Osmaniye yoğun bir şekilde göç almaktadır. Göçü cazip kılan en büyük neden iklim yapısıdır. Ilıman iklim koşullarında insanlar çadırlarda rahatlıkla yaşamlarını sürdürebiliyorlar, dolayısıyla herhangi bir işi olmayan, geliri olmayan fakir fukara insanlar Osmaniye'ye gelip gecekondularda yaşıyorlar.
Kaçak elektrik kullanan, hazine arazisini işgal eden bu insanlar belediye için büyük sorun olmaktadır. Başka yerlerde yaşanan göç olayıyla burada yaşanan göç aynı değildir. Bu durum şehrimiz için büyük bir tehlikedir. Osmaniye'ye göç, “vasıfsız göç”tür. Başka şehirlerde yaşanan göçlerle ilimizde yaşanan göç aynı değildir. Bu göçler şehrimiz için büyük bir tehlike arzetmektedir. Osmaniye'ye göç, “vasıfsız göç”tür, diyen Osmaniye Belediye Başkanı Davut Çuhadar gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
NEDEN SİYASET
Ben 1977 yılında Osmaniye'den ayrıldım, ancak Osmaniye'yle bağlantım hiçbir zaman kopmadı. Yaklaşık 30 yıl sonra Osmaniye'ye yeniden döndüğümde ne yazıkki daha gelişmiş bir Osmaniye bulamadım. Osmaniye'nin ciddi anlamda sorunları, çözülmesi gereken sıkıntıları vardı. Bu sorunların çözümü içinde eğitilmiş, Osmaniye dışında idarecilik yapmış insanlara ihtiyaç olduğunu düşündüm. Belediye başkanlığını siyaset olarak değil, kendim için bir görev olarak gördüm. Osmaniye gerçektende Türkiye'nin en güzel yerinde ve en güzel imkanlara sahip olmasına rağmen Türkiye'nin en fukara ili olma özelliğini taşıyor. Bu beni siyasete iten temel sebep oldu. Osmaniye'de değişimi başlatan belediye başkanı olmak için siyasete girdim. Tabi insanların alışkanlıklarını, yaşama biçimlerini değiştirmek, yeni bir yön vermek kolay değil. Mevcut yapının devam etmesini isteyen insanlar, çalışmalarımızı engellemek istiyorlar. Ancak bin bu insanlarla mücadele etmeye kararlıyım. Bunun için gerekli azme ve iradeye sahibim.
İLİN NÜFUS YAPISI
Tabelamızda 177.000 yazıyor, ancak gerçek nüfusumuz 210.000'i geçti. Osmaniye yoğun bir şekilde göç almaktadır. Göçü cazip kılan en büyük neden iklim yapısıdır. Ilıman iklim koşullarında insanlar çadırlarda rahatlıkla yaşamlarını sürdürebiliyorlar, dolayısıyla herhangi bir işi olmayan, geliri olmayan fakir fukara insanlar Osmaniye'ye gelip gecekondularda yaşıyorlar. Kaçak elektrik kullanan, hazine arazisini işgal eden bu insanlar belediye için büyük sorun olmaktadır. Başka yerlerde yaşanan göç olayıyla burada yaşanan göç aynı değildir. İnsanlar Antalya'ya, İstanbul'a, Ankara'ya göç ederken daha iyi bir hayat sürmek için gitmekteler. Ancak Osmaniye'ye göç edenler hayatlarını devam ettirebilmek amacı taşımaktalar, daha kolay bir hayat yaşamak için göç etmekteler. Bu durum belediye olarak bizi kaldıramayacağımız sıkıntılar içine girmemize neden olmaktadır. Bir de Osmaniye'nin bu durumunu görüp daha iyi bir hayat sürmek amacıyla dışarıya göç eden insanlarımız var. Zengin nüfus, eğitimli nüfus Osmaniye'nin çarpıklaşan durumunu gördükçe başka illere göç etmekteler. Daha doğrusu kaçmaktalar. Bu durum şehrimiz için büyük bir tehlikedir. Osmaniye'ye göç eden insanlar bunu adlandırırsak eğer, vasıfsız göç bizim en büyük problemimizdir.
