Sanayinin yarattığı en büyük olumsuzluk, her şeyden önce çevre kirliliği. Uzun yıllardan beri çevre sorunları ilimizde yaşanmakta. Ama her geçen gün alınan tedbirlerle bu tehlike mümkün olduğunca asgariye indirilmeye çalışılmakta. İlimizdeki hemen hemen bütün büyük sanayi kuruluşlarının arıtma tesisi var. Bugüne kadar devletimizin yaptığı belki de en büyük çevre yatırımı ilimizde bulunuyor.
NÜFUS YAPISI
2000 yılında yapılan nüfus sayımına göre ilimizin nüfusu 1 milyon 206 bin. Yalnız bu sayım, 17 Ağustos 1999 depreminden hemen sonra yapılmıştır ve o dönemde ilimizde tersine büyük bir göç dalgası yaşanmıştır. İnsanlar, depremin yarattığı olumsuz etkiler sebebiyle geldikleri kendi memleketlerine dönmüşlerdir. Daha sonra yapılan sayımda da 1 milyon 206 bin olarak çıkmıştır. Ancak bizim tespitlerimize ve SEDAŞ’tan aldığımız bilgiye göre ilimizde konut abone sayısı 524 bin. Biz 100 bin civarındaki konutun ikinci konut olduğunu varsayıyoruz. Karadeniz sahillerindeki, Maşukiye, Derbent, Suadiye gibi bölgelerdeki yazlık konutların 100 bin civarında olduğunu kabul etsek geriye sürekli ikamete tabi tutulan 424 bin konut kalıyor. Her ailenin 4 kişi olduğunu kabul ederek şu anda nüfusumuzun 1,5 milyon olduğunu varsayıyoruz. İlimizin nüfusunun yüzde 75-80’i Türkiye genelinden, ilimize iş bulmak ümidiyle gelen insanlardan oluşmakta. Kocaeli’nin yerlisi yüzde 20-25 civarında. Karma bir nüfusun bir takım olumsuz etkileri var. Kültürler, örf ve adetler farklı. Her ilin kendine has bir takım özellikleri var. Onların hepsini burada görmek mümkün. Belki bunun dezavantajları olduğu gibi birçok yönden avantajları da var. Bu bölgede yaşayan halkımız ülkemizin tamamını yansıtıyor diyebilirim. Ayrıca sürekli göç alması eğitimden sağlığa, spordan altyapıya varana kadar kamu hizmetlerinin yetersizliğine sebep olmakta ve her yıl artan yatırım yapma zorunluluğunu doğurmakta.
EN FAZLA VERGİ ÖDEYEN İKİNCİ KENT
Kocaeli, ülkemizde, İstanbul’dan sonra en büyük ve güçlü olan ilimiz.En fazla vergi ödeyen ikinci kent. Kişi başına düşen GSMH bakımından ise birinci sıradayız. Ayrıca 4 büyük sanayi kuruluşu, 7 bine yakın KOBi bulunmakta. İlimizde şu anda 210 binin üzerinde aktif sigortalı çalışmakta. 25 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmimiz var. Bunun 18 milyar doları ithalat, 7 milyar doları da ihracat. Türkiye’nin dış ticaret hacmi içindeki payımız da yüzde 16’yı civarında. İlimizde Körfez’in etrafında 42 tane liman ve iskele var. Sadece 2004 yılında giren çıkan gemi sayısı 12 bin 483. Bu liman ve iskelelerde yapılan yükleme ve boşaltma miktarı yaklaşık 47 milyon ton. Yani Türkiye’deki ihraç veya ithal edilen malların dörtte biri ilimizden yapılmaktadır. Bu rakamları alt alta yazıp diğer illerle kıyasladığımızda ekonomik yönden Türkiye’nin en önemli ve potansiyeli en yüksek illerden bir tanesi olduğumuzu söyleyebiliriz. Ayrıca 15’e yakın organize sanayi bölgemiz var. Bunların 6-7 tanesi aktif olarak faaliyetini sürdürüyor. Geri kalanların da altyapı, kamulaştırma vs. çalışmaları yapılıyor. Bunlar bittiğinde ekonomik potansiyel bakımından belki de İstanbul’un da önüne geçme ihtimali vardır diye düşünüyorum.
