Kars ili Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğu kesiminde yer almaktadır. Doğusunda Ermenistan, güneydoğusunda Iğdır, güneyde Ağrı, batıda Erzurum, kuzeyde ise Ardahan illeri ile çevrilidir. Büyük bir plato özelliği gösteren il topraklarının yüzde 51’i platolarla, yüzde 19’u ovalarla, yüzde 30’lık kısmı dağlık ve tepelik alanlarla kaplıdır.
İKİ TANE İL KARS’TAN ÇIKTI
1992 yılına kadar oldukça geniş sınırlara sahip olan Kars, 1992’de bağrından iki il çıkarmış ve daha önce kendisine bağlı birer ilçe olan Ardahan ve Iğdır’ın il olmasıyla yüzölçümü ve nüfusu azalmıştır. Kars il merkezinin nüfusu 87 bin iken, köyler dahil 182 bin 494’tir.
EĞİTİMİN ÖZEL ÖNEMİ VAR
Eğitim faaliyetlerine özel bir önem verilen ilimizde genel okuryazarlık oranı yüzde 80’in üzerindedir. Okuryazarların yüzde 51’i ilkokul, yüzde 7.4’ü orta okul ve lise dengi meslek okulu, binde 6’sı ise yüksek öğretim kurumu mezunudur. Okuryazarların geri kalan yüzde 36, 4’lük kısmı ise herhangi bir eğitim ve öğretim kurumunu bitirmeyip okuma-yazma bilenlerden oluşmaktadır. İlimiz genelinde 4 anaokulu, 410 ilköğretim okulu, 3 yatılı ilköğretim bölge okulu ve 27 lise ve dengi kurum bulunmakta, bu eğitim kurumlarında 2 bin 492 öğretmen görev yapmakta ve 72 bin 632 öğrenci öğrenim görmektedir. 1992 yılında kurulan Kafkas Üniversitesi her geçen gün büyüyerek eğitim olanaklarını ve kapasitesini artırmaktadır. Halen üniversite bünyesinde 6 fakülte, 5 meslek yüksekokulu, 3 okul, 3 enstitü ve 4 adet uygulama ve araştırma merkezinde 357 öğretim elemanı görev yapmakta ve 5 bini aşan bir öğrenci öğrenim görmektedir.
KÜLTÜRÜN DEĞİŞİK RENKLERİ
Tarihsel süreçte serhat kenti olma özelliği nedeniyle Kars’ta kültür, çeşitli toplulukların kültürel gelenekleri ile şekillenmiştir. Bu sebeple toplumsal yaşamda değişik grupların, geleneksel özellikleri ve kültürleri belirgindir. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında Kars cephesinin savunulmasında büyük hizmetleri geçen Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın konağı Valiliğimiz Özel İdare imkanları ve 14. Mekanize Tugay Komutanlığı’nın katkılarıyla tarihi misyonuna uygun restore edilmiş, kültür ve sanat evi olarak tanzim edilip, hizmete sunulmuştur. Ayrıca Kazım Karabekir Paşa’ya ait tren vagonu yine Valiliğimiz imkanlarıyla restore edilmiş ve hizmete sunulmuştur.
Uluslar arası boyutta önemli tarihi eserler arasında yer alan Ani ören yerinde bilimsel kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir.
OZANLAR ŞEHRİ KARS
15. yüzyıldan başlayarak ilimizde pek çok halk ozanı yetişmiştir. Bunlar Doğu Anadolu ve Kafkaslarda etkili olmuştur. Dede Korkut Hikayeleri günümüzde de canlılığını korumaktadır. Kars’ın çeşitli Türk oymaklarından renkler taşıyan el sanatları yöresel kıyafet, müzik, edebiyat gibi bir çok alanlarda zengin bir kültür dağarcığı vardır.