PERSONEL DURUMU
Belediyeyi devraldığımda 60'ı memur olmak üzere 700 civarında personel vardı. Memur sayısını 80'e çıkardım. İşçi sayısında azaltma yaparak işçi sayısını 500'e indirdim. En büyük sıkıntı teknik ve idari kadroda yaşanmaktaydı. Bu sorunu mevsimlik işçi adı altında mühendisler alarak çözdüm. Bizim gelirlerimizin tamamına yakını personel gideri olarak kullanılmaktadır. Bu bizim açımızdan büyük bir sıkıntı. Ayrılan işçilerimizin yerine yeni işçi almadık, işçileri özelleştirdik. Osmaniye Belediyesi tarihinde özelleştirmeyi yapan ilk başkan ben oldum. Temizlikten, bahçe sulamasına, otogara kadar birçok alanda özelleştirme yaptım. Önceleri tepkiyle karşılansada sonuçlar gayet iyi oldu. Genç, eğitimli işçiler özelleştirmeyle beraber oldukça verimli oldu. Teknik ve idari kadroyu modern belediyecilik gereği ileride mümkün olduğunca geliştirmeyi düşünüyorum. Memuriyette edindiğim tecrübeleri belediyecilikte değerlendiriyorum. Çalışmalara bir standart, bir ahenk, düzen geldi. Modern belediyecilik anlayışını halk da görüp, benimsemektedir.
NASIL BİR BELEDİYE DEVRALDINIZ
Belediyeyi korkunç bir borç yüküyle devraldım. Türkiye'nin nüfusuna göre en borçlu belediyesi Osmaniye'dir. Son borç yapılandırmasında belediyenin borcu 24 trilyon olarak belirlendi. Buna İller Bankası ve işçi borcu eklenince toplam borç 60 trilyonu bulmaktadır. Bu belediyenin kaldıramayacağı çok büyük bir borçtur. Geçmiş yönetimler halka şirin görünmek amacıyla su parası, emlak vergisi gibi belediyenin temel gelirleri halktan istememiş. Böyle bir anlayış olmaz. Kentte yaşamanın bir bedeli vardır. İnsanlar bu bedeli ödemezlerse kentin dokusunu tahrip ederler. Bedeli ödenmeyen hiçbir şeyin kıymeti olmaz. Bunun dışında özel sektöre de belediye borçlanmış durumdaydı. Belediye başkanı olduğumda üç defa akaryakıt ihalesinden çıkmak durumunda kaldım. Daha önce akaryakıtçılara olan borçtan dolayı belediyeye karşı ciddi bir güvensizlik olmuştu. Araçlarımız yakıtsızlıktan trafiğe çıkamaz durumdaydı. Yaptığımız çalışmalarla esnafın güvenini yeniden sağlayarak ilişkilerimizi sağlamlaştırdık.
İMAR PLANI
İmar planında ciddi sıkıntılar yaşamaktayız. Benden önceki dönemde 2003 yılında yapılan imar planı 1992'de yapılan haritalar baz alınarak yapılmış. İmar planı şehre düzen vermek için yapılır, ancak daha önce hazırlanan imar planı sanki şehri kazmak için yapılmış. Şu anda belediye mesaisinin üçte ikisini imar planından kaynaklanan sıkıntıları çözmek için harcamaktayız.
ALT YAPIDA DURUM
Kanalizasyon: 1980'lerde yapılan bir kanalizasyon şebekemiz var. Bu şebeke o yıllarda ihtiyaca cevap verse de günümüzde yaşanan göç patlamasıyla birlikte yetersiz gelmektedir. Bu sene bir kanalizasyon seferberliği başlattım. Birçok mahallede kanalizasyon çalışması yaptık ve bu çalışmalar hala devam etmektedir. Kanalizasyona bağlı olan modern bir arıtma tesisimiz var. Bu tesis benim dönemimde gerçekleştirildi. Yine yağmur suyu kanalları yaptırdık, bu kanalları yaptırmaya devam edeceğiz. Osmaniye büyük, tabak gibi bir şehir. Yağmur kanalları ve kanalizasyon ciddi sıkıntılara neden olabilmektedir. Çalışmalarımızla bu sıkıntıların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Yolların Durumu: Plansız yapılaşmayla yapılan yolların standarda uygun olduğunu söylemek mümkün değil. Görev dönemim içerisinde şehrin %50'sinden fazlasını asfaltladım, genişletmeler yaptım. Şu anda yollar yeterli, ancak trafik arttığı zaman bu yollar yetersiz olacaktır. Mevcut şehir dokusu içerisinde hareket etmek çok fazla mümkün olmamaktadır. Bu amaçla toplu konut projesini başlattık. İhalesi yapıldı, yakında çalışmalar yapılacak. Osmaniye tarihinde ilk defa toplu konut çalışmasına başlayan başkan benim. İleride kentsel dönüşüm projeleriyle eski yapılarıda restore ederek şehre kazandıracağız. İçme Suyu: Osmaniye su kaynakları bakımından Türkiye'nin en zengin illerinden birisidir. Mevcut suyumuz şu an şehir nüfusuna yetmektedir. Kullandığımız suyun %60'ı kuyulardan, % 40'ı yaylalardan geliyor. Ancak kuyulardan su getirebilmek için ödediğimiz elektrik faturası bizim için çok yüklü olmaktadır. Geçmiş yönetimler yanlış tercihler yapmışlar. Bir tarafta barajlar, diğer tarafta Türkiye'nin en kaliteli sularının olduğu yaylalar dururken gidip kuyulardan su getirtip, bunu halka içirmenin ve yüklü elektrik faturaları ödemenin hiçbir mantığı yok. Biz İller Bankası'yla görüşüp yayla sularını yatırım proğramına aldırdık ve çalışmalara başladık. Osmaniye'nin yapacağımız çalışmalarla 25-30 yıllık sağlıklı su ihtiyacını karşılamış olacağız.
