goko
     
 
 
Ana sayfaArþivÝletiþim Formu
Editörün Köşesi
Yeni Anayasa

Selvi Erdoğan Turgut
Duyurular
 DERGİ VE GAZETEMİZE; Aktüel,Siyaset, Kültür ve Sanat (Ulusal,Bağımsız,Tarafsız ) Muhabirliği; - Amaç ve meslek haline getirecek, - Uzun süreli çalışabilecek, - Kesinlikle seyahat engeli olmayan, - İstikrarlı,heyecanlı. azimli,kararlı,fedakar, kendine güvenen - Prezantabl, Yaş sınırı max 35, - Tecrübeli,Tecrübesiz ( Ben lise mezunuyum veya başka bir bölüm mezunuyum,iletişim değil, olur mu acaba diye) sormayın hemen müracaat edin. - Ankara’da ikamet edenler tercih edilecektir, ÖNEMLİ HUSUSLAR; - Ailevi,Özel hayat ve okul problemi olanlar, mezun olmamışlar( Açıköğretim hariç) asla müracaat etmesinler ( Tecrübelerimiz bu şartı koymamızı mecbur kılmıştır. - Görüşme öncesi Gazete ve Dergi sitemizi lütfen dikkatle inceleyiniz. Gazetemiz ; www.bizim-mig.com.tr Dergimiz ; www.yyplatformu.com.tr - Başvurularınız incelenip ön görüşme için davet edileceksiniz. Lütfen ! Yukarıda yazılanları dikkate alınız , Ciddi müracaatlar bekliyoruz. İyi Çalışmalar !
Reklam

Gazetemize reklam vermek için tıklayınız.

Linkler


Yerinden Yönetim Platformu adı altında siz değerli okurlarımıza yeni yüzümüz ile merhaba demekten gurur duyuyoruz. www.yyplatformu.com.tr.
Bilgi

Bizim Mahalli İdareler Gaztesine Hoşgeldiniz.

Aktif ziyaretçi sayımız

3 .


UYARI :
Sitemiz içeriğinde yer alan haber ve fotoğraflar izinsiz iktibas edilemez.

 

 
 
 

Aile Hekimliği

 

Ak Parti Düzce Milletvekili Yaşar YAKIŞ

Aile hekimliği projesinin Türkiye'deki uygulaması için Düzce, pilot il seçilmiştir. Projenin uygulanmasına 15 Eylül 2005 tarihinden itibaren başlanmıştır. Uygulama, giderek tüm Türkiye'yi kapsayacak biçimde genişletileceği için Düzce'de kazanılacak deneyim önem arzetmektedir.

Neden politika?

Politikaya atılmayı hiç düşünmemiştim. Viyana'daki görevimden döndükten sonra, Ankara'da Bilkent ve Hacettepe Üniversitelerinde “Türk Dış politikası” dersleri vermeye başlamıştım. O sıralardaki hayalim, Akçakoca'daki fındık tarlalarımızdan birinde mütevazı bir küçük ev inşa ettirmek, üniversitedeki derslerimi haftanın bir gününe toplamak, dersimin olduğu günden bir önceki günün akşamı Ankara'ya gelmek, o akşam, tiyatro, opera konser ne bulabilirsem ona gitmek, ertesi günü üniversitedeki derslerimi vermek, ondan sonra kitapçıları dolaşıp yeni yayınlardan ilgimi çekenleri alıp tekrar Akçakoca'ya dönmek ve orada hatıralarımı yazmak idi. Böylelikle, 39 yıllık hariciye hizmetimde tanık olduğum olayları kamuoyu ile paylaşmayı tasarlıyordum.

