Vali Alâaddin Yüksel; başta turizm, tarım ve sanayi olmak üzere sektörel bakımdan özelliği olan bir il olduklarını ifade ederek, "Son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümesiyle ortaya çıkardığı potansiyel nedeniyle çok sektörlü ekonomik yapı ve yeni kimlik Antalya'ya yakışacaktır" dedi.
Antalya'da yaşayan, çalışan ve bu kentin hemşehrisiyim diyerek yerleşen; nefes alan, ekmeğini yiyerek suyunu içen herkesi, Antalya'yı düşünmeye ve hayal etmeye ve de 21'inci yüzyılda "Antalya Gibi Antalya"yı yaratmaya davet eden Vali Yüksel, "Antalya; çağdaş gelişmelere uygun yeni değişim ve dönüşüm hamlelerini, zaman ve mekân dinamiğinde Antalyalıların simgesi olan ortak akılda buluşma ve bütünlük ruhu içerisinde gerçekleştirecek ve 21. Yüzyılda hak ettiği yerini de mutlaka alacaktır" diye konuştu.
ANTALYA Valisi Alâaddin Yüksel; başta turizm, tarım ve sanayi olmak üzere sektörel bakımdan özelliği olan bir il olduklarını ifade ederek, "Akdeniz bölgesinde bu anlamda yüksek bir potansiyele sahibiz. Çok sektörlü yapılanmaya fevkalade müsait coğrafi konumu ve son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümesiyle ortaya çıkardığı potansiyel nedeniyle çok sektörlü ekonomik yapı ve yeni kimlik Antalya'ya yakışacaktır" dedi. Antalya'da yaşayan, çalışan ve bu kentin hemşehrisiyim diyerek yerleşen; nefes alan, ekmeğini yiyerek suyunu içen herkesi, Antalya'yı düşünmeye ve hayal etmeye ve de 21'inci yüzyılda "Antalya Gibi Antalya"yı yaratmaya davet eden Vali Yüksel, "Antalya; çağdaş gelişmelere uygun yeni değişim ve dönüşüm hamlelerini, zaman ve mekân dinamiğinde Antalyalıların simgesi olan ortak akılda buluşma ve bütünlük ruhu içerisinde gerçekleştirecek ve 21. Yüzyılda hak ettiği yerini de mutlaka alacaktır" diye konuştu. Antalya Valisi Alâaddin Yüksel, BİZİM MAHALLİ İDARELER Gazetesi'ne ilin genel durumunu ve Valilik olarak yaptıkları çalışmaları anlattı.
"KALKINMA STRATEJİLERİ ÖNEMLİ"
"Kalkınma stratejileri bir toplum için uygarlık ölçüsüdür. Antalya'nın 21. yüzyılda gelişme stratejilerinin oluşturulması ile bu doğrultuda etkin katılımlı orta ve uzun dönem stratejilerinin yüz yılın başında belirlenmesi ve uygulamaya konulması büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda Antalya'nın zaman dinamiğinde daha etkin olmasını hedefleyen bir yaklaşımla 2010 ile giderek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşunun 100. yıldönümüne tekabül eden 2023 yılı hedef alınarak Antalya orta ve uzun dönem gelişme hedefleri ve stratejileri mutlaka belirlenmesi gerekmektedir. Antalya'nın gelişme stratejileri ve uygulama programları, ihtiyaç duyulan yapısal dönüşümleri yönlendirilmesi bakımından önemli bir işlevi yerine getirecektir. Kabul etmek gerekir ki; böyle bir anlayış, zaman ve mekân dinamiğinde toplumun tüm kesimleri ile birlik ve bütünlük içerisinde ele alınmasını da gerekli kılmaktadır.
"UFUKLAR GENİŞ TUTULMALI"
Antalya'nın geleceğinin planlanmasında ufukların geniş tutulması, hayallerin ve iddiaların büyük olması ve güvenli hedeflerin tespit edilmesi konsept kabul edilerek; katılımcı bir yaklaşım içerisinde kamu yerel ve özel kesimleriyle mesleki teşekküller ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile Akdeniz Üniversitesi ve Siyasi Partilerle işbirliği aksatılmadan sürdürülmelidir. Antalya'lıların ortak katılımı, birlikte tasarımı ve heyecanı ile amaçlar ölçeğinde yeni yüzyıl hedef ve stratejileri dikkatle takip edilecek teknoloji geliştirme bölgesinin lokomotif görevi yapması sağlanmalıdır. Ayrıca havza gelişimi projesi bağlamında da Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı da aktif hale getirilmelidir.
Buna göre;
· Antalya'da kamu hizmetleri; verimlilik düzeyinin artırılmasını amaçlayan birey ve performans odaklı, sonuç almaya yönelik ve vatandaş memnuniyetini esas alan toplam kalite yönetimi anlayışı geliştirilerek sürdürülmelidir.
