
Su kirliliği yönetmeliğini ilgilendiren belediyelere, yetkililer yardımda bulunsun. Daha doğru dürüst bir yönetmelik hazırlansın. yüzde 5 çok az. 800 metrekare çok az. 6.50 yükseklik tamam. Orman alanları 100 metrekare kadar indirildi, 200,300 yapılsın. Bizim tek derdimiz, arazi boyutları düşülsün, oran yüzde 5 den yüzde 15-20 lere çıksın. Sadece Şahinkaya beldesi için değil, içme suyu havzalarıyla ilgili tüm belediyelerin ortak problemi olduğunu belirten Şahinkaya Belediye Başkanı AK Partili Mustafa Köse gazetemize yaptığı açıklamalarda şunları söyledi:
SİYASETTEKİ AMACINIZ NEDİR
29 yıllık eğitimcilik hayatımda çok yanlış işlere şahit oldum. Hiçbir suçum ve günahım yokken çalışmış olduğum kuruma saygıda kusur etmezken, tüm sosyal ve kültürel faaliyetlere katılıp, işimi tam anlamıyla yaparken; 1985 yılında sınavları kazandığım halde yurtdışına çıkarılmadım. Hayatımda elime silah almadım. Kalemi çok severim. Kitap okumayı çok severim. Bu ülkeye ihanet etmiş, düşman olmuş insanlar yurtdışında öğretmen oldukları halde, ben yurtdışına çıkamadım. Tüm sınav ve mülakatları kazandım, dil eğitimimi tamamladım ama olmadı, yurtdışına çıkamadım. Önemli olan eğitimcilik dedim, öğretmenliğe devam ettim. Konaklar’da öğretmenlik yaparken, başka bir köye sürüldüm. Hiçbir siyasi kimliğim olmadığı halde başıma bunlar geldi. Bu bakımdan sayın başbakanımızla aynı duyguları yaşadım. Sıkıntılarımız aynıydı. Hiçbir suçu olmadığı halde sıkıntılar çekti, çektirildi. Bu yüzden sayın Tayyip Erdoğan’la kader birliği var diyebilirim.
NELER DEĞİŞTİ
2 tane torunum var, yüzlerini zor görüyorum. 4 oğlum var, bir tanesi burada öğretmen, onuda burada olduğu için görebiliyorum. Dostlarıma, komşularıma, aileme vakit ayıramıyorum. Her anımız dolu. Belediye Başkanlarının birde şu sıkıntıları vardır. Büyük projelerle halka hizmet ettiğiniz ve başardığınızda bir türlü takdir edilmezsiniz, ama küçük bir işte yaşanan detay büyütülür.
İKTİDARIN GÜCÜNÜ KULLANIYORUZ
1997 yılından bu yana yapımını tamamlayamadığımız bir okulumuz vardı. Tamamıyla iktidarın gücüyle aldık yardımı ve bu okulun onarımını bitirdik. Ama vatandaşın arabası çamura saplandı, benden şikayetçi oldu. Hiç düşünmedi gelecek; yaptığımız o okuldaydı, arabasının çamura saplanmasında değildi. Küçücük bir detay bizi perişan ediyor ama asıl olan büyük projeler göze gözükmüyor.
SÜREKLİ GÖÇ VERİYORUZ
4436 nüfusumuz var. Bir zamanlar 10.000’e yakındı. Sürekli göç veriyoruz. İşsizlik tek başına göç etmek için bir neden zaten. Yazın 30.000’i bulur. Altıncı ayın başı dokuzuncu ayın sonuna kadar buradalar. Yaşadığımız yer bir doğa harikası. Gürül gürül suyuyla, havasıyla, çimeniyle, yeşiliyle cennet bir yerde yaşıyoruz. İnsan elinin değmediği ormanlarımız var. Böyle bakir ormanlar, sadece Amazonlarda vardır. Trabzon geçmiş dönemin milletvekilleri buranın suyuna göz dikerek Atatürk Barajı’nın yapımına başlandı. Mükemmel bir su. Suyun etrafında yerleşim alanıda yok. Şu anda gidin dereden bu mükemmel suyu içebilirsiniz. Ancak vatandaşı etkileyen bir husus var. Suyun kirletilmemesini istiyorlar. Arazi çok az, yer yok.
