Başkan Buyruk, “Erzincan’ın içme suyu projesini iki ana artelde başlattık. Beytahtı ve Cansuyu. İkisinin toplam maliyeti 9 milyon 200 bin Avro tutarında. Bunlardan Beytahtı projesini bitirdik. Bu yıl da Cansuyu projesine ağırlık vereceğiz. Her ikisi içinde AB destekli fonları kullandık” dedi.
Türkiye değişim içinde...Özellikle de Erzincan... Kısa sürede kabuğunu yararak, yep yeni bir kimliğe kavuştu. Belediye Başkanı Mehmet Buyruk, bu değişimin önderlerinden biri...Asırlık mahalleleri yıkarak, kısa sürede insanca yaşanabilir modern hale getiren Başkan Buyruk, “Değişim, bizim vazgeçilmezimiz. Halkın refahı için gecemizi gündüzümüze kattık. Hiç bir zorluktan yılmadık. Bildiğimiz doğrudan geri adım atmadık.” diyerek kararlılığını dile getirdi.Göreve geldiklerinde borç içinde olan bir belediye devraldıklarını, ancak asla bunun arkasında sığınmadıklarını belirten Başkan Buyruk, yeni kaynaklar yaratarak, Erzincan’ın refah seviyesini yükseltmeye söz verdiklerini dile getirdi.Uyguladıkları sosyal projelerle, geçim sıkıntısı çeken vatandaşların da umudu olduklarını belirten Mehmet Buyruk, Bizim Mahalli İdareler Gazetesi için projelerini anlattı…
………………………..
Belediye Başkanlığı yerel yönetimlerin önemli bir birimi. Bölge halkı ile iyi diyalog kurabilen, sorunları yakından takip eden kişilerin üstleneceği bir görev. Hangi süreçlerden sonra başkanlık için harekete geçtiniz?
Elbette yerel yönetimler o yerleşim biriminin yüz akı olmalı… Görevi kabul etmeden önce, etrafımdaki ileri gelenlerle yakın bir çalışma içerisine girdim. Altyapı oluştuktan sonra da aday olmaya karar verdim ve AK Partiden aday adayı oldum. Erzincan’da doğup büyüyen biri olarak, ilimin her türlü sorununu da yakından biliyordum. Çözüm noktasında da projeler ürettik. Yapılan yoklamalarda da sonuç aldık ve parti genel merkezimiz 1994 seçimlerinde adaylığımızı açıkladı.
Erzincan’ı belediye başkanının gözlüğü ile değerlendirirsek…
Belediyemiz sınırları dâhilinde nüfusumuz 108 bin. Bu resmi rakam. Ancak yaz aylarında hemşehrilerimizin illerinde tatil yapmak istemelerinden dolayı bu nüfus 150 bine yaklaşır.
Belediye olarak, bütün birimleri bünyesinde barındıran bir hizmet binamız var. Ayrıca açık şantiyemiz, asfalt, andezit, arıtma tesisimiz, temizlik garajımız, itfaiye, park ve bahçeler müdürlüğü gibi birimlerimizde kendilerine ait dış hizmet binalarında konuşlanmış durumda. Bu tesislerimizin tamamı kendi ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte.
“Borç batağından kurtardık..”
Belediyenin borcu var mı? Yeni yatırımlar için proje çalışmaları ne aşamada? Personeliniz hizmet için yeterli mi?
Göreve geldiğimizde, geçmişe yönelik borçlar vardı. Öncelikli olarak bunların bitirilmesi gerekiyordu. Çalışma arkadaşlarımla birlikte bir ödeme planı çıkardık. Kısa sürede borçsuz bir belediye için kolları sıvadık. Şu anda çok az bir borcumuz var. Sanırım yakın bir gelecekte bunlardan da kurtulacağız. Bütün borçlarımız yeni bir düzenlemeyle hazineye aktarıldı. İller Bankası, payımıza düşen ödenekten her ay düzenli olarak paramızın yarıya yakınını kesiyor.
