goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Konu :Yeni Bir Dönem

Yazar : Selvi Erdoğan Turgut
 
Duyurular
 "BİZİM" yazmayan hiçbir Mahalli İdareler Gazetesi sorumlulugumuzda degildir!

 Mutlak ve mutlak bizi taklit edenler olacaktır, zaman zaman ismimizin önüne veya arkasına ekleme yaparak taklit edecekler veya başka isim altında BİZİM formatımızla bizi kullanarak siz yerel yöneticileri ve siyasileri ziyaret edeceklerdir


 Bu durumda hemen gazetenin künyesine bakın, Gazete Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Selvi ERDOGAN TURGUT ise işte o gazete bizim sorumluluğumuzdadır.


 Unutmayın! Yerel yönetimlerin gözü , kulağı, sesi olan yerel yönetimlerin sorunlarını ve icraatlarını dile getiren gazete;
Bizim Mahalli İdareler Gazetesidir ...


 
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz. Bugün 29.08.2008 05:44:07, Ocak 2005 tarihinden itibaren portalımız toplam 1685896 ziyaret almıştır. Aktif ziyaretçi sayımız 45 .

Ekibimize Katılın
Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Eğer siz de güçlü, kaliteli ve seviyeli bir gazetede, takım arkadaşımız olarak yeralmak isterseniz.Lütfen tıklayınız.


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

Google

 

 
 
 
MEŞRU MÜDAFAA
 
MEŞRU MÜDAFAA

Başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyada bir paranoya hakim şu anda; Nerede ne zaman bir bomba patlayacak. Bu korku yaşamın her türlü kısmına özellikle sınır tanımayan iletişim alanı çoğunlukta olmak üzere diğer alanlara müdahaleleri arttırmaya başladı. Terörle mücadelede mevcut yasalar, tedbirler, istihbaratlar, stratejiler, tanımlar, ülkeler arası ilişkiler yeniden tartışılmaya ve tanımlanmaya başladı.

Bu hava içinde dünyada teröre karşı tepki artarken, bizdeki teröre olan iç destek ise azalmakta. Ama bunun dünyadaki bu gelişme ile bir ilgisi yok. Zaten bizde terör dünyanın desteğini gördü bugüne kadar. Yıllardır verdiği desteğe rağmen hayatı olumsuz etkilenen kesimler ve teröristlerin peşinde bir hayale ve kandırmaya kurban gidenler de bıkmış usanmış durumda. Yirmi yaşlarına gelmiş çocuklarının iş güç sahibi, ev bark sahibi olamayışı kafalarında doğru gerçeği uyandırmaya başladı. İngiliz Başbakanının dediği gibi yaşam biçimleri alt üst oldu yıllardır verdikleri destekle. Kanlı örgütün söylemlerinin aslı olmadığını bizzat yaşadıklarıyla anlamaya başladılar. Örgüt üyeleri de dağdan inmek istiyor ama infaz edileceği korkusu ile bunu yapamıyorlar. Terör örgütü bu görüntüyü silmek için yeni eylemlerle sesini duyurmaya çalışıyor. Bir taraftan da kanlı ellerini siyasi perdenin arkasına saklayarak gizlemeye çalışıyor. Bunu yaparken ise Hitler mantığını bırakmıyor. Kendi içinde dörde beşe bölünmüş durumda ve aykırı sesleri gün gün infaz ediyor. Her grup birbirini alt etmenin fırsatını kolluyor. Dünyanın şu anki durumu da tam anlamıyla aleyhlerine işlemekte. Kanlı örgüt tavrıyla son kozlarını oynamaya çalışıyor ve içinde bulundukları tutarsızlık ve karışıklık kendi sonlarını hazırladıklarını fark edememekte. Barbar batının barbarca ve iki yüzlüce işgal ettiği mekanları kendisinin son kale surları olarak kullanıyor. Bu bölgedeki çıkar sahiplerine uşaklık etmeye devam etmekte ve Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olan ülkelerin istediği yönde 3 Ekim’de AB ile başlayacak olan müzakereleri sabote etmek de istemekte.

Türkiye’nin ise dünyadaki esen havayı çok iyi kullanması gerekiyor. Yıllardır bizi eleştiren barbar ve iki yüzlü batının şimdi başına gelenler karşısında yaptıklarını ve söylemlerini fırsat bilerek kendisini ve kendisine yönelik terörü anlatması ve uygulamalarla işbirliği noktasına getirmesi gerekiyor. İçeride yirmi yıldır uygulanan askeri, ekonomik, sosyal, hukuki ve psikolojik tedbirlerin sonuç getirmeyeceğini gördük. Terörle mücadelede görevli olanların, terörün sebebinin Ülkedeki uygulamaların bir sonucu olmadığını, ortamın beslendiği bataklığın ve bu bataklığa akan suyun kurutulması gerektiğini anlaması gerekiyor. Tonlarca patlayıcının, mayının, silah ve mühimmatın sağlandığı, depolandığı ve sevk edildiği iç ve dıştaki yerlerin sorgulanması gerekiyor. Bu saldırı ve eylemler 11 Eylül saldırıları kadar Türkiye’nin varlığını tehdit etmemekte midir? Elbette etmektedir. Türk halkının canı ABD halkının canından kıymetsiz midir? Elbette hayır. ABD Irak’a terörü önleme bahanesiyle gelmemiş midir? Evet bu bahaneyle gelmiş ve bir bağımsız ülkeyi işgal etmiştir. Türkiye terörle mücadelesinde bir ülkeyi mi işgal etmek istemektedir? Elbette hayır, meşru müdafaa hakkını her zaman kullanabilir. Ama muhatap ülkelerini de bu müdafaada kullanabilme ve işbirliği isteme hakkı bulunmakta ve onlar da bu isteğe uymakla ve yardım etmekle mükelleftir. Buna karşı samimiyetsizlikler uluslararası alanda sürekli işlenmelidir. Türkiye’nin haklılığı ortadadır. Terör örgütünün uyuşturucu, insan ve hayvan kaçakçılığından elde ettiği gelirlerinin öncelikle kesilmesi gerekmektedir. Lider kadrosunun yakalanacağı emrini verdiğini belirten ve bunu inkar eden güya stratejik ortağımız ABD’den icraat görmeyi istemek gerekir. Bu iki tedbir terörün engellenmesinde öncelikle olmazsa olmaz yapılması gerekenlerdir. Teröristlere milis diyenlerin başlarına daha büyük belaların gelebileceğini, tecrübeli bir ülke olarak Avrupa’ya anlatması ve iki yüzlülüklerini bırakmalarını sağlaması gerekir. Türkiye’de geri kalmış bir zorba yönetim olmadığını, etnik bir sorunun bulunmadığını dünyaya anlatması gerekir. Yeni bir terörle mücadele yasanın da bir an önce çıkarılması gerekir. Terörle mücadelede uzman unsurlar dışında başka bir gücün kullanılmaması gerekir. Gün aşırı gelen şehitler karşısında yüreği yanan halkın taşacak tepkisini göz önüne almak gerekir.

 

 

 

© Copyright-2005