goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

3 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 

Hayvancılığın Başkenti


Türkiye’nin mera hayvancılığına en uygun bölgesinin Arpaçay olduğunu tespit ettiklerini belirten Kaymakam Sedat Yıldırım, “Hayvan sayısı olarak baktığımız zaman Arpaçay ilçemize Türkiye ortalamasının 10 katı daha fazla hayvan düşüyor” dedi.

Kaymakam Yıldırım, “Arpaçay’ın dışarıda bulunan işadamlarından özellikle Arpaçay’a gelerek yatırımlarını buraya yapmalarını istiyorum. Emin olsunlar batıda kazandıkları paranın kat kat fazlasını burada kazanacakladır” şeklinde konuştu

Kars’ın Arpaçay ilçesi, Türkiye’de en çok göç veren yerleşim birimlerinden birisi. 20-30 sene önce Arpaçay’da 100 bin kayıtlı kişinin yaşadığını belirten Kaymakam Sedat Yıldırım, “Kars’ta kış aylarının çok uzun sürmesi, Karslı işadamlarının uzaklık nedeniyle yatırım yapmaması ya da yanlış sektör seçimi nedeniyle insanlarımızın akrabalarının ardından büyükşehirlere göç etmek zorunda kalmışlar. Etkin sebep, yeterince iş sahasının olmaması” diye konuştu. İlçede Türkiye ortalamasının 10 katı bir hayvan varlığı olduğuna işaret eden Yıldırım, teknolojinin sağladığı imkanların kullanılması ile elde edilen verimin artacağını hatırlattı. Başka yerlerde yaşayan Arpaçaylı işadamlarına da seslenen Kaymakam Yıldırım, “Emin olsunlar batıda kazandıkları paranın kat kat fazlasını burada kazanacakladır” dedi. Arpaçay Kaymakamı Sedat Yıldırım Bizim Mahalli İdareler Gazetesi’ne şu açıklamaları yaptı:

TÜRKİYE ORTALAMASININ 10 KATI

Kars 1768 metre rakıma sahip. İlimiz yaz yağışını en fazla alan illerden bir tanesi. 8 aya yakın bir kışı oluyor. Kışın topraklar tamamen karla kaplı. Çetin doğa şartlarından dolayı faaliyetler yapılamıyor. Ama yazları çok güzel. Türkiye’nin mera hayvancılığına en uygun bölgesinin burası olduğunu tespit ettik. İlçemiz kış aylarının uzun sürmesinden dolayı hayvancılık ve hayvancılığa dayalı tarım bölgesi niteliğinde. Hayvan sayısı olarak baktığımız zaman Arpaçay ilçemize Türkiye ortalamasının 10 katı daha fazla hayvan düşüyor. Ancak birim başına elde edilen gelir çok az. Doğa şartları, insanlarımızın yeni teknolojilerden uzak olmasını beraberinde getirmiş ve yeni verileri, yeni teknolojileri takip etmeyerek babadan kalma usullerle çalışmışlar. Asıl sıkıntı da bu zaten. Yoksa mera sıkıntımız ve hayvan sayısı yetersizliğimiz yok. Biz özellikle Arpaçay kaymakamlığı olarak diğer kurumlarımızla il ve ilçe tarım müdürlüklerimizle, üniversitelerle müşterek çalışarak burada hayvancılığı geliştirme sempozyumu düzenledik. Tüm Kars ilinden davetlilerimiz katıldı. Yine İzmir’den, İstanbul’dan getirdiğimiz Amerika’da çalışmış konuşmacılar geldiler. Orada bir start verdik. Doğa şartlarının hayvancılığın gelişmesine pek fazla engel olmadığını anlatmaya çalıştık. Biz burada öncelikle 120 günlük bir besi uygulaması yaptık ve hayvanlarımız bu uygulama ile 3 kat verimli hale geldi. Arkasından süt çiftlikleri kurduk. Irk ıslahı olarak da çapraz tohumlama dediğimiz şarole, limuzin, lavali ve montofonlar bu bölgenin hayvanlarına tohumladık. 100 hayvan üzerinde yapıldı. Bu uygulama sonucunda şu an yavruları dünyaya gelmek üzere. İnsanlarımızda yavaş yavaş, çok zor olmakla beraber, bu katı kuralları kırmaya çalışıyorlar.

