
Bursa’nın Türkiye’deki şehirleşme ile birlikte yoğun miktarda göç aldığını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Dündar, ilin Türkiye sınırları dışında yaşayan Türkler için de bir çekim merkezi olduğunu dile getirdi.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Dündar, Batı Trakya’nın Gümülcine şehrinde doğmuş ve daha sonra Bursa’ya gelip yerleşmiş bir isim. Uzun yıllar Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi’nde başkanlık görevini sürdüren Dündar, halen TBMM Türkiye Yunanistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığı’nı yürütüyor. “Gelecek aydınlıktır, Türkiye’nin önü açıktır” diyen Dündar, Bursa’nın sadece Türkiye’de yaşayanlar için değil, Türkiye sınırları dışında yaşayan Türkler için de bir çekim merkezi olduğunu anlattı. İşte AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Dündar’ın, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’nin sorularına verdiği yanıtlar:
Tüm yurtta büyük şehirlere yoğun bir göç yaşanıyor. Sizin ilinizde durum nasıldır?
Evet tüm yurtta yoğun bir göç yaşanmaktadır. Bursa’mız da Türkiye’nin her tarafından göç almaktadır. Bursa ayrıca iç göçün dışında dış göç de almaktadır, bu dış göç ilimize özellikle Balkanlardan olmaktadır. İç göçler malumunuz olduğu üzere iş sebebiyle olmaktadır. Türkiye nüfusu hızla şehirleşmektedir. Bu süreç gelişmiş ülkelerin yaşamış olduğu bir süreçtir. Tarım toplumundan sanayii toplumuna geçişin bir neticesidir. Yani sanayiinin geliştiği şehirler göç almaktadır. Türkiye’de gelişen ve gelişmekte olan bir ülke olduğu için sanayinin olduğu şehirlere doğru hızlı bir göç yaşanmaktadır. Bursa’mız da sanayi şehri olduğu için bu göçten nasibini almaktadır.
Sizin Bursa Milletvekili kimliğinizin dışında bir da Batı Trakya Türkleri arasında bilinen bir kimliğiniz var. Dernek faaliyetleri içinde yer aldığınızı biliyoruz. Bursa’da yoğun bir nüfus oluşturan Batı Trakyalıların sorunları nelerdir? Bursa başta olmak üzere çeşitli yerlere neden göç etmektedirler?
Bursa’mız dış göçü yoğun bir şekilde Balkanlardan almaktadır. Bulgaristan, Yunanistan yani Batı Trakya’dan, Makedonya’dan, Kosova’dan ve diğer Balkan ülkelerinden almaktadır. Balkan ülkelerinden yani dışarıdan gelen göçün sebebi işsizlik değildir. Onun sebebi çok daha farklıdır. Bildiğiniz gibi Balkanlar tarihin her döneminde sıkıntılı, buhranlı dönemler yaşamıştır. Buralarda bir çok savaşlar yaşanmıştır. Savaşların hüküm sürdüğü dönemlerde oradaki Türkler çeşitli baskılara, zulümlere maruz kalmışlardır. Bu baskı ve zulümlerden kendini kurtarabilen kardeşlerimiz Türk Bayrağına koşmuşlardır, anavatanlarına koşmuşlardır, şefkatli ana kucağına koşmuşlardır. Pek tabii ki Türk milleti ve Türkiye tarihin her döneminde herkese bu şefkati göstermiştir. En son bildiğiniz gibi 1989 yılında Bulgaristan’dan komünizmden kaçan soydaşlarımız olmuştur. İşte bu şekilde gelen insanlarımızın pek tabii ki sorunları olmaktadır.Bu kişilerin Türkiye’de idari sorunları olmaktadır, sosyal sorunları olmaktadır ve bu sorunlar onlara mahsus sorunlardır. İşte oradan gelenlerin kurmuş olduğu bu dernekler de onların sorunlarının çözümü için mücadele etmektedirler. Onların gelmiş oldukları Devlet ile ilgili ve oradaki akrabaları ve diğer hakları ile ilgili sorunları olmaktadır. Bu dernekler bu tür sorunları da uluslararası kuruluşlar nezdinde gündeme getirmektedirler.