ARAÇ PARKI
Araçlarımız çok yeni araçlar değil. Bununla birlikte yeni araç alma taraftarı da değilim. Mevcut araçları satışa çıkararak işleri özelleştiriyorum. Özelliştirmenin daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Görev süresince sadece iki tane cenaze aracı satın aldım. Kiralayarak araç ihtiyacının karşılanmasını daha ekonomik buluyorum.
SOSYAL VE KÜLTÜREL FAALİYETLER
Bu yıl 5.si düzenlenen “Fıstık Festivali” gerçekleştirdik. Festival 30 Eylül 1-2 Ekim arasında yapıldı. Tanınmış sanatçıları getirdik, bazı sanayi kuruluşlarımızın açılışını yaptık. Kurumsallaşma tüm kurumlarda olduğu gibi bizim de sorunumuz. Sosyal ve kültürel faaliyetler anlamında da çalışmalar yapıyoruz. Osmaniye'de kültürel anlamda güzel sesler duyacaksınız. Halkın kaynaşması açısından kültürel faaliyetlerin çok önemli olduğunu düşünüyorum, bunun için de gerekli olan çalışmaları yapacağız.
EĞİTİM VE SAĞLIK
Osmaniye'de okullaşma sınıf ve öğretmen sayısı bakımından yeterlidir. Belediye olarak meslek edinme, el becerisi kazandırma kursları gibi çalışmalara başlayacağız. Projelerimiz mevcut. Sayın valimiz eğitime çok büyük önem veriyor. Biz de bu konuda eğitime büyük önem veriyoruz. Üniversiteyi kazanma oranı gün geçtikçe artmaktadır.
YASALAR HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ
Hem merkezde hem de taşrada idarecilik yapmış biri olarak hizmetin yerinde ve zamanında yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hasta öldükten sonra ambulansın gelmesinin hiçbir anlamı yoktur. Hizmetin yerinde ve zamanında yapılması için gerekli olan yerel yönetimler yasasını yıllardır hiçbir hükümet çıkaramadı. Mensubu olmaktan gurur duyduğum AKP bunu başardı. 5393 sayılı yasada merkezi hükümetin ağırlığı söz konusu, belediyeler çok hareket edebilme serbestisi içinde değiller. Hareket alanının biraz daha geniş olması gerekmektedir, belediyelerden korkmamak lazım. Bir de Türkiye'de en düşük ücreti alan kesimlerden biri belediye personelidir. Belediyeler 24 saat hizmet veren kurumlardır. İtfaiye, zabıta her an göreve hazırdır. Yaşanılan hayatın her noktasında belediye hizmetleri varken en düşük ücret belediye çalışanına verilirse belediyelerde kalifiye eleman bulunduramazsınız. Kaliteli eleman çalıştarımadığınız zaman kaliteli hizmet de veremezsiniz. Ciddi anlamda belediye personelinin ücretlerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Ayrıca Belediye gelirleri kanunun çıkması gerekmektedir. Bir de kamu reformuyla 5393'ün birleşmesi gereklidir. Yine nüfusu 2000'in altında olan belediyelerin kapatılmasını olumlu buluyorum. Hatta bu sınırın 5000'e çıkarılmasının daha uygun olacağını düşünüyorum.
ULAŞIM VE TEMİZLİK HİZMETLERİ
Ulaşım adına 3 tane otobüsümüz vardı. Yıllık 150 milyar gelirimiz 450 milyar giderimiz oluyordu. Durum böyle olunca ulaşım hizmetlerini özelleştirdik. Yine temizlik hizmetlerinde de kısmi özelleştirmeler yaptık. 15 mahallemiz ve çarşı temizliği özel sektör tarafından yapılmaktadır. Çöplerimizi şehre 6 km mesafedeki bir çöp merkezine dökmekteyiz. Yine bununla ilgili olarak bir katı atık merkezi kuracağız. Türkiye'nin en iyi katı atık merkezine sahip olan illerinden biri olacağız.