2001 yılı Temmuz ortalarında bir gün evimde otururken Sayın Abdullah Gül telefon etti. Refah Partisi'nin kapatılmasından sonra oluşturdukları Yenilikçi Hareket'in artık partileşmeye karar verdiğini, kurulacak bu yeni partiye beni de kurucu üye olarak davet ettiklerini söyledi. Siyasete atılmayı hiç düşünmediğim için zihnimde birçok sorular ve tereddütler vardı. Sayın Gül bu tereddütlerimi giderdi. Bunun üzerine, Akçakoca'da doğup büyümüş olmama ve bürokraside oldukça üst kademelerde hizmet etmiş olmama rağmen, beni yetiştiren Akçakoca ve Düzce'ye faydalı olabilecek hiçbir şey yapamamış olmanın ezikliğini her zaman hissederdim. 39 yıllık hariciye hizmetimin 23 yılı yurt dışında, geri kalanı da Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatında, fakat yine dış bağlantılı işlerle geçmişti. Beni yetiştiren Düzce iline olan borcumu ödemek için siyasetin, bana bir fırsat sunabileceğini düşündüm Yenilikçi Hareket'in kuracağı ve o tarihte henüz adının ne olacağı belirlenmemiş olan partiye, kurucu üye olarak katılmaya karar verdim.

Bu kararı verdikten bir buçuk yıl sonra, 2 Kasım 2002 seçimlerini kazanmış, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Atina'da o zamanki Yunanistan Başbakanı Simitis'in öğle yemeğinde misafiri idik. Sayın Gül henüz hükümeti kurmamıştı. Yemek bitti. Uçağımız Madrid'e hareket etti. Madrid'e indiğimizde, hükümetin kurulduğunu ve benim Dışişleri Bakanı olduğumu haber verdiler.

Düzce'yi kısaca tanıtabilir misiniz?

Düzce, TEM otoyolu ile D-100 Karayolu üzerinde Ankara ile İstanbul arasında, her ikisine de hemen hemen aynı mesafede, önemli bir yerleşim merkezidir. Batı Karadeniz'in ayakta kalan tek antik kentidir. Düzce'nin tarihi M.Ö 1390-800 yılları arasında hüküm süren Hitit medeniyetine kadar uzanır. Batısında Sakarya, güneyinde Bolu, doğusunda Karabük, kuzeydoğusunda Zonguldak illeri ile çevrilidir. Kuzeyde Karadeniz kıyısında 30 km uzunlukta bir sahil şeridi vardır. Yüzölçümü 2.593 km2'dir. Kuzeyde Akçakoca ve Orhandede dağları, güneyde ise Keremali Elmacık ve Abant dağları ile çevrilmiştir. Bu dağlar arasındaki geniş düz ovanın ortasında Düzce şehri kurulmuştur. Denizden 140 metre yükseklikte olan Düzce Karadeniz ikliminin etkisi altındadır. Bol yağışlı ve rutubetli bir iklime sahip olduğundan yeşilin her tonu mevcuttur. Nüfusu 327 bin civarındadır. Merkez ilçe ile birlikte 8 ilçesi, 3 beldesi, 85 mahalle ve 302 köyü mevcuttur. Su kaynakları yönünden Türkiye'nin en zengin ve en yoğun illerinden biridir. Nüfusunun büyük çoğunluğu, Kafkas göçmenleri ve yerli halktan oluşmaktadır.

Düzce, ekonomik anlamda Türkiye ekonomisinin neresinde yer almaktadır?

