Şu andaki acil sorunumuz ilçenin içinden geçen D-130 Yolu. Bu yol, Karadeniz ve İç Anadolu’yu Marmara’nın güneyine bağlayan tek yol olduğu için çok yoğun. Şehrin içinden geçmesi çok sakıncalı. Ayrıca yetersiz, ama şimdilik çift yol haline getirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Ama bana göre buna alternatif bir yol yapmak gerekiyor. Çünkü bu yol hem riskli, hem de yetersiz. Depremden sonra da ilçeyle ulaşımı sağlayan tek yol olduğu için büyük bir sıkıntı yaşanmış. Halen de bu sorunu çözebilmiş değiliz. Alternatif yolun çalışmaları da yapılıyor.
NÜFUS
2000 yılı nüfus sayımına göre toplam nüfusumuz 107 bin 615, bunun 56 bin 793’ü ilçe merkezinde yaşamaktadır. Ancak sayım yapıldığında ilçemiz depremden yeni çıkmıştı. O nedenle son sayımların çok gerçekçi olduğunu söylemek mümkün değil. Kalıcı konutların yapılmasından sonra ilçe merkezinin nüfusu 80 bin civarında, toplam nüfusun da 150 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.
GEÇİM KAYNAKLARI
İlçemizin 20 tane köyü var. Bu köylerde çok az olmakla birlikte hayvancılık, daha ziyade meyve ve sebzecilik yapılıyor. Ancak hepsi de orman köyü ve esas geçim kaynakları orman işçiliğidir. Onun dışında çoğu çeşitli yerlerde çalışıp emekli olmuş veya halen çeşitli fabrikalarda çalışan insanlardır. İlçede tarım ve sanayi içiçe girmiş durumda. Ford-Otosan Fabrikası’nda aşağı yukarı 6 bin kişi çalışıyor. TKİ’de 2 bin 500 kişi çalışıyor. Onun dışında depremde büyük darbe almasına rağmen ticari faaliyetler fena değil diyebilirim.
ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR
Şu andaki acil sorunumuz ilçenin içinden geçen D-130 Yolu. Bu yol, Karadeniz ve İç Anadolu’yu Marmara’nın güneyine bağlayan tek yol olduğu için çok yoğun. Şehrin içinden geçmesi çok sakıncalı. Ayrıca yetersiz, ama şimdilik çift yol haline getirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Ama bana göre buna alternatif bir yol yapmak gerekiyor. Çünkü bu yol hem riskli, hem de yetersiz. Depremden sonra da ilçeyle ulaşımı sağlayan tek yol olduğu için büyük bir sıkıntı yaşanmış. Halen de bu sorunu çözebilmiş değiliz. Alternatif yolun çalışmaları da yapılıyor. Onun dışında her ilçede görülen çeşitli sorunlar var. Ancak çok önemli olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü deprem nedeniyle yapılabilecek bir çok şey yapılmış. Ama ilçemizin güneyinde yeni bir yerleşim yeri oluşmuş ve büyük bir nüfus potansiyeli var ve orada yapılmış olan iş yerleri değerlendirilemiyor. O nedenle biz oradaki alınmayan iş yerlerinin bize tahsis edilmesi halinde bir yüksek okulun açılmasını istiyoruz. Geri kalan yerlerin de vatandaşa iş sağlayabilecek çeşitli atölyelere tahsis edilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Yine aynı bölgede liseye ihtiyaç var. Açılacak olan 3 tane yüksek okulumuz için bir öğrenci yurdu yapılması gerekiyor. Ekonomik sorunlar burada da var. Esnaflar yeterli ticaret yapamamaktan şikayetçiler. Küçük esnafın birleşerek büyük örgütlenmelere gitmesi gerekiyor. Altyapı ve okul problemimiz yok. Türkiye ortalamasına göre çok iyi durumdayız. Sınıf başına düşen öğrenci sayısı 29 civarında. Öğretmen problemimiz yok. Ama en önemli problemlerimizden birisi de deniz kirliliği ve ulaşım. Şu anda İller Bankası tarafından kolektör çalışması sürdürülüyor. Ancak bunun yeterli olmadığı anlaşılıyor.Çünkü çeşitli yerlerden denize atıklar veriliyor. Bunun önlenmesi için Körfez’in etrafındaki bütün yerleşim yerlerinde önlem almak gerekiyor. Çevre sağlığı ve Körfez’in temizlenmesi açısından çok önemli. Burada ulaşım minibüslerle yapılıyor. Taşıyıcı kooperatifler bu işi tekellerine almışlar ve bu yüzden çeşitli sorunlar çıkıyor. Kendi aralarında da sürtüşmeler var. Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşımı yeniden planlayıp deniz taşımacılığına biraz daha ağırlık vermesi ve ayrıca minibüslerle değil, daha büyük otobüslerle taşımacılığı yürütmesi daha uygun olur düşüncesindeyim.
YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR
İşsiz insanlarımızın meslek sahibi olarak üretici hale gelmeleri için çeşitli projeler yapıyoruz. Sivil toplum örgütleriyle iş birliği yapıyoruz. Sivil toplum örgütleri arasında iki tane platform oluşturduk. Bu platformlarla yaptığımız iş birliği sonucunda projeler üretiyoruz. Bu projelere başka yerlerden kredi sağlanabilirse o şekilde uygulama yapıyoruz. İhsaniye Beldemizin içerisindeki toplum merkezinde meyveciliğe yönelik bir proje uygulanıyor. 500 kişinin bu konuda eğitilerek meyvecilik yapması sağlanacak. Onun dışında benzer projeleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’yla birlikte oluşturuyoruz ve bu projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Yine insanlarımızın meslek sahibi olabilmeleri için sivil toplum örgütleriyle beraber çeşitli konularda eğitimler veriyoruz. Kalıcı konutların oradaki bahsettiğim iş yerleri bize tahsis edilirse insanlarımıza üretime yönelik iş yerleri açmak istiyoruz.
YEREL YÖNETİMLER YASASI
Öteden beri işin yerelde halledilmesi gerektiği, yetkilerin yerele devredilmesi gerektiği söylenir. Ancak çok iyi düzenlemeler yapılmakla beraber bazı sakıncaları da beraberinde getiriyor bu yasalar. Bütün sınırların Büyükşehir’e dahil edilmesi kanımca bazı sıkıntılar getirecektir çünkü bu konuda çok hazırlıklı değiliz. Zamanla göreceğiz bunu. Yine bazı hizmetlerin tamamen il merkezine verilmesi yasalaşmış durumda. Bunun da bazı sıkıntıları olacağını tahmin ediyorum. Özel İdare Yasası’nda çeşitli uygun olmayan hükümler var bana göre. Ama onun dışında genelde olumlu, çünkü yıllardır yapılmasını istediğimiz bazı şeyler yapılmıştır. Bence uygulamayı görüp, uygulamada görülen aksaklıkları düzeltmekte büyük yarar var. İkincisi, gelirle takviye etmedikten sonra yasaları değiştirmek çok fazla bir şey ifade etmiyor. Belediye Gelirleri Kanunu’nun bir an önce çıkarılmasında yarar var.
HALKA MESAJ
Mmaalesef son yıllarda insanlarımız çevrelerindeki sorunlara karşı duyarsız hale geldi. Biz idareciler olarak, ilçedeki kamu görevlileri olarak ilçemizin yararına olan, ilçemizin gelişmesine faydası olacak olan her türlü çalışmayı yapmaya, imkanları değerlendirmeye çalışıyoruz. Ancak hiçbir şey halkın desteği, işbirliği olmadan gerçekleşemez. O nedenle insanlarımızın hem kendileri için, hem bölgeleri için duyarlı, özverili olmaları ve bizden istekte bulunmaları çok önemlidir. Bunu yapabildiğimiz takdirde ilçemizin hem ekonomik hem de sosyal yönden çok daha iyi yerlere gideceğine eminim.
MUSTAFA PEKDEMİR KİMDİR?
Konya- Cihanbeyli’ye bağlı Bulduk Beldesi’nde doğdum. İlkokulu Bulduk’ta, ortaokulu Konya’da, liseyi Ankara’da bitirdim. 1970 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldum. Konya-Ilgın ve Adıyaman-Besni ilçelerinde kaymakam vekilliği yaptım. Kursu bitirdikten sonra Isparta-Sütçüler, Erzurum-Narman, Çanakkale-Bayramiç, Ağrı-Doğu Beyazıt, Sakarya-Hendek ilçelerinde görev yaptım. Oradan yurtdışına gittim, 1 yıl Belçika’da kaldım.Yabancı dil eğitimi gördüm ve incelemelerde bulundum. Daha sonra İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Daire Başkanı olarak göreve başladım. Aynı yerde Genel Müdür Yardımcısı oldum. Bu arada 2 yıl Başbakanlık’ta danışmanlık yaptım. 1999 yılında İstanbul-Zeytinburnu kaymakamı olarak atandım. Orada 5 yıl görev yaptım. Ekim 2004’ten beri Gölcük Kaymakamı olarak çalışıyorum.