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
Sanayinin yarattığı en büyük olumsuzluk, her şeyden önce çevre kirliliği. Uzun yıllardan beri çevre sorunları ilimizde yaşanmakta. Ama her geçen gün alınan tedbirlerle bu tehlike mümkün olduğunca asgariye indirilmeye çalışılmakta. İlimizdeki hemen hemen bütün büyük sanayi kuruluşlarının arıtma tesisi var. Bugüne kadar devletimizin yaptığı belki de en büyük çevre yatırımı ilimizde bulunuyor. Yalova-Altınova İlçesi sınırlarından Körfez İlçemizin sonuna kadar olan bölgedeki yaklaşık 21 belediyenin bulunduğu bölgeyi kapsayacak 5 tane arıtma tesisi yapıldı. Arıtma tesisleri, kolektör inşaatları ve 75 kilometrelik kanalizasyon şebekesi yapılarak hizmete açıldı. Ama Hereke, Dilovası, Çayırova, Şekerpınar ve Gebze bölgemizin de arıtma tesislerinin yapılması için Büyükşehir Belediyemizin çalışmaları var. Onlar da bittiği zaman en azından evsel atıklardan kaynaklanan bir çevre kirliliği olmayacak. Ayrıca büyük sanayi kuruluşlarının olduğu Dilovası’nda OSB, Çevre ve Orman Bakanlığı, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü bir çalışma var. Hem hava kirliliğinin haritasının çıkarılması, hem de atık suların arıtılarak denize deşarj edilmesi ile ilgili 2 tane önemli proje var.
BÜYÜKŞEHİR SINIRLARINA DAHİL OLDUK
Geçen yıl çıkarılan yasa ile Kocaeli’nin mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırlarına dahil edildi. Bu, Türkiye’de sadece İstanbul ve Kocaeli’nde uygulanmaya başlandı. Tabi bu durum özellikle geçmişteki çarpık, plansız yapılaşmanın önüne geçilebilmesi, belediyenin özellikle altyapıya yönelik hizmetlerinin daha düzenli götürülmesi, her yerleşim birimine bu hizmetlerin ulaştırılması amacını taşımakta. Bugüne kadar Kocaeli’nin imar, yapılaşma, şehircilik konularında çok iyi durumda olduğunu söylememiz mümkün değil. Sadece sanayimizin olduğu OSB’ler daha düzenli. Ama çevre düzeni planlarımızın büyük bir bölümü Çevre ve Orman Bakanlığımız tarafından yaptırıldı. Yapılmayan bölümler de Büyükşehir Belediyemiz tarafından yaptırılmakta. Bu yıl çevre düzeni planları bittikten sonra Kocaeli’nin tamamının imar planları Büyükşehir Belediyemiz tarafından yaptırılacak. Yine Büyükşehir Belediyemiz gecekondulaşmanın ve çarpık yapılaşmanın olduğu bölgelerde, kentsel dönüşüm projesi uygulamaya başladı. İçme suyu konusunda Kocaeli belki de Türkiye’deki en rahat illerimizden birisi. Şu anda hiçbir bölgemizde içme suyu problemi yaşanmamakta. Suyumuz Yuvacık Barajı’ndan temin edilmekte olup köylerimizde başka kaynaklar bulunmaktadır. Yine uzun vadede Karamürsel bölgesinde içme suyunun temin edileceği barajlar da DSİ’nin yatırım programında bulunmakta. Belki 40-50 yıl içme suyu konusunda Kocaeli’nin bir problemi olacağını sanmıyorum.
ULAŞIMDA SIKINTIMIZ VAR
Ulaşım bizim için en önemli sorunlardan bir tanesi. Anadolu’yu İstanbul’a bağlayan bir geçiş noktası üzerinde, otoyol, demiryolu, D 100 ve D 130 yolları ilimizden geçmekte. Yoğun bir trafik akışı var. Otoyollarımız dahil bütün yollar çok üst düzey bir kapasite ile çalışmakta. Aslında yol konusunda biraz sıkıntılarımız var. Fakat Gölcük, Karamürsel, Yalova bağlantı yolları duble yol haline getiriliyor, çalışmalar devam ediyor. D 100 üzerindeki duble yol çalışmaları devam ediyor. Bunlar bittiği zaman biraz rahatlayacağız.