· Antalya Valiliği Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Sokak Çocuklarını Koruma Dernekleri ve Vakıfları ile işbirliği artırılarak sokak çocukları ve madde bağımlısı çocuklar projeleri geliştirilmeli, Sevgi Köyünün fonksiyonları geliştirilmelidir. Akdeniz Üniversitesinin madde bağımlısı çocukların tedavilerine ilişkin çalışmaları da gerekçesi ne olursa olsun asla sekteye uğratılmamalı ve madde bağımlılarının tedavisine ilişkin hastane inşaatı mutlaka bitirilmelidir.
· Eğitim kalitesi ve teknolojisini yükseltme projesi kapsamında Anaokullarından ve İlköğretimden başlamak üzere derslik başına düşen öğrenci sayısı 25 in altına düşürülmeli, tek tedrisatlı ve eğitimin her kademesinde bilgisayarlı eğitime geçilmeli, taşımalı sistemde dahil olmak üzere her okula internet erişiminin sağlanması aksatılmadan sürdürülmelidir.
· Bedenen ve ruhen sağlıklı bir toplumun yetiştirilmesi için spor tesislerinin Antalya ilinde dengeli dağılımı sağlanmalı, ilçe ve kasabalar ile özellikle köyler esas alınarak tesis sayıları artırılmalıdır. Ayrıca spor alanlarındaki sağlık, bilim ve teknolojik yeniliklerin takibi ve uygulanması çalışmaları hızlandırılmalıdır.
· Antalya merkez ve ilçelerinde büyükşehir ve ilk kademeler ile belde ve ilçe belediyeleri tarafından geniş kapasiteli ve çok amaçlı kültür merkezleri açılmalıdır.
· Antalya ve ilçelerinde eski evleri koruma ve yaşatma çalışmaları yaygınlaştırılarak kamu kurumları dışında özel kişi ve kuruluşlarının da eski evlerin restorasyonuna katkıları sağlanmalıdır. Antalya kültür ve turizminde özgün bir yeri olan Kaleiçi'nin kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan edilmesi önemli bir fırsat kabul edilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği de sağlanarak çalışmalar başlatılmalıdır.
· Gençlerin serbest zamanlarını değerlendirmeleri, birbirleri ile tanışmaları ve kaynaşmaları ile dinlenmelerini sağlamak amacıyla ilçelerde, beldelerde ve köylerde gençlik merkezleri açılmalıdır.
· Antalya'da sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli olabilmesi ile "Herkes İçin Sağlık" hedefleri içerisinde koruyucu sağlık hizmetleri, temel sağlık hizmetleri ile entegrasyonuna yönelik olarak nitelik ve nicelik itibarıyla güçlendirilmelidir. Bu bağlamda Antalya merkezine 400 + 200 yatak kapasiteli yeni bir hastane temeli mutlaka atılmalıdır. Ayrıca Kumluca ve Aşur Aksu Devlet Hastaneleri de hizmete açılmalıdır.
· Antalya'da bulunan ve özellikle kırsal alanda sayıları oldukça fazla olduğu saptanan görme, bedensel, işitme ve zihinsel engelliler ile uzun süreli hasta çocukları kapsayan engel grubundaki çocuklarımıza ve gençlerimize özel eğitim verecek, onları toplumla bütünleştirecek Konyaaltı Zihinsel Engelliler İlköğretim ve Eğitim Merkezi hizmete açılmalıdır.
· Antalya ili 365 milyon m³ yer altı suyu olmak üzere toplam 16,2 milyar m³/yıl su potansiyeli ile Türkiye su potansiyelinin % 9'una sahiptir. Antalya ilinde su kaynakları ile havzaları etrafında koruma bantları oluşturulmalı ve İl Su Kurulu çalışmalarının sürekliliği sağlanmalıdır.
· Antalya'da tarıma elverişli 414.326 hektar sahanın 212.520 hektarı sulanabilir tarım arazisidir. 21'inci yüzyılda stratejik unsur olacağında asla şüphe bulunmayan suyun tutulması ve muhafaza edilmesi bakımından başta DİM Projesi olmak üzere Kemer - Çamyuva, Serik - Beşkonak ve Manavgat Naras barajları gibi yöreye içme ve kullanma suyu temin edecek ve elektrik enerjisi de üretecek olan Antalya su projeleri hayati öneme haiz, vazgeçilemez ve asla geciktirilemez nitelikteki projelerdir.