BÜYÜK PROJELERE EL ATMAK İÇİN BORÇLANMAK GEREKİYOR
Öncelikle şunu söyleyeyim borcumuz yok. Bu anlamda şanslıyız. Az miktarda para biriktirdik. 6 işçi 4 memurumuz var. Paranın çoğu personel maaşlarına gidiyor. Büyük projelere el atmak için borçlanmamız gerekiyor. Bizde borçlanma yerine üç beş kuruş atarak paramızı biriktirerek, daha rahat ve huzurlu hizmet vermek gayesindeyiz. Yolcu taşımacılığında kullandığımız iki otobüsümüz var. Masraflı oluyor. Maçka Belediyesi 1.000 YTL’ye yolcu taşıyor, biz 1.250 YTL’ye yolcu taşıyoruz. Fiyatı sabit tutmaya çalışıyoruz ama mümkün olmuyor. Görevimiz olmadığı halde vatandaşın elektrik problemleriyle de biz ilgileniyoruz. Vatandaş karanlıkta kalmasın diye uğraşıyoruz. 10 yaşında bir makinemiz var, onunla yolları açıyoruz, bozuk yolları açmaya çalışıyoruz. Kamyonumuzla harfiyat taşıyoruz. Belediyenin hiçbir geliri yok. Sadece İller Bankasından gelen parayla hizmet etmeye çalışıyoruz.
VATANDAŞA RUHSAT VEREMİYORUZ
1998’de onaylanan imar planımız tam bir bela. Arsamız yok 800 m2 nin altında inşaat yok. Su kirliliği yönetmeliği bizi çok etkiledi. İnsanlar inşaat yapmak istiyor. Kaçak oluyor uğraşmak zorunda kalıyoruz. Sürekli vatandaşla kavga halindeyiz. Vatandaşa ruhsat veremiyoruz. Trabzon ve Maçka’da, Esiroğlunda ruhsat veriliyor, aynı inşaata onlar ruhsat veriyor siz niye vermiyorsunuz diye isyan ediyor vatandaş. Su kirliliği yönetmeliğini anlatamıyoruz vatandaşa. Öyle bir imar yapılmışki, revizyon yapmak mümkün değil. Çıkmaza giriyoruz böyle anlarda. Sayın valimize, vekilimiz Asım Aykan’a durumu anlattım. Hiç değilse yapılmış olan binaları kurtaralım istedim. Acilen baraj yapımında olan beldelere af çıkarılmasını istiyorum. Geçmiş dönemlerde yapılanlarda bizi ilgilendiriyor. Binaların tamamı ruhsatsız. Bu soruna çare bulamazsanız, vatandaş çeker gider. Belediye olarak bu soruna çare bulmak zorundayız. Yardım bekliyoruz ilgililerden. Biz istiyoruz ki; evlerin bacaları tütsün, elektrikler yansın, yollar güzel olsun, gitmesin vatandaşımız dışarıya. Köylü, köyünde kalsın, şehirli şehirinde yaşasın. Özellikle bunu yazmanızı istiyorum; su kirliliği yönetmeliğini ilgilendiren belediyelere, yetkililer yardımda bulunsun. Daha doğru dürüst bir yönetmelik hazırlansın. yüzde 5 çok az. 800 metrekare çok az. 6.50 yükseklik tamam. Orman alanları 100 metrekare kadar indirildi, 200,300 yapılsın. Bizim tek derdimiz, arazi boyutları düşülsün, oran yüzde 5 den yüzde 15-20 lere çıksın. Sadece Şahinkaya beldesi için değil, içme suyu havzalarıyla ilgili tüm belediyelerin ortak problemi. Bakanlar Kurulumuz bu problemi çözerse, rahat bir nefes alacağız. Trabzon Belediyesi 100 metrekare alana inşaat yaptırıyor diye soruyor vatandaş. Yönetmeliğin gerekçesini bir türlü anlatamıyoruz. 1998’de onaylanan imar kanunu su kirliliği yönetmeliğine göre hazırlanmış. Yapacağım hiç bir şey yok, elim kolum bağlı. Ben devletten para istemiyorum, su kirliliği yönetmeliği düzenlenmeli. Başka bir çıkar yolumuz yok.