SOSYAL YAPIYI GÖÇLER ŞEKİLLENDİRDİ
Yüzyıllardır serhat şehri olma özelliği nedeniyle sıkça savaş ve göçlere maruz kalan Kars’ın sosyal yapısı da bu savaş ve göçlerin sonucunda etkilenmiştir. İldeki temel ekonomik yapının tarım ve hayvancılığa dayalı olması nüfusun çok büyük bir bölümünün kırsal alanda yaşamasına neden olmaktadır. Kentsel alanların sanayi ve ticaret gibi gelişme dinamiği yüksek ekonomik faaliyetlerden yoksun olması, kırsal alanda barınma olanağını yitiren insanların il dışına göç etmelerine neden olmaktadır. Faal nüfusun yüzde 77’43’lük kısmı tarım kesiminde, Yüzde 0.02’si madencilik ve balıkçılık alanında, yüzde 2.7’si imalat sanayiinde, yüzde 0.19’u elektrik, gaz ve su hizmetlerinde, yüzde 1.7’si inşaat sektöründe, yüzde 2.66’sı toptan, perakende, lokanta ve otellerde, yüzde 1.40’ı ulaştırma, haberleşme ve depolama sektöründe, yüzde 0, 49’u mali kurumlarda, sigorta, taşınmaz mallar ve kurumlarda, yüzde 13.21’i toplum hizmetleri ile sosyal ve kişisel hizmetler sektöründe, yüzde 0,19’u iyi tanımlanmamış faaliyetlerde çalışanlardan oluşmaktadır.
AİLE İŞLETMELERİ YAYGIN
Kars’ta son yıllarda önemli bir gelişme gösteren ticaret sektöründe küçük ölçekli işletmeler yaygındır. Son yıllarda hızlanan kentleşme ile canlanan küçük ve orta ölçekli ticaretin yanında ilin önde gelen etkinliği olan canlı hayvan ticareti, daha çok aile işletmeleri biçiminde yürütülmektedir.
KAMU HİZMETLERİ SIKINTILI
İlimizde kamu kurumları bünyesinde yer alan bölge müdürlüğü ve il müdürlükleri vekaleten veya tedviren yürütülmekte, bu durum idarede istikrarsızlığa ve kamu görevleri açısından güvensiz bir ortamın oluşmasına neden olmaktadır. İl genelinde görevli yönetici personelin atanmasında belirtilen zaafiyetleri ortadan kaldıracak düzenlemelerin yapılaması sağlanmalıdır.
NİTELİKLİ ELEMAN İHTİYACI ARTIYOR
İlimizde kamu ve özel kesimde bütün sektörlerde nitelikli eleman açığı had safhadadır. İl kuruluşları, bölge kuruluşları, özel kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerine nitelikli ve özellikle teknik eleman temin edilmelidir. Bütün az gelişmiş ve göç veren yörelerin ortak sorunu olan teknik eleman açığının giderilmesi için yeni personel politikaları geliştirilmeli, ilimizde çalışma cazip hale getirilmelidir.
İKLİM EKONOMİK KAYIPLARA NEDEN OLUYOR
İlimiz olumsuz iklim şartlarına sahip olduğundan iş sezonu oldukça kısadır. Bu olumsuzluklarla birlikte kamu yatırımlarına tahsis edilen ödeneklerin miktarca az olması yanında zamanında serbest bırakılmaması, işlerin gecikmesine ve büyük zararlara neden olmaktadır.
KARS’TAKİ KÜLTÜR HAZİNESİ ANİ
Ani’deki buluntulardan ilk yerleşimlerin M.Ö. olduğu ortaya çıkmaktadır. Ancak bir kale şehri olarak önem kazanması ortaçağa rastlamaktadır. Ani şehri Arpaçay İlçesinin geniş tabanlı vadisinden inen dar bir boğazda savunmaya en elverişli mevkiide kurulmuştur. Önceleri Kamsarakanlar, daha sonra da Bağratiler Ani ’yi ellerinde bulundurmuşlardır. VII. Yüzyıldan itibaren, Arap Yarımadasından Kafkaslar ’a kadar olan bu geniş bölgede İslam Halifelerinin hakimiyeti etkinlik kazanmıştır. Bu durumdan doğal olarak Ani şehri de etkilenmiştir. X. Yüzyıldan itibaren Ani Bağratilerin başkenti olmuştur. Ancak 1044 yılında Ani Doğu Roma-Bizans İmparatorluğu egemenliğine girmiştir. 1064 yılında ise Sultan Alparslan tarafından Ani şehrinin zapt edildiği kayıtlardan anlaşıldığı gibi, Ani şehri Orta Kapının sağ batı yanında yükselen 28.No’lu burcunun ön yüzünde bulunan kufi tarzda yazılı kitabede de Emir Manaçarh ismi ve 1065-1066 yılları yazılı bulunmaktadır. Sultanın daha sonra Ani şehrini Şeddadi Ailesi’ne bağışladığı, şehirde yaşayan ve çeşitli kavimlerden oluşan, farklı dini inançtaki insanların bir uyum içinde ve huzurla yaşadıkları şehirdeki resmi ve dini yapılarda kullanılan malzemelerden, süsleme ve bezemelerde kullanılan motiflerin mükemmelliği ve muntazam lığından ve de aynı yapının duvarında Bizans etkili gotik haç ile, aynı yapıda kullanılan mukarnaslardan anlaşılmaktadır. 1124 yıllarında şehir Gürcüler tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonraları da ermeni Tigran Honenz Ailesi’ne tımar olarak bırakılmıştır. 1239 yılında Moğol istilasına uğramış, 1319 yılında ise şiddetli bir deprem geçirmiştir.