1999 yılında Düzce, 3 ay gibi kısa bir ara ile, iki kez, Richter ölçeğinde 7'den daha şiddetli iki depreme maruz kalmıştır. Türkiye'de, bu kadar kısa bir zaman aralığında, bu kadar büyük iki depreme maruz kalmış başka yerleşme merkezi yoktur. Bu iki deprem, küçük sanayiin öncülüğünde çok yoğun bir ekonomik faaliyetin sürdüğü Düzce'de, ekonomik gelişmeyi ciddi bir kesintiye uğratmış, bunun sonucu olarak fert başına milli gelir 7-8 bin dolardan, bin dolar seviyesine düşmüştür. Deprem sonrası dönemde, Düzce'de hatırı sayılır bir ekonomik yatırım yapılmamış, yalnızca deprem yaraları sarılmaya çalışılmıştır. Fert başına milli geliri 1.500 dolardan daha az olduğu için Düzce, teşvik yasasının kapsamına girmiş ve bu sayede önemli yatırımları çekmeye başlamıştır. Yapımına 1996 yılında başlanan 1. Organize Sanayi Bölgesindeki parsellerin tamamı 49 Fabrika tarafından doldurulmuştur. Birinci Organize Sanayi Bölgesi, Düzce'ye yönelen yatırım taleplerinin tümünü karşılayamadığı için, ikinci bir Organize Sanayi Bölgesi kurulabilmesi amacıyla, kamu arazisinin bu işe tahsisi tamamlanmış olup şimdi bu arazinin, yatırımcılara tahsisi çalışmaları yürütülmektedir.Yalnızca 1. Organize Sanayi Bölgesindeki 49 fabrikada çalıştırılacak işçi sayısı, firmaların taahhütlerine göre 7 bin civarındadır. 2006 yılı Ocak ayı itibariyle bu firmaların çoğu faaliyetine başlamış, geriye kalanların ise inşaatları bitmek üzeredir. Ayrıca Organize Sanayi Bölgeleri dışındaki hazine arazilerinde de fabrikalar kurulmaktadır. 2005 Aralık ayında kabul edilen bir kanunla öteki bazı illerle birlikte Düzce'de de bir üniversite kurulmuştur. Kurulacak olan yeni fakülteler ve yüksek okullardan dolayı Düzce'deki öğrenci sayısı da artacaktır. Üniversiteden beklenen en önemli gelişme Düzce'nin sanayi ve sosyal hayatı ile bütünleşebilmesidir. Üniversitenin öğrencilere vereceği teorik bilgiler, Düzce'nin canlı sanayi dünyası ile bütünleşebildiği ölçüde, öğrenciler bir yandan kendilerine öğretilenleri daha iyi kavrayacaklar, öte yandan da Düzce sanayiinin ve ticaret hayatının yetişmiş eleman ihtiyacı daha iyi karşılanmış olacaktır. Nüfusu ile oranlandığı zaman Düzce Türkiye'nin ekonomisinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. 2004 yılında Düzce'den yapılan ihracatın tutarı 57 milyon ABD doları civarındadır. Bu rakamla Düzce, Türkiye sıralamasında 34. sırada yer almaktadır. Bu rakama merkezleri Düzce dışında bulunan firmaların ihracat rakamları dahil değildir. Merkezleri Düzce dışında bulunan firmaların Düzce'de üretim yaparak gerçekleştirdiği rakamların dikkate alınması durumunda, ihracat rakamı 270 milyon dolardan fazladır. Düzce'de kurulu firmaların ihraç ürünleri fındık, fındık mamulleri, tekstil, otomotiv ve silahtır. İhracat yapan firma sayısı 70 civarındadır. Düzce'nin bir başka zenginliği de yer altındadır. Akçakoca kıyılarında off-shore doğal gaz yatakları keşfedilmiştir. Türkiye'nin deniz altından doğal gaz çıkarılması, ilk kez 2006 yılının ikinci yarısından itibaren Akçakoca'da gerçekleşecektir. TPAO'nun bir yabancı şirketle işbirliği halinde çalıştığı bu alanlarda, yabancı şirket 2006 yılının sonuna kadar 37 milyon dolarlık yatırım yapacağını ABD'deki borsalara deklare etmiştir. Bu yatırımın önemli bir kısmı tamamlanmış olup bulunan rezervler şimdi deniz yatağına döşenen borularla birleştirilmekte ve Çayağzı mevkiinde karaya çıkarılmaktadır. Çayağzı'nda inşa edilecek olan basınçlı doğal gaz deposunu, ulusal doğalgaz dağıtım şebekesine bağlayan hattın inşası tamamlanmak üzeredir.

Düzce ekonomisi için hedefleriniz nelerdir?

