Türkiye çapında sanayide yerini alan bir ilçe olduklarını bildiren Yatağan'ın CHP'li Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık, geleceğin parlak olduğunu bildirdi. Ankara'dan yardım gelmemesinden yakınan Başkan Işık “Kendi yağımızla kavruluyoruz. Ben isterim ki her belediyeye eşit davranılsın ama her siyasi iktidar kendi partilerine daha fazla destek oluyor” dedi.
Yatağan'ın Türkiye çapında sanayide yerini alan bir ilçe olduğunu ifade eden CHP'li Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık, Yatağan'ın geleceğinin parlak olduğunu açıkladı. Ankara'dan yardım gelmemesinden yakınan Başkan Işık “Kendi yağımızla kavruluyoruz. Ben isterim ki her belediyeye eşit davranılsın ama her siyasi iktidar kendi partilerine daha fazla destek oluyor” dedi. Muğla'nın Yatağan ilçesinin Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mensup Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık, gazetemize belediye hizmetleri ve ilçesinin durumuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“SİYASET HİZMET ARACI”
“Halka hizmette siyasete yer olduğuna inanıyorum. Siyaset bir hizmet etme aracıdır. Hangi parti ve görüşten olursa olsun insanlarımız bizim insanlarımız. 7 yıldır kapılarım sonuna kadar açık. İstedikleri zaman bizimle görüşebiliyorlar. Dürüstlük bizim felsefemiz. Yönetimimizi şeffaf bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Belediye başkanlığı benden özgürlüğümü çaldı. Ailemizi göremiyoruz. Bu durum sadece benim için geçerli değil, Türkiye'deki tüm başkanlarımızın durumu aynı. Ama halkımıza hizmet etmek en ulvi görev olarak gördüğümüz için bu tür fedakarlıklar bizi rahatsız etmiyor. Tam tersi mutlu oluyoruz.
GÖÇ VERİYOR
22.000 nüfusumuz var. Çevre beldelerimize göç verdik ve vermeye devam ediyoruz. 2000 yılı sayımlarına göre 16.000 nüfusumuz var. Devlet İstatistik Enstitüsü, 2000-3000 kişimizi sildi. İtiraz ettik ama itirazlarımız sonuçsuz kaldı. Belediyemizin geçimini israftan kaçınarak sağlamaya çalışıyoruz.
BELEDİYENİN DURUMU
Belediye'yi 70-80 milyarlık bir borçla devraldım ama bu önemli değil. Bugün belediyemizin resmi kuruluşlara 300 milyarlık bir borcu var ama 2 trilyon gibi de bir alacağı var. Suyu ucuza veriyoruz. Esnafa borcumuz yok. İmar-fen işlerimizde personelimiz yetersiz. Bütçenin %30'unu aştığımız içinde yeni eleman alamıyoruz. İşçi sayımız ise yeterli.
İMARDA SIKINTI YOK
Vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda imar genişletme çalışmaları yapıyoruz. Yaklaşık 60.000 kişiyi barındıracak kadar bir imar planımız var. Arsa fiyatlarında gerilemeye gidiliyor. Şuan imar planımızda bir sıkıntımız yok.
ALTYAPI HİZMETLERİ
2001 yılında kanalizasyon sorunumuzu dönemin Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın da katkılarıyla tamamladık. %80-90'ını tamamladık. Kanalizasyon yapımı paranın yer altına gömülmesidir, göze gözükmez. Kanalizasyon bitiyor yol çalışmalarına başlıyoruz. İkisini bir arada götürmeye çalışıyorum. Su sorunumuz yok. Ancak suda her an bir kirlilik görülebilir. Bunun içinde su arayışımızı devam ettiriyoruz. 15-20 yıl su sıkıntısı çekeceğimizi sanmıyorum. Yol çalışmalarımız devam ediyor. 15 bin m2 parke ihalesi yaptık. 2006-2007 yılına kadar bu çalışmalarımız bitecek ve vatandaşımız çamura basmayacak. Bunda iddialıyım. Bu çalışmalardan sonra makyaj yapmaya başlayacağız.