PARK BAHÇE DÜZENLEMELERİ
Park olarak mahalle aralarında cep parkları, şehrin girişine estetik parklar yaptırdım. Geçmişte mahalle aralarında yapılmış ve şu anda tinercilerin kullandığı, bir parkta olmaması gereken yüksek duvarlarla çevrili mekanları da futbol sahası gibi oyun sahalarına dönüştürecek çalışmalara başladım. Bunun yanında ailelere ve gençlere hitap edecek büyük park projelerimiz arasında yer almaktadır.
PROJELERİNİZ
46 tane projemiz var. Bunların içinde çalışması biten, devam eden ve başlayacak olan projeler var. Değinecek olursak; yağmursuyu kanallarını bitirdik, sanayi içerisindeki büyük bir alanı asfalt döküm sahası ilan ettik, belediye binasını restore ettik, belediyenin bütün birimlerini köy hizmetlerinden aldığımız modern bir tesise taşıdık, 18. madde uygulamasıyla yollar açtık, genişlettik, 70 yıllık mezbeleyi büyük bir tesise dönüştürdük, yeni bir itfaiye yaptık, mezbaha yanına büyük bir hayvan pazarı yaptık. Türkiye'nin en büyük kapalı pazar yerini yaptık. Çok sayıda park, bahçe, refüj düzenlemesi yaptık. Toplu konut için arsa aldık,şehrin kuzeyinden çevre yolu açıyoruz, bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Katı atık tesisi ve suyla ilgili çalışmalarda ihale aşamasındayız. Şehre 32 km kaldırım yapacağız, Tarım Orman Bakanlığı'ndan aldığımız 1100 dönüm araziye hayvanat bahçesi yapacağız. Mevcut mezarlığı modernize ettik. Otogar için kamulaştırılan arazi üzerinde hacizler var. Mahkemeler devam ediyor. Bunun için 5393 sayılı kanun gereği özel otogar yapma yetkisi verdik. Yakın zamanda inşaat çalışması başlayacak. Mahalle aralarına tahsilat ve muhtarlık büroları kurduk. Kent bilgi sistemi, kontürlü su sayaçları sistemleri vb. çalışmalar devam ediyor. Şehir meydanı ile ilgili yerler tespit ettk, bu sene yetişmezse 2006 yılı içinde Osmaniye şehir meydanına kavuşacak. Çünkü kent meydanı bir kent dokusu içinde çok önemlidir. Bu çalışmalar saymakla bitmeyecek ama şunu söylemek istiyorum, Osmaniye Belediyesi yürümüyor Osmaniye Belediyesi koşuyor.
MİLLETVEKİLLERİNİN ÇALIŞMALARI
Milletvekilleriyle çok iyi bir diyaloğumuz var. Osmaniye'nin her sorunuyla ciddi bir şekilde ilgileniyorlar. Bizim sorunlarımıza da cevap almaya çalışıyorlar. Osmaniye'ye farklı bakılmasını istiyorum. Osmaniye vasıfsız göç ve borçlarla büyük bir sıkıntı içerisindedir. Başka iller çok farklı sorunlarla ilgilenirken biz göçlerle, kaçak yapılarla, çadırlarda yaşayan insanların sıkıntılarıyla uğraşıyoruz. Bu sıkıntılarımızın bilinmesini istiyoruz.
HALKA MESAJ
Biz halka hizmet için bu göreve talip olduk. Bunu herkes söyler ama gerçekten de biz bu iş için burdayız. Kendilerine hizmet edecek ehil bir kadromuz var. Bazı uygulamalarımız onlara ters gelmiş olabilir, ama bu uygulamalar onların rahatı, çocukları, gelecekleri için yapıldı. Bize güvenmeye devam etsinler, biz güvenlerini boşa çıkarmayacağız.
DAVUT ÇUHADAR KİMDİR?
1959 Kahramanmaraş'ın Anderun İlçesi'nin Çuhadar köyünde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Osmaniye'de tamamladım. Gazi Üniversitesi Maliye Fakültesi Mali Hukuk Bölümü'nden mezun oldum. 1980 yılında Zirai Donatım Bölümünde işe başladım. Daha sonra Tarım Kooperatifi'nde denetim elemanı, Sağlık Bakanlığı'nda Şube Müdürü, Başbakanlık'ta Bakan müşaviri, Temizlik Müsteşarlığında personel dairesi başkanı olarak çalıştım. Geçici görevle mecliste kaldım. En son Denizcilik Müsteşarlığı'nın Antalya Bölge Müdürlüğü'nü yaparken istifa ettim. 28 Mart'ta AK Parti'den seçimlere katılarak Osmaniye Belediye Başkanı seçildim. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Güzel sanatlara ilgi duyuyorum. Geçmişte amatör olarak gazetecilik yaptım.