Büyük Menderes Havzası’ndaki kirliliğin üstesinden örgütlü mücadele ile kolaylıkla gelinebileceğini aktaran CHP Aydın Milletvekili Mehmet Boztaş, Halk bu konuda hiç de duyarlı değil. Kendilerinin sağlığı tehlikeye giriyor; olan onlara oluyor aslında Aydın’ın son yıllarda sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından gerilediğini söyleyen CHP Aydın Milletvekili Mehmet Boztaş, nüfusun büyük bir kısmının taşıma ile uğraştığını bu nedenle sanayi de yatırımların artması gerektiğini ifade etti. Sahip olunan imkanların değerlendirilmesi gerektiğini savunan CHP’li Boztaş, doğalgazın bir an önce kullanıma geçmesinin hem vatandaşlar hem de yatırımcılar için yararlı olacağını dile getirdi. Boztaş, Büyük Menderes ovasındaki kirliliğin bitmesi için Aydınlıların birlik olmaları, örgütlü halde olmaları gerektiğini açıkladı.
KÜLTÜRLERİ YANSITAN İL
Aydın, tarihin akışı içerisinde insanlığın ortak mirasına beşiklik eden bir ilimizdir. Tralles, Panionon, Pygela, Milet, Priene, Magnesia, Gerga, Alinde, Alabanda, Nysa, Didim, Afrodisias gibi kültür kaynakları ilimizin sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bu kültür varlıklarının tamamı özel çevre koruma bölgesi kapsamında bulunmakta ve her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir. 1071 yılından sonra da Türklerin Anadolu’daki kültür ve medeniyet eserlerinin de Aydın’la bütünleştiğini ve bu anlamda Selçuklu ve diğer küçük beyliklere ve Osmanlı dönemine ait pek çok kültürü yansıtan eserler mevcuttur.
TURİZM VE EKONOMİYE KATKI BÜYÜK
Aydın, Akdeniz iklimi etkisinde bulunduğundan pek çok doğal turizm alanlarına da sahiptir. İlimiz özellikle deniz kıyısında bulunan Kuşadası ve Didim’in doğal ve tarihi güzellikleri turizm çekim merkezlerinin başında gelmektedir. Her yıl yüz binlerce yerli yabancı turist bu ilçelerimize ziyaret etmekte ve bir o kadarı da konaklamaktadır. Bu yönüyle de ülke turizmine ve ekonomisine de çok büyük bir katkı sağlamaktadır.
TURİZM SADECE YAZLARI VAR
Bu zengin turizm kapasitesine sahip olan ilimizin önemli yatırımlarının başında da turizm gelmektedir. Turizm Bakanlığı belgeli 2002’ye yakın seyahat acentesi, beş adet yat işletmesi ve 625 adet konaklama tesisi bulunmaktadır. Ancak bütün bu verilere karşın turizm kapasitemizin ancak bir bölümünü yaşama geçirebileceğimizi söyleyebiliriz. Şöyle ki; sözünü ettiğim bütün bu etkinlikler hemen hemen çoğu yaz aylarında yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bunun dışındaki alternatif turizm rezervlerimizi istenilen düzeyde harekete geçirdiğimizi söyleyemeyiz. Çünkü kış aylarında da turist çekecek, doğa ve kongre turizmine yönelik çok büyük bir potansiyeli değerlendirilmeyi beklemekteyiz.
YOLLARIN STANDARDININ YÜKSELTİLMESİ GEREKLİ
Aydın coğrafi konumu ile demiryolu, deniz ve havayolu taşımacılığı imkanlarına sahip bir il olmasına rağmen ticari yük ve yolcu taşımacılığında ağırlık karayolu taşımacılığındadır. Karayolu ulaşımında yük ve yolcu taşımacılığının geçiş koridorlarında ve Ege’den Anadolu’ya açılan yollar üzerinde önemli bir konumda bulunan Aydın ilinin karayolu ağ uzunluğunda ciddi bir sorun gözlenmezken, il ve devlet yollarının standartlarının yükseltilmesi gerekmektedir. İl sınırları içinde 135 kilometre uzunluğunda demiryolu ağı vardır. Demiryolu ağı 2 hattır, her iki hat üzerinde yük ve yolcu taşımacılığı günlük olarak yapılmaktadır. Kuşadası limanı yat ve yolcu gemisi trafiği yönünden önemli bir hudut kapısı olma niteliğini taşımakta, yaz sezonu boyunca binlerce turist gerek gemi gerekse yat ile giriş-çıkış yapmaktadır. Ayrıca, 1993 yılında faaliyete geçen bin 435 metre pist uzunluğuna sahip Aydın-Çıldır Havaalanı küçük tip uçakların yapabileceği özelliktedir.
BÜYÜK MENDERES AYDIN’IN CAN DAMARI
Türkiye’nin en önemli tarım havzasına sahip olan ve bölgede yaşayan insanlarımızın geçim kaynağı olan, Büyük Menderes Nehri ve havzası Aydın’ın ve bölgenin can damarıdır. Bölgede yapılan tarım ve bundan geçimini sağlayan insanlar düşünüldüğünde konunun önemi çok daha öne çıkmaktadır. Özellikle Aydın’da ekonominin tarıma dayanması ve insanların bundan geçim sağlaması konuyu yaşamsal kılmaktadır.
MENDERES’TEKİ KİRLİLİK VAHİM BOYUTLARDA
Ancak Aydın bütün bu olumlu özelliklerine karşın Büyük Menderes nehrinin ve havzasının kirlilikle karşı karşıya kalması gerek yöremiz ve gerekse ülkemiz için çok büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Birçok yerleşim yerinde kanalizasyon şebekesinin olmayış ve atıkları önleyecek arıtma sisteminin bulunmayışı kirliliğe neden olmaktadır. Uşak’tan başlayarak deri sanayi atıklarının ve evsel-kimyasal artıkların Büyük Menderes nehrine verilmesi çevre felaketlerine davetiye çıkarmaktadır. Uşak ve Denizli’den başlayarak, nehrin geçtiği bütün yerleşim yerlerindeki sanayi ve evsel atıklarının bırakılması sonucu bu zengin tarım havzası ve havza üzerinde yaşayan insanları tehdit etmektedir. Nehrin kirlenmesiyle havzadaki tüm canlı doku zarar görmektedir. Ayrıca kirlenmiş suyla yapılan tarımda ciddi ürün ve kalite kaybı gözlenmektedir. Kirlilik bununla da kalmayıp havzada yaşayan insanların sağlığını da tehdit etmektedir. Bir diğer taraftan da nehrin bu kirlilik içinde denize dökülmesiyle de deniz kirliliğine neden olmaktadır. Bölgenin turizm özelliği göz önüne getirildiğinde durumun turizm açısından da ayrı bir önemi ortaya çıkmaktadır. Büyük Menderes nehri ve havzasındaki kirliliğe ilişkin araştırma önergesini geçtiğimiz yıl TBMM Başkanlığı’na verdim. Görüşülmek üzere sıradaki yerini aldı. Ancak bu görüşülme beklenilmeksizin yetkililerin ivedilikle harekete geçmesi, ileride telafisi mümkün olmayacak sonuçlara varmadan önlemlerin alınması gerekmektedir.
ORTALAMANIN ÜZERİNDEKİ İL
Aydın’ın köy içme suları envanteri incelendiğinde, ilin Türkiye sıralamasında 31. sırada olduğu görülmektedir. Bu oran da, Türkiye ve Ege Bölgesi ortalamasının oldukça üzerindedir. Aydın ili, kişi başına düşen elektrik tüketimi sıralamasında Türkiye’de 37. sırada yer almaktadır. İlin elektrik tüketiminin sektörel dağılımı Ege Bölgesi ve Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, elektriğin meskenlerde, resmi dairelerde ve aydınlatmada tüketim oranlarının hem bölge hem de ülke oranlarından daha yüksek olduğu görülmektedir. Buradaki dikkat çekici bulgu sanayi, ticaret ve tarımsal sulama oranlarında ortaya çıkmaktadır. Şebeke kayıp oranı yüzde 10’un altındadır. Bu oran Ege Bölgesi’ndeki en düşük kayıp oranıdır. Zira Türkiye ortalamasında bu oran yüzde 20’leri aşmaktadır.
AYDIN DOĞALGAZ BEKLİYOR
Bölgede büyük bir umutla beklenmekte olan İzmir-Nazilli Ana Doğalgaz İletim Hattı’nın yaşama geçirilmesi, enerji alanındaki önemli bir beklentiyi giderecektir. Zira bunun hem sanayide hem de meskenlerde kullanılacak olması. Enerji alanındaki büyük bir gereksinimi karşılayacaktır. Yine bu konuya ilişkin de geçtiğimiz dönemde Sayın Enerji Bakanı’na verilmek üzere yazılı soru önergesi olarak TBMM Başkanlığı’na verdim. Bunun ayrıca çevre kirliliğiyle karşı karşıya bulunan bölgemiz için yaşamsal bir önemi olacaktır. Yine bölgemizin çok önemli potansiyeli de jeotermal enerji kaynaklarıdır. Bunun da değerlendirilmesiyle işlevsel hale getirilmesi, temiz ve ucuz bir enerjiyi kullanılır hale getirecektir. Bunun da üretim sektörlerindeki ve meskenlerdeki gereksinime yanıt vereceği ve büyük bir kolaylık sağlayacağı şüphesizdir.
AYDIN’DA SANAYİİ GELİŞMEDİ
Aydın’da ekonomi, tarım, hayvancılık ve ticaret sektörlerine dayanır. Buna karşın, söz konusu sektörlerin hasıl ettiği katma değerlerin düşüklüğü, turizm ve hizmetler sektörlerinin yeterli desteği sağlayamaması, ilde sanayiinin yeterince gelişmemesinin sebepleri arasındadır. Bununla birlikte, sanayi sektöründe son yıllarda az da olsa bir gelişme görülmektedir. İl genelinde faaliyette bulunan imalat sanayi kuruluşlarının büyük bir kısmı hammaddesi tarımsal üretime bağlı olan gıda ve dokuma sektörüne yöneliktir. Taş, toprak ve metal eşya, makine teçhizat imalat sektörleri Aydın sanayisinde ağırlıkta olan diğer sektörlerdir. Ayrıca ilimizde Söke, Nazilli, Ortaklar, Köşk Ege Sera İhtisas ve Buharkent organize sanayi bölgeleri bulunmaktadır.
NÜFUSUN YARISINDAN FAZLASI TARIMDA
Aydın gerek verimli toprakları gerekse su kaynakları açısından önemli bir tarım yöresidir. İl nüfusunun yüzde 57’si geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Aydın ilinin 383 bin 790 hektar tarım arazisinin yüzde 53’ünü meyve ve zeytinlikler oluşturmaktadır. Verimli toprakları ve su kaynaklarıyla önemli bir tarım yöresidir. Bununla beraber hayvancılıkta önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Tarım ürünlerinde hemen hemen her çeşit mahsul üretilmekte olup, sanayi bitkileri, tarla, bağ ve bahçe ürünleri bunların başlıcalarını oluşturmaktadır. Büyük Menderes nehrinin ve havzasının zenginliği ve Akdeniz ikliminin elverişliliği için paha biçilmez bir ortam hazırlamaktadır. Bütün bu özellikler bir araya geldiğinde tarımın bütün kollarında üretim yapılmakta, buna paralel olarak da hayvancılık da önemli bir gelir kapısının oluşturmaktadır. Bütün bu etkenlerin bir araya geldiğinde de ilimizdeki ekonomik olarak nüfusun yaklaşık yüzde 65’i tarımla uğraşmaktadır.
EĞİTİM VE SAĞLIK İYİ SEVİYEDE
Aydın ilinde okuma ve yazma bilen nüfusun oranı ülke genelinde olduğu gibi her iki cinsiyet için de sürekli artış göstermektedir. Kadın nüfusun okur yazarlık oranı erkek nüfusunkinden daha hızla artmakla birlikte cinsiyetler arasındaki farklılık devam etmektedir. Türkiye ortalamasının üzerinde bir okullaşma oranına sahiptir. Ancak bu yeterli olduğu anlamına gelmemelidir. Zira bölge oranlarıyla karşılaştırıldığı zaman düşük olarak gerçekleşmektedir. İlimizde yürütülen sağlık hizmetleri ise Türkiye ortalamasının üzerinde ir ortalamaya sahiptir. Gerek hekim, hemşire ve ebe sayısı gerekse araç-gereç ve teknik altyapı oranları Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. Hemen hemen birkaç istisna dışında sağlık ocaklarımızda hekim sıkıntısı bulunmamaktadır. Hekim sayısında ilk üçe, hemşire sayısında da 14. sıra den gelen bir personel kadrosu mevcuttur.
GELİRDE GERİLEME VAR
Kişi başı gayrı safi yurt için hasıla sıralamasına baktığımız zaman 14. sırada yer almakta ülke içerisindeki payı yüzde 1,52’ye gelmektedir. İllerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre de 22. sırada yer almaktadır. Maalesef bu durum 1996 verileriyle karşılaştırıldığında 12. sıradan gerilere düştüğümüzü ifade etmektedir. Yine gayrı safi yurt içi hasıla endeks değerleri bölge sıralamasında beşinci sırada bulunmaktadır. Yine kişi başına gayrı safi yurt içi hasıla değeri 2 bin 17 dolarla 25. sırada bulunmaktadır.