ÇEVRE DÜZENLEMELERİ
Çevre düzenlemelerimize devam ediyoruz. Ağaçlandırmaya büyük önem veriyoruz. Atatürk Parkımıza bir kafeterya yapılmakta. Ahmet Özdemir Parkı da yakında tamamlanacak. Yatağan'ımız yeşil ama daha da yeşillendireceğiz.
ARAÇ PARKINDA DURUM
İtfaiyemiz şuan yetersiz. 2006 yılı bütçesinde bir araç alımı hakkımız var. Ambulansımız var. Temizlik işlerinde 3 küçük, bir büyük 4 kamyon, 7 traktörle 40 kişilik bir ekiple ilçemizin temizliğini yaptırmaktayız. Her geçen yıl işçi ücretleri arttığı için işçi konusunda sıkıntı çekiyoruz.
SOSYAL YAŞAM CANLI
İlçemizde etkinlikler yapılıyor. 5. sini düzenlediğimiz bir Deve Güreşi Festivalimiz var. Her yılın Ocak ayının son haftası düzenleniyor. Bu güreşlerden yaklaşık 120 milyarın üzerinde bir gelir elde ettik. Bu gelirle de Yatağan Meslek Yüksekokulunun açılmasını sağladık. Yine Haziran ayı içinde yapılan Gençlik, Kültür, Sanat Festivalimiz bir hafta sürüyor. Folklor de Yatağan derece almış bir gruba sahip. Halk müziği, sanat müziği, gitar, saz ekiplerimiz bu festivalde hünerlerini göstermekteler. Bu festivaller ilçemizde birlik ve beraberliği sağlıyor. Kadınlarımız için de her Anneler Gününde aşure günleri düzenleniyor.
SAĞLIKTA SORUN YOK
Sağlık istasyonumuz hiçbir ücret almadan 7 yıldır vatandaşımızın sağlık ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu istasyonumuzdan yılda 15-20 bin vatandaşımız hizmet alıyor. Ambulansımız gece-gündüz hizmet vermeye devam ediyor. sağlıkla ilgili sorunumuz yok. Ancak Sağlık Meslek Lisesinin açılmasında belediye olarak biz yerini tahsis ettik.
EĞİTİME ÖNEM VERİYOR
Eğitime çok önem veriyoruz. Yatağan'da Muğla Üniversitesine bağlı Mermercilik ve Elektrik bölümleri olan bir yüksekokul açtık. Bu okulumuzu belediyenin %100 katkılarıyla açıldı. Yine okullarımıza her türlü yardım yapmaktayız. Okuma-yazma oranımız %90'ı geçmiş durumdadır. Dışarıda görev yapan bir çok aydınımız mevcut. Yatağan Türkiye çapında sanayi de yerini almış bir ilçemiz. Yatağan'ın geleceği parlak.
KAMU REFORMU:
Yenilikler her zaman iyidir. Belediyeler yasası çıkmış fakat arkasından Belediye Gelirleri Kanunu çıkmamıştır. Bu konuda zor durumdayız. Eski yasanın 15. maddesi daha reformcuydu. 5272 iptal edildi. 5593 sayılı yasa daha iyi. Yönetmeliklerin hemen çıkarılması lazım. Belediyelere verilen yetkilerin yönetmelikleri yok. Bu yasalar bir an önce çıkarılmalı. Esnaflarımıza ruhsatların verilmesi ile ilgili yetişmiş eleman yok. İlçenin jeoloji etüdünün yapılması lazım ama jeoloji mühendisi yok. Gıda denetimi yapılacak denetleyici yok. Bu tür zorunlu personeller meclis kararı ile alınabilmeli. Karşımıza gelen %30 olayı var. Belediyeler özerk olduğu için bu işleri belediyeler ayarlamalı. Ankara'dan bize yardım gelmiyor. Kendi yağımızla kavruluyoruz. Ben isterim ki her belediyeye eşit davransınlar ama her siyasi iktidar kendi partilerine daha fazla destek oluyor. Bu geçmişte de böyleydi. Şu anki iktidarın en güzel yanı İller Bankası borcumuzun eskiden tamamı kesiliyordu. Şu an payların %40'tan fazlası kesilmiyor. Bu da belediyeler için çok iyi bir avantaj. Bu yasalar olumlu tabi, tatbik etme şartı ile. Büyükşehir belediyeleri genellikle iktidar partisine ait belediyeler. Büyükşehir belediyelerine bu kadar fazla yetki verilmesi ve küçük belediyelerin arka plana atılması kabul edilemez. Çalışanın hakkını yememek lazım.