Düzce, ekonomik faaliyet alanları açısından çeşitlendirilmeye en elverişli illerden biridir. Düzce'nin tarıma elverişli toprağının çok büyük bir bölümü, en verimli tarım arazisi sayılan 1. kategori tarım arazisidir. Türkiye'deki tarım arazilerinin sadece % 3'ü bu katakoridedir. Bu kadar verimli bir arazide organik tarım yaygınlaştırılabildiği takdirde, Düzce halkı bundan büyük yararlar sağlayabilir. Bunun için organik tarımı zorlaştıran engellerin azaltılması gerekmektedir.Tarım kadar ve belki ondan daha çekici bir iktisadi faaliyet dalı da sanayidir. Düzce, 1999 depremlerinden önce, küçük sanayiin çok faal olduğu bir il idi. Şimdi, büyük çapta sınai yatırımların yapıldığı Düzce'de, sanayinin, eskisinden çok daha fazla gelişeceği artık belli olmuştur. Sanayiyi özendiren en önemli etmen, Düzce'nin coğrafi konumudur. Türkiye'nin en büyük iki metropolünün tam ortasında bulunması, Ereğli Demir-Çelik fabrikasına yakın olması, Karadeniz'e kıyısı olması ve bu nedenle deniz taşımacılığının avantajlarından yararlanabilmesi gibi avantajlar, Türkiye'de az sayıda vilayete nasip olmaktadır. Bu üç iktisadi faaliyet alanını, dengeli biçimde geliştirmek öncelikli hedefimiz olmalıdır. Ancak bunu yaparken daha büyük özen göstermemiz gereken bir husus, bu gelişmeyi, doğayı tahrip etmeden gerçekleştirmektir. Doğaya vereceğimiz tahribat, bizden sonraki kuşakların hakkına bir tecavüzdür. Düzce Valiliği ve Belediyesi, “Düzce, Avrupa Birliğine Hazırlanıyor” başlığı altında bir kampanya başlatmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı'nın Düzce Milletvekili olması nedeniyle, böyle bir inisiyatif, esasen en çok Düzce'ye yakışırdı. Bu kampanya sayesinde Düzce, her alanda Avrupa Birliği normlarını bir an önce yakalamak için, bir öncü il olma iddiasındadır.

Halkın geçim kaynakları nelerdir?

Düzce nüfusunun yarısı köylerde yaşamaktadır. Köylerin başlıca geçim kaynağı fındıktır. Son üç yılda süt hayvancılığında önemli bir gelişme kaydedilmiştir. Ormanlarının ve diğer bitki örtüsünün çok yaygın olması nedeniyle, bal üretimi potansiyeli büyük olmakla birlikte, henüz dışarıya açılmış bir bal sanayii yoktur. Düzce'de Virginia tipi tütün, bilimsel yöntemlerle, yabancı şirketler adına götürü olarak üretilmektedir. Akçakoca kıyılarında, küçük çapta, esas itibariyle yöresel ihtiyaca yönelik balıkçılık yapılmaktadır. Yeni doğal gaz rezervleri bulundukça Akçakoca, turizme ve fındık üretimine ek olarak doğal gazın yaratacağı canlılık sayesinde de Düzce ekonomisine ek bir canlılık katacaktır. Taban arazilerinde, fındıktan çok daha fazla gelir getiren ürünlere yönelinmesi Düzce ekonomisine büyük bir sıçrama sağlayabilir. Bunun yapılabilmesi için, çiftçinin, bu daha karlı tarımsal faaliyetler hakkında bilgilendirilmesi önem taşımaktadır. Eğer bu dönüşüm, çiftçiye ek bir maliyet getirmiyorsa, sadece bilinçlendirme ile sağlanabilir. Ancak dönüşüm ek bir maliyet getiriyor ve dönüşüm süreci devam ederken çiftçi önemli gelir kaybına maruz kalıyorsa, bunun maliyetini yüklenmesi zordur. Burada devletin, dönüşümü kolaylaştırıcı önlemleri alması beklenir.

Düzce'de istihdam durumu

Düzce'deki kayıtlı işsiz oranı Türkiye ortalamasının çok altında, % 2.2 civarındadır.Birinci Organize Sanayi Bölgesindeki 49 iş yeri faaliyete geçtiği zaman, 7 bin kişiye iş imkanı doğacaktır.Öte yandan, kentsel yerleşim merkezlerinde iş imkanları ortaya çıktıkça, halihazırda kırsal kesimde yaşayan ve kayıtlı işsiz kategorisinde olmayan çok sayıda vatandaşımız da kente gelip işe yerleşmeye çalışacaktır. Avrupa Birliğine giriş sürecinde, nüfusumuzun %34'ünü teşkil eden tarımsal kesim çalışanlarının oranlarının çok aşağılara çekilmesi gerekecektir. Avrupa Birliği ülkelerinde tarımla iştigal eden nüfusun toplam nüfusa oranı % 4-5 civarındadır. Türkiye, öngörülebilir bir gelecekte, bu oranlara inemez. Fakat, bu oranları herhalde % 10 veya 15 gibi, şimdikinden çok daha düşük rakamlara indirmemiz gerekecektir. Düzce bu dönüşüme öteki illerimizden daha hazırdır.

