Ülkenin Evlatlarıyız

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Koç, “Biz de bu ülkenin evladıyız. Orada kalmış olan Osmanlı’nın kalıntılarıyız. Kültürümüzü devam ettirmek için orada kalmış olan akıncı beylerinin çocuklarıyız. Dolayısıyla yabancı statüsüne girmek ağırımıza gidiyor” dedi.

Bursa’ya Balkanlardan yoğun bir göç var. Bu göçün geldiği en önemli kaynaklardan birisi de Batı Trakya. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Yunanistan vatandaşı olarak kalan Türklerin bir kısmı Türkiye, Türkiye’de de Bursa’ya göç ettiler. Türkiye’deki Batı Trakya Türklerinin organize oldukları Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’nin Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Koç, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği’ni tanıtır mısınız?

Derneğimiz kamu yararına çalışan bir dernek. 1980 yılında kamu yararına çalışan dernekler statüsüne alınmış. 1946 yılından beri de var olan bir dernek. 1974 yılında Bursa Şubesi bu aileye katılmış. 1974 yılından beri derneğimiz, sınır ötesinde olan, Batı Trakya’da yaşayan hemşehrilerimize hizmet vermeye, onların sesi kulağı olmaya devam ediyor. Biz devletimizin politikasına yön vermeye çalışan, insanlarımızın sıkıntılarını birebir yaşayan dernek olarak, sorunları devlet büyüklerimize aktarabilmek ve onlara çözüm bulabilmek, kamuoyu oluşturabilmek için uğraşan bir derneğiz. Avrupa’daki vatandaşlarımız da, Avrupa kanadında bu işin mücadelesini veriyorlar.

Derneğinizin ilgilendiği temel konular nelerdir?

24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması ile Yunanistan’a Batı Trakya Türk azınlığı emanet edilmiş ve o anlaşmadan kaynaklanan azınlık hakları bir türlü Batı Trakya Türklerine verilmemiş. Bu haklı mücadelesini sürdürebilmesi için Türkiye’ye gelmiş Batı Trakyalılar bir araya gelerek 1946’da İstanbul’da bu derneği kurmuşlar ve sonra da bir çığ gibi büyümüşler. Günümüzde Türkiye’nin değişik yerlerinde kurulmuş 15 şubesiyle bir bütün halinde mücadelesine devam ediyor. Bu ailenin en büyüklerinden birisi Bursa Şubesi. Bu insanlar neden Batı Trakya’daki topraklarını bırakıp Türkiye’ye gelme veya bir başka ülkeye gitme gereği hissetmişler? 1970’li yıllardan sonra Yunanistan’ın baskıcı, göçe zorlayıcı politikası sonucunda, insanlar göç etmişler. Eğitimi, eğitmeme üzerine kurulmuş, çocuklarımız sağlıklı bir eğitim alamıyorlar. Binanızı onarmanıza izin verilmediği için insanlar daha insanca yaşayabilmek, çocuklarını daha iyi eğitebilmek amaçlı göç etmişler. Fakat çocuklarını eğitme maksatlı giden insanlar bir de bakmışlar ki, Yunan vatandaşlığından atılmışlar. Yunan anayasasının 19. maddesi Yunan soyundan gelmeyen insanları, geri gelmeme düşüncesine hakim olduğu gerekçesiyle vatandaşlıktan atıyor. 1998 yılında bu yasayı kaldırdılar. Ama mağdur ettikleri insanları da geriye dönüp vatandaşlığa almadılar. Derneğimiz bunlarla mücadele ediyor.

Batı Trakya’da başka sıkıntılar da var değil mi?

AB’nin içerisinde yer alan Yunanistan’da bugün “Türk” kelimesi geçiyor diye (İskeçe Türk Birliği) sivil toplum örgütleri kapatılabiliyor hala ve 20 yıla yakın bir süredir bu dava devam ediyor. Yunan Yüksek Mahkemesi şu anda kesin ve nihai kararını verdi: “Olmayan bir azınlık yaratılmaya çalışılıyor. Türk yoktur, Müslüman vardır” şeklinde söylemlere dayanarak, sivil toplum örgütleri de kapatılıyor. Biz vatandaşlıktan atılanların hak arama mücadelesini veriyoruz. Şu anda start verildi. Biz gerekli bilgi donanımına sahip olduk, araştırmalarımızı tamamladık ve değişik şekillerde vatandaşlıktan atılmış insanlarımızın İnsan Hakları Mahkemesi’nde nasıl hak arayacakları ile ilgili bir çalışma başlattık.

Batı Trakya’dan Türkiye’ye göç eden insanlarımız var. Bunların da yaşadıkları sorunlar nelerdir?

Buraya göç etmiş insanlarımızın sorunlarıyla da ilgileniyoruz. Türkiye tarafından çalışma izniyle ilgili yeni bir yasa çıkartıldı. 3 ay içerisinde çalışma iznine cevap verilmesi gerekiyor kanuni olarak ama maalesef 8-9 ay cevap alamadığımız zamanlar oluyor. Burada üniversiteyi bitirip iş bekleyen arkadaşlar oluyor, bunların çalışma izni gelmiyor. Bir de Türk soylu insanlar 2527 sayılı yasaya bir madde eklenerek çalışma kolaylığı sağlanabilir ki, çalışma izniyle uğraşmayalım. Çalışma izni yabancı insanlara ilgilendirmeli. Biz de bu ülkenin evladıyız. Orada kalmış olan Osmanlı’nın kalıntılarıyız. Kültürümüzü devam ettirmek için orada kalmış olan akıncı beylerinin çocuklarıyız. Dolayısıyla yabancı statüsüne girmek ağırımıza gidiyor.