ÖĞRETMENLERİ BURADA TUTMAK ZOR

3 bin öğrencimiz var. Pansiyon ve Yatılı İlköğretim Bölge Okulumuz var. Yine pansiyonlu bir lisemiz var. Bir tane de ilköğretim okulumuz var. Toplam 3 ilköğretim okulumuz var. Köylerimizden gelen öğrencilerimiz ilçemize gelerek yatılı olarak kalıyorlar. Bunun yanında 3 tane taşıma merkezimiz var. Civar köyleri Koçköy beldemize taşıyoruz. Taşınmayacak köylerimizde de okullarımız mevcut. 200 öğretmenimiz var. Okuryazarlık oranı istediğimiz seviyede değil. Yüzde 90’lara ancak ulaştık. Üniversite başarımız sıfır. Hiç kazanan öğrencimiz yok. Bu yıl halk eğitim merkezimize kurs açtırmak suretiyle en azından 5-6 öğrencimizi üniversiteli

yapmak hedefimiz. Yönetim kademesinde de okulların denetimini bu yıl biraz daha sıkı tutuyoruz. Geçen yıla göre bir hayli mesafe aldık. Şahsi fikrimi sorarsanız; yeni bir yapılanma yok. Yeni bir yapılanma olursa ben karşı çıkarım. Bir köye okul ve sağlık ocağı yapılmasına. Çünkü görüyorsunuz bir tane öğretmen var. Bakkal yok, hiçbir şey yok. Yapıların çoğu zaten işlevsiz halde duruyor ya da ahır olarak kullanılıyor. Her köye bir sağlık ocağı ve okul yapılması doğru değil. Bunun yerine merkez köyler seçilerek civar köylerdeki öğrencilerin bu merkez köylerde öğrenim görmeleri çok daha verimli olacaktır. Eğitimde başarını düşük olmasındaki etken sebep öğretmenlerin burada kalmamasıdır. En kısa zamanda tayinlerini çıkartıp bir şekilde ayrılıyorlar. Onları burada tutmak çok zor.

İNSANLAR POTANSİYELİN FARKINDA DEĞİL

Temel sorunumuz ilçemizde bulunan insanlarımızın içinde bulundukları potansiyelin farkında olmamaları. Hayvancılık ve tarım konusunda burada bir çok proje yaptık, hepsini hayata geçirdik. Devlet olarak bizim ekonomik faaliyet yapmamız hele hele liberal ekonominin hakim olduğu bu dünyada doğru ya da akılcı bir şey değil. Biz nasıl yapıldığını gösteriyoruz ki, insanlarımız da örnek alıp kendileri uygulasınlar. Biz mısır, ayçiçeği, kiraz ekiyoruz. Halktan da hiç kimse hiçbir şekilde bu iş nasıl yapıldı diye gayret sarf etmiyor. Tabii bu yılların getirdiği bir alışkanlık. Bunu kırmak mümkün değil. En büyük sıkıntımı burada katı bir yapının olması. Burada öyle bir doğa var ki 8 ay yatıp, 4 ay çalışırsanız çok güzel. Gerek okuyan gerek iş bulan herkes buradan gitmiş. Buradan giden iş adamlarımızı, buradan giden vatandaşlarımızın büyükşehirlerde gördükleri tecrübeyi buraya aktarmamalarından gelişim sağlanamıyor. Buradaki halkın bir çoğu da kendini yenilemiyor.

YASALAR İŞSİZLİĞİ BİTİRECEK

İdareci olarak siyaset yapmamız pek doğru olmaz. Ama ben hep şunu söylüyorum; mevcut iktidar 20 tane, 30 tane, 50 tane Arpaçay’a fabrika kurmaktansa ya da diğer illere bu şekilde yatırım yapmaktansa, özellikle birkaç konuda işlerin hızlanmasını sağlarsa, yerinden hizmeti getirirse, yerinden yönetime yönelik kamu reformu yapılırsa çok iyi olur. Tabii bunun oturması da belirli bir süreç alacaktır. Biz bu yasayı çok iyi değerlendiriyoruz. Arkası da gelirse zaten kendiliğinden işsizlik sorunu da çözülecektir. Vatandaş devlet dairesinde bir günde işini halledemiyor. Ben Çarşamba günlerimi vatandaşa ayırarak yerinde bir çözümü getirmeye çalışıyorum. Bir Yeşilkart başvurusunda vatandaşımız 11 ayrı kuruma gitmek zorunda kalıyor.