Yasal olarak olması gereken bir durum. Ancak biz, boş durmuyoruz. Yeni projeler geliştirerek, gelirimiz artırılmasına yönelik çalışmalar içerisindeyiz. Örneğin; Şeker Fabrikası arazileri satılıyordu. Belediye olarak talip olduk ve aldık. Parselleyip şeffaf biçimde halka satacağız. Bu alana yeni konutlar ve hobi bahçeleri kuracağız. Ayrıca DSİ, Karayolları, Askeri Lojmanlar, Milli Eğitim ve Emniyet Bölge Müdürlüğü gibi bazı kamu kurumlarının binalarını, kendilerine yeni binalar yapmak kaydı ile belediyemizin uhdesine alıyoruz. Bu arsalar kıymetli arsalar. Hem kamu binaları şehir dışına çıkmış olacak, hem de ana caddelerde fazla yer işgal etmeyecekler. Bu proje ile belediyemize de büyük miktarda gelir elde emiş olacağız.
Üzülerek söylüyorum; belediyemizde personel durumu ihtiyacın çok üzerinde. Göreve geldiğimizden bu yana personeli asgariye çekmeye çalışıyoruz. İlk etapta yaklaşık 120 kişiyi emekli ettik. Geçici işçi olarak çalışanların yaptıkları işleri hizmet alımıyla yapmaya başladık. Güvenlik, yol ve park bahçe yapımları, temizlik, su sayaç okuma gibi işleri hep hizmet alımıyla yürütmeye başladık. Bu uygulamamız personel sayımızı azaltmamıza katkı sağladı. Sonuçta da giderlerimizi büyük oranda azaltmış olduk.
Belediyenin hizmet birimleri ve araçları yeterli mi? Eksikleriniz varmı?
Belediyemiz her türlü işini kendisi görebilecek makine ve teçhizata sahip. Fen İşleri ile Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz dışarıdan hiçbir katkı almadan kendi ekipmanları ile hizmet veriyor. Sahip oldukları makine parkı ile, her işini kendi olanakları ile çözüyorlar. Ancak son 3 yıldır temizlik işlerini özel sektör eliyle yürüttüğümüz için çöp toplama makine parkımızı dağıttık. Belediyemizin şu an görünürdeki en büyük eksikliği ambulans hizmeti. Ancak ilimizde bu hizmet için yeterli imkan zaten var. Bu eksikliğimiz şu anda bir sıkıntıya yol açmıyor. Yangın ve diğer doğal afetler için de yeterli itfaiye aracımız da mevcut.. Buna rağmen, son teknolojiyle donatılmış yeni itfaiye araçları almayı düşünüyoruz.
“İmar uygulamalarında
istihdamı ön planda tuttuk…”
İmar planı ve altyapıda bir eksikliğiniz, ya da sıkıntılar var mı? Bunları nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?
İmar planımız aslında yeterli. Erzincan’ın şu anki yapısı ile ihtiyacı karşılıyoruz. Ancak bir revizyon kararı aldık. Bazı bölgelerde sorunlar var. Geneli pek ilgilendirmeyen sorunlar. Bu revizyon çalışması tamamlandığında nerede ise hiçbir eksiği olmayan bir plana sahip olacağız. Belediye olarak imar uygulamalarında istihdama yönelik yatırım yapacakların önünü açmayı hedef edindik. Erzincan bu hizmetleri çok fazlasıyla hak ediyor. İlimizde iş yapmak isteyenlere kapımız her zaman açık. Onlara her türlü kolaylığı sağlayacağız. Alt yapılarını oluşturup, “Buyurun gelin” deme noktasındayız. Ayrıca, göreve geldiğimizde geniş cadde ve sokakları olan bir Erzincan hayalimiz de var. Bunu kademe kademe gerçekleştiriyoruz. Yakın bir gelecekte vatandaşlarımız bu değişimi görecekler.