Düzce ilinin ve ilçe merkezlerinin alt-yapı durumu

Düzce ili, merkez ilçe de dahil olmak üzere 8 ilçe ve 3 beldeden oluşmaktadır. 1999 depremleri sonucunda Düzce merkez ilçede ve hemen hemen tüm ilçelerinde alt-yapı tamamen hasar görmüştü. Aradan geçen zaman içinde yerel yönetimlerin üstün gayretleri ve merkezi makamların katkılarıyla alt-yapıda gözle görülür bir iyileşme sağlanmıştır. Fakat şimdiki düzey, Düzce gibi bir il için tatminkar olmaktan uzaktır.

Düzce'nin Eğitim ve Sağlık Alanındaki Yetersizlikleri nelerdir?

Düzce'nin sağlık alanındaki yetersizlikleri, esas itibariyle, 1999 depreminin olumsuz etkilerinin tamamen bertaraf edilememiş olmasından kaynaklanmaktadır. İl merkezindeki Dr. Tandoğan Tokgöz Devlet Hastanesi prefabrik binalarda faaliyet göstermektedir. Bunların yerine yeni bir bina yapılması gerekmektedir.Yığılca ilçemizin devlet hastanesinin binası ihtiyaçlara cevap vermekten uzaktır. Sorun, ancak yeni bir hastane binası yapılmak suretiyle çözümlenebilecektir. Aile hekimliği projesinin Türkiye'deki uygulaması için Düzce, pilot il seçilmiştir. Projenin uygulanmasına 15 Eylül 2005 tarihinden itibaren başlanmıştır. Uygulama, giderek tüm Türkiye'yi kapsayacak biçimde genişletileceği için Düzce'de kazanılacak deneyim önem arzetmektedir. Düzce 1999 yılında il olduktan sonra il sağlık müdürlüğü kurulmuş ve yapılandırılması tamamlanmıştır. Eksik ve onarıma ihtiyaç duyulan sağlık ocağı ve sağlık evlerinin tamir, bakım ve onarımları tamamlanmıştır. Hastanelerin tek bir çatı altında toplanması ile 147 yatak kapasiteli eski adıyla SSK yeni adıyla Atatürk Devlet Hastanesi hizmet vermektedir.

Eğitim alanındaki yetersizlikler

1999 depremlerinde Düzce'deki birçok okul yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Eğitim – Öğretim uzunca bir süre prefabrik binalarda gerçekleştirilmiştir. Prefabrik binaların yerine yenileri yapılmaktadır. Fakat inşa edilen yeni okullar, artan öğrenci sayısı nedeniyle ihtiyaçların gerisinde kalmaktadır. Eğitim-Öğretimin daha kaliteli duruma gelmesi için okullarımızın araç gereç donanımının tamamlanması ve özellikle bilgisayar laboratuarlarımızın kurulması, ayrıca Avrupa Birliği ülkelerin destekleriyle yeni okulların yapılması için çaba sarf etmekteyiz.

Düzce'den başka illere göç yaşanmakta mıdır? Varsa nedenleri nelerdir?

Düzce esas itibariyle göç veren değil, göç alan bir ildir. Ancak depremden hemen sonra, birçok Düzceli, çeşitli nedenlerle yakın illere göç etmiştir. İş yeri yıkılanlardan bazıları yakın illerde iş aramış, bazı Düzceliler de Düzce'nin fay hattı üzerinde olması nedeniyle, Düzce'den ayrılmışlardır. 1999-2004 yılları arasında Düzce'den ayrılanların sayısı 53.481'dir. Aynı dönemde Düzce'ye gelenlerin sayısı ise 36.337'dir. Bu iki rakam, son 6 yılda Düzce'nin nüfusunun 17.144 kişi eksildiğini ortaya koymaktadır.