HURRİLERDEN GÜNÜMÜZE KARS
Kars'ın ilk sakinleri Hurriler daha sonra Hititler Urartular, Urartulardan sonra İskitler, Persler. Makedonya kralı İskender'in istilasına uğradı daha sonra Romalılar ve Bizanslıların eline geçti. Milattan sonra 7. asırda İslâm orduları bu bölgeyi fethetti. Tekrar işgale uğrayan Kars, Sultan Alparslan tarafından 1064 tekrar fethedildi. 1239'da Moğollar Kars'ı işgal ederken, eski tarihlerde Ruslar tarafından korkunç vahşet ve katliam yapıldı. 1534'te Kanuni Sultan Süleyman tarafından, İstiklal harbinde Kazım Karabekir Paşa, tarafından 30 Ekim 1920'de kurtarıldı. Kars ilinin milli mücadele tarihi, 1. Dünya Savaşı öncesinden Cumhuriyet’e değin uzanan kesintisiz bir süreci yansıtmaktadır. 19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin ard arda Rus, Ermeni ve İngiliz işgaline uğramıştır. Türkiye’nin 1. Dünya Savaşı’na girmesi, Çarlığın 1 Kasım 1914’te Sarıkamış’ta, Pasım’da ve öteki Anadolu hudutlarında ileri saldırmasıyla başladı. 6 Kasım’da başlayıp 6 gün süren Köprüköy Muharebesi’nde, Ruslar yenilince Rus Orduları Başkomutanı sayılan son Çar 2. Nikola, 1914 Aralık ayı başlarında Kars’a geldi, Sarıkamış’a geçip askerlerine kendi eliyle madalya dağıtarak ordusunu cesaretlendirmeye çalıştı. 1. Dünya Savaşı sırasında, Ruslar 1914 güzünde Kars’ta 150 Türk’ü sürgüne gönderdi. 1915 yılında Enver Paşa komutasındaki 3 Türk kolordusu Sarıkamış’a ilerleyip bir koldan da Ardahan’a girdi. Keskin soğuklarda Türk ordusu bozguna uğratıldı. 25 Nisan 1918 günü Kars, kırk yıllık hasretten sonra, Türk Ordusu ve ay yıldızlı bayrağına kavuştu. Mart-Nisan 1918’de Ermeniler Kars ilinde çok vahşi usullerle katliam yaptılar. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’yle Türk ordusu, 1914 sınırı gerilerine çekilmeye mecbur kalınca Ermeni istilası tekrar başladı. Kars yöresindeki örgütlenmenin ilk günlerinde, İngilizler yöre halkının siyasal yönlü çalışmalarına bir ölçüde göz yumdular. Ne var ki, siyasal örgütlenme çabalarının güçlenmesi ve merkezileşmesi, İngilizler’in yöredeki denetimini zayıflatmaya başlayınca işgalciler karışmama tutumunu bir yana bıraktılar. 1919’da Kars’a gelen İngiliz temsilci Pate, yerli yönetimi tanımayacaklarını bildirdi ve Arpaçay’ın doğusundaki Ermenilerin Kars’a yerleştirilmesini istedi. Bu durumdan cesaretlenen Gürcüler de Azgur, Ahıska ve Posof’u işgal ettiler. İngilizler Kars’taki Türk Hükümeti’ni dağıttıktan sonra yöreyi General Garganof ve Osibyan komutasındaki Ermenilerin denetimine bıraktılar. Böylece Kars ve yöresi işgalden kurtulduktan bir yıl sonra yeniden Gürcü ve Ermeni egemenliği altına girdi.
KARS’I TANIYALIM
• Coğrafya: Türkiye'nin en yüksek yaylaları Kars'ta yer alır. Yüksekliği 3000 metreyi aşan birçok dağı vardır. il topraklarının yüzde 38'i dağlar, yüzde 51'i yüksek yaylalarla kaplıdır. Ovalar il topraklarının yüzde 11'ini teşkil eder. Aras, Arpaçay, Göle çayı başlıca akarsuları olup, Aygır, Aktaş ve Turna gölü başlıca gölleridir. Kara ikliminin etkisinde olan Kars'ın doğal bitki örtüsü bozkırdır.