DERSLİKLERİMİZ YETERSİZ
Önemli sorunlarımızın başında eğitim gelmekte. Toplam 265 bin 327 ilk ve orta öğretimde okuyan öğrencimiz var. Yaklaşık 40 bin civarında üniversite öğrencisi bulunmakta. İki tane üniversitemiz var. Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü olmak üzere. Tabi bu kadar üniversite kitlesini bünyesinde barındıran bir ilde okul ve derslik yetersizliği, öğretmen ve personel yetersizliği gibi sorunlar ilimizdeki eğitimi olumsuz yönde etkilemekte. Şu anda ilk ve orta öğretimde toplam derslik sayımız 7889. 461 okulumuz var. Öğretmen başına 23, derslik başına 34 öğrenci düşüyor. Biz tüm okullarda derslik başına düşen öğrenci sayısını 30’a indirmeyi, ikili eğitimden tekli eğitime geçmeyi hedefliyoruz. Göreve başladığım 29 Ekim 2001 tarihinden itibaren gerek Milli Eğitim Bakanlığı’nın kaynakları, gerek özel idare kaynakları, gerekse hayırseverlerin yardımlarıyla derslik açığını gidermek için olağanüstü bir çaba sarf ettik ve şu son 3,5 yıllık dönemde 117 okul, 2 bin 67 derslik yaptık ve hizmete açıldı. Şu anda 30 okul, 585 derslik inşaatımız da devam ediyor. Bu seneki yatırım programında da 27 tane yeni okul projesi var. Bunların da derslik sayısı 500’ün üzerinde. İlimizde hayırseverlerin katkısı çok büyük rakamlara ulaştı. Sanıyorum İstanbul’dan sonra ‘‘Ulusal Eğitime Destek Kampanyası’’nda Kocaeli şu anda ikinci sırada yer alıyor. Yapacağımız çalışmalarla önümüzdeki yıl İstanbul’un da önüne geçmeyi planlıyoruz. Eğitim kentleri kurma projelerimiz var. 1 tanesi merkezde, 2 tanesi Gebze’de olmak üzere üniversite modelini ilk ve orta öğretimlere getirmeyi planlıyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımızı bu sene başlatmış oluyoruz.
250 KİŞİYE BİR YATAK
Depremden sonra ilimizdeki birçok sağlık kurumunda hasarlar meydana gelmiş. Mesela Üniversite Hastanesi yıkılmış, Sopalı SSK Hastanesi büyük hasar görmüş, Devlet Hastanesi’nin bir bloğu, yine İzmit Devlet Hastanesi’nin bir bloğu kullanılmaz hale gelmiş. Karamürsel’deki SSK Hastanesi ağır hasarlı, kullanılmaz hale gelmiş. Depremden sonra sağlık konusunda çok önemli sıkıntılar ortaya çıkmış. Ancak o günden bu güne kadar önemli çalışmalar yapılmış. Mesela 600 yataklı, çok modern bir üniversite hastanesi yapıldı ve hizmete girdi. Diğer taraftan 500 yataklı Gebze Devlet Hastanesi’ni 2006 yılında tamamlamayı düşünüyoruz. Karamürsel’de 50 yataklı bir hastane inşaatımız devam ediyor. Bir Onkoloji Hastanesi, Özel İdare kaynaklarıyla yapılıyor. Gölcük Devlet Hastanesi’ne 100 yataklı ilave yapıyoruz. SSK Sopalı Hastanesi onarım çalışmaları devam ediyor. İzmit Bölge Hastanesi’ne ek bir blok yapacağız. Kocaeli Devlet Hastanesi’nin poliklinik sayısını arttırmak için çalışmalar yapıyoruz. 200 yataklı kadın doğum ve çocuk hastanesi ile yeni bir dispanser inşaatımız da devam ediyor. İlimizde 450 kişiye bir yatak düşmekte. Ancak bu devam eden yatırımlarımızın tamamı 2006 sonunda bittiğinde 250 kişiye 1 yatak düşecek.
TARİHİ ESERLERİ KORUMA ÇALIŞMALARI
Aslında Kocaeli, bir sanayi şehri olarak biliniyor; ama Kocaeli’nin sahip olduğu turizm potansiyeli bugüne kadar hiçbir zaman ön plana çıkmamış. Kocaeli, eski çağlarda birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir kenttir. Dolayısıyla ilimizde çok önemli tarihi eserler var. Bu eserlerin korunması için biz Valilik olarak azami çabayı sarf ediyoruz. Mesela Sultan Abdülaziz zamanında yapılmış olan tarihi av köşkünün restorasyon çalışmaları 2 yıldır devam ediyor. Şu anda yüzde 99’lar seviyesine geldi. İçinin eşyaları onarılıyor, çevre düzenlemesi yapılıyor. Yine aynı bölge içerisinde tarihi bir yapının daha restorasyon çalışmalarını başlatıyoruz. Yine Osmanlı döneminden kalma,şu anda Kolordumuzun kullandığı tarihi bir bina var. Valilik olarak orayı alıyoruz, aldıktan sonra Özel İdare kaynaklarıyla orayı da restore edeceğiz. Tarihi gar binamızı DDY’den 18 yıllığına aldık. Şu anda restorasyon çalışmaları hızlı bir şekilde devam ediyor. Yıl sonunda hizmete açacağız. İlimizde birçok arkeolojik kazıda elde edilmiş tarihi eserler olmasına rağmen bir müzemiz yoktu. Burayı müze haline getireceğiz. Bunlar dışında çok önemli birçok tarihi eser ilimizde bulunmakta.
