|
Türkiye sonunda AB ile müzakere sürecine girdi. Önemli bir değişim süreci başladı ve bundan sonra hemen herkes bu değişimin içinde olacak. En modern şehrinden en köşede kalmış köyüne kadar bu değişim hem merkezi yönetimin taşra birimleri, hem yerel yönetimler ve hem de sivil toplum tarafından önemli şekilde hissedilecek.
Türkiye sonunda AB ile müzakere sürecine girdi. Önemli bir değişim süreci başladı ve bundan sonra hemen herkes bu değişimin içinde olacak. En modern şehrinden en köşede kalmış köyüne kadar bu değişim hem merkezi yönetimin taşra birimleri, hem yerel yönetimler ve hem de sivil toplum tarafından önemli şekilde hissedilecek. Avrupa Birliği sürecinde müzakerelerin başlamasından önce çıkan bazı yasalarla yerel yönetim alanında önemli adımlar atılmasına rağmen AB komisyonları raporlarında bugüne kadar genellikle yerel kalkınma önceliklerinin belirlenmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Ayrıca kamu yönetimi alanında gerçekleştirilen reformlara hızlı bir şekilde devam edilmesi ve sürdürülmesi, bölgeler arasındaki farklılıkların giderilmesi ve reformların hayata geçirebilmesi için finansal kaynak sağlanması, yerel birimlerin kapasitelerin arttırılması konusunda kaynak yaratılması, seçimle göreve gelmiş yerel temsilcilere daha fazla yetki verilmesi, yerel yönetimlere ayrılan kamu harcamalarının miktarının artırılması, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına göre yerel özerkliğin geliştirilmesi bu raporlarda dile getirilmiştir.
Yerel alanda bundan sonra yaşanacak her şey hızlı bir dönüşüm içinde geçecektir. Şehirlerin oluşumunda artık değişmez kriterler konulacaktır. İmar kuralları her iktidar değişiminde değişmeyecektir. Yerel yönetimler bundan sonra çevre konusunda izin veren ve denetleyen kurumlar haline gelecektir. Büyükşehirlerin etrafında gecekondular yükselmeyecek, orada susuzluk, yolsuzluk, okulsuzluk, elektriksizlik, kanalizasyonsuzluk çekilmeyecektir. Çünkü bu tür olguların oluşması değişmez kriterlerle baştan engellenecek ve sağlıklı bir kentli, sağlıklı bir köylü yaşamı standartları geliştirilecektir. Yerel birimler tüketicinin korunması konusunda zorlayıcı ve cezai yaptırımlar verme yetkisine kavuşacaktır. Gıda güvenliği yerel birimlerce sağlanacaktır. Şehir içi trafik bu birimlere teslim edilecektir. Beldenin, şehrin güvenliğinin sağlanması konusunda yerel güçler ve merkezi birimler arasında etkili bir işbirliği geliştirilecektir. Enerji ihtiyacının sağlanmasında yerel yönetimler baş aktör haline gelecektir. Her alanda merkezi ve yerel birimler arasındaki ayrıcalıklar kalkacaktır. Çalışma koşullarının ve bu yerlerde sağlık ve güvenliğin denetimi görev ve yetkileri yerel birimlere geçecektir. Yerel ihalelerde şeffaflık, açıklık ve objektiflik esas olacaktır. Kent yönetimlerinde mevcut demokrasi gelişecek, halkın yönetime ilgisi ve katılımı artacaktır. Merkezi alanda toplanmış bir kısım yetkiler daha mahalline devredilecektir. Eğitim, kültür sanat ve spor konusunda yerel birimler daha geniş yetkilere sahip olacaktır. Yerel hizmetler vatandaş denetimine açık bulundurulacaktır. Mahalli alanda daha iyi bir kent daha iyi bir sosyal yaşam için mücadele ve rekabet artacaktır. Yatırım alanları ve sosyal yaşam alanları yeniden belirlenecektir. Yerel alanda demokratik ve katılımcı bir yönetim gelişecektir. Kararlar seçilmiş kurumlarca alındıktan sonra bu kurumlar tarafından uygulama sıkı bir şekilde denetlenecektir. Türkiye'de mahalli idarelerin gelirlerinin GSMH içindeki payı yüzde üç ile dört arasındadır. Bu oran yerel idareler lehine değişecektir. Yerel idareler arasındaki gelir dengesizliği giderilecektir. Yerel idareler merkezde alınacak kararlarda etkin bir role sahip olacaktır. Halka en yakın yönetim birimleri önem kazanacaktır. Yerel birimler tamamen bölgedeki yaşayan nüfusun çıkarlarına göre hareket edecektir. Bir yatırımın en rasyonel olarak kim tarafından gerçekleştirileceğine merkezi ve yerel birimlerce birlikte karar verilecektir. Böylece demokrasinin işlemesi daha kolay olacaktır.