· Tarımda pazarlama üstünlüğüne sahip ürünlere ağırlık verilerek muz, narenciye ve sebze ambalajlama, organik ve topraksız tarım ve çiçekçilik ile soğuk hava depolarının geliştirilmesine ağırlık verilmelidir. İl Özel İdaresi kaynaklarından Kaymakamlıklar - Hizmet Birliklerine yeterli ödenek aktarımları yapılarak mahalli projeler desteklenmelidir. Aynı yöntem Antalya ilinde yaygın hayvancılık yapılan yerlerde yüksek verimli kültür ırkı hayvanlarının genel hayvan popülâsyonu içerisindeki payının artırılması çalışmalarında da kullanılmalıdır.
· Antalya ili hayvansal ürünler üretim değerleri içerisinde 220.000 ton süt üretimi iyi değerlendirilmelidir. Özel İdare kaynaklarından etkili desteklerle ilçelerde Süt Birlikleri kurulması çalışmalarına etkinlik kazandırılarak köylerde yaygın süt toplama ve işleme merkezleri tesis edilmelidir.
· Antalya ilinin önemli potansiyelleri olan yaş sebze ve meyve üretiminde dünya koşullarının iyi takip edilerek mevcut potansiyelinin doğru yer ve zamanda kullanılması (EUREPGAP protokolü ve HACCP eylem planı) ile yeni açılımlar mutlaka değerlendirilmelidir.
· Antalya'daki yaş meyve ve sebze üretim potansiyelinin yüksek olmasına rağmen, örgütlenme ve organizasyon yetersizliği nedeniyle üretimde ve ihracatta istenilen seviyeye ulaşılamamaktadır. Yabancı sermaye gelişine de açık ve ileri teknolojiyi kullanarak kaliteli ve Europegap standartlarına uygun tarımsal üretim yapılması için, sebze-süs bitkisi ve meyve entegre mezat tesisleri, AR-GE kuruluşu, pazar araştırması, soğuk hava depoları, tasnif, paketleme, ambalajlama ve ihracatçı temsilciliği ve Pazar araştırma birimlerinin de içinde bulunacağı "Antalya Organize Tarım Bölgesi" kurulması çalışmaları derhal başlatılmalıdır. Ayrıca doğalgaz altyapılı köyler sera siteleri proje uygulamasının Korkuteli ilçesinde başlatılması çalışmaları da hızlandırılmalıdır.
· Organize Sanayi Bölgesi ve Serbest Bölgenin altyapısı süratle geliştirilerek yabancı firmaların da ilgisi sağlanmalıdır. Bu bağlamda, özellikle Antalyalı müteşebbislerin dış pazarlara açılmaları ile yabancı firmalarla daha fazla ortaklık kurmaları gerçekleştirilmelidir.
· Antalya; başta turizm, tarım ve sanayi olmak üzere sektörel bakımdan özelliği olan bir ildir. Akdeniz bölgesinde bu anlamda yüksek bir potansiyele sahip. Antalya merkezli finans kuruluşlarının kurulması arayışları kesintisiz olarak sürdürülmelidir. Çok sektörlü yapılanmaya fevkalade müsait coğrafi konumu ve son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümesiyle ortaya çıkardığı potansiyel nedeniyle çok sektörlü ekonomik yapı ve yeni kimlik Antalya'ya yakışacaktır.
· Ekonomik kalkınma için gelişmiş bir finansal sistemin vazgeçilmez kurumlarından birisi olan Vadeli İşlemler Borsası'nın Antalya'da kurulması için girişimler hemen başlatılmalıdır.
· Belediyeler tarafından katı atıkların toplanması, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı hususları son derece önemli bir konudur. Antalya kıyı bandında bulunan ve özellikle ormana çöp atan belediyelerin katı atıkları toplama, taşıma, depolama ve bertarafı ile ilgili olarak gerekli tesislerin kurulması ve ortak projelerin başlatılmasında geç kalınmamalıdır.
· Antalya şehir merkezinde yağmur, yüzey suları ve akarsuların yarattığı her taşkından sonra ortaya çıkan görüntüler artık Antalya'ya yakışmamaktadır. Büyükşehir Belediyesi ile ilk kademe belediyeleri ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlar, taşkın koruma, şehir içi dere, kanal ve drenaj çalışmalarının rasyonelleştirilmesi hususunda Antalya Valiliği koordinasyonunda yürütülen çalışmaları aralıksız sürdürmeli, taşkın tehdidi ve görüntüleri Antalya'nın gündeminden en kısa sürede çıkarılmalıdır.
· İstanbul - Ankara hızlı tren projesine Antalya noktası eklenmeli ve 2023'lü yıllarda tamamlanması için çaba gösterilmelidir. Hızlı tren ile ülkenin her yöresinden insanların Antalya'ya hafta sonları bile gelip gidebilmesi ve tarım ürünlerinin de ülkenin diğer bölgelerine hızlı ve güvenle ulaşabilmesi sağlanmalıdır.