ARPAÇAY’IN TARİHİ

Arpaçay ile Kars’ın müşterek bir tarihi vardır. Kars ilinin M.Ö.’ye varan bir tarihi vardır. Kars’ın bilinen en eski sakinleri Orta Asya’dan gelme Hurilerdir. Huriler, M.Ö. 2000 yıllarında Kars bölgesine yerleşmişlerdir. Van bölgesinde bulunan Urartu Krallığı Hurilerin hakimiyetine son vererek Kars’ı kendi hakimiyeti altına alarak 250 yıl ellerinde bulundurduktan sonra Kuraras boylarına yerleşmiş olan İskitlerin eline M.Ö. 668 yılında geçmiştir. Durmadan el değiştiren Kars ve Arpaçay M.Ö. 148 yılında İskitleri yıkan Arsaklı Beyliği’nin eline geçmiştir. Kars M.S. 5. yüzyılda Arsaklıların elinde kaldıktan sonra uzun süre Sasani, Bizans ve İslamlar arasında el değiştirmiştir. Bu durum 6. yüzyılın başlarına değin devam eder. 1064 yılında Alparslan’ın Ani ve Kars’ı zaptetmesi ile bölgenin çehresi birden değişmiştir. İlçemiz 1927 yılında birleştirilen Söregel (Kızılçakçak) ile Zerşat kazalarına doğusundan geçen Arpaçayı’na göre verilen resmi adıdır. Arpaçay’ın adı Tanrı Dağlarının batısında Isığ Gölü çevresinde “Arpasnyn’ bölgesinden gelme ‘Arpalı’ adı Türk boylarından kalmadır. Osmanlı sayım defterlerinde Arpaçay Suyu ile bunun kaynağı olan ‘Arpalı’gölü çevresine ‘Arpalı’ denmesi de bu yüzdendir. Arpalı diye anılan Türk Boyu’ndan hatıra kalan Arpaçayı adı 1927’de devletçe ‘Arpaçay’a çevrilmiştir. İlçemiz Osmanlı İmparatorluğu devrinde Zerşat Sancağı ile Kars iline bağlı iken 1977-1918 yılları arasında Rus işgali altında kalmıştır. 1927 yılında yeniden düzenlenen teşkilata göre Zerşat sınırından geçen Arpaçay’ı adına izafeten Arpaçay adını almıştır. 20 Ekim 1920’de bir daha ayrılmamak üzere Kars ve ilçeleri Türkiye’ye kazandırıldı. 3 Kasım 1920’de de Arpaçay’da Rus askerleri sınır dışı edilerek eski Zaruşat olan Arpaçay’da üç gün sonra hürriyetine kavuştu. Hürriyetinin ardından sıra yerleşmeye gelmiştir. Azerbaycan ve Kafkas ellerinden Azeriler ve Karakalpaklar (Terekemeler) Erivan’dan Kürtler, Kars ve yöresinden yerliler yerleşmiş olup kendi örf ve adetlerine bağlı kalmakla birlikte aralarında uyum sağlanmıştır. Arpaçay ilçesinin doğusunda Ermenistan toprakları ve Akyaka ilçesi güneyinde Kars ili bulunmakta olup, kuzeyinde Çıldır ilçesi ve batısında da Susuz ilçesi toprakları ile çevrilidir. Ermenistan ile sınır hattımız 10 kilometredir. İlçenin alanı 605 kilometrekare olup yüksekliği 1675 metredir. İklimi Karasal karakter gösterir. Yazın ortalama sıcaklık 19,7 C, kışın ortalama –4,3 C’dir. Kar yağışında ortalama kar kalındığı ilçe merkezinde 43 cm. olmakta yağmur ise metrekareye 30-40 kg arası düşmektedir. Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır. İlçe hudutlarından geçen Kars Çayı’ndan başka büyük bir kısmı ilçe sınırlarımıda Çıldır Gölü’nden akan Telek Suyu bulunur. Arpaçay merkezi Koçköy beldesinde ait ve 7 köy hariç bütün köylerimizin yaylası vardır. Yaylalar, Kısır Dağı, Gökdağ eteklerinde ve Mişko adı verilen yerdedir. Diğer üç köyümüzün yaylaları ise ilçemiz sınırları dışındadır.