Bütün bunların sağlanması için müzakereler sırasında gelecek AB fon yardımlarının büyük kısmı yerel birimlere kaydırılması şartına bağlı olacaktır. Çünkü bizde merkezi yönetimin yerine getirdiği çoğu hizmet AB ülkelerinde yıllardır yerel yönetimlerce gerçekleştirilmektedir. Yerel yönetimlerin yetkileri böylece çok genişleyecektir. Bu yüzden yerel yönetimlerin bu konuda çalışmalara şimdiden başlaması gerekmektedir. 09.10.2005 tarihinde İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği yayımlandı. Buna göre il özel idaresi ve belediye hizmetlerinin yürütülmesinde belde sakinlerinin sağlık, eğitim, spor, çevre, park, trafik, itfaiye, kütüphane, kültür, turizm ve sosyal hizmetlerle; yaşlılara, kadınlara, gençlere, çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerde gönüllü katılımı mümkün olacak. Gönüllü ise sadece yerli ve yabancı gerçek kişilerden oluşmuyor, tüzel kişilerde gönüllü olabilecek. Üstelik sadece özel sektör kuruluşları da değil kamu kuruluşları da gönüllü olabilecek. Gönüllüler kütüphane, tiyatro, sinema, bilişim, meslek edindirme kurslarından, kreş, özürlülerin, çocukların, kadınların, gençlerin, yaşlıların, yoksulların, kimsesizlerin ve düşkünlerin eğitimine kadar sosyal ve kültürel hizmetleri, park, bahçe, kent estetiği, çevre düzenlemesi, katı atık, çevre kirlenmesinin önlenmesi, başıboş ve sahipsiz hayvanların korunması yanında trafik, itfaiye, arama-kurtarma gibi denetim ve acil yardım hizmetlerini, kültürel mirasın ve tabiat varlıklarının korunması ve her türlü spor hizmetlerini yerine getirebilecektir. Gönüllüler bu amaçla eğitime de tabi tutulacak. Belediye ve özel idareler gönüllülere bir memuru yada işçisi gibi kimlik, kılık kıyafet ve araç-gereç sağlayacak. Hatta yanına yardımcı olması için personelde verecek.
Gönüllü olarak çalışabilmek için reşit olmak, değilse 12 yaşını bitirenler için veli izni almış olmak gerekecek, tüzel kişiler ise yetkili organlarından karar alacak. Sivil toplum kurumlarının gönüllü olabilmesi için o alanda faaliyetlerinin olması gerekecek. İl özel idaresi veya belediyeler, bu konuda kendi özel kanunlarına uygun olarak aralarında yapacakları protokol çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernekler, vakıflar, meslek odaları ve diğer yerel yönetim birimleri ile ortak çalışma ve işbirliği yapabilecektir. Gönüllülerce yerine getirilen hizmetlerde sorumluluk taraflar arsında daha önce yapılan protokol ile esasları belirlenmiş bir şekilde ilgili il özel idaresi ve belediyeye ait olacaktır.
|