· Uygarlık açısından bakıldığında kentler uygarlıkları, uygarlıklarda kentleri sembolize ederler. Bu bağlamda Antalya, kelimenin tam anlamıyla dünya uygarlığının en önemli yörelerinden birisidir. Antalya tarihi ve kültürel önemini tüm dönemlerde ve de Cumhuriyet döneminde de korumaya devam etmiş ve küresel vizyonun önemli bir aktörü olarak rolünü de halen devam ettirmektedir.
"ARTIK ANTALYA'LIYIZ"
Antalya halkının çoğu Antalya'ya başka yörelerden gelmiştir. Yani doğal olarak büyük bir çoğunluk Antalya'da doğmamıştır. Ancak şimdi hepimiz Antalya'da ve birlikte yaşıyoruz. Trakya'dan, Diyarbakır'dan, Konya'dan, Burdur'dan, Isparta'dan, Sivas'tan, Kastamonu'dan veya Ağrı'dan, Hakkâri'den gelmiş olabiliriz. Ancak artık Antalya'lıyız. Burası bizim kentimiz, bizim dünyamız, burası bizim evimiz, yuvamız...
Şimdi herkesin şu üç temel parametrede hassasiyetini değerlendirmesi gerekmektedir.
1- Antalya'nın tarihi ve kültürel değerlerinin farkına varmalıyız.
2- Antalya'nın fiziksel, kültürel ve sosyal dönüşümünün gerçekleştirilmesine katkı yapmalıyız.
3- Antalya'ya aidiyet hissederek kenti sahiplenerek korumalıyız.
Bu kentte yaşayan herkesin kendisini Antalya'lı olarak tanımlaması ve Antalya'ya ait hissetmesi, Antalya'yı sahiplenmesi ve de yaşadığı kenti evi gibi görebilmesi esas olmalıdır. Kabul etmek gerekir ki Antalya'da kentlilik bilincini taşıyan ve kentsel dönüşüme samimiyetle katkı sağlayan herkes, nerede doğmuş olursa olsun, tam bir Antalya'lıdır. Bu duruma göre Antalya kent kültürü geliştirilmesine yönelik programlar, sivil toplum kuruluşlarının da işbirliği sağlanarak, başta yerel yönetimler olarak tüm kurum ve kuruluşlarca bir eylem planı içerisinde uygulamaya konulmalıdır. Şimdi hepimiz muhteşem bir Antalya'da yaşadığımızı ve Antalya'yı mükemmelliğe doğru ulaştırmada mutlak görev ve sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz. Antalya'da yaşayanı, çalışanı ve bu kentin hemşehrisiyim diyerek yerleşeni; nefes alanı, ekmeğini yiyerek suyunu içeni velhasıl herkesi, Antalya'yı düşünmeye ve hayal etmeye ve de 21'inci yüzyılda "Antalya Gibi Antalya"yı yaratmaya davet ediyorum. Antalya; çağdaş gelişmelere uygun yeni değişim ve dönüşüm hamlelerini, zaman ve mekân dinamiğinde Antalyalıların simgesi olan ortak akılda buluşma ve bütünlük ruhu içerisinde gerçekleştirecek ve 21. Yüzyılda hak ettiği yerini de mutlaka alacaktır."
Alaaddin Yüksel Kimdir?
1950 yılında doğdu. İstanbul Pertevniyal Lisesi'nden mezuniyetine müteakip İstanbul Hukuk Fakültesini bitirerek avukatlık stajını da tamamladı. Kırklareli İl Maiyet Memurluğundan başlayarak sırası ile Lüleburgaz Kaymakam Refikliği; Saray, Lalapaşa, Enez Meriç, Kaymakam Vekilliklerinde ve 56. Dönem Kaymakamlık Kursunu başarı ile tamamlayarak Erzurum/Aşkale, Denizli/Çameli, Adana/Saimbeyli, Bolu/Gerede, Tekirdağ/Şarköy, Kocaeli/Körfez Kaymakamlıkları ile İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1983 yılında Federal Almanya'da "İlçenin Yeri ve Önemi" konusunda araştırma ve incelemeler yaptı. 1990 yılında Harp Akademileri-Milli Güvenlik Akademisini bitirdi. 1993 / 1996 yıllarında Trabzon Valiliği, 1996 / 1997 yıllarında Emniyet Genel Müdürlüğü ve 1997 / 2000 yıllarında Balıkesir Valiliği, 2000 / 2003 tarihleri arasında da İzmir Valiliği görevlerinde bulunmuş olup, 31 Ocak 2003 tarihinde Antalya Valiliği görevine atandı. Evli, 2 çocuk babası.