Şu an için şehirde su, kanalizasyon, yağmur suyu gibi altyapı hizmetlerinde noksanlık yok. Ancak içme suyu şebekemiz yeterli olmasına rağmen eski olduğu için çok arıza veriyor. Ayrıca biz şehir ana su deposundan şehre yılda 12 milyon ton su basıyoruz. İlimizde yıllık 4 milyon metreküp su kullanılıyor. Ancak, 8 milyon ton su eski ve kırıklarla dolu şebekeden yeraltına gidiyor. Bu sebeple şehir içme suyu şebekesini yenilemek için çalışma başlattık. Beytahtı ve Cansuyu adında iki proje hazırladık. Beytahtı Projesi 1 milyon 200 bin, Cansuyu Projesi ise 8 milyon Avro civarında. Her iki Proje de AB desteği almaya hak kazandı. Beytahtı Projesi geçtiğimiz yaz uygulandı ve tamamlandı. Şehir şebekesinin 6’da 1’i bu proje ile yenilendi. Şimdi ağırlığı 2008 yılında başlatacağımız Cansuyu Projesine verdik. AB desteği ile yürüyecek. Toplam 9 milyon 200 bin Avro’luk projelerin 7 milyon Avro’sunu AB karşılayacak. 2009 yılında inşallah şebekenin tamamını yenilemiş olacağız.
Cadde ve sokak konusunda da sıkıntımız yok. Ama biz Erzincan’da sıkışan ticari alan trafiğini yaymak için bazı yolları genişlettik. İyi sonuçlar aldık. Bu alanlara 2 yılda çağımıza uygun, depreme dayanıklı konutlar yapıldı. Bir kısmı da devam ediyor. Yol genişletme çalışmalarını aralıksız sürdüreceğiz.
Bu saydıklarıma ilave olarak, 3 adet yeni büyük yol çalışması başlattık. Birincisi yeni bir çevre yolu. Şehir içinde ağır tonajlı, büyük araçlar özellikle Otogar kavşağında tıkanmaya sebep oluyor. Bu yeni çevre yolu araç trafiğinin yükünü azaltacak ve yenisi yapılıncaya kadar çevre yolu vazifesi görecek. Daha sonra Karayollarının yaptığı çevre yolu tamamlandığında da şehirde trafik yükünü azaltacak bir bulvar olarak işlevine devam edecek.
Yine şehrimizin havaalanı yolunu yenilemeye başladık. Bu yolun bir kısmı Erzincan-Erzurum karayolunda devam ediyor ve akabinde Akyazı kavşağı dediğimiz bölgeden ayrılarak havaalanına dönüyor. Biz Akyazı kavşağına kadarki bölümünde tretuar çalışması başlattık. Yol kenarına bir yeşil bant ve yürüyüş yolu da inşa edeceğiz. Akyazı kavşağından sonraki bölümünü de bölünmüş yol şeklinde rahat ve geniş bir yola dönüştüreceğiz. Refüjlü, yeşil alanları olan, aydınlatılmış bir yol olacak ve vatandaşlarımızın havaalanından Akyazı kavşağına ve oradan da şehir merkezine kadar rahatça seyahat edilebilmesine imkan sağlayacak prestijli bir yol olacak.
Ayrıca Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesine ait bir yolumuz var. Burada da yenileme çalışmaları yapacağımıza söz vermiştik. Yapımına başladık. Üniversitemize yakışır bir yol olacak. Hukuk Fakültesinden sonra da devam ederek, Mimar Sinan Mahallesi’ne bağlanacak.
Bu 3 projeyi de 2008 yılında bitirmeyi planlıyoruz. Çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yaklaşık 4 milyon YTL’ye mal olacak ve
Erzincanımıza prestij kazandıracak bu görkemli projeye ihtiyaç vardı. Biz de belediye olarak kendimizi buna cevap vererek, hizmet götürmek zorunda hissettik.