Batı Trakya Türkleri’nin Türkiye’deki birlik ve beraberliklerini tesis etmek amacıyla yaptığınız etkinlikler var mı?

Bursa’da Temmuz’un ilk haftası Pazar günü yaptığımız bir panayır faaliyetimiz var. Bu sene 7.sini yapacağız inşallah. Yağlı güreşiyle, çocuklarımız için palyaçosuyla, mehteranıyla, sanatçısıyla, davuluyla, zurnasıyla kendi kültürümüzü orada yaşatmaya çalışıyoruz. 15 binleri bulduk geçen sene. Batı Trakya’dan, Almanya’dan çok büyük bir katılım oluyor. Türkiye’nin dört bir yanından Batı Trakyalılar bu günü dört gözle bekler oldular. O aktivite sayesinde güzel bir birlik ve beraberlik sağlandı. Senede bir aile geceleri yapıyoruz. Ramazanlarda erzak dağıtımı yapmaya çalışıyoruz.

Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türklere karşı yaptığı uygulamalar hakkında çalışmalarınız var mı?

Biz doğup büyüdüğümüz topraklarda yaşayan insanları unutmadık. Belki biz Türk bayrağının altında çok mutlu bir şekilde yaşıyoruz ama orada bizim akrabalarımız, kardeşlerimiz var. Onların daha mutlu, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeden, Yunan anayasal haklarını alarak yaşamaları için mücadele veriyoruz ve bu konuları uluslar arası platforma taşıyacağız. 21. yüzyılda halen Yunanistan bizim etnik kimliğimizle, seçtiğimiz müftümüzün göreve getirilmemesiyle uğraşıyor. Yunanistan’da 9 yıllık zorunlu eğitim var. Batı Trakya’da 6 yıllık zorunlu eğitim var. Orada da çifte standart var. Yani AB kurum ve kuruluşları ve dünyadaki insan hakları örgütleri Türkiye’de samanlıkta iğneyi görebilirken, maalesef, AB’ye girmiş ülkelerde samanlığı göremiyorlar. Bu anlaşılır gibi değil ve böyle bir AB’ye ben girmek istemiyorum.

Yunanistan’ın AB üyesi olarak böyle bir anlayış içinde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kimse Türklerle iç içe yaşamaktan korkmasın. Tarihimize baktığımız zaman kimseyi arkadan vurmamışız, gittiğimiz yerlere adalet götürmüşüz, sevgi ve saygı götürmüşüz. Fakat çifte standart götürmemişiz. Kimseyi asimile etme gibi bir derdimiz olmamış. Belki Osmanlının 600 yıla yakın hüküm sürmesinin nedenlerinden bir tanesi de adalettir. AB, bu kıstaslarla, bu ayrımcılıkla bana göre bölgede çok güçlü olamaz.

Batı Trakya’da yaşanan sıkıntıların giderilmesi için siyasilerin çalışmaları nelerdir?

Bursa milletvekilimiz Sayın Mustafa Dündar, Türk-Yunan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı’dır. Bursa milletvekilimiz Turhan Tayan Dostluk Grubu Başkanı’ydı. Baktığımız zaman Yunanistan’da yıllardan beri bir dostluk grubu kurulamadı. Halen TBMM dostluk grubunun eli havadadır.

Türkiye’de yaşayan Batı Trakyalı Türklere bir mesajınız var mı?

Batı Trakyalı olmak bana göre bir sevda. Biz yürekten bağlanmışız, oradaki insanlarımızı unutmamışız. Türkiye’de yaşayan, Avrupa’nın farklı yerlerinde yaşayan insanlarımız, gidip şu derneğe üye olacaklar. Bir gün Kosova’da olduğu gibi zulüm çekilmemesi için mutlaka mücadele vermeliyiz. Yarın çok geç olabilir. Bu nedenle tüm hemşehrilerimize söylüyorum: Derneklerine tatsız olayların olmadığı dönemlerde sahip çıkılıp, mücadele verilerek işin oraya gitmesine engel olunmalı.

AHMET KOÇ KİMDİR?

1968’de Yunanistan’ın Batı Trakya Bölgesi’nde Gümülcine’ye bağlı Kalenderiye köyünde dünyaya geldim. Birinci sınıfı Batı Trakya’da okudum. Oradaki eğitim şartlarının kötülüğünden Türkiye’ye göç ettik ve Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirinceye kadar eğitim hayatıma Bursa’da devam ettim. Evliyim, 2 çocuğum var. Eğitim sürem sonunda bir de baktım ki, Yunanistan bizi vatandaşlıktan atmış. Bunu, anayasasının 19. maddesine, ırkçılık yasasına dayanan maddeye, dayandırmış. Yunanistan, eğitim amaçlı bile olsa, dış ülkelere giden Türk soylu insanları gelmeme düşüncesine hakim olduğu gerekçesiyle vatandaşlıktan 60 bin 4 kişiyi attı. Bunlardan birisi de benim. Üniversiteyi bitirdikten sonra serbest muhasebeciliğe başladım. 1995 yılından beri kendi büromda serbest muhasebeciliğe devam ediyorum. Dernekle tanışalı 6-7 yıl oldu. Fiili olarak yönetimin içerisindeydim. Başkanlıkta da üçüncü yılım. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi Başkanlığı gibi onurlu bir görevi yapmaktan da çok mutluyum.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis