|
Küresel gücün terörü engelleme bahanesiyle fakat terörle hiçbir ilgisi olmadığı halde işgal ettiği Ortadoğu’da stabılizasyon bir türlü sağlanamadığı gibi dünyada da terör durmadan devam etmekte. Küresel güç, özgürlüğü, adaleti ve hukuku yayacağını iddia etmesine rağmen bunun yerine kin ve nefreti, acıyı ve mutsuzluğu yaymakta. Böylece küresel gücün siyasal, politik, ekonomik, kültürel ve sosyal ahlaksızlığı ve sorumsuzluğu sonucunda birikenler dünyayı her geçen gün çekilmez kılmakta. Bu tavır soğuk savaşı, isim değişikliğine uğratarak doğu ile batı halklarının savaşı haline getirmiş durumda. Ekonomik, siyasal ve askeri gücün terörü engelleme yönünde kullanılmasından ziyade, yeni haksızlıklar ve dengesizlikler yaratacak şekilde kullanılması terörün ekmeğine yağ sürmekte.
Küresel güç Ortadoğu’da yozlaşmış rejimleri arttırarak bu yolla kendi çıkarlarını garanti altına alırken, her türlü büyük terör eylemini de biriktirdiği bu kin ve nefretin eseri bir örgüte mal etmekte. Fakat her büyük saldırıdan sonra eylemlerin üstlenilmesi vakit aldığı için kafalar da karışmakta.
Küresel güç merkezli dünyanın küresel medyası da tek bir kışkırtıcı sesle yön ve rota çizmekte. Buna aykırı sesler çıkaran ülkelerin medyası da hükümetler düzeyinde baskılarla yön değiştirmeye zorlanmakta. İlginç tesadüf ki aykırı sesler çıkan ülkeler bir bir eylem sırasına girmekte. İngiltere’nin Irak’tan asker çekeceğine dair söylemlerinin arttığı bir sırada, Irak’ın işgaline meşruiyet peşinde koşan küresel güç temsilcileri, yıllarca sömürdükleri Afrika’ya yapacakları göstermelik yardımı gösterişli bir şekilde görüşmeye oturmuşken patlamalar meydana geldi ve meşruiyet arayışında bir boşluk da doldurulmuş oldu. Irak’tan asker çekeceğini söyleyen İtalya’nın yeni hedef olduğunu belirten hayali bir açıklama da küresel güç medyası yoluyla tüm dünyaya anında duyuruldu. Küresel güç gücünden güç kaybetmemek için oyuncağıyla oynadığı acımasız oyunun yeni baştan başlamasını sağlamış oldu. Küresel güç uluslararası kuruluşları da kendi parmağında oynatmakta. Yıllardır terörle mücadele eden Türkiye’nin bu mücadelesini görmezden gelen ve uluslar arası mekanizmaları işletmeyen başta BM, NATO gibi uluslar arası kurum ve kuruluşlar da küresel gücün istediği kararları hemen çıkartmakta.
KÜRESEL DENGESİZLİK
Küresel gücün terörü engelleme bahanesiyle fakat terörle hiçbir ilgisi olmadığı halde işgal ettiği Ortadoğu’da stabılizasyon bir türlü sağlanamadığı gibi dünyada da terör durmadan devam etmekte. Küresel güç, özgürlüğü, adaleti ve hukuku yayacağını iddia etmesine rağmen bunun yerine kin ve nefreti, acıyı ve mutsuzluğu yaymakta. Böylece küresel gücün siyasal, politik, ekonomik, kültürel ve sosyal ahlaksızlığı ve sorumsuzluğu sonucunda birikenler dünyayı her geçen gün çekilmez kılmakta. Bu tavır soğuk savaşı, isim değişikliğine uğratarak doğu ile batı halklarının savaşı haline getirmiş durumda. Ekonomik, siyasal ve askeri gücün terörü engelleme yönünde kullanılmasından ziyade, yeni haksızlıklar ve dengesizlikler yaratacak şekilde kullanılması terörün ekmeğine yağ sürmekte. Küresel güç Ortadoğu’da yozlaşmış rejimleri arttırarak bu yolla kendi çıkarlarını garanti altına alırken, her türlü büyük terör eylemini de biriktirdiği bu kin ve nefretin eseri bir örgüte mal etmekte. Fakat her büyük saldıi uyandırmadı. Londra eyleminden sonra küresel gücün temsilcisi ülkelerde gelişen İslam fobisi İslam’ı ve Müslümanları hedef göstermekte. Oralarda yaşayan Müslümanları bundan sonra acımasız uygulama ve tedbirler beklemekte.
Anlaşılan o ki tek kutuplu ve tek güç merkezli bir dünyada huzur tesis edilemeyecek. Avrupa Birliğinin de bunu artık anlaması ve Hıristiyan Müslüman ayrımını bırakması gerekiyor. Aksi takdirde tek merkezli küresel gücün etkisinde bütün dünya gibi daha büyük zarara uğrayacağı bu son gelişmelerle görünmekte.
Tek merkezli ve tek yönlü dünya güç dengesizliğini değiştirecek ve dengeleyecek oluşumlarla ekonomik, siyasal ve askeri ilişkileri koparmamak ve küresel denge için ince bir siyaset izlemek gerekiyor. İçteki suni gündemleri bırakıp buna kafa yormak gerekiyor.
|