Merkezi ve Yerel Yönetimler Reformu kapsamındaki kanun ve Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Mahalli İdare Birlikleri Kanun Tasarıları ve yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdare Kanunu, 5272 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Türkiye hızla gelişen büyüyen bir ülkedir. Söz konusu büyüme her alanda olmaktadır. Nüfusumuz 70 milyonu aşmıştır. Ekonomimiz hızla büyümektedir. Bu hızlı büyüme ve dünyadaki hızlı gelişme ile birlikte teknolojik gelişmeyi de göz önüne aldığımızda bizim de kendimizi her alanda yenilememiz gerekmektedir. Bu gelişmeyi takip edemez isek, dünya devletleri ile yarışmayı bir tarafa bırakalım kendi sorunlarımızı çözemez konuma geliriz. Bizim idari yapımız da hala daha Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda yapılmış kanunlarla faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bunun neticesinde Mahalli idarelerin dolayısıyla il özel idarelerinin özerk kurumlar olması gerekirken, bunların eğitim, sağlık, bayındırlık, imar ve diğer mahallî hizmetleri karşıladıkları ve merkezî idareye tâbi kurumlar oldukları, bu kurumların aşırı bir vesayet ve kontrol altında tutuldukları bir gerçektir. İdari vesayet, özel idarelerin organları, teşkilâtı, personeli, işlemleri ve bütçesi dahil olmak üzere pek çok alanı kapsar duruma gelmiştir. Bu durum kurumların bugün sağlıklı çalışmasına engel olmaktadır. Günümüzde yeni kamu yönetimi anlayışı, yönetimde etkinlik ve verimliliği temel almaktadır. Kamu yönetiminde yeniden yapılanma, mahallî idarelerde de bir dönüşüm ve değişimi gerekli kılmaktadır. Mahallî idarelerde aşırı bürokratik yapıların kaldırılması, etkin çalışan esnek ve daha küçük birimlerin oluşturulması, teşkilâtların yapıları, görev ve yetkileri, çalışma yöntemleri ve süreçleri ile amaçları da değişimin konusu olmalıdır. Yerel yönetimlerle ilgili yapılan yasal düzenlemeler bu düşüncenin bir ürünüdür. Yapılması gereken bir çalışmadır. Belki yeni düzenlemeler olduğu için uygulamada bazı sıkıntılar vardır ama bu bizim eski alışkanlığımızdan kaynaklanmaktadır. Eski alışkanlıklarımızı bırakmak zorundayız. Kendimizi hızla yenilemek zorundayız.
Bursa halkına mesajınız nedir?
Türkiye son yıllarda bir atılım içerisindedir, yeniden yapılanma içerisindedir. Türkiye’nin büyük hedefleri vardır. AB sürecinde Türkiye çok önemli adımlar atmıştır. Bu adımlar AB sürecinde atılmış olsa da Türk insanının ihtiyacı olan adımlardır. Gerek demokrasi ve gerekse insan hakları alanında olduğu gibi ekonomik alanda da Türkiye büyük bir çıkış yakalamıştır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin ve Türk insanının yıllarca baş belası olan enflasyon canavarı dizginlenmiş artık Türk insanının gündeminden düşmüştür. Faizler ona keza düşmüştür, Dolar, Euro gibi yabancı paralar karşısında devamlı değer kaybeden Türk Lirasına yeniden itibar kazandırılmıştır.Tüm komşularla iyi ilişkiler geliştirilmiş, ticaret hacmimiz artmıştır. Bunlar önemli gelişmelerdir ve Türk insanının yarınlarına güvenle bakmasının gerekçeleridir. Türkiye büyük bir ülkedir. Günlük düşünülmemelidir. Yapılan çalışmaların hepsi Türk insanının yarınları da hesaba katılarak yapılmalıdır. Gelecek aydınlıktır, Türkiye’nin önü açıktır.
HAYATIM POLİTİKA
Politika zaten insanın hayatının bir parçası, İnsan ilişkilerinin vazgeçilmez en temel unsurudur. Meslek olarak yani avukatlık olarak da insanlarla etkileşim halindesiniz. Dolayısı ile bizim hayatımız insanlarla uğraşmak. Bu durum beni ilk önce derneklerde çalışmaya yöneltti. Uzun yıllar yaptığım dernek faaliyetlerimin ardından AK Parti’nin Bursa’da kuruluş çalışmalarında Osmangazi ilçe teşkilatının kuruluşunda yer almam ile siyasete ilk girişim de böylece başlamış oldu. Birey olarak ülkemizde yaşanan olumsuz olaylara bir parça bile olsa olumlu katkı sağlayabilmek, hızlı ve yerinde çözümler üretebilmek ayrıca, mesleğimin ve dernek yöneticiliğimin kazandırmış olduğu deneyimimi ülke meselelerine yansıtabilmek için politikaya atıldım. Neden politika dendiği zaman kısaca şunu söyleyebilirim: “Hayatımız bu”.
MUSTAFA DÜNDAR KİMDİR?
1965 Gümülcine doğumluyum. Orta öğrenimden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak Bursa’da serbest Avukatlık yaptım. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Bursa Şubesi’nin Yönetim Kuruluğu Üyeliğini ve 3 dönem de Başkanlığını yaptım. AK Parti’nin kuruluş aşamasında Bursa Osmangazi ilçesi Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanvekilliği görevlerinde bulundum. Halen Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. Dönem AK Parti Bursa Milletvekili olarak görev yapmaktayım, Dışişleri Komisyonu Sözcüsüyüm. Ayrıca TBMM Türkiye Yunanistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanıyım.Evli ve 3 çocuk babasıyım. İngilizce ve Yunanca bilmekteyim.