SİYASİLERİN ÇALIŞMALARI
CHP'nin 4 milletvekili var. İktidarın 2 milletvekili vardı bire düştü. Seyfi Terzibaşıoğlu'na, teşekkür ediyorum, bizimle ilgileniyor. Cumhur Yaka milletvekilimiz çok dürüst çalışıyor. Hepsi de Meclisimizde etkin bir şekilde çalışıyorlar. Şimdiye kadar dile getirilmeyen dertlerimizi dile getiriyorlar.
YATAĞAN'DA SANAYİ
Yatağan, Muğla'nın giriş kapısı 80 km Bodrum, 80 km Marmaris, 40 km Gökova. Biz turizm ilçesi değiliz. Sanayileşme yolunda hızla ilerliyoruz. Yatağan'a bundan 7 yıl önce mermerciler geldi ama o zaman ki yerel yönetim anlayışı Yatağan'da mermerciliği benimsemedi. Girişimcilerimiz de Bayır'a yerleştiler. Bugün Bayır'ın Bayır olması Yatağan'ın ihmalinden kaynaklanmaktadır. Biz fırsatı kaçırdık. Biz göreve geldikten sonra ilçemizin kurtuluşunun sanayileşmeden geçeceğini deklare ettik. Şu an Yatağan'da 15'in üzerinde mermer fabrikası varsa ve en az 10'u-12'si benim dönemimde kurulan fabrikalardır. Mermer sanayi ile ilgili çalışmalar sürüyor. Bugün mermer fabrikaları işsizliğe çare olarak görülmektedir. Daha da önemlisi Yatağan'a bir çimento fabrikası kuruyoruz. Çimento fabrikası halkın kafasında tozu toprağı olan iş demek, ama dünya standartlarında hava kirliliği binde 75 iken bizim kuracağımız kapalı devre sistemle binde 25 bir kirlilik var. Bu oran da dünya standartlarının altında. Bu fabrikamızda 200-250 kişi çalışacak. Yine yan kollarda da istihdam oluşacak. Göllük Limanından ithal kömür gelecek, çimento ihraç edilecek. Atıkları değerlendirerek çevreci bir fabrika oluşturulacak. 500 - 600 kamyoncu iş sahibi olacak. Yatağan'ı baştan sona değiştirecek bu yatırımı Yatağan'a kazandırmak için çalışan herkese teşekkür ederim. Bu fabrikayı istemeyenlere karşı tüm demokratik kitle örgütlerini, belediye başkanlarını, siyasi partileri toplayarak Denizli'deki fabrikaları dolaştırarak tanıttık
YAPILAN HİZMETLER
Yatağan'ımızda yeni bir pazar yeri inşa ettik. Yine güzel bir meydan yaparak Atatürk Heykelini yaptık. Şehir içi tuvaletlerini, parklarını yaptık ve düzenledik. Kanalizasyon ve yol çalışmalarına önem verdik. Hava kirliliği konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Enerji ülkemizin can damarı olan bir yatırım. Rüzgar enerjisi ile ilgili çalışmalarımız oldu. Enerji Bakanımız destek verirse bir çok yerde rüzgar enerjisi kurulacak. Bütün bu projeler gerçekleşirse Yatağan'da işsizlik kalmayacak ve ülkemizin önemli sanayi şehirlerinden bir birisi olacaktır. Yatağan'da bir kültür merkezi yapacağız. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Kapalı bir spor salonu, düğün salonu halkımızın hizmetine sunulacak. İnsanlarımızın diğer ihtiyaçlarını da sırasıyla çözmeye devam edeceğiz.