Düzce'de yaşanan sosyal ve kültürel faaliyetler

Düzce merkezinde ve ilçelerinde her yıl geleneksel olarak festivaller yapılmaktadır. Bu festivaller, turizm ve başlıca ürünümüz olan fındığımızı tanıtım amaçlıdır. Akçakoca'da 1 Temmuz tarihinde denizcilik ve kabotaj bayramı kutlanmaktadır. Akçakoca Fındık ve kültür festivali, birkaç yıldan beri uluslararası bir etkinlik haline dönüştürülmüş olup komşu ülkeler de bu festivale folklor ekipleriyle katılmaktadır.

Düzce'nin tarihi ve turistik anlamda değer taşıyan nitelikleri

Düzce'nin turizm potansiyeli adeta sınırsız gibidir. Kardüzü ve Topuk yaylaları sayesinde Yayla turizmi, Güzeldere şelalesi sayesinde doğa turizmi, Melen deresi sayesinde rafting turizmi, Hasanlar baraj gölü sayesinde yelken turizmi, Konuralp'teki tarihi kalıntılar nedeniyle kültürel turizm başka bir ilde bulunması zor bir çeşitlilik sunmaktadır. Güzeldere şelalesi 149 metre yüksekten akan suyu ile Türkiye'nin en yüksek şelaleleri arasında sayılmaktadır. Düzce merkez ilçesinin 10 kilometre kuzeyinde bulunan Konuralp beldesi, antik Roma kenti olan “Prusias ad Hypium” üzerine kurulmuştur.1994 yılında açılan zengin Konuralp müzesinde 6.118 adet eser teşhir edilmektedir. Konuralp'deki anfi-tiyatro etrafında bazı kazılar yapılmış, fakat sistematik bir kazı gerçekleştirilmemiştir. Konuralp'e su getiren Roma devrinde inşa edilmiş viadükün kalıntıları halen görülebilmektedir. Konualp'teki anfi-tiyatro, Ege ve Akdeniz kıyıları dışındaki tek antik anfi-tiyatrodur. Akçakoca, Türkiye'nin turizme en evvel açılan sahil kasabalarımızdan biridir. Ege ve Akdeniz kılarındaki turizm merkezlerine gitmenin zor olduğu 1950 li yıllarda, Ankara-İstanbul karayoluna yakınlığı nedeniyle, Akçakoca, turizmde en gelişmiş ilçelerimizden biri idi. Bugün, Akdeniz ve Ege kıyılarındaki turistik kasabalarla yarışamamakta, ancak yaz kış, Ankara ve İstanbul'dan günü birlik veya hafta sonu turizminin en yoğun destinasyonlarından biri halindedir. Düzce ilinin turistik yatak kapasitesinin % 85'ini karşılayan Akçakoca'da, kış aylarında dahi, hafta sonları oteller, yüzde yüze yaklaşan doluluk oranı ile faaliyetlerini sürdürmektedirler. Akçakoca'nın 2,5 km batısında 13. yüz yılda Cenevizliler tarafından inşa edildiği tahmin edilen bir kale kalıntısı vardır. Akçakoca'ya 5 km uzaklıktaki Fakıllı köyünde, ilgi çekici sarkıt ve dikitlerin bulunduğu bir yer altı mağarası vardır. Akçakoca'da bir başka turistik yer de Aktaş şelalesidir. Akçakoca'nın Melenağzı köyünde, Melen deresinin denize döküldüğü yerde dere yatağı derin olduğu için, orta büyüklükteki tekneler denizden dereye oradan da 10 km. kadar içerilere girebilmektedirler. Sağlık turizmi: Düzce'nin iki önemli termal kaynağı vardır. Efteni ve Derdin kaplıcaları.