• Geçim Kaynakları: Tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayanır. Nüfusun yüzde 85'i bu sektörde çalışır. Sanayi, turizm ve ticaret yeni yeni gelişmektedir.
• Gezilecek yerler: Kars kalesi, Evliya Camii, Beylerbeyi sarayı, Havariler kilisesi, mesire yerleri, yaylalar ve göller. Anı Harabeleri
KARS’IN BEKLENTİLERİ
Yatırım programına birçok proje konması sonucu yeterli ödenek tahsis edilememesi ve işlerin yıllara yayılması, pratikte kaynak israfına neden olmaktadır. Ayrıca, yapımına karar verildiği dönemlerdeki ihtiyaca göre planlanan yatırımlar, yapımı uzun sürmesi nedeniyle daha bitmeden ihtiyaca cevap veremez duruma düşmektedir. Tüm kamu yatırımları arasında, öncelik sırasına göre en kısa zamanda bitirilecek biçimde olanlar programa alınmalı, yapımı devam eden işler sonuçlanmadan yeni işler programa alınmamalıdır. İlimizde ülke ortalamasına göre büyükbaş hayvanlarda yüzde 60, küçükbaş hayvanlarda yüzde 70 süt verimi, büyükbaş hayvanlarda yüzde 18, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 23 et verimi hesaplanmıştır. Özellikle et sektöründeki randıman düşüklüğü çok çarpıcı biçimde ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple et ve sütün yörede işlenmesini sağlayıcı ve örgütlenmeye yönelik çalışmalar öncelikle ele alınmalıdır. Fazla olan personel hareketleri nedeniyle özellikle teknik personel sıkıntısı çekilmektedir. İşsizliğin azalmasına ve iç göçün durmasına bir ölçüde çare olacak olan hayvancılığı geliştirme ve destekleme tedbirlerinin devamı sağlanmalı, et ithalatı yasağı bir müddet daha devam etmeli, sözleşmeli besicilik sistemine mutlaka geçilmelidir. Sağlık hizmetlerinin verimli ve düzenli olarak yürütülebilmesi için, sağlık ocağı ve sağlık evlerinin öncelikle onarılması, sağlık personeli (doktor, ebe, hemşire) atamalarının yeterli düzeye getirilmesi, hastanelerde var olan uzman tabip açığının tamamlanması zorunludur. Sağlık sorunları açısından önemli bir yer tutan içme suyu sorunu, kırsal kesimde özellikle kaynak yetersizliği nedeniyle, kronik hale gelmiştir. Bu sorunun mutlaka aşılması gerekmektedir. Kanuni özür, eş durumu, istifalar ve bölgesel nedenlerle kırsal kesimden azalan öğretmen sayısının ivedilikle giderilmesi ve orta öğretimde yabancı dil öğretmenlerinin yeterli miktarda atanması sağlanmalıdır. İlde bulunan ilköğretim okulları ile YİBO ve PlO'lardaki teknik eleman, memur ve hizmetli gibi personel yetersizliği hizmeti olumsuz yönde etkilendiğinin tespit edilmesi Milli Eğitim Bakanlığına arz edilmiş, ilgili Bakanlıkça yardımcı hizmetli personeli alımı için onay verilmiş, alımlara yıl içerisinde başlanacaktır.
NEVZAT TURHAN KİMDİR?
1948 yılında Düzce Akçakoca’da doğdu. İlkokulu Akçakoca Devrim İlkokulu’nda, ortaokulu Akçakoca Ortaokulu’nda, liseyi İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nde okudu. 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’den mezun oldu. 1973 yılında Samsun Kaymakam adayı olarak göreve başladı. Sinop-Durağan, Kastamonu-Küre Kaymakam vekilliklerini yaptı. 1976-1978 yılları arasında Konya-Bozkır Kaymakamlığı, 1978-1981 yılları arasında Giresun-Alucra Kaymakamlığı, 1981-1983 yılları arasında Muş-Varto Kaymakamlığı, 1982-1986 yılları arasında Muğla-Yatağan Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. 1986 yılında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği görevine atandı. Bu görevi 1993 yılına kadar devam etti. 1992/1996 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı ve 1996-1999 yılları arasında Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. 1999’da Kars Valiliği’ne atandı. Türk İdareciler Derneği ve Türk İdareciler Vakfı üyesidir. Belediyelerin Dış Kredi Borçları ile ilgili “İnceleme ve Araştırma” Raporu yayınlanmıştır.