
Çiftçi, ürettiği fındığı Fisko Birlik'e, çayı Çay-Kur’a verip kurtulmayı düşünüyor. Bence çiftçilerimizin kooperatifleşmeyi öğrenmesi lazım.
Trabzon, bir eğitim ve kültür merkezidir. İnsanlarımızın eğitim düzeyi oldukça yüksektir. Bu yönüyle civar illerimizden oldukça farklı bir özelliğe sahiptir. İlimizde günlük yayın yapan 6 yerel gazete, 5 tane de yerel TV mevcuttur.
EĞİTİM VE KÜLTÜR MERKEZİ TRABZON
"Trabzon, Doğu Karadeniz’in en gelişmiş illerindendir. Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden gelişmesini sağlamıştır. Hala da gelişimini sürdüren ve bu konuda daima ileriye giden bir ilimizdir." Trabzon’un bir eğitim ve kültür merkezi olduğunu ifade eden Vali Hüseyin Yavuzdemir, “Trabzon’da insanlarımızın eğitim düzeyi oldukça yüksektir. Civar illerimizden bu yönüyle oldukça farklıdır. İlimizde günlük yayın yapan 6 yerel gazete, 5 tane yerel TV mevcut. Sanayi yönüyle de Doğu Karadeniz'deki illere göre Trabzon daha gelişmiştir. Arsin’de bulunan 1. Organize Sanayi Bölgemizde 52 civarında küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşu vardır. Trabzon’da, tarımsal ürün olarak; çay, fındık gibi ürünler yetiştiriliyor. Bunun dışında Vakfıkebir ve Beşikdüzü ilçelerinde de 2. ve 3. Organize Sanayi Bölgesinin yapımı devam ediyor.” dedi. Vali Hüseyin Yavuzdemir Trabzon’la ilgili olarak gazetemize şu açıklamalarda bulundu:
TURİZİMDE, YATAK KAPASİTESİ YETERLİ DEĞİL
Trabzon’u, turizm yönüyle de ele almak gerekir. Trabzon çok güzel bir doğaya sahiptir. Burada adına yayla kent denilen bir yayla turizmi var. Bungalov tipi ahşaptan yapılmış evlerde insanlarımız konaklıyorlar. Çaykara ilçemizdeki Uzungöl, bence İsviçre’deki Alpleri geride bırakır. Doğa harikası diyebileceğimiz bu göl, yabancı turistler tarafından da ilgi odağı haline gelmiştir.
Trabzon’da turizm yatırımlarına biraz ağırlık vermemiz gerekiyor. Özellikle konaklama tesislerimiz yeterli değil. Gelecek olan yerli ve yabancı turistleri konuk edebileceğimiz 4-5 yıldızlı otellerimizin olmaması hem ilimiz hem, de Türkiye için bir kayıp. Yatak kapasitemiz yeterli değil. Ben buradan iş adamlarımıza, turizme yönelik yatırım yapmalarını öneriyorum. Valilik olarakda, Trabzon’da yatırım yapacak iş adamlarımıza kanunların izin verdiği ölçüde, elimizden gelen desteği vereceğiz.
TARİH KOKAN ŞEHRİMİZ
Tarihi değerler olarak Sümela Manastırımız çok meşhur. 13. yy.dan kalma, gerçekten çok güzel, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan bir manastırımız. Gün ışığına çıkarılamamış tarihi eserlerle ilgili olarak da valiliğimiz, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz ve Kültür ve Turizm Bakanlığımız'la işbirliği yapıyoruz. Bu tür tarihi eserlerimizi de gün ışığına çıkaracağız.
Yine Ayasofya Müzemiz, Atatürk Köşkümüz ve Kızlar Manastırımız var. Trabzon, kültürü, turizmi, doğası ve sanayisiyle Doğu Karadenizde, merkezi konumda olan bir il.
TRABZON HALKI VE SPOR
Trabzon’un diğer bir önemli yönü de spor. Trabzon’da 38 çeşit spor yapılıyor, bu çok önemli. Futbol bunlardan sadece birisi. İnsanımız Trabzonspor'la birlikte, futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Trabzonspor da, Anadolu futbolunu en iyi şekilde temsil etmektedir. 6 trilyon harcanarak Sporcu Kamp Eğitim Merkezi yapıldı. Önümüzdeki günlerde 120 yatak kapasiteli bu merkezimizi de açacağız. Trabzon’da çok güzel bir yat limanı var. Burası da ilgi bekliyor.