Merkezi ve yerel yönetimler reformu

Kamu yönetiminde, yetkinin nihai kaynağı halk olduğu için, halka en yakın olan yönetim birimlerinin en güçlü olması gerekir. Halka en yakın yönetim birimleri, Türkiye'de, sırasıyla belediyeler ve il genel meclisleridir. Bu yönetim birimleri, temsil ettikleri halka çok yakın oldukları için halkın ihtiyaçlarını, beklentilerini, sorunlarını, uzaklardaki yönetim birimlerine nazaran daha iyi anlarlar ve o sorunlara çözüm üretebilirler. Türkiye'deki merkezi yönetim modeli, Fransa'dan esinlenerek şekillenmiştir. Bir de buna, Osmanlı döneminde, kamu yönetimindeki tüm yetkilerin Padişahtan kaynaklanması gerçeği eklenince, Türkiye'de, aşırı merkeziyetçi bir kamu yönetimi geleneği yerleşmiştir. Bu gelenekte, merkezi yönetim, yetkilerini, taşra ile paylaşmaktan kaçınmakta; görmedikleri, bilmedikleri, zorluklarını yaşamadıkları taşra kentlerinin sorunlarına, Ankara'daki bürolardan çözüm üretmeye çalışmaktadır. Türkiye için esin kaynağı teşkil eden Fransa, 1980'li yıllardan itibaren, merkezi otoritenin yetkilerini yerel yönetimlere devretmek için bir dizi reform gerçekleştirdiği halde, ondan esinlenen Türkiye, böyle bir reform gerçekleştirmede ağır aksak davranmaktadır.Ben, yerel yönetimler reformu bağlamında çıkarılan yasaların Türkiye'yi düzlüğe çıkaracak en önemli yasalar olduğu kanısındayım. Bu reformun başarılı olabilmesi için, gerekli tüm yasaların bir an önce yürürlüğe girmesi gerekir.

Düzce halkına mesajınız nedir?

Düzce halkı, yakın bir geçmişte maruz kaldığı iki büyük deprem felaketi nedeniyle, ister istemez tedirgin ve devletten birçok beklentileri olan bir halktır. Kentin yeniden imarında karşılaşılan güçlüklere karşı zaman zaman hiddetlenebilmektedir. Ben halkımızın bu tür tepkilerini anlayışla karşılamamız gerektiği kanısındayım. Devletimiz çok zengin olmadığı için, Düzcelinin her beklentisini karşılayamamaktadır. Orada, halkın seçtiği Milletvekilleri olarak bizim devreye girip, halkımızın beklentilerinin yerine getirebilmesi için tüm müracaat yollarının tüketilmiş olup olmadığına bakmamız gerekir. Eğer tükettiğimiz halde, o sorunları derhal çözmek mümkün olamıyorsa, bunun nedenini, sabırla halkımıza anlatmalıyız.

AK Parti Düzce Milletvekili Yaşar YAKIŞ

1938 yılında Akçakoca'da doğdu. Haziran 1962'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Ekim 1962'de Dışişleri Bakanlığı'na intisap etti. 1967-72: Belçika'da, Nijerya'da ve Bakanlık merkez teşkilatında çeşitli görevlerde bulundu. 1974: Roma'da NATO Savunma Koleji'nde kursiyer. 1975: Brüksel'de Türkiye'nin NATO Daimi Temsilciliğinde Müsteşar. 1978: Dışişleri Bakanlığında Personel Dairesi Başkanı. 1980: T.C. Şam Büyükelçiliğinde Müsteşar. 1984: Dışişleri Bakanlığı NATO Dairesinde Daire Başkanı. 1985: Türkiye Cumhurbaşkanına, İslam Konferansı Örgütü Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komite Başkanlığı görevinde sekreterya hizmetleri sunmak üzere Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde kurulan İSEDAK Koordinasyon Bürosu'nun Başkanı.1988: T.C. Riyad Büyükelçisi. 1992: Dışişleri Bakanlığında Ekonomik İşlerden sorumlu Müsteşar Yardımcısı. 1995: T.C. Kahire Büyükelçisi. 1998: Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi ve Viyana'daki Uluslar arası kuruluşlar nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi. 2000: Dışişleri Bakanlığında Müşavir. 2001: AK Parti Kurucu Üyesi. AK Parti Dış İlişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. 2002: Düzce Milletvekili. 58. Hükümetin Dışişleri Bakanı. 2003: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı,

 

© Copyright-2005

Sonhavadis