ASAYİŞ
Aslında nüfusun bu kadar kozmopolit olduğu, günlük nüfus hareketinin bu kadar fazla olduğu, sanayinin bu kadar yoğun olduğu bir il olmasına rağmen asayiş konusunda çok ciddi sıkıntılarımız bulunmamakta. Tabiki ilimizdeki mevcut potansiyeli değerlendirdiğimiz takdirde, polis sayımız, araç-gereç sayımız yeterli değil. Ama gerek polis, gerekse jandarma teşkilatlarımız mevcut imkanlarla ilimizde emniyet ve asayişin sağlanması için olağanüstü çaba sarf ediyorlar. İstanbul’a yakın olmasından dolayı zaman zaman Gebze’de sorun yaşıyoruz. Ama diğer ilçelerimizin, beldelerimizin, il merkezimizin asayiş yönünden düzgün olduğunu söyleyebilirim.
YENİ YASALAR
Biz tabiki ilin valisi olarak merkezi idarenin hem taşradaki temsilcisiyiz, hem de bir mahalli idare biriminin başındayız. Yani Özel İdare’nin tüm iş ve icraatlarından biz sorumluyuz. Tabiki yıllardan beri bizim hep üzerinde durduğumuz, savunduğumuz ve kamuoyunda en çok konuşulan konulardan birisi mahalli idarelerin yetkilerinin arttırılmasıydı. Bu son yapılan yasal düzenlemelerle mahalli idarelerin yetkileri arttırıldı. Ancak siyasilerimiz mahalli idareler denilince hep belediyeleri ön plana çıkarıyorlar. Biz de belediyelerle beraber, İl Özel İdareleri’nin de daha güçlü hale getirilmesinin ülke yararına olacağını düşünüyoruz. Bir de sadece yetkilerin arttırılması yetmez, vatandaşın taşrada her türlü kamu hizmetinden daha rahat faydalanabilmesi için daha kolay kamu hizmetlerine ulaşabilmesi için merkezi idarenin de bir takım yetkilerini taşradaki birimlerine devretmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. Bu yapılan düzenlemelerin bir çoğunun çok faydalı olacağına inanıyoruz. Ben ülkemizin menfaatine olacağını düşünüyorum. Ancak görev ve sorumlulukla orantılı olarak da gelir kaynaklarının yaratılması gerekir. Özellikle hem belediyeler hem de Özel İdarelerin devlet bütçesinden aldıkları payın mutlaka arttırılması lazım.
HALKA MESAJ
Kocaeli önemli bir sanayi kenti. Bu kente insanlarımız hep iş bulma ümidiyle geliyorlar. Ama ne kadar sanayi kuruluşu yapılırsa yapılsın, Türkiye’deki işsizliği önlemeden bölgemizdeki işsizliği önlemek mümkün değil. Diğer bölgelerdeki vatandaşlarımızın işlerini garantiye almadan buraya gelmemelerini istiyorum. Kendileri açısından da sıkıntı yaşıyorlar, biz de yardımcı olmakta zorlanıyoruz. Bugün sanayileşmenin getirdiği en önemli sorunların başında yoğun nüfus artışı geliyor. Diğer illerle kıyasladığımızda nüfusu en hızlı artan illerin başında gelmekteyiz. Bunun sonucunda her yıl daha fazla yatırım yapmak, altyapı çalışmalarına önem vermek durumundayız. Açıkları kapatmakta zorlanıyoruz. Hayırsever kişi ve kuruluşların özellikle eğitim yatırımlarında bize destek olmalarını bekliyoruz. Bugüne kadar, son 2 yıllık dönemde çok ciddi katkıları oldu; ama ona rağmen açıkların hala devam ettiği mesajını iletmek istiyorum ve vatandaşlarımızın özellikle bu konuda destek ve yardımlarını bekliyoruz.
ERDAL ATA KİMDİR?
10.04.1957’de Sivas’ın Şarkışla İlçesinde doğdu. İlkokulu Şarkışla’da ortaokulu ve liseyi Sivas’ta bitirdi.1979 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. 14.05.1980 tarihinde Çankırı Kaymakam Adayı olarak memuriyete başladı. 1981-82 yıllarında Afyon-Şuhut İlçe Kaymakam Vekilliği ve Belediye Başkanlığı yaptı. 1983 yılında asil Kaymakam olarak Mersin’in Mut İlçesine atandı. Daha sonra Hekimhan, Kocaali, Çayeli Kaymakamlıklarında bulundu. 1992 Ekim ayında İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığına, 1993 yılında Personel Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığına getirildi. 08.04.1996 tarihinde çıkarılan Kararname ile Rize Valiliğine atandı, Ata 29.10.2001 tarihinde Kocaeli Valisi olarak göreve başlamıştır. Nazan Hanımla evli olan Erdal ATA’nın bir kız, iki erkek olmak üzere üç çocuğu bulunmaktadır.