SU BORULARIMIZ ESKİDİ
İller Bankası’na hibe yoluyla bir proje yaptırıyoruz. 1-2 sene içerisinde tüm beldelerin kanalizasyonu yapılıp, baraj dışına çıkarılacak. 1981’de Köy Hizmetleri tarafından yapılan su boruları eskidi, kanserojen tehlikesi var. Yol sorunumuz var. Girişte yapılan tünelden, 2300 metrelik alan DSİ tarafından istimlak edilmiş, ama bu yolu yapmıyorlar. 8 mezra, 36 yayla, 14 köy var. Galyan Vadisi, Trabzon’un en büyük vadisi. Tüm bu alan tek bir belediyeye bağlı. Hidromek ve kamyonum şu anda, dağ köylerinden birinde heyelan olmuş yol açmaya gitti. Köy Hizmetlerinin işini bir yerde biz yapıyoruz. İşimiz çok zor. Geniş alan ve mezrayı kapsayan belediyelere daha fazla pay verilmeli. Yüzde 6 yetmiyor.
AMBULANS VE ÇÖP ARABASI LAZIM
Bir hidromek, bir kamyon, iki otobüs var. Otobüsleri aslında özelleştirelim istedim. Kimse talip olmadı. Esiroğlu Belediyesinden çöp kamyonunu aylık 600 milyon lira ödeyerek kiralıyoruz. Çöp kamyonu talep ettik. Gerekli yazışmalardan sonra 2 traktör gönderildi. Traktör bizim arazimizde kullanılmazki. Bu arada sizin vasıtanızla Esiroğlu Belediye Başkanına çok teşekkür ediyorum, bizi büyük bir yükten kurtarıyor. Çevre Bakanlığından çöp kamyonu istiyorum. İtfaiye ve ambulans şart. Buradan oturup baktığımız vakit en küçük bir dumanı yangın zannediyoruz. Hizmet aracım günde bin kilometre yapıyor. Ormanımız yansa, canımız yanar. İtfaiye şart. Ankara Büyükşehir Belediyesinden kardeş belediye diye çöp kamyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden ambulans, Kocaeli Belediyesinden de itfaiye aracı istedim. İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle kendim gidip görüşeceğim, diğer belediyeler kibarca ve kinayeli bir şekilde reddettiler.
VEKİLLERİME KIRGINIM
Ben CHP ‘nin kalesinde Ak Partiyi kazandırdım. Özellikle vekillerden ilgi istiyorum. Yılmak yok, halkıma hizmet için burdayım. Su kirliliği yönetmeliğinin uygulanmasında lütfen vatandaşlarımız bize yardım etsin. Umutların çözüme ulaşmasını istiyorum.
MUSTAFA KÖSE
1954 Konaklar doğumlu-yum. Tahsilimi Zonguldak’ da tamamladım. Öğretme-nim. Türkiye’nin çeşitli illerinde öğretmenlik yap-tım. Kütahya’da askerlik görevimi tamamladım. As-kerlik görevimdede eğitim-ciliğe devam ettim. 29 sene öğretmenlik idarecilik derken emekli oldum. İnşaat firmasında yöneticilik yaparken karşıma siyaset yapmam için bir takım teklifler çıktı. Seçimlere 6 ay kala belediye başkanlığı için aday oldum. Tayyip Erdoğun’la aynı siyasi görüşü benimsediğim için AKP’den aday oldum. Büyük bir çoğunlukla halk beni seçti.