BAŞKAN'DAN HALKA MESAJ
Halkım bana güvendi. Her şeyden önce bana güvendikleri için teşekkür ediyorum. Kapım kendilerine her zaman açık ve açık da olacak. Her şeyi onlar için yapıyoruz, onlar için çabalıyoruz. Bunu yaparken de mutluluk duyuyoruz. Bize güvenmeye devam etsinler.”
TARIMDAN SANAYİLEŞMEYE YATAĞAN
Yatağan ilçesinin 1970'li yıllara kadar tarıma dayalı ekonomisi ile küçük bir kasaba görünümüne sahipti. Sanayileşmeye ilk 1975 yılında Yem Sanayi Fabrikasının üretime başlaması ile atılmış, 1977 yılında SEK Peynir ve Tereyağ Fabrikası üretime başlamış, aynı yıllarda TEK Termik Santrali ile TKİ Güney Ege Linyit İşletmelerinin kuruluş çalışmalarına başlanmıştır. Her iki işletme de 1980'li yılların başında üretime başlamıştır. 1990 yılından itibaren ender görülen mermer işletmeciliğinde önemli artışlar olmuştur.
YATAĞAN SANTRALI:
Yatağan Termik Santrali, Yatağan-Milas karayolu üzerinde yaklaşık 3. km.sinde yolun yakın çevresinde bulunan düşük kalorili kömür rezervlerinin değerlendirilmesi amacıyla 1977 yılının Nisan ayında yapımına başlanmıştır. Üç üniteden ilki Ekim 1982'de, ikincisi Haziran 1983, son ünite de Aralık 1984'te üretime başlamıştır. Santralin gücü 3x210 MW olup, yıllık üretim hacmi 4 milyar kwh'tır. Ülkemizdeki enerji ihtiyacının yaklaşık %12'sini karşılamaktadır. Santralde, Haziran 2000 tarihi itibariyle 865 işçi ve 87 memur kadrosu ile üretimini sürdürmektedir.
GÜNEY EGE LİNYİTLERİ İŞLETMESİ:
TKİ Güney Ege Linyitleri İşletmesi, TEK Yatağan Termik Santralinin tüketeceği kömürü hazırlamak amacı ile kurulmuştur. Üretime Eskihisar havzasında 1979 yılında, Tınaz-Bağyaka havzasında ise 1985 yılında açık ocak yöntemiyle başlanmış ve halen devam etmektedir. Çıkarılan kömürlerin Termik Santrale nakli Eskihisar ocaklarından yüksek taşıma kapasiteli özel kamyonlarla, Tınaz-Bağyaka'dan ise ocak ile santral arasında yapılan taşıma bandı ile yapılmaktadır. 2000 yılı başı itibariyle Güney Ege Linyitleri İşletmesi sorumluluk alanlarında yaklaşık olarak görünür 123.126.000 ton, hazır 8.250.000 ton olmak üzere toplam 131.376.000 ton kömür rezervi bulunmaktadır. İşletme 1999 yılı sonu itibariyle faaliyetini 1265 işçi ve 178 memur ile sürdürmektedir. Çıkarılan kömürlerin tamamına yakınını Termik Santral kullanmakta, çok az bölümünü de yakın çevrede yakılmak üzere kullanılmaktadır.
YATAĞAN YEM SANAYİ FABRİKASI:
Yatağan Yem Sanayi Fabrikası, yörede üretilen ihtiyaç fazlası buğday, arpa, mısır ve diğer hububat türü gibi farklı besin maddeleri; vitamin, mineral ve antibiyotik gibi yardımcı maddelerle zenginleştirilerek hayvan kalitesinin ve veriminin artırılarak hayvancılığın gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla 1975 yılında kurulmuştur. 1993 yılında özelleşen Yatağan Yem Sanayi Fabrikası 16 ton/saat kapasiteye sahiptir. Büyükbaş hayvanlar için besi-süt yemi, kümes hayvancılığı için et-yumurta yemlerinin yanında balık yemleri de üretilmektedir.