HEDEFİMİZ HER KONUDA NİTELİKLİ İNSAN YETİŞTİRMEK
Trabzon’da şehirleşme devam ediyor ve gün geçtikçe de nüfus artıyor. Mümkün mertebe insanlarımızı burada tutabilmemiz için sanayide, ulaşımda, tarımda, turizmde kısacası her sektörde çalışan insanlarımızın nitelikli hale gelmesi, üretimde rekabeti sağlayıcı, maliyetleri düşürücü bir çalışma yapmamız lazım. Tarım arazilerimiz zaten sınırlı. Çiftçimiz sadece çay ve fındık üretebiliyor. Alternatif olabilecek fazla bir ürün yok.
Çiftçimiz piyasa ekonomisiyle tanışmış değil. Bu çok önemli bir eksiklik. Çiftçi, ürettiği fındığı Fisko Birlik'e, çayı Çay-Kur’a verip kurtulmayı düşünüyor. Bence çiftçilerimizin kooperatifleşmeyi öğrenmesi lazım. Trabzon’da ticari hayat çok gelişmiştir ve bu gelişmişliği de insanlar kendi bireysel gayretleriyle yakalamışlardır. Sermayelerin bir araya gelerek büyük şirketlerin oluşması, Trabzon’da ender olarak gözükmektedir. İş adamlarımız kendilerini biraraya getirebildikleri gibi sermayelerini de biraraya getirerek daha büyük işler başarabilirler.
KARADENİZ SAHİL YOLU BU YIL BİTECEK
Trabzon’da altyapı denilince akla Karadeniz sahil yolu geliyor. Bu sadece Trabzon’u da ilgilendirmiyor. Samsun’dan Hopa’ya hatta Sarp Sınır Kapısı'na kadar bir sahil yolu yapılıyor. Bugün için 550 trilyon liralık bir kaynak ayrıldı. Bu projenin yüzde 75’i bitti ve bu yıl sonuna kadar da tamamını bitirmeyi hedefliyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğümüz, müteahhitlerimiz de bu yolun bir an önce bitirilmesi için gereken gayreti gösteriyorlar. Bu yolun tamamlanmasıyla ulaşım 6 saatten 3.5 saate inecek ve bu da turizmi önemli ölçüde etkileyecektir. Trabzon ilimiz bir havalimanına sahip, bu da yabancı turistlerin buraya gelmesinde oldukça etkili bir rol oynuyor.
TRABZONLU İŞADAMLARINDAN EĞİTİME KATKI
Okulların yaklaşık yüzde 30’unda ikili öğretim yapılıyor. Sabahleyin 7 yaşında bir çocuğu düşünün, güneş doğmadan okuluna gidecek. Öğleden sonra 2. grup gelip ders yapacak. Günlerin kısa olduğu zamanlarda, özellikle kışın, çocuklar çok geç okuldan çıkabiliyorlar. Velilerde çocuklarını okul kapılarında beklemek zorunda kalıyorlar. Bu durumu görünce, geçen ay İstanbul’da, yaklaşık 300 civarında Trabzonlu iş adamlarını topladım. Sayın Başbakanımızın ve sayın Milli Eğitim Bakanımızın da teşvikiyle çok güzel bir gece düzenleyerek iş adamlarımıza seslendik. Dedik ki; Trabzon’un eğitimdeki durumu budur. Güzelde bir CD hazırladık. İş adamlarımızı bu görüntüler epey duygulandırdı ve o an orda 15 tane okul sözü aldık. Daha sonraki katılımlarla bu sayı 19’a ulaştı. Bunun anlamı da 250 sınıftır. Bu okulların tamamlanmasıyla da 1-2 yıl içerisinde ikili eğitim de kalkmış olacak. Fiziki mekanlar düzeltilmeden eğitimin kalitesi artırılamaz.
Trabzon, Doğu Karadeniz’de Samsun’dan sonra tek Üniversitesi olan ilimiz. KATÜ’de bugün 42.500 öğrencimiz var. Bu sene Üniversitemizin kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayacağız. Oldukça köklü bir kuruluşa sahibiz.
TARİHİ İPEK YOLU CANLANIYOR
Trabzon, ticaretin çok yoğun olarak yapıldığı bir ilimiz. Trabzon Limanı'ndan dışarıya yılda 300 milyon doların üzerinde ihracat yapılmaktadır. Bu da Türkiye ticaretinin % 10’unun Trabzon’dan yapıldığını gösteriyor. İran Tebriz kentinde büyük bir döküm fabrikası kuruluyor. Hurda demirini Ukrayna’dan alacak ve gemilerle Trabzon Limanı'na taşınacak. Trabzon Limanı'na gelen bu gemiler tır taşımacılığı ile Ağrı-Gürbulak’tan İran-Tebriz’e gidecek. Bu hem gemi taşımacılığını geliştirecek ,hem de tarihi İpek Yolu tekrar canlanmış olacak. Ayda 20 bin tondan fazla demir taşınacak. Şu an Trabzon’a British Petrolün gemisi gelmek üzere. Türkiye petrol şirketleriyle birlikte Karadeniz’de petrol arama çalışmaları yapılacak. Haziran ayında faaliyete geçmiş olacaklar. Burada bulunacak olan petrolün de, hem bölge ekonomisine, hem de ülke ekonomisine, ne kadar ciddi katkılarda bulunabileceğini siz düşünün.