ARPAÇAY’DA SOSYAL DURUM

İlçemiz ve köylerinde genel olarak taş yapı ve üzeri toprak olan ev tipi hakimdir. İlçe merkezimizde yüzdesi düşük olmakla beraber betonarme yapı vardır. Resmi binalar dışında çatılı binaya az rastlanır. Yurtdışında işçi olan köylerimizde modern yapılara rastlamak mümkündür. İlçemizde görev yapan kamu görevlileri çoğunlukla belediye ve kendi kuruluşlarına ait lojmanlarda kalmakta ise de atanan kamu görevlileri ve vatandaşlar için kiralık ev bulmak çok zordur.

25 BİN KİŞİYE 25 BİN FİDAN

Arpaçay Kaymakamlığı ile belediye tarafından, Arpaçay İlçesi'nde düzenlenen 1. Kiraz Festivali’ne Kars Vali Yardımcısı Elif Nur Bozkurt Tandoğan, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Kars Emniyet Müdürü Necmettin Seymen, Arpaçay Kaymakamı Sedat Yıldırım, Çıldır Kaymakamı Cem Afşin Akbay, Arpaçay Belediye Başkanı Cengiz Çobanoğlu ile yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Türkiye’nin yetiştirdiği en ünlü aşıklardan birisi olan Murat Çobanoğlu’nun vefatından önce katıldığı festivalde Kaymakam Sedat Yıldırım da yaptığı konuşmada, davetiyeyi gönderdikleri vatandaşların ilk önce şaşırdıklarını ifade ederek, "Arpaçay'da ne kirazı, kiraz yetişir mi? diye şaşırdılar. Arpaçay genel nüfusunun 25 bin olması münasebetiyle, '25 Bin Kişiye 25 Bin Kiraz Fidanı' sloganıyla yola çıkarak bugün bu fidanları burada satacağız ve bu kirazları Arpaçay'a dikeceğiz" dedi.

SAĞLIK HİZMETLERİMİZ YETERLİ

Sağlık konusunda da merkezde bir sağlık ocağımız var. Koçköy ve Doğruyol köylerimizde de sağlık ocaklarımız var. Köy yollarımız her gün kapanıyor ama her gün de açıyoruz. Dolayısıyla ulaşımda pek fazla zorluk çekilmiyor. Günlük sağlık ocağımızda yüz hasta muayene ediyoruz. 3 doktorumuz var. Sağlık hizmetlerimiz yeterli.

YÜZ BİNDEN FAZLA GÖÇ VERİLMİŞ

Merkezde nüfusumuz 5 bin 500. 47 köy ve bir beldemiz var. Toplamda ise 25 bin nüfusa sahibiz. 20-30 yıl öncesine baktığımızda Arpaçay’da 100 bin kayıt olduğunu görüyoruz. Çok fazla göç verilmiş. Sebebi ise Kars’ta kış aylarının çok uzun sürmesi, Karslı işadamlarının uzaklık nedeniyle yatırım yapmaması ya da yanlış sektör seçimi nedeniyle insanlarımızın akrabalarının ardından büyükşehirlere göç etmek zorunda kalmışlar. Etkin sebep, yeterince iş sahasının olmaması.

YOLLARIMIZ İYİ DURUMDA

47 köyümüz bir belediyemiz var. Yaklaşık köylerimizin yarısında şebeke suyu var. 32 tane köyümüzde de altyapı çalışmalarına devam ediyoruz. Özellikle içme suyu olarak yollarımızın birçoğu asfalttır. Asfalt olmayan yollarımız da düzgün. 2-3 köyümüz haricinde yol problemimiz yok. Kış aylarında tüm köylerimizde yol kapanma problemleri yaşıyoruz. Karadeniz’le kıyasladığımız zaman özellikle yaz aylarında hiçbir sorunla karşılaşmıyoruz. Türkiye’nin bu ölçekteki bir ilçesi için yeterli durumdayız.