“Ödüllü bir belediyeyiz…”
Erzincan Belediye Başkanı olarak bir de ödül aldınız. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Doğrudur. Ancak biz, ödül almak için değil, hizmet vermek için göreve getirildik. TEMA Vakfı, İHA (İhlas Haber Ajansı) ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) tarafından 2006 yılında yürütülen bir projede Yılın Çevreci Belediye Başkanı seçildim. Bu unvanı bize yeşil alan çalışmalarımızdan dolayı verdiler. Şehrimizin görüntüsünün güzelleştirilmesi için her yıl en az 400 bin çiçek, 10 bin fidan dikiyoruz. Son üç yılda yaklaşık 200 bin m2’lik yeni yeşil alan yarattık. Ayrıca, daha önce yapılmış parkları yeniden elden geçirdik ve yeşillendirdik. Bu projeler bizim en çok önem verdiğimiz çalışmalar. Biz Erzincan’da bir de “Çevresel Dönüşüm Projesi” yürüttük. 1000’den fazla konutun çevre düzenlemesini yaptık. Görüntü çirkinliği yaratan evleri site havasına soktuk ve fiyatlarını da ikiye katlamasını sağladık. Bu hizmeti alanlar Erzincan’ın orta ve alt gelir guruplarındaki insanlardı. ABC ve İÇTAŞ konutları dediğimiz ve 5 bin civarında insanın yaşadığı bu konutların çevre düzenlemeleri gerçekten günümüz teknolojisi ve mimarisine uygun oldu.
Prestij projeleriniz de mutlaka vardır. Örneğin Karayolları ve DSİ gibi. Kısaca bilgi alabilir miyiz?
Ayrıca şehrin geleceğini kurtaracak, kamu binalarını şehir dışına taşıma projemiz var. Daha önce belediyemize gelir getirecek projelerden bahsederken söz ettiğimiz bu konuyu biraz açayım. DSİ ve Karayolları’na ait hizmet binaları artık şehrin içerisinde kaldı. Hem kıymetli araziler, hem de şehrin ticari alanı ortasında kalan ölü bölgeler buralar. İki kurumumuza da yeni modern bina yaparak şehir dışına çıkaracağız. Böylelikle şehir trafiği rahatlayacak, ağır tonajlı iş makineleri şehir içerisine girmeyecek. DSİ hizmet binası, şehrimizin merkezinde 7 bin kişilik Terzibaba Camisi’nin bitişiğinde bulunuyor. Bu araziyi ilave alanları ile birlikte yaklaşık 80 bin m2’lik dev bir meydana dönüştüreceğiz. İstanbul’daki Sultanahmet Meydanı modeli gibi bir kimliğe kavuşturacağız. Çok büyük bir yeşil alan olacak ve Terzibaba Camisi önünde, havuzları, şadırvanları, Eski Erzincan Evleri, estetik küçük ticari ve yeşil alanları, aydınlatılmış gezi yolları gibi birçok hizmeti içerisinde barındıracak bir bölge olacak burası.
Ulaşımda sıkıntılar var mı? Kentin temizliği konusundaki çalışmalarınızdan da söz edersek…
Düzenli bir şehir olduğumuz için ulaşım sıkıntısı yaşamıyoruz. Yeterli minibüs ve otobüs hattı da mevcut. Biz var olanı iyileştirmeyi planlıyoruz. Mesela şu anki hedefimiz engellilere uygun halk otobüsleri sağlamak.
Temizlikte büyük bir başarı elde ettik. Çöpleri bütün şehirde çöp poşetleri ile topluyoruz. Tüm bunları daha ucuz olduğu için özel sektör eliyle hizmet alımı yaparak yürütüyoruz. Çöp konteynırlarını kaldırdık. Şehir pırıl pırıl. Sokakları, ara mahalleleri bile düzenli olarak süpürüyoruz. Yaptırdığımız anketlerde de halkımız en çok temizlik hizmetlerindeki çalışmalarımızı takdir ediyor.
Ayrıca geçen yıllarda başlattığımız çalışmalarımız da var. Bunlar da devam edecek. Mesela; Andezit Taşı kaplama gibi. Biz, belediyemize ait taş ocaklarından çıkardığımız taşları, yine kendimize ait Andezit Taşı İşleme Tesislerimizde işleyerek, şehrin kaldırımlarını kaplıyoruz. Geçen yıl ilk çalışmamızı yaptık ve yaklaşık 50 bin m2’lik kaldırımı taşla döşedik. Bu yıl hedefimiz 75 bin m2’lik kaldırımı bitirmek. Bu taşlar çok uzun ömürlü. 50 ya da 100 yıl bu taşlar kaldırımlarda bozulmadan kalacak.
Yol genişletme çalışmalarımız da aralıksız devam edecek. Amacımız, şehrimizin kullanım alanlarını rahatlatmak. Aynı zamanda prestijli ticari bölgeler oluşturmak.