EGE SÜT:
Yatağan çevresinde üretilen sütün değerlendirilmesi amacıyla 1977 yılında faaliyetine bir devlet kuruluşu olan SEK'e bağlı işletme olarak başladı. Fabrikanın günlük 25 ton süt işleme kapasitesi olan fabrikada süt. Üretilen mamüller Muğla, Aydın, Denizli ve İzmir'e pazarlanmaktadır.
GÖKOVA MADEN SUYU VE SODASI:
Sağlık Bakanlığı'nın tahlilleri sonucu iyi maden suları arasında yer alan maden suyu kaynağı, Yatağan'ın 6 km. güneybatısındadır. 198 m. derinlikten çıkıp, 4.5 litre/sn. debisi olan kaynakta kurulan tesisin kapasitesi 12.000 şişe/saattir.
MERMER MADENCİLİĞİ:
Yatağan ilçe sınırları içersinde, Sanayi Müdürlüğü kayıtlarına göre 10 işletme yaklaşık olarak 600.000 m3. mermeri ihtiyaç türlerine göre işleyerek yada blok olarak pazarlamaktadır.
DOĞAL VE TARİHİ ZENGİNLİK
Turistik özelliklerinden çok termik santralıyla bilinen Yatağan, aslında çok sayıda doğal ve tarihi zenginliği barındırır. Çine yönünden Yatağan'a giriş yapanlar, Çine vadisinin olağanüstü güzelliğinden etkilenirler. Şimdi Çine çayının suları altında kalacak olan Çine Vadisi içinden akan ve yılın altı ayı zakkumlarla çevrili deresi, ilginç kaya şekilleri, tarihi köprüsü ile mutlaka görülmelidir. Vadiyi gezmek için yeni yolu değil eski Çine - Yatağan yolunu kullanmak gerekir. Yatağan şehir merkezi ise, biraz termik santralın gölgesinde kalmış durumda.
YATAĞAN'DA DEVE GÜREŞLERİ
Deve Güreşleri'nin bulunduğumuz topraklardaki tarihi 19. yüzyıl başlarına uzanıyor. Ege, Akdeniz ve Marmara deve güreşlerinin en çok yapılageldiği bölgeler. Bir bakıma Yörük Kültürü'nün bir parçası develeri güreştirmek. Yatağan'da deve güreşleri bir festival havasında yapılıyor. 1950'li yıllarda başlamış, uzun süre ara verildikten sonra son üç yıldır düzene girmiş. Yatağan Deve Güreşi Festivali her yıl Ocak ayının sonunda yapılıyor. Güreşlerden bir gün önce deve sahipleri ve konukların katılımıyla Kına Gecesi eğlencesi düzenleniyor. Güreşlere “Tülü” adı verilen erkek develer katılıyor. Güreşler Orta hakem tarafından yönetiliyor, Masa hakemleri sonucu belirliyor. Develeri ayırmak için onar kişilik gruplara urgancı, develerin ağzını bağlayan iki kişilik ekibe Ağız Bağcı deniyor. Deve güreşlerinin de tıpkı yağlı güreşler gibi ayak, orta, başaltı ve baş gibi kategorileri var. Sağ tarafta güreşen deveye sağcı, solda güreşene solcu deniyor. Tülülere güreşirken Havut adı verilen semer takılıyor, güç almaları için. Güreşler 10'ar dakikalık sürelerde yapılır. Yenişemezlerse beraber, sahayı terk eden ise yenik ilan ediliyor.
HASAN HAŞMET IŞIK KİMDİR?
1952 Yatağan doğumlu. Evli ve iki çocuk babası. 27 yıl belediyede görev yaptı. En son Yazı İşleri Müdürlüğünden emekli olduktan sonra 1999'da belediye başkanlığına seçildi. 2004 seçimlerinde ikinci kez başkan oldu.