ARPAÇAY’DA TARİHİ YER YOK

Arpaçay’da tarih ve turizm yönüyle hiçbir şeyi yok. Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi zamanında burada da işgaller olmuş. Buranın insanları da kahramanlıklarını göstermişler. Ufak tefek Ruslardan kalma küçük yapılar var ama onun dışında turist çekecek, tarihi dokusu olarak gezilip görülecek Arpaçay’ın bir yeri yok. Bir tek Çıldır gölümüz var. O da volkanik bir göl. Bu gölümüz de kışın donuyor, üzerinde arabalarla çok rahat gezebiliyorsunuz. Bunun için de turistler gelmiyorlar zaten. Arpaçay’da tarih ve turizm yönüyle hiçbir şeyi yok. Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi zamanında burada da işgaller olmuş. Buranın insanları da kahramanlıklarını göstermişler. Ufak tefek Ruslardan kalma küçük yapılar var ama onun dışında turist çekecek, tarihi dokusu olarak gezilip görülecek Arpaçay’ın bir yeri yok. Bir tek Çıldır gölümüz var. O da volkanik bir göl. Bu gölümüz de kışın donuyor, üzerinde arabalarla çok rahat gezebiliyorsunuz. Bunun için de turistler gelmiyorlar zaten. Burada bir şey var, 8 ay beyaz, 3 ay ayaz, 1 ay yaz. Yazın tozu, dumanı, kışın karı boranı... Yani kime sorarsanız sorun nereye çıkarsanız çıkın ilginçtir geçen yıl gezici tiyatrolar geldiler. 3 tane oyun oynatalım dediler. Birincisinde katılım çok güzeldi, ikincisinde biraz azaldı ve üçüncüde de hiç kimse gelmedi. Yöresel olarak bir de Kafkas oyunları oynanıyor burada onun dışında yapılan bir etkinlik yok. Geçen yıl kiraz festivali yaptık. Biz festivali geleneksel hale getirebilirsek ilerleme sağlamış olacağız.

ASAYİŞ RAHAT

Asayiş yönüyle ilçe merkezi çok rahat. Ayda bir olay olur. Bu olaylar da zaten köyde olur. Bu olaylar da mera anlaşmazlıklarından çıkar. Bu sorunu da yavaş yavaş çözüyoruz. Emniyet ve asayiş sıkıntımız yok. Jandarmamız da mevcut. 140 kolluk kuvvetiyle asayiş sağlamaya çalışıyoruz.

İŞ ADAMLARIMIZI BEKLİYORUZ

İdareci ile siyasetçi çok farklıdır. İdareci olarak sadece Arpaçay’ın dışarıda bulunan işadamlarına özellikle Arpaçay’a gelerek yatırımlarını buraya yapmalarını istiyorum. Emin olsunlar batıda kazandıkları paranın kat kat fazlasını burada kazanacakladır. Buradaki eşlerini, dostlarını sanayi şehirlerine götürmektense burada kalmaları daha iyi. Bizler de kendilerine kaymakamlık olarak her türlü yardım ve desteği sağlayacağız. İlçe halkının da beklentisi bu. Gelsinler burada yatırım yapsınlar. Bizlerde proje çok.

SEDAT YILDIRIM KİMDİR?

Antalya Serik doğumlu. 1996 yılında Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. 1997 yılında Gazi Üniversitesi’nde yüksek lisansa başladı. 1999 yılından itibaren Çalışma Bakanlığı İşkur Genel Müdürlüğü’nde müfettiş yardımcısı olarak 2 yıl görev yaptı. 2000 yılında da kaymakam adayı olarak göreve başladı. Sırasıyla Kırklareli, Afyon-Hocalar, Kastamonu-İhsangazi ve son olarak Kars-Arpaçay kaymakamı olarak görev yaptı. Halen Arpaçay Kaymamı olarak görevini sürdürmekte.

 

© Copyright-2005

Sonhavadis