Bir diğer önemli projemiz de, yine az önce bahsettiğim içme suyu şebekesi yenileme çalışmaları. Bu sene ve 2009 yıllarında Erzincan’ın tamamında sürecek. İçme suyu şebekesi tümden değişecek. Eskimiş, depremler sebebi ile kırıklarla dolu, asbestli sağlıksız borular tamamen devre dışı kalacak.
Doğalgaz çalışmalarına da yine önümüzdeki yıl hız verilecek. Erzincan bu yıl ilk doğalgazı kullandı. Bu modern yakıtı vatandaşların hizmetine sunabilmek için çok çaba sarf ettik. Sonunda muradımıza erdik.
“Erzincan’da 60 yıllık yarayı tedavi ettik…”
Projeleriniz arasında, yeni yerleşim bölgeleri oluşturmakta var sanırım…
Bu konuda çok önemli çalışmalarımız var. Erzincan’da 60 yıllık bir yarayı tedavi ettik. Çarşı Mahallesi diye bir bölgemiz vardı. 1939 depreminden sonra geçici olarak kurulmuş. Bu geçicilik ünvanına rağmen, 60 yılda kaldırılamamış. Bizden önceki yönetimler mahalleyi ıslah edebilmek için çok uğraşmışlar, ancak başarılı olamamışlar. Biz, bu mahalleyi kimsenin burnu kanamadan kaldırdık. Yerine, TOKİ çok modern konutlar yaptı. Bu proje TOKİ nin örnek projelerinden biri oldu. Şimdi benzer durumda olan 3 mahallemiz daha var. Kızılay, Hocabey ve Taksim. En acil olanı Taksim Mahallesi olduğu için buradan başlayacağız. Yine aynı yöntemle bu mahalleyi boşaltmayı planlıyoruz. Ancak, bizim bu tür kentsel dönüşüm projelerinde önceliğimiz kimseyi mağdur etmeden, sokakta bırakmadan projeyi yürütebilmek. Bu yüzden yine TOKİ’ nin yaptığı 480 adet konutun satışını durdurduk. Buraları ıslah ederken, mahalle sakinlerinden arzu edenleri, 480 konut adını verdiğimiz bölgeye taşıyacağız. Bir de Tarım Kent projemiz var ki; bu proje, üç mahallede oturan sakinlerden isteyenlerin, küçük ölçekte tarım ve hayvancılık yapmalarına imkân sunacak şehir dışında bir mahalle kurulmasını hedefliyor. Tüm bunları yaparken, kimsenin burnu kanamayacak. Herkesin rızası ile konutlarını boşaltmaları için çok, ama çok çalışacağız. Bu üç mahallede bin 400’e yakın konutu boşaltıp yıkacağız. Ama zamana yayarak. Şehir ekonomisini darboğaza sokmadan. Bu yüzden etap etap yapıyoruz. İlk olarak Taksim Mahallesi’nden başlıyoruz.
Sosyal projeleriniz de vardır mutlaka…
Olmaz mı? Biz de projeler bitmez…Muhtarlarımız ilkel mekanlarda çalışıyordu. Hepsine yeni çalışma evleri yapıyoruz. 9 tanesini bitirdik. 25 mahallemiz var. Yaklaşık 20’sine muhtar evi yapacağız. Artık vatandaş dükkân dükkân dolaşarak muhtar aramayacak. Kaliteli hizmet sunmaları için kendilerine imkan sağlıyoruz.
Mezarlıklarımızı düzenliyoruz. Bu mekanlar, il dışından çok büyük ziyaretçi alıyor. Bu sebeple mezarlıklara külliye inşaatı yaparak faaliyete geçirdik. Hayırsever vatandaşlarımızın katkıları büyük oldu. Bütün mezarlıklarımızı düzenledik. Son olarak Piri Sami Hz. Mezarlığı ve Türbesinde bir çalışma yapıyoruz. Bunu da kısa sürede bitireceğiz.