ÜRETİM OLMADAN KALKINMA OLMAZ
Türkiye genelinde işsizlik neyse Trabzon’da da aşağı-yukarı aynı. İşsizliğin giderilmesi için ekonomik büyümenin ve siyasi iktidarın devam etmesi ve reel faizlerin daha da düşmesi lazım. Böyle olacak ki para ile para kazanma bitsin ve yatırıma dönülsün. Geçmişte faiz oranları oldukça yüksekti. Elinde büyük parası olan sermaye sahipleri yatırıma yönelemiyorlardı. Şimdi ise elinde parası olan bunu üretime aktarmak zorunda. Üretim olmadan kalkınma olamayacağının toplum olarak bilincine varmak zorundayız. Türkiye’de işsizliğin, istihdamın gelişmesiyle zamanla azalacağını görüyorum. Çünkü banka faizleri, yavaş yavaş minumum düzeye geldi. Ben sanayici ve işadamlarımızın yeni yeni fabrikalar kurmalarını, yeni teknolojiler getirmelerini istiyorum. Öyle bir dünyada yaşıyoruzki ekonomi baş döndürücü bir hızla gelişiyor.
HALKIN GEÇİM KAYNAKLARI
Trabzon’da hala tarım sektöründe çalışanlar ağırlıkta. Halkın yüzde 60’ı geçimini tarımdan sağlıyor. Üründe başı, çay ve fındık çekiyor. Yüzde 10 balıkçılıkla geçimini sağlıyor. Kalan kısım ise sanayi ve diğer iş kollarında çalışmakta. Merkezi konumda olan bir il olmamız dolayısıyle bütün kamuya ait bölge kuruluşları mevcut. 32 bölge müdürlüğü, 52 de İl Müdürlüğü mevcut. Bu kurumlarda çalışan memur sayısı da 35.000 civarında.
SOSYAL YAŞAMIMIZ ÇOK RENKLİ
Trabzon sosyal yönden oldukça aktif. Sivil toplum kuruluşları güçlü ve halkımızın yaşam düzeyi renklidir. Bugün, Devlet Tiyatrolarının yılın hergünü bir gösterimi vardır. Şu anda da Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin 6. tiyatro buluşması festivalini düzenledik. 162 yabancı tiyatro sanatçısı şu an konuğumuz. Halkımız bu tür etkinliklere büyük ilgi gösteriyor. Hafta sonları eğlence yerlerinin tamamının ailelerle dolduğunu görürsünüz. Bu kadar güzel bir ilde sosyal yaşamın renkli oluşu da sevindirici. Trabzon’un sosyal, kültürel ve ekonomik yönden daha ileriye gitmesi için, bir vali olarak ben de lokomotif görevi yapıyorum. İlgili daire müdürü arkadaşlarımızı teşvik ediyorum. Bize düşen rehber olmak. Trabzon halkı da yavaş yavaş valilerini benimsemeye başladılar. Biz halkımızı gerçekten çok seviyoruz. Çok sağ duyulu bir halkımız var. Ben de onlara hizmet etmekten mutluluk duyuyorum. 32 yıllık bir meslek yaşamım var. Bu birikimlerimi Trabzon halkına yansıtmaya çalışıyorum.
VALİ SİMİT YEMEZKİ
Ben çok farklı bir idareci tipi çiziyorum. Burada geçmişe baktığımızda devleti yönetenlerle halkın arasının çok mesafeli olduğunu gördüm. Arabama binip şehirde gezdiğim zaman insanların merakla beni görmek istemeleri, bende bu kanaatı uyandırdı. Geçmişte, Trabzon halkı valisini pek görmemiş. Sizinle bu konuda bir hatıramı paylaşmak isterim.
Bir gün eşimle beraber çarşıda yürüyordum ve bir fırına girerek bir simit aldım. 14-15 yaşlarındaki kız çocuğuna “Sen kime simit sattın biliyor musun?” diye sordum. “Bilmiyorum” dedi. “Ben valiyim” dediğim zaman kız çocuğu inanmayarak “Hadi canım, vali simit yemez ki” diye cevap verdi ve inanmadı. Maalesef idareci halkın gözünde böyle biliniyor. Ben halkın arasındayım. Esnafın kahvesine girerim, işyerlerini gezerim, hal-hatırlarını sorarım. Hafta sonları sivil aracımla gezmeyi tercih ederim. Çünkü her yeri bu şekilde doğal haliyle görebilirim. Resmi plakalı, forsu olan bir araç gittiği zaman herkes kendine bir çeki düzen veriyor. Bu yüzden bazen gittiğim yerlere sivil araçla baskın yapıyorum.