HIZLI ÇIKAN YASALAR ZARAR VERİR
AK Parti iktidarı yalnızca kötü bir yönetim sergilemiyor, aynı zamanda son zamanlarda sistemle de kavgalı hale gelmeye başladı. Yasama yılının son üç gününde arka arkaya çıkan yasalar hepimizin başını döndürdü. Bu hızlı çıkartalım mantığını biz tasvip etmiyoruz. İvedilikle, peş peşe, çok kısa zaman dilimleri içinde çıkan bu yasaların içinde bizi ve sistemi rahatsız edecek nitelikte onlarca madde var. Meclis’ten gecekondu sistemiyle 27 saniyede bir madde geçiyor. AK Parti iktidarı, muhalefetsiz, uyuyan bir iktidardır. Son zamanlarda çıkan bütün yasalar bürokratların çıkardığı yasalara dönüşmeye başladı artık. Noter mantığıyla onaylanıyor maddeler sadece: Kaldır elini, indir elini!
YASALAR YEREL YÖNETİMLERİ GÜÇSÜZLEŞTİRİYOR
Merkezi yönetimin yetki ve sorumluluklarını yerel yönetimlere devrettiği görüntüsünde olan yeni çıkmış malum yasalar, aslında mahalli idareleri güçsüzleştiriyor. Biz zamanında bu yasaların çıkarılmasını isterken, yerel yönetimlerin yapısının değiştirilmesinden değil yetkilerinin artırılmasından bahsetmiştik. Çıkarılan bu yasalar, yerinden yönetime geçişteki yolda yalnızca çok çok küçük parçalar. Başbakanımız Sayın Recep Erdoğan geçtiğimiz aylarda özel bir televizyon kanalında bir programda Başkanlık sistemini tartışmaya açmıştı, hatta eyalet sistemine bile yeşil ışık yakmıştı. Bu Türkiye’nin bölünmesine neden olacak bir sistemdir. Oysa, ‘böl-yönet’ tekniğinden başka bir şey değildir.
BAKANLAR BİLE AYDIN’IN GERİLEMESİNİ DURDURMADI
Aydın her dönem bakan çıkartmış bir ildir. Ama bakan çıkartmasıyla sadece övünebilmiştir. Bakan, ilin kötüye gidişini yazık ki- engelleyememiştir. Geçtiğimiz yıllarda Aydın gelişmişlik düzeyi açısından 12. sıradayken son yıllarda 20’li sıralara gerilemiştir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, sorunlarla baş edebilmek adına halkımız birlik olmak zorunda. Örneğin Menderes Havzası’nın kirliliği, en büyük problemimiz; hem insan sağlığını tehdit ediyor hem de tarım arazilerini çoraklaştırıyor. Aynı zamanda ekonomik anlamda da çok büyük bir kaybın habercisi. Bu konuyla ilgili olarak Meclis’e bir soruşturma önergesi sunduk ama AK Partili Aydın Milletvekillerinden gerekli desteği alamadık. Halk bu konuda hiç de duyarlı değil. Kendilerinin sağlığı tehlikeye giriyor; olan onlara oluyor aslında. İşte bu örgütlü mücadelenin kolaylıkla üstesinden gelebileceği bir problem. Ama halk bir araya gelme, birlikte hareket etme yeteneğinden yoksun. Başka yerlerde halk, bir araya geliyor, şirketler, fabrikalar kuruyor ama Aydın’da –maalesef- yok. Halkın bir an önce iyi ile kötüyü ayırt etmesi gerekiyor.
MEHMET BOZTAŞ KİMDİR?
1957 yılında Antalya’nın Finike ilçesinde doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Finike’de liseyi Nazilli’de okudum. Yüksek öğrenimi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudum ve 1982 yılında mezun oldum. 1984 yılında Nazilli’de serbest avukat olarak çalışmaya başladım. 1984-1985 arası Konya Yurtiçi Batı Bölge Komutanlığı’nda Hakim Asteğmen olarak askerlik görevimi yaptım. 1987 yılında Sosyal Demokrat Hakçı Parti (SHP)’de Nazilli İlçe Yönetimi’ne, 1989 yılında da Nazilli Belediye Meclisi üyeliğine seçildim. 1994 yılında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Yönetim Kurulu üyeliğinde, 1995-1998 yılları arasında da CHP Nazilli İlçe Başkanlığı görevinde bulundum. 1998-2000 yılları arasında Aydın Barosu Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundum. 3 Kasım 2002 seçimlerinde Aydın Milletvekili olarak TBMM’ye girdim.