Kaplıcalarımız kötü durumdaydı. Bu alanın fiziki şartlarını düzenledik. Kullanılabilir duruma getirdik. Bu alanda çalışmalarımız devam edecek ve kaplıcalarımızı ayrıca aynı bölgede bulunan Ekşisu mesire alanını bölgenin en çok ilgi gören dinlenme merkezi haline getireceğiz. Bu konuda da çalışmalarımız 2009 yılından sonra devam edecek.
“Sosyal projelerimiz, vatandaşın yüzünü güldürdü…”
Sosyal ve kültürel çalışmalarınızı da kısaca ele alırsak...
Erzincan Belediyesi olarak projelerde sınır tanımıyoruz...Önemli olan vatandaşlarımızın sorunlarına ve isteklerine eğilmek. Bu mantıkla hareket eden bir belediyeyiz... Sosyal projelerimizi aşağıdaki başlıklar altında değerlendirdiğimizde, ilginç aktivitelerle karşılaşacağınızı umuyorum... Örneğin;
SEPETTE EKMEK : Şehrimizin 200 satış noktasında, ekmek bağışı temeline dayanan bir sistem kurduk. Kamuoyunun destekleriyle de yaşıyor. Artık ekmeğe ihtiyacı olan kimse kalmadı. Son günlerde bu kampanyamıza gösterilen ilginin azalması nedeniyle
şimdilik tepkileri alıyoruz...
ELBİSE DÖNÜŞÜM : Halkımızın kullanmadığı elbiseleri topladık. Kendi olanaklarımızla yıkadık, ütüledik. Ambalajlayıp raflara dizdik. İhtiyacı olan hemşehrilerimizi çağırdık. Gelenler, ihtiyaçlarını seçerek, beğenip aldılar. Bu güne kadar 25 bin parçanın üzerinde giyecek dağıttık.
SÜNNET ŞÖLENLERİ : Her yıl yüzlerce çocuğumuzu hiç bir ücret almadan, tepeden tırnağa giydirerek sünnet ettirdik.
HALK KONSERLERİ : Özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın özlemleri doğrultusunda hareket ettik...Görmek istedikleri sanatçıları huzurlarına geceler düzenleyerek getirdik. Her yıl bir, ya da iki konseri hiç bir karşılık almadan vatandaşımızın hizmetine sunduk...
GECE ETKİNLİKLERİ : Belediyemizin olanakları ölçüsünde, tasavvuf geceleri, şiir dinletileri tertipledik. Her ramazan farklı eğlenciler düzenledik. Semazenlerle halkımızı buluşturduk
TİYATRO : Belediyemiz bünyesinde bir şehir tiyatroları ekibi kurduk. Her yıl en az 2-3 oyunu yine vatandaşlarımızın gösterimine sunduk.
GIDA YARDIMLARI : Her yıl 5 bin aileye 40’ar kg’lık gıda yardımında bulunduk. Özellikle dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik uyguladığımız bu kampanyalardan 20 binin üzerinde aile yararlandı. Bunları da hiç bir beklentimiz olmadan, tamamen belediyenin kendi olanakları ile gerçekleştirdik.
İFTAR YEMEKLERİ : Her ramazan toplam 20 -25 bin kişiye belediyemiz yemekhanesinde iftar yemeği verdik. Şehir merkezinden ücretsiz olarak otobüslerle yemekhanemize taşıdık.
KIRTASİYE YARDIMLARI : Her yıl İl Milli Eğitim Müdürlüğünce belirlenen bin 500 ihtiyaçlı öğrenciye ayakkabı, önlük, çanta ve kırtasiye yardımında bulunduk.
AŞEVİNDE SICAK ÇORBA İKRAMI : Belediyemize ait sosyal tesisimizin alt katında açtığımız aşevinde sabah 8 ila akşam 20 saatleri arasında sıcak çorba ikramında bulunuyoruz.
SİMİT ARABALARI : Şehrimizde gerçekten ihtiyacı olan, ayrıca engelli durumdaki hemşehrilerimize nasıl destek olabiliriz diye düşündük ve bir iş sahası geliştirdik. 15 Kadar simit arabası aldık. Başvuruları değerlendirdik ve ihtiyaç sahiplerine dağıttık. Bu simit arabalarını işletmeye hak kazanan hemşehrilerimizin tamamı % 40 ve daha üzeri engelli, ayrıca hiçbir geliri ve sosyal güvencesi bulunmayan insanlar.