KAMU REFORMU YASASI
HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZ
Yerel Yönetimler Reformuyla ilgili yasalar çıktı. Köy Hizmetleri Teşkilatı, Özel İdare'ye bağlandı. Kamu Yönetimi Reeformu, bazı hizmetleri yerel yapılarak tekrar İl Özel İdarleri içerisine alınması düşünülüyor. Eğitim, sağlık, bayındırlık, tarım gibi... Tabi bu konuda son sözü söyleyecek olan TBMM’dir. Vali olarak benim bu konuyla ilgili yorum yapmam pek uygun olmaz. Biz yasaların uygulayıcısı olan kişileriz. Şu an Köy Hizmetleri Özel İdareler'e bağlandı. Özel İdare Yasasıyla da valiler İl Genel Meclisi Başkanlığı'ndan alındı. Şu anda seçimle gelmiş olan bir İl Genel Meclis üyesi, İl Genel Meclisi Başkanı oldu. Vali sadece il encümenine başkanlık etmektedir. Daha demokratik olması için bu düşünülmüştür.
YEREL YÖNETİMLER GÜÇLENDİRİLMELİ
AB’nin kapısını çalan bir Türkiye’de AB normlarına uygun olarak Yerel Yönetimler ve Kamu Reformu yasaları ele alınmaktadır. Ben yerel yönetimlerle ilgili olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmiş olmasından yanayım.Yerel yönetimler güçlendirilirken Türkiye’nin bazı hassas noktaları göz önüne alınmalıdır. Özellikle Güney ve Güneydoğu'da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik cumhuriyetin üniter yapısını zora sokabilecek uygulamaların olmaması gerekir. Bunlara dikkat edilmeli diye düşünüyorum. Yerel Yönetimler parasal olarakta güçlenmiş değiller. Onların görevleriyle orantılı gelir kaynaklarına kavuşturulması lazım. Bir İngiltere’yi ele aldığımızda, devletin vergi gelirleri yerel yönetimlerle merkezi hükümet arasında pay edilmiştir. Böyle bir oranın Türkiye’de uygulanması lazımki daha özerk olsun ve merkezden bir kaynak beklemesin. Ama şu anda belediyelerin, yerel yönetimlerin gelir kaynakları pek artmış değil. İl özel idarelerin, belediyelerin, devletin vergi gelirlerinden aldığı paylar oldukça azdır. Merkezi hükümet şu anda kaynakların bir kısmını elinde tutmaktadır.
TRABZON HALKININ EĞİTİM DÜZEYİ
Trabzon halkının eğitim düzeyi yüksektir. İnsanlar burada çok gazete okurlar. Sizin gazetenizi de didik didik okuyacaklardır, buna eminim. Gazeteciliğin gerektirdiği bütün özelliklere bu baskınızda dikkat etmeniz gerekiyor. Türk halkının okuma özelliği yoktur. Sadece bir resmine bakar, ilgisini çeken birşey varsa belki onu okur, ama Trabzon halkı öyle değil. Gazeteyi eline alıyor, bir dergi gibi başlıyor gazetenin her tarafını okumaya. Gazetenizin Trabzon’un sorunlarına da ışık tutabilmesi lazım.
TEŞVİK YASASIYLA, YAKLAŞIK
4 BİN KİŞİ DAHA İŞ SAHİBİ OLACAK
Trabzon ekonomisi,özellikle işsizlik ve teşvik konusu ki, teşvikten biraz bahsedelim. Trabzon teşvik kapsamına alınıyor ve burda eski sanayici ve yatırımcıların yeni yasadan istifade edebilmeleri için en az 30 kişiyi istihdam etme zorunluluğu getiriliyor. Bir müessese 20 kişi çalıştırıyorsa teşvik yasasının getirdiği avantajlardan yararlanabilmek için 10 kişi daha alması gerek. Hiçbir kapasite artışı göstermeden devlet tamam masraflarını yarı yarıya azalttım demez. Bizim 52 işletmemiz var. Bu işletmelerimiz buna uyacak olursa yaklaşık olarak belki 3-4 bin kişiye yeni bir iş imkanı sağlanmış olacak. Bu teşvikle en azından dışarda bulunan Trabzon’lu sanayici Trabzon’a yatırımda bulunabilecek.