FESTİVALLER : Kentimizin tanıtımı amacına yönelik ve ekonomik hayatına katkı sağlayıcı nitelikte festivaller organize ettik. Doğa sporlarının her çeşidinin şehrimizde yapılabileceğini insanlara anlatabilmek için havacılık festivalleri düzenledik. Yöremize özgü, leblebimizi, tulum peynirimizi, bakırımızı tanıtıcı organizasyonlar düzenledik.
VE DİĞER ETKİNLİKLERİMİZ : Ülkemizin bütünlüğü, bağımsızlığımızın vazgeçilmez simgesi olan bayrak kampanyaları düzenledik. Bu doğrultuda binlerce bayrak dağıttık. Kitap fuarları açtık. Şehrimizin tanıtımına yönelik konferans ve paneller organize ettik...
Bunlara ilaveten, Vali Recep Yazıcıoğlu anısına bir Doğa Sporları Festivali düzenliyoruz. Tulum Peyniri ve bakırımız meşhur. Her yıl bir bakır, leblebi ve tulum peyniri festivali yapıyoruz. İnsanların bir birleriyle kaynaşması ve alışverişin canlanması anlamında yararlı oluyor. Her 5 Haziran Dünya Çevre Gününü festival havasında kutluyoruz. Binlerce öğrenci ile yürüyüş yapıyoruz. Ama genel olarak kentimiz festivaller açısından çok geniş bir portföye sahip değil.
“Ergan Dağı Projesi, işsizlere umut olacak…”
Kentin en önemli sorunlarının başında ne geliyor? Örneğin işsizlik Erzincan’ı nasıl etkiliyor? Belediye olarak ne tür katkı ya da destek sağlıyorsunuz?
Öncelikli problemimiz işsizliktir. Bu probleme çözüm olabilecek, en önemli uygulamamız, Ergan Dağı projesi. Amacımız, Erzincan’ı bir doğa sporları merkezi yapmayı hedeflemek. Ciddi bir proje. Bu yıl içinde Turizm Bakanlığı Ergan Dağına ilk yatırımı yapmayı planlıyor. Dağa kurulacak tırmanma şeridinin bu projeyi tetikleyeceğine inanıyorum... Ancak Ergan Dağı projesi, sadece bir kayak merkezi kurmaya yönelik değil. Raftingden, kanoya, yamaç paraşütünden kaya tırmanışına, atlı sporlardan, kış sporlarına her türlü doğa etkinliğin yapılmasına imkân tanıyor. Erzincan’ı bu yönüyle, turizm potansiyeli olarak değerlendirmeyi hedefliyoruz. Proje istediğimiz ölçeğe 10 yılda ulaşırsa, 10 binlerce kişiye iş imkânı yaratmış olacağız. Belediye olarak tek hedefimiz; Erzincan’ı ülkemizin en iyi yaşanabilir bölgelerinden biri haline getirmek...
Yerel Yönetimler Kanunu’da yapılan son değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hükümetimizin çıkardığı yeni kanun, bizleri şeffaf, katılımcı ve daha demokratik bir yerel yönetim olmaya zorunlu bırakıyor. Bu konularda Türkiye’deki bir çok belediyeden öndeyiz zaten. Erzincan, yerel yönetimler reformuna destek projesi kapsamında seçilen Türkiye çapındaki beş pilot belediyeden biri. Bu açıdan da çok şanslıyız. Bir yıl boyunca eğitimden geçtik. Demokratik, katılımcı, şeffaf belediye olma yolunda büyük adımlar attık. Bütçemizi artık vatandaşın talepleri doğrultusunda hazırlayacağız. Bu amaçla da Kent Konseyi kurduk. Buradan çıkan talepler, meclis kararlarımıza yön veriyor. Bu değişiklikler bir reform niteliğinde. Türkiye artık kabuk değiştiriyor. Demokratikleşme adına çok önemli adımlar. Ben yeni yasaya bu gözle bakıyorum.
“Bakan ve milletvekillerimiz hep arkamızda oldu…”
Bu projelerinizi gerçekleştirirken, kimlerden destek gördünüz?
Belediye olarak yaptığımız her işin arkasında hükümetten de büyük destekler gördük. Ankara’daki siyasilerimiz, öncelikle Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım ile Milli Savunma Bakanımız Vecdi Gönül’den ve milletvekilimiz Sebahaattin Karakelle, eski milletvekillerimiz, hükümetimizin kıymetli bakanları her şart altında bize destek verdiler. Sıkıntıya düştüğümüz her konuda önümüzü açtılar. Kendilerine bu güne kadar belediyemize verdikleri desteklerden dolayı hemşehrilerim adına çok teşekkür ediyorum.
2009 yılında yerel seçimler yapılacak. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Türkiye, son 5 yılda bir ayağa kalkış destanı yaşıyor. Ekonomi 5 yılda ikiye katlandı. Önümüzdeki 5 yılda da bir daha ikiye katlanacak inşallah. Biz de yerelde bu mantık ve yaklaşımla, merkezde hükümetimizin bize verdiği anlayışla aynı şevk ve arzuyla çalıştık. Bir sonraki dönemde de halkımız yine bize görev verirse, Erzincan için çalışmaya devam ederiz. Yaptıklarımız ortada. Projelerimizin ne kadar ciddi olduğunu sizde görüyorsunuz. Erzincan’ın kaderini değiştiriyoruz. Yapmaya söz verdiğimiz her şeyi imkanlar ölçüsünde sırayla hayata geçiriyoruz. Hiçbir projemiz havada değil. Hepsinin ayakları yere basıyor. Bu sebeple kendimize güveniyoruz. Halkımızın istekleri doğrultusunda, aynı şevk ve azimle çalışmaya devam ederiz.
Gazetemizin yayınlarını nasıl buluyorsunuz?
Gazeteniz biz yerel yönetimlerin sesi olmaya devam etmeli. Bizlerin buna ihtiyacı var. Büyük şehirlerde yerel idareler, ülke gündeminde yer alabiliyor ama, Anadolu’da ağzınızla kuş tutsanız nafile. Mesela biz bir sepette ekmek projesi başlattık. 2 yıl sonra İstanbul’da 3 tane fırın bu projeyi uyguladı. 1 hafta boyunca bütün televizyonlar bu projeden bahsetti. Bizim sesimizi duyan olmadı. Oysa projenin mimarı biziz. Çok büyük işler başarıyoruz. Bizim 2008 yılı toplam bütçemiz 40 milyon YTL civarında. Bunun nerede ise yarısını personel giderine harcıyoruz. Merkezden gelen payımızın yarıya yakını kesiliyor. Ne için? Belediyenin yıllardır biriken borçları yüzünden. Bu borçları ben yapmadım, ama ödemek zorundayım. 5-6 milyon YTL’de buraya gidiyor. Geriye kalan 15 trilyon ile hizmet etmeye çalışıyoruz. Şimdi 15 trilyonla hizmet üretmeye çabalayan bir belediye 7-8 milyon Avro AB’den hibe alıyor. Bu çok büyük bir olaydır. Belki milyon nüfuslu belediyeler için bu para küçük olabilir. Bizim için çok önemli. Hizmet için yaptığımız harcamaların bedeline denk bir hibe bu. Mucizeler yaratıyoruz. Şehrin 60 yıldır değişmeyen su şebekesini çağın gerekleri doğrultusunda yeniliyoruz. Koskoca Mahalleyi bir Allah’ın kulunun burnu kanamadan boşaltarak, yeniden yaratıyoruz. Nasıl bir fedekarlıkla çalıştığımızı gelin bize sorun.... Bir kişi bile sokakta kalmadı. Bunları sizler duyuracaksınız. Bizim sesimiz olacaksınız. Bu açıdan çok önemli bir göreviniz var.
Bana böyle bir imkanı sunduğunuz için teşekkür ederim. Buradan söylemek istediğim son söz şudur. Biz ibadet edercesine çalıştık ve bu yola baş koyduk. yola çıktık. Her şey daha güzel bir Erzincan için...